AiLeVaDiSi FoRuM  

Go Back   AiLeVaDiSi FoRuM > GeneL Forum > AileVadisi öğrenci Yardım

AileVadisi öğrenci Yardım Bu forum altında senelik ödevlerden üni sorularına kadar her çeşit paylaşım yapıLa biLir

 

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27-03-2007, 08:34 AM   #11 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
FİİLDE (EYLEMDE) ÇATI


NESNESİNE GÖRE ÇATI (NESNE- YÜKLEM İLİŞKİSİ): Nesnesine göre çatı ,yüklemin nesne alıp almamasına göre değerlendirilir.



1)Geçişli ve Geçişsiz Fiiller:



Nesne alabilen fiiller geçişlidir.Pratik olarak bir fiilin geçişli olup olmadığını anlamak için fiile “neyi, kimi” sorularını yöneltiriz ,bu soruları yöneltebiliyorsak fiil geçişlidir, yöneltemiyorsak fiil geçişsizdir.Bir diğer yöntem ise şudur:Fiilin başına “onu” zamirini getirebiliyorsak fiil geçişlidir ,getiremiyorsak fiil geçişsizdir.



*Seni duyuyorum. ( “kimi duyuyorum?” ya da “onu duyuyorum”) (geçişli)

*Beni anladığını biliyorum. ( “neyi biliyorum? Ya da “onu biliyorum.) (geçişli)

*Lütfen otur. ( “neyi otur? Ya da “onu otur” ) (geçişsiz)

*Kitabı verir misin? (“neyi verir misin?” ya da “onu verir misin?” (geçişli)

*Burası ne güzel kokuyor. (“neyi kokuyor?” ya da “onu kokuyor”) (geçişsiz)

*Sonbaharda bitkiler ölür. (“neyi ölür? Ya da “onu ölür”) (geçişsiz)

*Seni çok seviyorum. (“kimi seviyorum?” ya da “onu seviyorum”) (geçişli)

*Bir bilinmezliğe doğru yürüyorum. (“neyi yürüyorum” ya da “onu yürüyorum”) (geçişsiz)



Not: Bir fiilin geçişli olabilmesi için cümlede mutlaka nesne olması şart değildir.Cümlede nesne olmasa bile cümle geçişli olabilir.Önemli olan “neyi, kimi” sorularını sorup soramadığımızdır.

*Gördüm; ama söyleyemedim.



2)Oldurgan ve Ettirgen Çatılı Fiiller:



Geçişsiz bir fiilin üzerine “-r,-t,-tır” eklerinden birinin getirilerek fiilin geçişli yapılmasına “oldurgan” çatılı fiil denir. Geçişli bir fiilin üzerine “-r,-t,

-tır” eklerinden biri getirilerek fiil yeniden geçişli yapılıyorsa o fiil “ettirgen” çatılı bir fiildir.Bu durumda eylemin geçişlilik derecesi arttırılmış olur ve bir başkasına yaptırma,ettirme anlamı katar.



*Adam öldü (geçişsiz) ---------------------------- Adamı öldürdü. (oldurgan)

*Günler zor geçiyor.(geçişsiz) ------------------ Günlerini zor geçiriyor.(oldurgan)

*Bu kitapları okudum (geçişli) -------------------Bu kitapları okuttum.(ettirgen)

*Her şeyi kırdım (geçişli) -------------------------Her şeyi kırdırdım (ettirgen)

*Araba durdu.(geçişsiz) -------------------------- Arabayı durdurdu (oldurgan)

*Yeni aldığım daireyi boyadım.(geçişli)--------Yeni aldığım daireyi boyattım (ettirgen)

*Saçları uzamış (geçişsiz) ------------------------Saçlarını uzatmış (oldurgan)

*Kumaşı ölçüsüne göre kestim. (geçişli)--------Kumaşı ölçüsüne göre kestirdim.(ettirgen)

*Her sabah koşarım.(geçişsiz)------------------- Yıllarca bu topraklarda at koşturduk.(oldurgan)

*İşe başladım.(geçişsiz) -------------------------- Dersleri başlattım.(oldurgan)



ÖZNESİNE GÖRE ÇATI (ÖZNE-YÜKLEM İLİŞKİSİ): Öznenin yüklemle ilişkisi 4 grupta incelenir.



1)Etken Fiil ve Edilgen Fiiller:



Yüklem durumundaki fiilin gösterdiği işi doğrudan doğruya öznenin kendisi yapıyorsa fiil etken çatılı demektir.Yani fiilin gerçek öznesi varsa ve “l,n” çatı ekini almamışsa fiil etkendir.Bir fiil “l,n” çatı ekini almışsa ve eylemin kim tarafından yapıldığı belli değilse o fiil edilgendir. Edilgen fiillere “kim tarafından” sorusunu yönelttiğimizde cevap alamayız.

*Evi güzelce temizledi.(evi temizleyen kim? “o”, geçek öznesi var, o halde etkendir.)

b.li.ne

*Ev temizlendi. (ev kim tarafından temizlendi?cevap alamıyoruz, eylemi yapan belli değil o halde edilgen)

s.ö

*Kadın, bulaşığı yıkadı.(bulaşık kim tarafından yıkandı? “kadın” eylemi yapan belli olduğu için etken)

*Bulaşık, yıkandı. (bulaşık kim tarafından yıkandı?belli değil,cevap alamıyoruz, o halde edilgen)

*Polis, bu kişileri arıyor.(arayan kim? “polis” gerçek öznesi var eylemi yapan belli öyleyse etken)

*Bu kişiler aranıyor. (arama eylemini yapan kim? Belli değil öyleyse edilgendir)

*Masaları kenara çekti. (masaları kenara çeken kim? “adam” eylemi yapan belli öyleyse etkendir.)

*Masalar kenara çekildi.(masaları kenara çeken kim?belli değil öyleyse edilgendir)

*Sınavın iptal edileceğini söyledi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim? “o” gerçek öznesi vardır,etkendir.)

*Sınavın iptal edileceği söylendi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim?belli değil o halde edilgen.)

*Ilık yaz akşamlarında şarkılar söylerdik. (şarkılar söyleyen kim ? “biz” gerçek öznesi var o halde etken)

*Ayrılık gecesini hiçbir zaman unutamadım. (unutamayan kim? “ben” gerçek öznesi var o halde etken)

*En güzel şiirler gençliğin uykusuz gecelerinde yazılır. (yazma eylemini yapan kim? belli değil. edilgen)

*Çalındı umutların en güzeli benden. (edilgen)



2.Dönüşlü Fiiller:



Fiil kök ya da gövdelerine “n, l” çatı ekleri getirilerek yapılır.Dönüşlü eylemlerde özne işi bizzat kendisi yapar ve yaptığı işten de bizzat kendisi etkilenir.Edilgen fiillerle dönüşlü fiiller birbiriyle karıştırılmamalıdır. İkisi de “l,n” çatı eki alır.Ancak edilgen çatılı fiillerin gerçek öznesi yokken dönüşlü çatılı fiillerin gerçek öznesi vardır.Ayrıca dönüşlü çatılı fiillerde “kendi kendine” anlamı vardır.



* Annem geleceğimi öğrenince çocuklar gibi sevindi.

* Kocası eve gelmeyince karısı meraklanmış.

* Yüzmek için hemen soyundu.

* Çocuklar havuzda yıkandı.

* Bir Akdeniz kentinin tuz kokan sabahlarında uyanıyorum.

* Kız aynanın karşısında saatlerce süsleniyor.

* Kadın etrafa bakındı.



3. İşteş Çatılı Fiiller:



Fiil, kök ya da gövdelerine “ş, leş” çatı ekleri getirilerek yapılır.İşteş eylemler, işin birden fazla özne tarafından karşılıklı ya da birlikte yapıldığını bildirir.İşteş çatılı fiillerde özne gerçektir.



* Sen sahilde üzgün beklerken öpüşür ay ile sular. (k)

* Görünmez dallarda kuşlar ötüşür. (b)

* Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.( b)

* Onunla bir süre öylece bakıştık. (k)

* Sazı ellerine alan aşıklar saatlerce atıştı. (k)

* Onunla hemen her gün telefonlaşırım. (k)

* Yolcular durakta bekleşiyordu. (b)



Not: Bazı fiiller çatı eki almadan da işteşlik özelliği gösterebilir.



* Türk-Yunan ordusu Sakarya’da savaştı.

* Pehlivanlar er meydanında güreştiler.

* Onunla istemeye istemeye barıştım.

* Sonunda ona kavuştum.






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:35 AM   #12 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
FİİLLERLE İLGİLİ PRATİKLER, ÖZELLİKLER
Fiiller, iş ,oluş, durum ve hareket bildiren sözcüklerdir.

ÖRNEK: “Yürü, gidelim; bu iş olmaz.” dedi



Fiillerin sonuna “-mek, -mak” ekleri getirildiğinde anlamlı olur .



ÖRNEK:

Bu akşam kardeşinin yanına var .(eylem)

*Kardeşimin güzel bir evi var. (isim)



Fiiller anlamlarına göre üçe ayrılır:



1) Nesne alan, iş yani hareket bildiren ve “neyi, kimi” sorularına cevap veren fiiller kılış fiilleridir

ÖRNEK:Bu işi olsa olsa sen yaparsın .

*Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.

*Yemeğin tadını çok beğendik.

*Mum dibine ışık vermez, derler



2)Nesne almayan, öznenin içinde bulunduğu durumu gösteren fiiller durum fiilleridir.

ÖRNEK:Su uyur, düşman uyumaz.

*Can çıkar, huy çıkmaz.

. *Teyzesi bize dün sabah geldi.



3)Kendiliğinden ve zaman içinde gerçekleşen fiiller oluş bildirir.

*Yine yeşillendi fındık dalları.

*Genç yaşta ağardı saçlarım.

*Korkudan beti benzi sararmış.



*Bu eylemler “değişerek yeni bir görünüm kazanma” anlamı verir.

*Elleri, ayakları kabarmıştı.

*Denize gidince epey bronzlaşmış.



*Fiiller “-me,- ma,-mez , maz” ekleriyle olumsuz yapılabilir.

*Gülme komşuna, gelir başına.

*Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.

*Yoldan kal, yoldaştan kalma .



*Geniş zaman eki olumsuz yapıldığında “-mez –maz” olarak değişir.

*Nuh der, peygamber demez.



*Fiiller tekil ve çoğul tüm kişilere göre haber ve dilek kipleriyle çekimlenebilir

*Ben hazırlandım, artık gidebiliriz; dedi.

*Erken yatın, yarın işe gideceğiz



*Şart kipiyle çekimlenmiş fiiller yan cümlenin yüklemi olabilir.

*Erken gelirse birlikte gidelim.



* “-yor” eki yerine “-mekte,- makta” eki de kullanılabilir

*O zamanlar büyük bir şirkette çalışmaktaydım.



*Haber kipleri “zaman”anlamı taşır, dilek kipleri “zamn” anlamı taşımaz.

* Şimdi polisler gelecek, artık çıkalım .



Çekimli fiil sorulduğunda “kip,kişi, olumsuzluk” ekleri alabilen ve yüklem olan fiiller anlaşılır.

· İçimden şu zalim şüpheyi kaldır.

*Ya sen gel ya beni yanına aldır.

*Mecnun um, Leyla mı gördüm

Bir kerecik baktı geçti

Ne sordum ne de söyledi

Kaşlarını yıktı, geçti



*Cümledeki yargı sayısı sorulduğunda “çekimli fiiller, fiilimsiler ve ek – eylem alarak yüklem olmuş ad soylu sözcükler” sayılır.

*Garibim,namıma Kerem diyorlar

*Hastayım, derdime verem diyorlar

*Aslımı el almış, harem diyorlar

*Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış’ ım ben

*Senin dudakların pembe, ellerin beyaz

*Al, tut ellerimi bebek, tut biraz



Fiillerde Anlam (zaman,kip) Kayması:



*Bir fiil kipinin kendi anlamı dışında kullanılmasına “anlam kayması” denir.

*Kardeşim ve ben bu okuldan mezun olduk.

Anadolu’nun kapıları 1071’de açıldı.(öğrenilen geçmiş zaman)



*Dün akşam komşulara gitmişler.

Saçların çok güzel olmuş.

Eyvah,anahtar kapının üstünde kalmış!(Sonradan fark etme)



*Yarın ki sınav için ders çalışıyor.

İki yıldır ÖSS’ye hazırlanıyor.(devam eden iş)

Az sonra en sevdiğim dizi başlıyor.(gelecek zaman)

Yedi yıl önce bu şehre yerleşiyorlar.(geçmiş zaman)

Her sabah geç kalıyor okula.(geniş zaman)



*Haftaya bu işi de bitireceğiz.

Bu iş sabaha mutlaka bitecek (emir)

Karşıdaki adam Ali’ nin dayısı olacak.(gereklilik )



*Yıllardır tanırım, kimsenin işine karışmaz

Ben doğmadan önce kardeşim tifodan ölmüş.(geçmiş zaman )

Biraz sabret, biz de az sonra geliriz.(Gelecek zaman )

Akşamki davete bu işi bitirir öyle gidersin.(emir)



*Şu binayı bir de ben göreyim.

Arkadaşlar sessiz olalım!



*Yarın toplantının hazırlıkları yapmalıyım.

Tam bir saat sonra burada olmalısın(emir)

Şimdi İstanbul da olmalı, Boğaz da çay içmeli.(istek)



*Derhal burayı terk edin!

Allah ım sen aklımı koru!(rica)



*Fiiller ek –eylemin “idi, imiş, ise” ekleriyle kullanılarak bileşik zamanlı yapılır.

Sen gidersen yaşayamam

Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil.

Ben ölürsem, akşam üstü ölürüm.

Gidiyordum gurbeti gönlümde duya duya.

Akşamlar bir roman gibi biterdi.

Üşürdüm, içim ürperirdi.

Mesutmuş, seviyormuş kocasını .

Söz olurmuş, olsun ; sevgilim değil misin?

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak .

Meyveler sabırla olgunlaşırmış.



*Sıralı cümlelerde bileşik zaman eki son fiilde verilebilir.

Beraber oynar, ders çalışır , film izlerdik.

Erkenden kalkar, kahvaltıyı hazırlar, işe gidermiş.

Beni arar, bulamazsa telaşlaşmasın .





Ekeylemin üç görevi vardır:

1. Ad soylu sözcükleri yüklem yapar.

Hastayım, yalnızım üstelik param yok.

Beş yaşındaydım, kimsesizdim.

Hepimiz kardeşiz, Müslüman ız

Hastaysan, yorgunsan hiç gelme.



2.Basit zamanlı fiilleri bileşik zamanlı yaapar

Böyle olacağını bilmeliydim.

Bir daha aramayacaksın.

Babam öğrenirse çok kızardı.



3. Basit zamanlı fiillere getirilen “dir” ekeylemi cümleye olasılık, kesinlik anlamı getirir.

Bu konu kapanmıştır, artık bunu tartışmayalım.(kesinlik)

Babam geç kalacağımızı öğrenince çok kızmıştı.(olasılık)

Ders bitmiştir, gidebilirsiniz (kesinlik)

Şu saatlerde evine varmştır.(olasılık)






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:40 AM   #13 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
SÖZCÜKTE ANLAM ÖZELLİKLERİ
1) GERÇEK (TEMEL) ANLAM:

Bir sözcüğün ilk ve asıl anlamına denir.Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır.



2) YAN ANLAM:

Bir sözcüğün gerçek anlamı yanında kullanımına bağlı olarak yeni anlamdır.



3) MECAZ ANLAM:

Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında yepyeni bir anlamda kullanılmasıdır.



* Adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek)

* Partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan)

* Bu sınavı kazanamazsan yandın (mecaz)

* Balkona astığım çamaşırlar kurumamış.(gerçek)

* Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan)

* Senin aşkın da beni kuruttu be güzelim. (mecaz)

* Caminin minaresi çok inceydi. (Gerçek)

* Duvarın sıvası için ince bir kum getirmişlerdi. (yan)

* Bana hediye alman çok ince bir davranıştı. (mecaz)

* Sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına

geçmiştik. (gerçek anlam)

* Yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık

günler bizi bekliyor. (mecaz)

* Arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz)

* Bu masanın ayağı oynuyor. (yan)

* Çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek)



4) TERİMSEL ANLAM (TERİM):



Bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir.

* Nota müziğin anahtarı gibidir.

* Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak.

* Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor.

* Güreşçimiz, finalde rakibini tuşla yendi.

* Matematik öğretmenimiz tahtaya bir doğru çizmemizi

istedi.

* Şiirde aynı eklerin ya da sözcüklerin tekrarlanmasına

redif denir.



NOT 1: Bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir.



* Polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma)

* Sinop burnu Türkiye’nin en kuzey noktasıdır.

(terimleşme)



NOT 2: Bir sözcük birçok dalda terim olabilir.



* Bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir.

* Dört, kök dışına iki olarak çıkar.

* Hiçbir ek almamış sözcüğe kök denir.





5) YANSIMA SÖZCÜKLER:



Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir.



* Bu köpek neden havlıyor?

* Bir patlama sesiyle irkilmiştik.

* Bu aylarda kediler çokça miyavlar.

* Bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı.

* Köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık.



6) EŞ ANLAMLI ( ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER:



Yazılışları farklı ancak anlamları aynı olan sözcüklere denir.

* siyah ---- kara , * beyaz----- ak, * zengin----varlıklı,

* zengin--- varlıklı, * fakir----yoksul , * rüzgar---- yel,

* üzüntü-----keder, * öykü---hikaye, * eser--- yapıt,

* edebiyat--- yazın, * cümle---- tümce * kelime--- sözcük



7. ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER:



Anlam bakımından birbirinin tersi olan sözcüklerdir.



* Sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin.

* Ağlarım harta geldikçe gülüştüklerimiz.

* Kışın soğuğunu yaşadıkça yazın sıcağını arar oldum.

* Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.

* Yaşlı insanları görünce gençliğimin kıymetini

anlıyorum.



NOT: Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırıl -mamalıdır.



* Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt)

* Bugünlerde hiç iyi değilim. ( olumsuz)



8) SESTEŞ ( EŞSESLİ) SÖZCÜKLER:



Yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklere denir.



* Yılanı gören at birden şaha kalktı.

* Mutfaktaki pislikleri çöpe at.

* Al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al.

* Gül: “Gül.” dedi, bülbüle.

* Kalem böyle çalınmıştır yazıma

Yazım kışıma uymaz, kışım yazıma

* Kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar

geldi.



UYARI: Bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır.

* Bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam )

* Omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam )

* Bu yaz, bir mektup yaz. ( sesteş )



NOT: Sesteş sözcükler genellikle halk edebiyatında cinaslı manilerde kullanılır.

9. SOMUT VE SOYUT ANLAMLI SÖZCÜKLER:



Varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiği- miz kavramlar somut; beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık yürüt- me yoluyla kabul ettiğimiz kavramlar soyuttur.



* çiçek, ağaç, ses, koku, hava, göl, ev, rüzgar, ışık(somut)

* ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut )



ÖZELLİK 1: Somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir.



* anne - lik , insan - lık

somut soyu yaptı somut soyut yaptı



ÖZELLİK 2 :Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cüm- leye göre soyut anlam kazanabilir. Buna soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma kelimeye mecaz anlam kazandırma suretiyle olur.



* Ne kadar sıcak bakıyor değil mi? ( soyutlaştırma)

* Kara haber tez duyulur. ( soyutlaştırma)

* Titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır. ( soyutlaştırma)

* Bu adam kafasızın biridir. ( soyutlaştırma)

* Kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştır –

ma)

* Sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştır –

ma)

* Nedense bugün hiç havamda değilim. ( soyutlaştırma)



ÖZELLİK 3 : Soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla ben- zetme yoluyla somut hale getirilebilir.Buna somutlaştır -ma denir.



* Hüzün, sonbaharda dökülen yapraktır.

* Yalnızlık , bir çiçektir.

* Sevgi, gökyüzünde kanat çırpan bir güvercindir.

* Arkadaşlık, kişiler arasında kurulan bir köprüdür.

* Bu düşünceler, zamanla çürüyecektir.

* Vişne dallarında arzularımız, alnımıza konan bir

öpücüktür.



ÖZELLİK 4 : Gözlemleyebildiğimiz eylemler somut, gözlemleyemediğimiz eylemler ise soyuttur.



* Annesi, bebeğini kucağına almış seviyordu. ( somut )

* Ferhat, Şirin’i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut )

* Çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı. ( somut )

* Bu sözlerinle arkadaşını çok kırdın. ( soyut )



10) NİTELİK VE NİCELİK ANLAMLI SÖZCÜKLER:



Bir şeyin nasıl olduğunu , ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir.



* Az ileride birkaç kişi seni bekliyor. ( nicel )

* Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. ( nitel )

* Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel )

* İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel,

nicel)

* Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik )



UYARI: Bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de.



* Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel )

* O iyi bir insandı. ( nitel )

* Bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini

çekemem. ( nicel, nitel )

* Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır.

( nicel, nitel)



Görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise ölçü - miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir.



10. GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER:



Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi.



* Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. si 1. sine göre daha özel)

* Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel)

* Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel )

* Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel)

* Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel )






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:43 AM   #14 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
İKİLEMELER (TEKRARLAR)
Aynı cinsten kelimelerin yinelenmesiyle oluşan gruplara gruplara ikileme denir. İkilemeler farklı Y şekilde oluşturulur. Bunlar



1)Aynı kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır:

ağır ağır, güzel güzel, tatlı tatlı, konuşa konuşa, atlaya atlaya, koşa koşa, deste deste, soğuk soğuk,…

2)Zıt kelime kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: İyi kötü, aşağı yukarı, büyük küçük, alt üst, düşe kalka, bata çıka …

3)Biri anlamlım diğeri anlamsız iki kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır.

ev mev, kitap mitap, su mu, sıkı fıkı, tek tük, saçma sapan, ufak tefek …

4)Her ikisi de anlamsız kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır. ıvır zıvır, çıtı pıtı, abuk sabuk, paldır küldür, apar topar, mırın kırın…

5)Yakın anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır.

akıl fikir, ak Pak, mal mülk…

6)Eş anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır.

bitmek tükenmek, sağ salim, doğru dürüst, ses seda, güçlü kuvvetli…

7) Yansımayla yapılır: tıkır tıkır, çatır çatır, horul horul, gümbür gümbür…



İKİLEMELERİN GÖREVLERİ:



1)İkilemeler isim olarak kullanılabilir:



*Çarşıdan öteberi aldık.

*Bu ıvır zıvırı tavan arasına kaldırın.

*Babadan bize mal mülk kalmadı.



2)İkilemeler sıfat olarak kullanılabilir.



*Bebeğin kırmızı kırmızı yanakları vardı.

*Üzerinde eski püskü bir ceket vardı.

*Sınıfta pırıl pırıl simalar vardı.



3)İkilemeler zarf olarak kullanılabilir.



*Bu konuyu enine boyuna düşündük.

*Öğretmen konuyu yavaş yavaş anlattı.

*Çamura bata çıka ilerliyorduk.



SORU:Aşağıdaki cümlelerde geçen ikilemelerden hangisi yapılışına göre ötekilerden ayrı bir özellik göstermektedir?



A)Üstüne doğru dürüst bir şey giy.

B)Böyle yalan yanlış bilgiler,kişiyi gülünç duruma düşürür.

C)Yollar bitmek tükenmek bilmiyor.

D)İki köy arasındaki uzaklık,aşağı yukarı 4 km idi.

E)Dağcılar,güç koşullar içinde sağ salim tepeye vardılar.



SORU:Aşağıdaki dizelerden hangisinde ikilemeler görev yönünden diğerlerinden farklı kullanılmıştır?



A)Durup el bağlayanlar karşında yaran saf saf.

B)Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.

C)Yüce yüce yaylaların sana yaylak olsun.

D)Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir.

E)Gidiyorum gurbeti gönlümde duya duya.






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:47 AM   #15 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
NOKTALAMA İŞARETLERİ
1)NOKTA (.):



a)Tamamlanmış cümle sonlarında kullanılır:

*Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ,ağlardım.

*Beni sevmiyordun,bilirdim.



b)Kısaltmalardan sonra kullanılır:

* vb. *Prof. *Dr. *Cad. *Alm. *Ar. İng.



c)Sıra gösteren rakamlardan sonra “-inci” eki yerine kullanılır.

*Senin çocuk 1. sınıfta mı okuyor.

*Dün 25. yaşıma bastım.



d)Tarihlerin yazılışında gün,ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:

*21.03.1978 *29.X.1925



e)Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:

*Yarın 08.45’te gideceğim.



2)VİRGÜL (,):



a)Yazıda sıralanan eş görevli sözcükler ya da söz gruplarını ayırmada kullanılır:

*O kitabı aradım , buldum.

*Fırat,Dicle önemli nehirlerimizdendir.

*Çalıkuşu’nu ,Huzur’u ,İntibah’ı okudun mu?

*Kitabı açtı ,birkaç sayfa çevirdi , yüksek sesle okumaya başladı.

*Yakında yine bahar gelecek, ağaçlar çiçek açacak ,kediler damlara çıkacak.



b)Anlama güç katmak için tekrarlanan sözler arasına konur:

*Oğlunu , kadersiz oğlunu bir daha göğsüne bastı.

*Akşam,yine akşam ,yine akşam



c)Hitaplardan sonra kullanılır:

*Sevgili kızım, *Değerli öğretmenim, * Saygıdeğer müdürüm,

d)Yüklemden uzak kalmış özneden sonra konur:





1

*Ahmet Haşim, şiirde anlamın kapalı olmasına ve musikiye önem vermiş bir şairimizdir.

*İşte bu adam, Türkiye’yi pislikten kurtaracak tek adamdır.

*Tatlılar,kalorisi fazla ;fakat vitamini az besinlerdir.



e)Cümlede vurgulanmak istenen ögelerden sonra konur.

*Yarın,buraya geleceksin ve bu işi çabucak bitireceksin.



f)Anlam karışıklığına meydan vermemek için adlaşmış sıfatlardan sonra kullanılır:

*Genç, adama ters ters baktı.

*Hırsız, çocuğu kovaladı.

*Yaralı, kadının yüzüne bakıyordu.

*İhtiyar, adamın suratına tükürdü.



g)Bazı cümlelerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

*Oku; adam ol baban gibi ,eşek olma.

*Siz de kazançlı çıkmak istiyorsanız benim gibi, hanımları alışverişe gönderin.



ğ)Bir addan önce gelen zamirlerden sonra kullanılır:

*O, şiiri niçin ezberlememiş?

*O ,güzel günlerine yeniden dönebilse.

*Bu, kadını bir daha görmemiş.

*Şu ,bahçeye dikilecekmiş.



h)Arasözlerin başında ve sonunda kullanılır.

*Bu büyük komutanı, Atatürk’ü ,saygıyla anıyoruz.

*Bu yöre, Sibirya ve çevresi,alabildiğine soğuktur.

*Örnek olsun diye, örnek istemez ya, söylüyorum.

*Bir kuş, bir çiçek, bir böcek ,ne bileyim ben, her şey onun ilgisini çekiyordu.

*Ben de Ankara’da, o güzelim başkentte, beş yıl kaldım.



I)Yazıda tırnak içine alınmamış aktarma cümlelerin sonunda tırnak işareti yerine kullanılır:

*Minareyi çalan kılıfını hazırlar, diyordu.

*Artık sevmeyeceğim,dedi.

i)Cümle başında kullanılan “evet,hayır,yok,yoo,peki,tamam,hayhay,olur,

haydi,elbette…” gibi sözcüklerden sonra kullanılır:

*Hayır, bu işi sevmedim. *Evet, yarın sınavsınız. *Yoo,işte bunu yapamam, dedi.



3.NOKTALI VİRGÜL(:



a)Birbirine bağlı olmakla birlikte her biri kendi içinde bağımsız cümlelerin arasında kullanılır.Bu tip cümleler birbirini açıklayan,güçlendiren ,biri diğerine örnek olan cümlelerdir.Bu kullanım özellikle atasözlerinde görülür.

*Yer üst üste iki kez sarsıldı; halk korkuyla sokaklara fırladı.

*Kısa bir konuşma yaptı; dinleyiciler onu uzun uzun alkışladı.

*Horoz ölür; gözü çöplükte kalır.

*Yalancının evi yanmış;kimse inanmamış



b)Virgülle ayrılmış sözleri ya da söz gruplarını farklı sözlerden ya da söz gruplarından ayırmak için konur.

*Sayısal derslerden matematiği,fiziği; sözel derslerden Türkçeyi, coğrafyayı çok seviyorum.

*Ahmet Haşim,Cenap Şehabettin sembolist; Tevfik Fikret ,Yahya Kemal parnasyen şairlerdendir.

*Erkek çocuklara Ali,Murat,Serhat; kız çocuklarına ise Yeşim,Senem,Serpil adları verilir.



c)Ögeleri arasına virgül konmuş sıralı cümleleri ayırmada kullanılır:

*Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak,kahkahalar atmak,ağlamak istiyorum.

*At ölür, meydan kalır;yiğit ölür , şan kalır.

*Kel ölür , sırma saçlı olur ; kör ölür , badem gözlü olur.



d)Önceki cümleye “fakat,oysa ,lakin,ancak,çünkü…” gibi bağlaçlarla bağlanan cümlelerde bağlaçlardan önce kullanılır:

*Bu romanı inceledim ;fakat pek beğendiğimi söyleyemem.

*Köye sen git;ancak orada çok fazla kalma.

*Kazanacağım ;çünkü çok çalışıyorum.

NOT: Noktalı virgül, yukarıda sayılan bağlaçlardan önce kullanıldığı gibi bunların yerine de kullanılabilir.



*Bugün erken yatmalıyım;yarın sınav var.

2

*İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki tek dayanağın odur.

*Sıkı giyinin ;dışarısı çok soğuk.



e)Öğeler arasında anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

*Murat;Hasan ,Ali ve Osman’dan daha çalışkanmış.

*Elma;armut,muz ve üzümden yararlıdır.



f)Özneden sonra virgüllerle ayrılan eş görevli sözcükler varsa ,özne noktalı virgülle ayrılır.

*1.yeni grubunun en ünlü temsilcilerinden olan Orhan Veli ; dili çok iyi kullanan ,okuyucuyu değişik bir romantizme sürükleyen , güçlü bir şairdir.



Not: Noktalı virgülden ve virgülden sonra gelen sözcükler – özel isim değil iseler- küçük harfle başlar.Diğer noktalama işaretlerinden sonra gelen sözcükler büyük harfle başlar.



4.İKİ NOKTA( :



a)Bir cümle veya sözcükten sonra yapılacak açıklamalardan önce kullanılır.

*Şimdi herkes ona şöyle sesleniyordu:Atmaca Kamil.

*Bence bu cinayetin iki nedeni olabilir:Birincisi namus meselesi,ikincisi çıkar kavgasıdır.

*Demokrasinin tek dayanağı vardır: O da özgürlüktür.



b)Alıntı cümlelerden önce kullanılır.

*Bu sanatçının romanla ilgili şu sözünü anmadan geçemeyeceğim:“Roman yol boyunca gezdirilen bir aynadır.”

*Hacı Bektaş-ı Veli:“Eline,beline,diline sahip ol.” demiş.



b)Öykü ve romanlarda konuşma çizgisinden önce kullanılır:

*Süleyman Çavuş:

---- Bırak açma o bahsi ,dedi .

Kooperatif katibi kaşlarını çattı:

---- Yoo, böyle deme Süleyman Çavuş.

Not:İki noktadan sonra yapılacak açıklama bir cümle niteliğinde değilse küçük harfle başlar.

*En çok sevdiğim meyvelerden bazıları şunlardır:muz,elma,portakal…



5.KESME İŞARETİ( ’):



a)Özel adlardan sonra gelen çekim eklerini ayırmada kullanılır:

*Yakup Kadri’nin Yaban’ı Kurtuluş Savaşı dönemini anlatır.



b)Kısaltmalardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır

*KKTC’yi her alanda destekliyoruz.

*Yarın ABD’ye gidecek.



NOT:Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin okunuşu;büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır.

*kg’dan *PTT’ye



NOT:Sonunda nokta bulunan kısaltmalar, kesme işaretiyle ayrılmaz.

* vb.leri *mad.si *Alm.dan *İng.yi



c)Her türlü rakamdan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.

*36’nın ortak bölenleri nelerdir?

*Sen 9’uncu sınıfta mı okuyorsun?



UYARI: Özel isimler yapım eki aldıklarında kesme işaretiyle ayrılmaz.Yapım ekinden sonra gelen çekim ekleri de ayrılmaz.

*Ankaralıdan *Konyalım *Amerikalılar *İslamcı *Aligil



NOT:-ler eki –gil yapım ekinin yerini tutarsa kesme işaretiyle ayrılmaz.

*Dün Alilere gittim. *Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın.



NOT:Özel adlar yerine kullanılan ‘o’ zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.

*Ben onun ne kadar kibirli biri olduğunu bilmez miyim?



d)Bazı sözcüklerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:



3

*Osmanlılarda kadı’nın önemli bir yeri vardır.

*Pencereden kar’ı seyrediyorum.



e)Seslerin konuşma sırasında ya da şiirde vezin gereği düştüğünü göstermek için kullanılır:

*N’apalım *N’eylersin *N’etsin *Vardı m’ola sevdiğim yurduna



6.SORU İŞARETİ(?):



a)Soru bildiren cümle veya sözcüklerin sonunda kullanılır, cümle sözde soru cümlesi de olsa yani karşıdan bir cevap beklenmese de cümlenin sonuna soru işareti konur.

*Türk edebiyatının ilk yazılı belgesi nedir? (cevap bekliyor:gerçek soru cümlesi)

*Bu havada dışarı mı çıkılır? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)

*Böyle bir adama nasıl güvenirsin? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)

*Seni hiç sevmez olur muyum? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)

*Bu kitapları ona mı vereceğim? (cevap bekliyor:gerçek soru cümlesi)



b)Kuşku duyulan bilgilerin yanına ya da bilinmeyen bilgiler yerine parantez içinde konulur.

*Kayıkçı Kul Mustafa (?-1658?) halk edebiyatımızın destan şairlerinden biridir.

*Karacaoğlan’ın Güneydoğu Anadolu’da (?) yaşadığını söylüyor.



UYARI: İçinde soru sözcüğü olsa bile , bir cümle soru anlamı taşımıyorsa sonuna soru işareti konulmaz.

*Neden gittiğini bilmiyoruz. *Bana nasıl çalışacağımı söylemedin.



7.ÜNLEM(!):



a)Şaşma , korku, kızma ,heyecan,sevinme… gibi duyguları dile getiren cümlelerin sonunda kullanılır:

*Dur,bir yanlışlık yapmayalım!

*Git başımdan seni görmek istemiyorum!

*Eh, hayırlısı neyse o olsun!

*Lanet olsun böylesi işe!

*Böyle maç olmaz olsun!

*Yaşasın ,sınavı kazanmışım!

b)Küçümseme , yerme,alay etme amacıyla parantez içinde kullanılır:

*Akla durgunluk verecek reklam kampanyalarıyla büyük(!) sanatçılar yaratılıyor.

*Bu kasabada onun ne kadar akıllı(!) olduğunu bilmeyen mi var?



8.ÜÇ NOKTA(…):



a)Herhangi bir nedenle bitmemiş ya da okuyucunun anlayışına bırakmak için bitirilmemiş cümlelerin sonuna konur.

*Şu bahar yağmurları bir gelse…

*Birdenbire karşımıza çıkıveren yeşillik denizi…

*Karşı sahilde mor,fark olunmaz sisler altındaki dağlar,korular, beyaz yalılar…Bunları seyretmek bana huzur veriyor.



b)Birtakım örnekler sayıldıktan sonra “vb” anlamında kullanılır:

*Binanın tepesinden neler görünmüyordu ki:caddeler,sokaklar,evler,insanlar…

*Bu köyün insanları konukseverdir,alçakgönüllüdür,iyidir…



c)Söz arasında söylenmek istenmeyen sözler yerine kullanılır:

*Şu … adamı gözüm görmese iyi olacak.

*Kılavuzu karga olanın burnu b…tan çıkmaz.



9.TIRNAK İŞARETİ( “… ”):



a)Aktarma söz ya da cümleler tırnak içinde gösterilebilir.

*Sanatçının şu sözünü unutmamak gerekir:“Gerçek uygarlık insanın yüreğinde değilse hiçbir yerde yoktur.”



b)Önemi belirtilmek istenen sözcükler , terimler tırnak içinde gösterilir.

* “Bayrak” bir ulusun bağımsızlığını simgeler.

*Günümüzün en önemli sorunlarından biri de “çevre kirliliği”dir.



c)Yazıda geçen eser adları tırnak içine alınabilir:

* “Çalıkuşu” Anadolu gerçeğinin tüm çıplaklığıyla anlatıldığı bir romandır.



NOT:Tırnak içindeki söze ek gelirse tırnaktan sonra gelir, kesme işareti kullanılmaz.

4

*R.N.Güntekin’in “Acımak”ını okumanızı tavsiye ediyorum.



NOT:Tırnak içindeki cümlenin içinde bir tırnak daha kullanmak gerekirse ikinci tırnak tekli olur.

* “Ahmet Mithat Efendi halkı eğitmek istediğinden:‘Sanat toplum içindir.’der.”



10.PARANTEZ(AYRAÇ) ( ):



a)Cümle içindeki açıklamalar parantez içinde gösterilebilir:

*Adana ve yöresi (Çukurova) ülkemizin pamuk ambarıdır.

*Böyle sözcüklere (yansımalara) her dilde rastlanır.



b)Bir sözcüğün eş anlamlısı parantez içinde verilebilir:

*Türk Dil Kurumu yerbilim (jeoloji) ile ilgili terimleri bir kitapta toplamış.

*Tezat (abartma) edebiyatta en çok kullanılan sanatlardan biridir.



c)Bir kişiden söz edilirken doğum ve ölüm tarihleri parantez içine alınır:

*Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974) teknik yönden kusursuz romanlar yazdı.



d)Yabancı sözcüklerin okunuşu parantez içinde gösterilir:

*Bacon (Beykın) denemeleriyle ün kazanmıştır.



e)Tiyatro metinlerinde hareketleri anlatan bölümler parantez içinde gösterilir:

*Adam—(Yerinden kalkar ,suratını asarak):Sen ne diyorsun beyefendi?



NOT:Parantez içine alınan bölüm içinde tekrar parantez açılması gerekirse ilk önce köşeli parantez açılır ve sonra köşeli parantez kapatılır.Aradaki parantez normal olur.

*Tasavvuf edebiyatının bu çok önemli sanatçısı[Yunus Emre(13.-14.yy)] yaşadığı dönemde evrenselliği yakalamıştır.



11.KISA ÇİZGİ(-):



a)Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihleri arasına konur.

*Bu savaş 1859-1870 yılları arasında olmuştur.

b)Birbiriyle ilgili ülke,şehir ya da kavramlar arasına konur.

*Adana-Ceyhan arası kaç kilometre?

*Türkiye-İran ilişkileri gelişiyor.



c)Cümle içindeki arasözlerin ve aracümlelerin başında ve sonunda virgül,parantez kullanılabileceği gibi kısa çizgi de kullanılabilir.

*Şiir ve romanla ilgili düşüncelerimi –sen de bilirsin ki- ona uzun uzun anlatmıştım.



d)Cümle sonunda satıra sığmayan sözcüklerin bölünmesinde kullanılır.

…………………………………………söyledik-

lerimi unutma.



e)Dilbilgisinde eklerden önce ve mastar halindeki fiillerden sonra kullanılır.

* “Kulaklık” sözcüğündeki –lık yapım eki bir alet ismi yapmıştır.

*Işık sözcüğü, ışı- fiilinden türemiştir.



f)Osmanlıca tamlamalarda kullanılır.

*Aslında Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati dönemi ,edebiyatımızda yeni bir soluktur.



12.UZUN ÇİZGİ(---):



Konuşma metinlerinde konuşmaların başında kullanılır.

----Bu kitabı okudun mu?

----Hayır okumadım.

----Okumanı tavsiye ederim ,çok güzel.






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:50 AM   #16 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
CÜMLE TÜRLERİ ( ÇEŞİTLERİ )
1. YÜKLEMİNE GÖRE CÜMLELER:



a)İsim (ad) Cümlesi:



Yüklemi isim olan cümlelere denir.



*Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla >komşu –i—di—n

* Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti Senin

* Burada vefa yok

* Bu yaptıklarım Senin içindir



Not: Bazı isim cümlelerinde ekfiil düşebilir.



*Bizimkiler çok iyi (dir)

*Bu yıl ayakkabılar pahalı (imiş)



Not: Yüklemi hem isim hem de fiil olarak kullanılabilen (ortak köklü ve sesteş kelimeler)kelimelerin isim mi fiil mi olduğunu anlamak için cümledeki kullanımına bakmak gerekir.



*Sende ders notları varmış (var imiş) (isim cümlesi)

*En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya (fiil cümlesi)



b)Fiil (Eylem)Cümlesi :



Yüklemi çekimli bir fiilden kurulu cümlelere fiil cümlesi denir.

Fiil cümlelerinde yüklem haber ya da dilek kiplerinden biriyle çekimlenir.

İsim cümleleri de ekeylem olabilir.



*Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin<(Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş )

*Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile (Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş)

*Suya versin bağban gülizarı zahmet çekmesün (Emir kipi)

*Artık buradan gitmeliyim (Gereklilik kipiyle çekimlenmiş)



Not :Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler isim cümlesidir.



*Amacım buradan gitmekti. (isim cümlesi )

*Eski bir tanıdığıydı. (isim cümlesi)





2.ANLAMLARINA GÖRE CÜMLELER:



a)Olumlu Cümle :



Yüklemin bildirdiği eylemin yapıldığını, gerçekleştiğini ya da gerçekleşebileceğini belirten cümleler olumludur.Dilimizdeki isim ve fiil soylu sözcüklerin hepsi olumludur.Bunlar bazı eklerle ya da sözcüklerle olumsuz biçime sokulur.



*O günler çok güzeldi (olumlu isim c)

*Hep seni bekledim (olumlu fiil cümlesi)

*Kalbimi çalan buydu (olumlu isim cümlesi)



b)Olumsuz Cümle:



Yüklemin bildirdiği işin gerçekleşmediğini anlatan cümleler olumsuzdur.

Olumlu isim cümlesi yok, değil, ya da sız ekiyle olumsuz yapılır.



*Kapını çalan bendim (olumlu isim cümlesi)

*Kapını çalan ben değildim (olumsuz isim cümlesi)

*Dışarıda birkaç kişi vardı (olumlu isim cümlesi)

*Dışarıda hiç kimse yoktu (olumsuz isim cümlesi)

*O, çok güçlüydü (olumlu isim cümlesi)

*O, çok güçsüzdü (olumsuz isim cümlesi)

*Eve gelmiş (olumlu fiil cümlesi)

*Eve gelmemiş (olumsuz fiil cümlesi)



Not: Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük yoksa cümle biçimce olumludur.Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük varsa cümle biçimce olumsuzdur.



* Yarın size geliyoruz (Biçiminde ve anlamca olumlu)

*Yarın size gelmiyoruz (Biçiminde ve anlamca olumsuz)



Not2:Biçimde olumlu her cümle, anlamca olumlu olmayabilir.



* Haydi bu işi yapabilirsen yap (yapamazsın ) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümle)

*Gel de bu işin içinden çık (Çıkamazsın) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz)

* Ne arayanım var ne de soranım (yok) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz)



Not3:Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük tekse, o cümle biçimce de anlamca da olumsuzdur. Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük iki tane ise o cümle biçimce olumsuz, anlamca olumludur.



*Hala yanıma gelmiş değil (gelmemiş) (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

*Böyle yapmayın (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle)

*Seni sevmiyor değilim (seviyorum) (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu)



C)Soru Cümlesi :



Bir duygu veya düşünceyi soru yoluyla açıklayan cümlelere soru cümlesi denir.

Dilimizde soru anlamı soru sıfatıyla, soru zamiriyle, soru zarfıyla veya soru edatıyla sağlanabilir.



*Dün beni arayan sen miydin? (soru anlamı soru edatıyla sağlanmış.)

*Bize ne zaman geleceksin?(soru anlamı soru zarfıyla sağlanmış)

*Bana ne aldın?(soru anlamı soru zamiriyle sağlanmış)

*Hangi okulda çalışıyorsun? (soru anlamı soru sıfatıyla sağlanmış)



Soru cümleleri gerçek ve sözde soru cümlesi olmak üzere iki gurupta incelenebilir.

Gerçek soru cümleleri mutlaka cevap gerektirirken sözde soru cümleleri gerektirmez.



*Okula neden gelmedin? (Gerçek soru cümlesi )

*Dersi anlıyor musunuz?(Gerçek soru cümlesi)

*Beni soran kim? (Gerçek soru cümlesi)

*Hiç üzülmez olur muyum? (sözde soru cümlesi)

*Onu ben mi dövmüşüm? (sözde soru cümlesi)

*Şu kitabı bana verir misin? (sözde soru cümlesi)



Ünlem cümlesi :



Özlem, sevinç, heyecan, korku, üzüntü, onaylama… gibi değişik duygular anlatan cümlelere denir.



*Eyvah, ne yer ne yar kaldı!

*Neydi o güzellik öyle!

*Süper bir iş buldum!



e)Emir (Buyruk) Cümlesi:



Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir

Emir kipinin 1.tekil ve 2. çoğul çekimleri yoktur. Emir kipinin çekimi şöyledir.

(Ben) --- (biz) ---

(sen) yap (siz) yapın, yapınız

(o) yapsın (onlar) yapsınlar



* Oraya gitme

*Derse zamanında giriniz

*Buraya gelsinler

*Şuraya otur

Not1: – acak, - ecek ekiyle çekimlenmiş bazı fiiller emir anlamı taşıyabilir.



*Bu kitabı okuyacaksın (oku)

*Hemen yanıma geleceksin.(gel)



Not2: Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelerden bazıları emir anlamını yitirerek rica, hatırlatma, dilek …anlamları taşıyabilir.



*Sağlık olsun *Allah kazadan korusun *Kusurumuzu hoşgörün *Sen ona bakma



f)Gereklilik Cümlesi :



Yüklemi gereklilik kipiyle (-malı-meli )çekimlenmiş cümlelere gereklilik cümlesi denir. Eylemin yapılması gerektiğini anlatır.



*Bu sınavı kazanmalısınız.

*Soruları hızlı çözmelisiniz



Not :Bazı cümlelerde yüklem gereklilik kipiyle çekimlenmediği halde, gereklilik anlamı bulunabilir.



*Bol bol paragraf çözmeniz gerek (çözmelisiniz)

*Bir çare bulmam lazım (bulmalıyım)

*Onu görmem icap ediyor (görmeliyim)



g)İstek Cümlesi :



Yüklemi istek kipiyle (-e-a-ayım-alım) çekimlenmiş cümlelere denir.



*Biraz meyve alayım

*Kapıyı açık bırakmayasın

*Haydi biraz gezelim



h)Dilek Cümlesi :



Yüklemi dilek –şart kipiyle (-se-sa-)çekimlenmiş cümlelere denir.



*Oraları da görsem

*Şu okul bir bitse



Şart Cümlesi:



Yan cümlesi dilek – şart kipiyle çekimlenmiş cümlelerdir.



*Kitabı alırsam okurum

*Evden çıkabilirsem size de uğrarım.

* Okursan iyi bir yere gelirsin









3.ÖĞELERİN İN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER



Kurallı Cümle :



Yüklemi Sonda bulunan cümlelere kurallı (düz) cümle denir.

*Yarın size geleceğim

*Şiirin hasını ayak seslerinde tanırım

*Ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden utanırım



b)Kuralsız (Devrik ) Cümle :



Yüklemi sonda bulunmayan cümlelere denir.Bu tür cümleler anlatım bakımından bozuk değildir.



*Ne diyeceksin bu konuyla ilgili

*Görüyorum seni



C)Eksiltili Cümle :



Yüklemi söylenmemiş cümlelere denir.



*Toprağı taşlı yerden (olacaksın)kızı kardeşli yerden (olacaksın)

*Kısa bir sessizlik (oluyor) sonra müzik başlıyor.

*İnsanı mest eden güzelliği …(var)



d)Parantez Cümlesi :



İçerisinde arasöz veya aracümle bulunan cümlelere denir. Arasözler cümlenin anlamını güçlendirmek veya bir açıklama yapmak amacıyla cümlenin akışı kesilerek araya alınan sözlerdir.

Arasözler iki virgül iki kısa çizgi ya da parantezler arasında gösterilir.



*Bu kadın evin hizmetçisi çok iyi kalpli bir insandı (arasöz)

*İyi çalışan öğrenciler emin ol sınavı kazanır. (aracümle)

*Yahya Kemal siz de biliyorsunuz neo-klasik bir şairdir (aracümle)



YAPILARINA GÖRE CÜMLELER



Cümleler yapılarına göre 3 gurupta ayrılır.

A)Basit cümle

B)Birleşik cümle

C)Sıralı cümle



A)BASİT CÜMLE:



Tek yüklemi bulunan tek yargı bildiren cümlelerdir.



*Çalıkuşu, Damga, Acımak, Bir Kadın Düşmanı, Dudaktan, Kalbe romanları R.N. Güntekin’ e aittir.

*Seninle bir daha görüşmeyeceğim.

*Halit Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünün edebiyatının en büyük romancısıdır.

*İkinci Yeni sanatçıları şiiri soyutlaştırmışlardır.



B)BİRLEŞİK CÜMLE:



Birleşik cümleleri dört gurupta incelenir.



1)GİRİŞİK BİRLEŞİK CÜMLE:



İçinde fiilimsi (isim fiil, sıfat fiil, zarf fiil)bulunan cümlelere denir.Fiilimsinin yer aldığı bölüme yan cümle asıl yüklemin bulunduğu bölüme de temel cümle denir. Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar yan cümle var demektir.



*Beni soranı, gördün mü? (Yan cümlecik Temel cümlenin b.li nesnesidir.)

*çalışan kazanır. (Yan cümlecik temel cümlenin öznesidir.)

*Seni görünce mutlu oluyorum. (Y.C.T.C nin Z.T dir.

*Seni seven insanları sen de sev.(Y.C.T.C nin B.li Nesnesidir.)

*Beni dinleyin herkese teşekkür etmek istiyorum



ÖRNEK Aşağıdakilerden hangisinde dizeler basit cümle oluşturmaktadır.



A)Mustafa Kemal barış olmuş. Gürül gürül akan ırmaklarda

B)Mustafa Kemal özgürlük olmuş Özgürlük diye çarpan yüreklerde

C)Mustafa Kemal bereket olmuş Uzanıp giden bu topraklarda

D)Mustafa Kemal türkü olmuş İnanmış

E)Mustafa Kemal ülkü olmuş



2)İç içe Birleşik Cümle (Kaynaşık Cümle):



Bir cümle başka bir cümlenin içinde yer alır ve onun bir öğesi olursa buna iç içe birleşik cümle denir.İç cümle temel cümlenin öznesi, nesnesi ya da başka bir öğesi olabilir.



*Ben gidiyorum. dedi. (iç cümle temel cümlenin nesnesi

iç cümle TC

*Ben büyüdüm, diyorsun. (iç cümle temel cümlenin

i.c TC

nesnesi durumundadır)

*Adam: beni burada bekleyin. dedi.( iç cümle temel cümlenin nesnesi durumundadır)



3)Şartı Birleşik Cümle:



Yan cümleciği – se,mi ile kurulan ve temel cümlenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini koşula (şarta) bağlayan cümledir.



*Görürsem söylerim.

*Çalışmadın mı başarılı olamasın.

*Sen gelirsen ben de gelirim.







4) Ki’li BİRLEŞİK CÜMLE:



Ki bağlacıyla birbirine bağlanan cümlelere denir.



* Benimle konuş ki seni anlayayım.

* Dürüst ol ki insanlar sana güvensin.

* Düzenli çalış ki kazanasın.

* Şiir o kadar güzel okudu ki şaşırdım kaldım.



SIRALI CÜMLE:



İçinde birden çok tamamlanmış yargı bulunan cümlelere denir.Sıralı Cümleler 2 gurupta incelenir.



1)Bağımlı Sıralı Cümle



Öğrenilen en az biri ortak olan sıralı cümlelerdir.



* Yaşlı kadın buraya kadar geldi sizi sordu (özne ortak)

*Beni aramış ama bulamamış (özne ve nesne ortak)

*Türkiye de bu kitabı bastırmış satmıştı. (özne DT, N ortak)

*Onu bana beni ona şikayet eder. (yüklem ortak)

*Yazın Antalya ya gider orada gezerdik (özne ve zarf tümleci ortak )



2)Bağımsız Sıralı Cümle :



Öğelerinden hiçbiri ortak olmayan cümlelerdir.



*Evden sessizce çıktık sokakta lambalar yanmıyordu

*Yağmur durmuştu yollar çamurdan görünmüyordu

* O geziyordu ben çalışıyordum

*Deneme başka şeydir felsefe başka şeydir.



Not: Bazı kaynaklar ama fakat çünkü gibi bağlaçlarla birbirine bağlayan cümleleri bağlı cümle olarak kabul eder.



*Bu işe başlıyorum;ama bugün bitiremem.

*Sabahı severiz; çünkü gündüzün başlangıcıdır.






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:53 AM   #17 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
CÜMLEDE ANLAM
1.EŞANLAMLI YA DA YAKIN ANLAMLI CÜMLE

Farklı sözcüklerle kurulan fakat aynı düşünceyi anlatan cümlelerdir.

----Sevgi sadakatle taçlaşmadıkça ömrü kızgın çöllerdeki bir damla yaş kadardır.

----Sadakatin olmadığı bir sevgi uzun ömürlü olamaz.

----Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keşfedemez.(Andre Gide)

----Hayatında riskleri göze alamayan insan başarılı olamaz.

----Eğer bir insan hangi limana yelken açtığını bilmiyorsa, hiçbir rüzgar işine yaramaz.

----Belirli bir hedefi olmayan insan, hangi olanaklara sahip olursa olsun başarılı olamaz.

----Yaşamak, karanlık geceye rağmen, buğulanmış pencere camına güneşi çizebilmektir.(Anonim)

----En zor anlarda bile umudunu kaybetmeyen insan gerçekten yaşıyor demektir.

----Yaşam içinde siyah da bulunan bir gökkuşağıdır.

----Yaşam tüm güzelliklerinin yanında olumsuzlukları da barındırır.

2.NEDEN- SONUÇ CÜMLESİ

Yargının gerçekleşme nedeni ve sonucu cümle içinde verilir .

----Sınavda heyecanlandığı için bazı soruları yapamadı.

----Bakımsızlıktan ev harabeye dönmüştü.

----Matbaanın bulunmasıyla okuma yazma oranı arttı.

----Aşırı sıcaklar can kaybına yol açtı.

----Yoğun kar yağışı nedeniyle yollar trafiğe kapatıldı.

----Hediye almadım diye bana darılmış.

3.AMAÇ – SONUÇ CÜMLESİ

Öznenin işi, hareketi gerçekleştirme amacı ve sonucu cümle içinde verilir.

----Borçlarından kurtulmak için evini satmış.

----Ailesini görmeye Almanya’ ya gitmiş.

----Başbakan, ticari anlaşmalar yapmak üzere yurtdışına çıkıyor.

----Bu ,bizi birbirimize düşürmek maksadıyla söylenmiş bir sözdür.

----Şair, şiirinde herkes anlayabilsin diye yalın bir dil kullanmış.

----Yazar,eleştirmene şirin görünmek maksadıyla iki yüzlü davranıyor.

4.KOŞUL CÜMLESİ

Eylemin ya da hareketin gerçekleşmesi bir şarta (koşula) bağlı olan cümlelerdir

----Sanatçı yapıtında toplumu anlatırsa ölümsüzleşir

----Akşam baban gelsin , alışverişe çıkarız.

----Müzik dinleyebilirsin ama sesini fazla açmayacaksın.

----Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin.

----Bizim buralara yağmur yağdıkça her yer toprak kokardı.

----Her güneş doğduğunda beni hatırla.

5.KARŞILAŞTIRMA BİLDİREN CÜMLELER

İki kavram arasında benzerlik ya da farklılıkların ortaya konmasıdır.

----Sinema da tiyatro gibi görsel bir sanattır.

----Doğu Anadolu’nun kışı Akdeniz Bölgesi’ne göre daha çetin geçer.

----Yahya Kemal de Necip Fazıl da şiirlerinde ölüm temasına çok yer vermiştir.

----Bu yılki ürün geçen yıla nazaran daha bereketliydi.

----Sanatçı,diğer çağdaşlarına göre daha sade bir dil kullanmıştır.

----Ressam bu yapıtında ise diğerlerine göre daha canlı

renkleri kullanmıştır.

6. ÖZNEL ANLATIMLI CÜMLELER

Söyleyenin kendi kişisel duygu ve düşüncelerini içeren cümlelerdir.

----İzmir,tarihi ve doğal güzellikleriyle eşsiz bir şehrimizdir.

----Şair söyleyiş güzelliğiyle türkü tadında bir şiir sunuyor bize.

----Konferansa katılanların saçma sapan fikirleri beni iyice sıkmıştı.

----Yazar,sürükleyici anlatımı ve ilginç betimlemeleriyle

okuyucuyu olayın içinde yaşatıyor.

----Çatık kaşları,yaralı yüzüyle insanı ürküten bir havası vardı.

7.NESNEL ANLATIMLI CÜMLELER

Doğruluğu ya da yanlışlığı gözlem ve deneylerle kanıtlanabilir nitelikli cümlelerdir.Bu cümlede konuşanın duygu ve düşünceleri yer almaz.

----Filmde olaylar küçük bir kasabada geçiyor.

----Eser dört bölüm halinde sinemaya uyarlanmış.

----Turizm gelirleri geçen yıla oranla yüzde 5’lik bir artış göstermiştir.

----Aruz ölçüsüyle yazılan şiirde nazım birimi dörtlüktür.

----Dört perdede oluşan bu oyunda yazar,aile bireyleri arasındaki sorunları anlatır.

8.DOĞRUDAN ANLATIMLI CÜMLELER

Herhangi bir konuda bir kişinin görüş ve düşünceleri hiçbir değişikliğe uğratılmadan verilir.Bu cümle genellikle tırnak içinde gösterilir.

----Çiçero’nun “Bir yerde yaşam varsa orada umut da vardır.”sözü çok hoşuma gider.

----Kadın,arkadaşının kulağına eğilerek: “Birazdan kalkalım mı?”diye fısıldadı.

----Bu konuda atalarımız: “Cesurun bakışı,korkağın kılıcından keskindir.”der.

----Deskartes’in: “Düşünüyorum öyleyse varım.”sözü çok ünlüdür.

9.DOLAYLI ANLATIMLI CÜMLELER

Bir kişinin sözünün söylendiği biçimde değil de,bazı değişiklikler yapılarak aktarıldığı cümlelerdir.

----Onunla bir daha konuşmayacağını söyledi.

----Bernard Shaw,düşünmenin ruhun kendisiyle konuşması olduğunu söylerdi.

----Doktor,babama ilaçları mutlaka içmesi gerektiğini tembih etti.

----Yazar,sanatçı olunabilmek için çok çalışılması gerektiğini vurguladı.

10.USLUP VE İÇERİK(KONU)CÜMLESİ

Yazarın yapıtında neyi anlattığı konuya (içerik)girer.Bu konuyu işlerken kullandığı sözcükler ve cümleler de usluba girer.

----Yazar yapıtında 1.Dünya Savaşı yıllarındaki insanların çektiği acıları gözler önüne serer.(Konu)

----Betimlemelerde sıfatlara sıkça yer veren sanatçı cümleleri uzun tutmuştur.(Uslup)

----Romanda,Batı’nın yaşam tarzına özenen bir ailenin yavaş yavaş çöküşü anlatılır.(Konu)

----Şairin,şiirlerinde oldukça az kullanılan sözcüklere ve deyimlere yer vermesi dikkati çeker.(Uslup)

11.AŞAMALI DURUM BİLDİREN CÜMLELER

Bir olayın,durumun olumlu ya da olumsuz yönde giderek değiştiğini anlatan cümlelerdir.

----Kadın,her geçen gün biraz daha kötüleşiyor.

----Havalar gittikçe soğuyor.

----Bu çocuğun günden güne huyu değişiyor.

----Ülkemiz her geçen yıl biraz daha büyüyen ekonomisiyle gelecekte gelişmiş ülkeler seviyesine çıkacaktır.

12.KİNAYELİ ANLATIMLI CÜMLE

Bir gerçeği ortaya koymak amacıyla sözü imalı olarak tam karşıtı gelecek biçimde kullanmaktır.

----Okulunu ne kadar çok sevdiğin yirmi gün devamsızlık yapmandan belli.

----Eşinin gözündeki morluktan onu ne kadar çok sevdiğin anlaşılıyor.






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:55 AM   #18 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Atasözlerindeki Tezatlar
1. 'damlaya damlaya göl olur' / 'taşıma suyla değirmen dönmez'

2.. 'iyi insan lafın üstüne gelir' / 'iti an çomağı hazırla'

3.. 'bir elin nesi var iki elin sesi var' / 'nerde çokluk orda bokluk'

4.. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azıcık aşım ağrısız başım'

5.. ' kervan yolda düzelir' / ' balık baştan kokar'

6.. 'söz gümüşse,sükut altındır' / 'sükut ikrardan gelir'

7.. 'harama uçkur çözülmez' / 'güzele bakmak sevaptır'

8.. 'iki gönül bir olunca samanlık seyran olur' / 'iki çıplak bir hamama yakışır'

9.. 'bülbülün çektiği dili belası' / 'bilmemek ayıp değil sormamak ayıp'

10.. 'eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir' / 'ye kürküm ye'

11.. 'eğri otur doğru söyle' / 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'

12.. 'düşenin dostu olmaz' / 'dost kara günde belli olur'

13.. 'ava giden avlanır' / 'atın ölümü arpadan olsun'

14.. 'erken kalkan yol alır ' / 'acele işe şeytan karışır'

15.. 'birlikten kuvvet doğar' / 'körler sağırlar, birbirlerini ağırlar'

16.. 'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır' / 'lafla peynir gemisi yürümez'

17.. 'gün ola harman ola' / 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir"

18.. 'ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol' / 'hocanın dediğini yap, yaptığını yapma"

19.. 'iyilik yap denize at' / 'merhametten maraz doğar"

20.. 'zararın neresinden dönülse kardır' / 'gelen gideni aratır"

21.. 'yüzü güzel olanın huyu da güzel olur' / 'yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev"

22.. 'akıl akıldan üstündür' / 'aklın yolu birdir"

23.. 'el elden üstündür' / 'alet işler el övünür"

24.. 'acı patlıcanı kırağı çalmaz' / 'yaşın yanında kuru da yanar"

25.. 'zorla güzellik olmaz' / 'zora dağlar dayanmaz"

26.. 'öfke baldan tatlıdır' / 'öfke ile kalkan zararla oturur"

27.. 'işleyen demir ışıldar' / 'insan yedisinde neyse yetmişinde de odur"

28.. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azı karar çoğu zarar"

29.. 'insan kıymetini insan bilir' / 'insanoğlu çiğ süt emmiş"

30.. 'anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al' / 'beş parmağın beşi birbirine Benzemez"

31.. 'olmaz olmaz deme, olmaz olmaz' / 'iş olacağına varır"

32.. 'eski dost düşman olmaz' / 'güvenme dostuna saman doldurur postuna"

33.. 'harama el uzatılmaz' / 'üzümü ye bağını sorma"






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:56 AM   #19 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
CÜMLENİN ÖĞELERİ
YÜKLEM :

Cümlede işi, hareketi, yargıyı, bildiren çekimli unsura denir.

Not :Bir cümle birden çok öğeden oluşabileceği gibi tek bir yüklemden de oluşabilir.

* Ertesi gün okula müfettişler gelmişti.(C)

* Düşünüyorum (C)

* Güzeldi. ( C )



Not:Yüklem genlikle cümlenin sonunda bulunur; ancak günlük konuşmalarda, atasözlerinde ve şiirde yüklemin yeri değişebilir.



*Gel çabuk buraya!

*Sakla samanı gelir zamanı .

*İstanbul u dinliyorum gözlerim kapalı



Not:Her sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem yapılabilir.



*Gecenin yalnızlığında sadece seni düşünürüm (fiil)

*Kasaba halkı meydanda toplanmıştı.(fiil)

*Yaşadığımız günler tıpkı bir rüzgar gibiydi.(edat)

*Bu olayların suçlusu odur. (zamir)

*Sabah uyandığında gözleri ışıl ışıldı.(ikileme)

*Konuşmalarına ister istemez kulak misafiri oldum. (deyim)

*Çalışmak yaşamın bir parçasıdır.

*Odayı süsleyen şey rengarenk çiçeklerdir. (sıfat)

*Öğrenmenin bir yolu da okumaktır.

*Ali derslerinde çok başarılıydı.



2.ÖZNE



Yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan veya yargının gerçekleşmesine araç olan unsura denir.



Not:Özneyi bulmak için yükleme kim, ne soruları sorulur Yüklemi isim olan cümlelerde ise olan kim, olan ne soruları sorulur.



*Seyirciler fotoğraf sergisini çok beğendi.

*Ailece bulmaca çözmeye meraklıdırlar.

*Güzel gözler tül ardından görünsün.

*Coşkun nehirler gibi ağlamak istiyorum.

*Ben bu yüzden yalnızlığa hasretim .

*Keskin bir rüzgar eser şimdi dağlardan.

*İhtiyar kadın gitmeme taraftar değildir.



Not: Yüklemi edilgen fiillerle kurulan cümlelerin gerçek öznesi yoktur.



*Yemekten sonra erkenden yatıldı.

*Okula kadar yüründü.

*Kahvaltıda çaylar içildi.

*Akşam geç saate kadar derse çalışıldı.



Üç çeşit özne vardır:



A.Gerçek Özne:

Yüklemin bildirdiği işi hareketi bizzat kendisi yapan öznedir. Cümlede iki şekilde gösterilir:



1)Acık Özne:

Cümle içinde açık bir şekilde gösterilir



*Yağmur çok şiddetli yağdı.

*Çocuk iki gündür hasta yatıyor.

*Gemi ufukta yavaş yavaş kayboluyordu.

*Geceleri bir ses uykumu böler.



2)Gizli özne:

Cümlede doğrudan yer verilmeyen ancak yüklem taşıdığı eklerden anlaşılan öznedir.



*Ertesi gün ona telefon ettim.

*Görmeyeli hemen de bizi unutmuşsun.

*Bu kıyı kasabasına her yaz gelirim.

*Kumsalda yürüyüş yapıyorlar.



NOT:Yüklemi isim olan cümlenin öznesi gerçektir.



*Siyah renkli araba satılıktır.

*Dün akşam pencereler kapalıydı.



B)Sözde Özne:Yüklemi edilgen çatılı cümlelerde,aslında nesne olan öge özne olarak kullanılır.



*Ağaçtaki meyveleri topladı.

*Ağaçtaki meyveler toplan.

*Öğrenciler bütün sınıfı temizledi.

*Bütün sınıf temizlendi.

*Hep bir ağızdan ilahiler okunuyor.

*Düğün için yemekler yapıldı



C)Örtülü Özne

Yüklemi edilen çatılı cümlelerde bazen “—ce, tarafından, nedeniyle,…”gibi sözcükler kullanılarak işi bizzat yapan varlığa da yer verilebilir.



*Yolcu otobüsleri belediyemizce hizmete açıldı.

*Yarışma halk tarafından çok beğenildi

*Kar nedeniyle yollar kapandı.



NOT:Her sözcük ya da sözcük grubu özne olabilir.



*Geçen gün evin duvarı yıkılmıştı.(isim tamlaması)

*Bahçesinde okyanuslar yetişiyordu.(isim)

*Derdini söylemeyen derman bulamaz.(sıfat fiil)

*Sana bakmak suya bakmaktır.(isim fiil)

*Okumak zihni dinlendirir.(isim fiil)

*Çoluk çocuk otobüse dolmuştu.(ekeylem)

*Yağmurlu havalar yarından sonra ülkeyi terk edecek(sıfat)

*Kimse seni benim kadar düşünmez(zamir)



3)NESNE

öznenin yaptığı işten, hareketten etkilenen unsurdur

Uyarı :isim cümlelerinde yüklemi edilgen çatılı cümlelerde ve geçişsiz fiillerde nesne yoktur.

Nesneler ek alıp almamasına göre ikiye ayrılır.



a)Belirtisiz Nesne

Yükleme ne sorusu sorularak bulunur. Belirtme durum eki (--i) almamış olup yalın haldedir.



b)Belirtili Nesne

Yükleme kimi, neyi, nereyi soruları sorularak bulunur.Belirtme durum eki olmuştur.



*Bu yörede kızlarımız kilim dokur.

*Yolun kenarına kocaman kütükleri yığmışlar.

*O köpeği mahallenin çocukları da arıyordu.

*Bu şehirde tüm sokaklar seni düşünür.

*Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum.

*Kadın kendine bir elbise almış.

*Ben aşkımla baharı getirdim

*Buram buram kekik kokar

*O buğulu gözlerinde parlak yıldızları seyrettim.

*Okulda sigara içmek yasaktır.

*Şafak gülleri ufukta bir bir soldu.

*Dün akşam burayı yakmışlar.



4.ZARF TÜMLECİ



Yer yön sebep miktar durum ve zaman bildirerek yüklemi açıklayan unsurdur. Zarf tümlecini bulmak için yükleme,

nasıl, niçin, neden, ne kadar, ne zaman, kim tarafından

ne tarafından, soruları sorulur.



*Dostluklar ömür boyu sürünce güzeldir.

*Bu gece her zaman dişini tırnağına takarak çalışır.

*Yüreğimdeki yara gittikçe büyüyor.

*Güneş her doğduğunda y l nızlık başına vurduğunda beni hatırla.

*Trabzonlara yaslanıp şarkı söylüyor bir kadın.

*Kırgın kırgın yüzüme bakma Rosa.

*Ipıssız bir gecede karşılaşmıştık seninle.

*Göçmen kuşlar güneye doğru göç ediyordu.

*Rusya’ya tonlarca fındık ihraç edildi.

*Sıcaktan tüm ekinler yanmıştı.

*Bu yıl yağmur yağmadığı için ürün de az oldu.

*Bu konser belediye tarafından düzenleniyor.



UYARI:Yön isimleri yalın halde zarf tümleci olurlar.Belirtme durum eki (-i) alırsa belirtilinesne,-e/-de/-den,hal ekini alırsa dolaylı tümleç olur.



* Hizmetçi,içeriyi iyice süpürsün.

n.

*Adam yavaşça içeri girdi.

*Bir süre sonra içeriden bir ses geldi.



5)DOLAYLI TÜMLEÇ

Yönelme,bulunma ve çıkma bildirerek cümlenin anlamını tamamlayan unsura denir.

NOTolaylı tümleç olan öğe mutlaka –e/-de/-den hal eklerinden birini alır.

*Buluşma yerine hemen gelmiş.

*Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam.

*Ağlamayan çocuğa meme verilmez.

*Bir havuz kenarında yan yana oturmuşuz.

*Eskicinin sesi sokağın başından duyuluyordu.

*Askerler kuyunun ağzına birikmişti.

*Bu gazeteci yazılarında gerçeklerden hiç sapmaz.

*İhtiyar,bütün mirasını karısına bırakmıştı.



NOTolaylı tümleci bulmak için yükleme;

“kime,kimde,kimden,nereye,nerede,nereden” sorusu sorulur.

UYARI:-e/-den hal eki “için” edatı görevinde kullanılıyorsa ya da sebep bildiriyorsa zarf tümleci kurar.

-de/-den hal ekleri zaman bildiren sözcüklerin üzerine gelirse zarf tümleci olur.

*Korkudan kızın dili tutulmuştu.

*Babasıyla kavga ettiğinden eve uğramıyor.

*Birazdan hava kararacak.

*Yaz akşamlarında yıldızları seyrederdik.

*Denize yüzmeye gidiyorum.

*Ailesine yürekten bağlıydı.



6)EDAT TÜMLECİ

Bazı edatlarla öbekleşerek cümleyi “amaç, araç, birliktelik, özgülük, karşılaştırma,…” gibi anlamlarla açıklayan unsurdur.

*Çalışmak için yurt dışına gitmiş.(amaç)

e.t.

*Kadın oğlunu bulabilmek için gazeteye ilan vermiş.(amaç) e.t.

*Bu tatlıyı senin için ayırdım.(aitlik,özgülük)

e.t.

*Yağmur yağdığı için baraj taşmış.(z.t.,sebep)

*Yaralıyı hastaneye ambulansla götürmüşler.(araç)

*Bu yaz Bodrum’a ailesiyle gidecek.(birliktelik)

*Adam öfkeyle yüzüme baktı.(z.t. durum)

*Ali,arkadaşlarına göre derse daha çok çalışıyor.(karşılaştırma)

*Bana göre bu iş olmaz.(görüş)

*Direğe karşı on adım yürüdü.(z.t. yön)

*Sen bile doğum günümü kutlamadın.

e.t.

NOT: “İçin” edatı kendinden önceki sözcükle birlikte neden-sonuç ilgisi kurarsa zarf tümleci,

“ile” edatı durum ilgisi kurarsa zarf tümleci,

“karşı” edatı yön ilgisi kurarsa zarf tümleci olur.

CÜMLEDE VURGU

Türkçede cümle vurgusu yüklem üzerindedir.Bu nedenle hangi öğe daha çok vurgulanmak isteniyorsa yükleme yaklaştırılır.

*Arkadaşları onu kapıda bekliyormuş.(D.T.)

*Arkadaşları kapıda onu bekliyormuş.(Nesne)

*Kapıda onu arkadaşları bekliyormuş.(Özne)

UYARI:Cümlede “mi” soru edatı varsa bu edattan önce gelen öğe vurgulanmıştır.

*Bu akşam siz İstanbul’a mı gideceksiniz? (d.t.)

*Bu akşam siz mi İstanbul’a gideceksiniz? (ö.)

*Bu akşam mı siz İstanbul’a gideceksiniz? (z.t.)

*Bu akşam siz İstanbul’a gidecek misiniz?(y.)



NOT:Cümlede soru sözcükleri varsa soruya verilecek cevap olan öğe vurgulanmıştır.

*Masamdaki kalemleri kim almış?

---Ayşe.(Özne)

*Bu saatte nereden geliyorsun?

---Okuldan.(Dolaylı tümleç)

*Bahçeden ne kopardın?

---Elma.(Nesne)



CÜMLENİN ÖĞELERİYLE İLGİLİ GENEL ÖZELLİKLER



1) Hiçbir öğe sözcük sayısıyla sınırlı değildir.Bir öğe,bir tek sözcükten oluşabildiği gibi birden çok sözcükten de oluşabilir.



*Bu yüzyılın en acı olaylarını yaşamış ve dile getirmiş

b.li. n.

olan Dadaloğlu’nu değişik bir bakış açısıyla incelemeliyiz.

z.t y



*O , dün, bize, babasıyla geldi.

Ö. Z.T. D.T. E.T. Y.



2) Cümlede özne,nesne,dolaylı tümleç ve zarf tümleci açıklayıcısıyla birlikte kullanılabilir.



*Bir yıl kalacağım bu ili Siirt’i, çok özleyeceğim.

B.li n. Açıklycı.



*Annesini, o çok sevdiği çileli kadını,elleriyle toprağa

B’li n. Açıklayıcısı

verdi.



*Çocuk;sevinçle,etekleri zil çalarak,telefona koştu.

Z.T. Açıklayıcısı



*Teyzem, Adana’da olan,buraya gelecekmiş.

ö. Açıklayıcısı



3)Bir cümlede birden fazla özne,dolaylı tümleç, nesne, zarf tümleci ortak bir yükleme bağlanabilir.



*Annesini,babasını,akrabalarını ve bütün arkadaşlarını görmek istiyordu.



*Evde,okulda,sitede,her yerde aynı konu konuşuluyordu.



4)Öğelere ayırmada tamlamalar, deyimler ve bileşik fiiller bölünmez.



*Bahçenin,birkaç yıl önce yapılan duvarı

s.ö. (Özne,belirtili isim tam.)

yükseltilecekmiş.

. y.



*O her zaman ince eleyip sık dok (yüklem,deyimden oluşmuş)

y.

*Yaşlılara, yardım edelim.(Yüklem,birleşik.fiil.oluşmuş)

y.

*Olay anlatımına dayanan eserler beğeniyle okunur.

s.ö.(sıfat tamlamasından oluşmuş)



5)Hitaplar,ünlemler ve bağlaçlar;öğe dışı sözcüklerdir. (Bağımsız tümleçlerdir)

*Arkadaşlar, beni dinler misiniz?

ö.dışı

*Geleceğiz; fakat çok kalmayacağız.

ö.dışı

*Eyvah,çocuk düştü.

ö.dışı

6)Şiir dizeleri ya da devrik söyleyişler,kurallı cümle biçimine çevrilirse daha kolay bulunur.

*Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet,

*Hürriyet, hür yaşamış bayrağımın hakkıdır.

ö. y.



7)Soru cümleleri değişik öğeleri buldurmayı amaçlayabilir. Sorulara verilecek cevaplar hangi öğeyi oluşturuyorsa, soru cümlesi o öğeyi buldurmaya yöneliktir.



*--Kimi seviyorsun?

--Seni (Seni seviyorum) (Soru nesneyi buldurmaya

yönelik.)

*-Kim yapmış?

-Babam (Babam yapmış) (Soru özneyi buldurmaya yönelik)

*-Nereye gidiyorsun?

-Okula (Okula gidiyorum) (Soru d.t.’yi buldurmaya yönelik)

*-Ne zaman geldin?

-Dün (Dün geldim) (Soru z.t.’yi buldurmaya yönelik)

*-Kırılan neydi?

-Bardaktı (Kırılan bardaktı) (Soru yüklemi buldurmaya yönelik)



8) “-mi” edatıyla oluşturulan soru cümlelerinde “-mi” hangi öğeden sonra gelmişse soru o öğeyi buldurmaya yöneliktir.



* Bugün bize gelecek misin?(Soru yüklemi buldurmaya yönelik)

* Bugün bize mi geleceksin?(Soru D.T.’yi buldurmaya yönelik)

* Bugün mü bize geleceksin?(Soru Z.T.’yi buldurmaya yönelik)

* Sen mi bugün bize geleceksin?(Soru özneyi

buldurmaya yönelik)

* Seni mi çağırmış?(Soru B.Lİ N.’yi buldurmaya yönelik)



9)Bir cümlede vurgulanan öğe, yüklemden hemen önce gelen öğedir.

* Çocuklar,sevgiyle beslenir.(Edat tümleci vurgulu)

e.t.

*Cömert olmadan önce doğru olmayı bil.(B.li n. vurgulu)

*Kitabım sende kalmış.(D.t. vurgulu)



SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru,özneyi buldurmaya yöneliktir?

A) Beni mi aradılar?

B) Aşağı mı ineceğiz?

C) Dün mü geldiniz?

D) Yağmur mu yağıyordu?

E) Çok mu yoruldun?



SORU: “Sabah olunca,güneşin ilk ışıkları dağların doruklarını aydınlattı.”

Aşağıdakilerden hangisi,öğeleri ve öğelerinin sıralanışı bakımından bu cümleye benzemektedir?

A) Zaman,onun için çok önemlidir.

B) Kardeşinin yerinde şimdi o çalışıyor.

C) Evde yalnız kalınca müzik dinler.

D) Babasının arkasından o da işe gitti.

E) İki saat sonra su,depoyu doldurur.






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-03-2007, 08:58 AM   #20 (permalink)
BUNALHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Nov 2004
Bulunduğu yer: 864 Rakımlı Tepeden...
Yaş: 33
Konular :
Mesajlar: 16,196
Rep Puanı : 193
Rep Derecesi : BUNALHAN has a spectacular aura aboutBUNALHAN has a spectacular aura about
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
YAZIM(İMLA) KURALLARI
1) “ki” bağlacının ve “-ki” ekinin yazımı:



Türkçede üç çeşit “ki” vardır:Bağlaç olan“ki”,sıfat yapan “–ki” ve zamir olan(ilgi zamiri) “–ki” dir.Bağlaç olan “ki” daima ayrı yazılır.Sıfat yapan “–ki” ve zamir olan “-ki” eklendiği sözcüğe bitişik yazılır.

Dilimizdeki bu üç farklı “-ki”yi birbiriyle karıştırmamak için şu pratik yöntemleri uygulayın.

*Cümle içerisinde –ki’den sonra –ler çokluk ekini getirebiliyorsanız o –ki zamir olan –ki’dir.

Ayrıca zamir olan –ki’nin bir ismin yerini tuttuğunu ve genellikle zamirlerin üzerine geldiğini de unutmayın.

---Arabam bozuldu , seninki(ler)ni kullanabilir miyim?

---Onunki(ler) seninki(ler)den daha iyi olmuş.

Görüldüğü gibi cümle içerisinde –ki zamirinden sonra –ler ekini getirdiğimizde cümlenin yapısında herhangi bir bozukluk meydana gelmiyor.Öyleyse bu –ki’ler ilgi zamiridir.



*Sıfat yapan –ki de sıfat tamlaması kurar. Sıfat yapan –ki her zaman bitişik yazılır.Pratik olarak önündeki isme “hangi” sorusunu yönelterek bulur ve diğer –ki’lerden ayırt ederiz.

---Sokaktaki çocuklara sahip çıkmamız gerekiyor.(Hangi çocuklar?)

---Sınıftaki öğrenciler dışarı çıksın.(Hangi öğrenciler?)

Görüldüğü gibi sıfat yapan –ki’yi alan sözcüğün hemen önündeki isme hangi sorusunu yöneltebiliyoruz.Öyleyse bu –ki sıfat yapan –ki’dir ve eklendiği sıfata daima bitişik yazılır.



*Bağlaç olan “ki” ise daima ayrı yazılır.Diğer “ki” ekleriyle karıştırmamak için cümleden çıkartırız, cümlenin yapısında ciddi bir bozukluk olmuyorsa o “ki” bağlaç olan “ki”dir.Ayrıca bağlaç olan ki’nin daha vurgulu söylendiğini de göz önünde bulundurmak gerekir.

*Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.(Duydum unutmuşsun gözlerimin rengini)

*Sen ki dünyalara değersin.(Sen dünyalara değersin.)

*Şimdi anlıyorum ki o yaptıklarım bir hataydı.(Şimdi anlıyorum o yaptıklarım bir hataydı)

Görüldüğü gibi bağlaç olan –ki cümleden çıkartıldığında cümlenin anlamında bir daralma olsa da yapısında ciddi bir bozukluk olmuyor, öyleyse bu –ki’ler bağlaçtır ve daima ayrı yazılır.



NOT:

Mademki,halbuki,oysaki,çünkü,sanki… sözcüklerindeki ‘ki’ ler bağlaç olmasına rağmen kalıplaştığı için bitişik yazılır.



2) “de” bağlacının ve “de” bulunma durum ekinin yazımı:



“de” “da” bağlacı da tıpkı “ki” bağlacı gibi ayrı bir sözcük olduğu için daima ayrı yazılır.Bulunma durum eki olan “-de,-da, -de,-ta” ise eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. “de,da” bağlacıyla “-de,-da,-te,-ta” ekleri birbiriyle karıştırılmamalıdır.Pratik olarak birbirinden şu şekilde ayırt ederiz:Cümle içerisinde cümleden “de”yi çıkartırız,eğer cümlenin yapısında bir bozukluk olmuyorsa o “de” bağlaçtır.Cümlenin yapısı bozuluyorsa o “de” bulunma durum ekidir.

*Kitap da alacağım.(Kitap alacağım)

*Sen de onun gibisin.(Sen onun gibisin)

Görüldüğü gibi bağlaç olan “de ,da” cümleden çıkartıldığında cümlenin yapısında bir bozukluk olmuyor.Şimdi de aşağıdaki örnekleri inceleyelim:

*Sende bir şeylerim kaldı.(Sen bir şeylerim kaldı)

*Onu otobüste gördüm.(Onu otobüs gördüm)

Görüldüğü gibi bulunma durum eki cümleden çıkartıldığında cümlenin yapısı bozuluyor.

Önemli uyarı: Bağlaç olan “de,da”nın kesinlikle “te,ta” biçimi yoktur.

*Sana kazak ta alacağım.(yanlış)

*Sana kazak da alacağım.(doğru)

Ayrıca bağlaç olan “de,da” bir özel isimden sonra gelirse kesme işaretiyle ayrılmaz.

*Bize Ahmet’de gelecek.(yanlış)

*Bize Ahmet de gelecek.(doğru)



3. “mi” soru edatının yazımı:



“mı,mi,mu,mü” soru edatı eklendiği sözcükten her zaman ayrı yazılır,kendinden sonra gelen ekler soru edatına bitişik yazılır:



*Yarim İstanbul’u mesken mi tuttun?

*Bize gelecek misiniz?

*Sen miydin dün rüyalarıma giren?

Soru edatı olan “mı mi mu mü” ile fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan –ma,-me’nin darlaşmış biçimi birbiriyle karıştırılmamalıdır:

*Niçin beni dinle miyorsun?

Yukarıdaki cümlede ‘mi’ ayrı yazılmamalıdır;çünkü buradaki mi soru eki değil, –ma,-me olumsuzluk ekinin darlaşmış biçimidir.Cümleden mi’yi çıkartıp cümleyi tekrar okuduğumuzda cümledeki soru anlamının kaybolmadığını sadece olumsuzluğun kaybolduğunu görürüz.Cümleye soru anlamını katan mi değil, ‘niçin’ sözcüğüdür.

Soru edatı olan “mı,mi,mu,mü” cümleye soru anlamından başka anlamlar da katabilir.

*Sana güzel mi güzel bir elbise aldım.(pekiştirme göreviyle kullanılmış)

*Bu testi de çözdün mü konuyu daha iyi anlarsın.(Çözdüğün zaman)

*Tüm bunları ben mi yapmışım?(reddetme,kabullenmeme)



4)Sayıların yazımı:



Sayılar daima ayrı yazılır;ancak çek ve senetlerde sahtekarlığın önlenmesi amacıyla bitişik yazılır.

*Yaş otuz beş yolun yarısı eder.

*Bu yıl dershanemize tam bin beş yüz altmış kişi kayıt yaptırdı.



5)Kısaltmaların Yazımı:



Birkaç kelimeden oluşan kurum ve kuruluş adlarının kısaltmaları yapılırken araya nokta konmaz.

*TBMM *PTT *THY *TEK *KKTC *MTA *DSİ

Cümle içerisine kısaltmalara bir ek getirileceği zaman kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır.

*Kardeşim THY’da çalışıyor.(yanlış)

*Kardeşim THY’de çalışıyor.(doğru)

*Aç bakalım TV’da ne var? (yanlış)

*Aç bakalım TV’de ne var? (doğru)

Tek bir sözcüğün kısaltması yapılıyorsa kısaltmanın sonuna nokta konur:

*Dr. *Prof. * c. * s. * bk.



6)Gün ve Ay Adlarının Yazımı:



Cümle içinde geçen gün ve ay isimleri küçük harfle başlar;ancak gün ve ay isimleri bir tarihe bağlanmışsa yani yanında bir rakam varsa büyük harfle başlatılır.

*Okullar haziranda kapanıyor.(doğru)

*Okullar 14 Haziran’da kapanıyor.(doğru)

*Ben 21 Mart 1978 Salı günü doğmuşum.(doğru)

*Sınav 16 haziran’da yapılacak(yanlış)

*Sınav 16 Haziran’da yapılacak. (doğru)



7)Yön İsimlerinin Yazımı:



Yer-yön bildiren (doğu ,batı,güney,kuzey,orta…) sözcükler, tek başına ya da özel isimden sonra kullanıldıklarında küçük harfle,özel isimden önce kullanıldıklarında büyük harfle başlar:

*Siz Kuzey Amerika’yı gördünüz mü?

*Siz Amerika’nın kuzeyini gördünüz mü?

*Bu insanlar buraya Güney Asya’dan gelmişler.

*Bu insanlar buraya Asya’nın güneyinden gelmişler.

*Sizin daha da batıya gitmeniz gerekiyor.



NOT:

Yer-yön bildiren kelimeler eğer bir insan topluluğunun yerini tutuyorsa büyük harfle başlatılmalıdır.

*Bu konuda Batı bizi anlamıyor.

*Dün Doğu bu haberle çalkalandı.



8.Coğrafi Terimlerin Yazımı:



“Ay,Güneş,Dünya,Mars…” gibi kelimeler eğer coğrafi bir terim olarak gök cisimlerini anlatmak için kullanılırsa büyük harfle, bunun dışında kullanılırsa küçük harfle başlar:

*Ay,Dünya’nın uydusudur.

*Siz, Dünya’nın Ay’a ve Güneş’e olan uzaklığını biliyor musunuz?

*Daha dünyalar kadar işim var.(terimlikten çıkmış)

*Pencereden içeriye güneş giriyordu.(terimlikten çıkmış ,güneş ışığı anlamında)



9)Tarihlerin Yazılışı:



Gün ve yıl sayıları rakamla ;ay, hem rakamla hem de yazıyla gösterilebilir:

*21 Mart 1978 *25.11.1930 *11.X.2000 *18/01/1919

Not:Tarih bildiren sayılardan sonra gelen ekler,kesme işaretiyle ayrılır.

*19 Mayıs 1919’da *18.12.1933’te



10)Birleşik Sözcüklerin Yazımı:



İki ya da daha çok sözcüğün yeni bir kavramı karşılamak üzere birleşip kalıplaşmasıyla oluşan sözcüklere birleşik sözcük denir.

Birleşik sözcüklerden bazıları bitişik yazılırken bazıları da ayrı yazılır.Bir birleşik sözcüğün bitişik yazılması için şu özellikleri taşıması gerekir:



a)Anlam Kaymasıyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır:

Hanımeli, Kabakulak,Suçiçeği,Kuşpalazı,



b)Ses Değişikliği Yoluyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır: Sütlaç,Kaynana,Cumartesi,Nasıl,Niçin,Zannetmek,His setmek,Emretmek,Sabretmek,

Kaybolmak,Kahrolmak,reddetmek



c)Tür Değişmesi Yoluyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır:



Gecekondu,Biçerdöver,Bilirkişi,Dedikodu,Ateşkes



d)Kurallı Birleşik Fiiller Bitişik Yazılır:



*Yapıverdi,Alıverdi,Öpüver,Koşuver (Tezlik birleşik fiili)

*Yapabildi,Yürüyebiliyor,Çalışabilmiş (Yeterlilik birleşik fiili)

*Bakakaldı,Süregelmiştir,Koşadursun (Süreklilik birleşik fiili)

*Düşeyazdı,Öleyazdı(Yaklaşma birleşik fiili)



Not:



Etmek, olmak yardımcı eylemleri önündeki isimle birleşirken önündeki isimde bir ünlü düşmesi ya da bir ünsüz türemesi varsa bitişik, yoksa ayrı yazılır:

*Hissetmek ,Reddetmek,Emretmek, Terk etmek,Hasta olmak,Ayırt etmek…

11)İkilemelerin Yazımı:



İkilemeler ayrı yazılır ve aralarına herhangi bir noktalama işareti konmaz.

*Beni er geç anlayacaksın.

*Sen de doğru dürüst bir iş bulamadın gitti.

*Beni görüce koşa koşa yanıma geldi.



12)Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler:



1)Her cümle büyük harfle başlar:

*Sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlatmaktır.

*Yazdığım bütün şiirler,sana başlayan bir kitap için önsöz.

*Aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır.



2)Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük harfle başlar:



*Türk Dilinin Korunması *Aile Eğitiminin Önemi



3)Bütün özel adlar büyük harfle başlar.Özel adların başlıcaları aşağıda belirtilmiştir:



a)Kişi ad ve soyadları:

*Faruk Nafiz Çamlıbel *Halit Ziya Uşaklıgil

b)Hayvanlara verilen adlar:

*Sobanın başında uyuyan Pamuk mu?

*Bugün Boncuk keyifsiz gibi.

c)Ulus,mezhep,tarikat din adları:

*Biz İslamiyet’i 10. yüzyılda kabul ettik.

*Anadolu’da kurulan tarikatlardan biri de Aleviliktir.

d)Ülke adları:

*Türkiye ile Yunanistan ilişkileri eskisine göre şimdi daha iyi.

e)Bulvar,sokak,mahalle adları:

*Biz Turgut Özal Bulvarı’nda oturuyoruz.

*Mimar Sinan Mahallesi’ne yeni bir okul yapılıyor.

f)Kıta,bölge,dağ ,ova,deniz,göl,ırmak…adlarıağ,ova,deniz,göl,ırma k adları eğer kendinden önceki özel isme dahilse büyük harfle başlar,dahil değilse küçük harfle başlar.

*Konya Ovası Türkiye’nin buğday ambarıdır.

Yukarıdaki cümlede ‘ova’ sözcüğü özel isme dahil olduğu için yani ikisi bir olup bir yeri karşıladığı için büyük harfle başlar.Eğer ‘ova’ sözcüğünü çıkarıp sadece Konya dersek aklımıza Konya Ovası değil, Konya şehri gelecektir.

*Toros dağları Akdeniz’dedir.

Yukarıdaki cümlede ‘dağ’ sözcüğü özel isme (Toros) dahil olmadığı için küçük yazılır.

Özel ismin önündeki dağ sözcüğünü çıkarttığımızda Torosların tek başına yer adını karşıladığını görürüz.Öyleyse ‘dağ’ sözcüğü özel isme dahil değildir ve küçük harfle başlatılmalıdır.

*Siz Tuz Gölü’nü hiç gördünüz mü?

Yukarıdaki cümlede ‘göl’ sözcüğü büyük harfle başlamalıdır;çünkü ‘göl’ sözcüğü özel isme dahildir.Göl sözcüğünü cümleden çıkartıp tek başına ‘tuz’ dediğimizde yine tek başına kast edilen yeri karşılamadığını görüyoruz.Öyleyse buradaki göl sözcüğü özel isme dahildir ve büyük harfle başlatılmalıdır.Aşağıdaki örnekleri de bu mantık çerçevesinde inceleyiniz.

*Meriç nehri *Alp dağları *Van Gölü *Ağrı Dağı *Çanakkale Boğazı

g)Kurum,kuruluş,örgüt,parti,dernek adları:

*Sosyal Sigortalar Kurumu bugün zor durumdadır.

*Cumhuriyet Halk Partisi ,Atatürk tarafından kurulmuştur.

h)Yapı,yapıt,kitap,dergi,gazete adları:

*Ben Topkapı Sarayı’nı görmeyi çok isterdim.

*Sizlere Küçük Ağa’yı ve Çalıkuşu’nu okumanızı tavsiye ediyorum.

*Geçenlerde bu makalem Türk Dili’nde de yayımlandı.

Not:Özel ada dahil olmayan gazete ve dergi adları büyük harfle başlamaz:

*Dün Hürriyet gazetesinde yayımlanan köşe yazısını okudun mu?

*Kanun Resmi Gazete’de yayımlandı.

*Dergah dergisinde yayımlanan Kırık Aynalar adlı öyküyü okuduktan sonra öyküyü sever oldum.

i)Unvanlar,takma adlar:Lakaplar, unvanlar büyük harfle başlar.

*Tarık Buğra eserinde Çolak Salih’in fiziki betimlemesini çok güzel yapar.

*Ahmet Mithat Efendi adeta bir yazı makinesidir.

*Ahmet Bey içeride mi?

*Sultan Hanım da mı yok?

*Dün Doktor Ahmet Bey bizdeydi.

*Ahmet doktor olmak istiyormuş.

Not:



Akrabalık bildiren sözcükler küçük harfle başlar.

*Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla!

*Yarın Ayşe teyzem gelecek.

Ancak akrabalık bildiren sözcük kişinin lakabı olmuşsa büyük harfle başlatılmalıdır.

*Burada ona herkes Nene Hatun derdi.

ı)Dil adları:

*Türkçeye,Arapça ve Farsçadan pek çok kelime girmiştir.

j)Din ve mitoloji kavramları:

*Tanrı,Allah,Cebrail,Zeus …

Not: Tanrı sözcüğü özel ad olarak kullanılmadığı zaman küçük harfle başlatılır.

*Yunanlılar da tanrılarına kurban sunarmış.

Bazı dini kavramlar gelenekselleşmiş olarak küçük harfle başlar:cennet,cehennem,sırat köprüsü…

k)Milli ve dini bayramların adları büyük harfle başlar:

*Kurban Bayramı *Ramazan Bayramı *Cumhuriyet Bayramı….



13)Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi:



Türkçede satır sonuna sığmayan kelimeler bölünebilir;fakat heceler bölünemez.

………………………………………………………………………………………………gel-

iyorum (yanlış)

………………………………………………………………………………………………..ge-

liyorum (doğru)

Birleşik kelimeler satır sonunda bölünürken tek bir sözcükmüş gibi hecelere ayrılır.

………………………………………………………………………………………………baş-

öğretmen (yanlış)

………………………………………………………………………………………………..ba-

şöğretmen (doğru)

……………………………………………………………………………………………….ilk-

okul (yanlış)

………………………………………………………………………………………………...il-

kokul (doğru)

……………………………………………………………………………………........Durmu ş-

oğlu (yanlış)

…………………………………………………………………………………………..Durmu-

şoğlu (doğru)

Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz.

………………………………………………………………………………………..………..a-

raba (yanlış)

...…………………………………………………………………………………………….ara-

ba (doğru)

.…………………………………………………………………………………………….niha-

i (yanlış)



………………………………………………………………………………………………..ni-

hai (doğru)

Kesme işareti satır sonuna geldiği zaman yalnız kesme işareti kullanılır;ayrıca kısa çizgi kullanılmaz.

………………………………………………………………………………………….Edirne’-

nin (yanlış)

…………………………………………………………………………………………...Edirne’

nin (doğru)

……………………………………………………………………………………………2005’-

te (yanlış)

...…………………………………………………………………………………………..2005’

te (doğru)



14)Ses Olaylarıyla İlgili Yazım Kuralları:



a)Ünsüz değişimi (yumuşaması) yazıya yansıtılır;ancak özel isimlerin yumuşaması yazıya yansıtılmaz.

*Kitapı (yanlış) kitabı (doğru)

*Mehmed’in (yanlış) Mehmet’in (doğru)

b)Sert ünsüzlerin benzeşmesi yazıya yansıtılır.

*Dolapda (yanlış) dolapta (doğru)

*2005’de (yanlış) 2005’te (doğru)

c)Dudak ünsüzlerinin benzeşmesi(iç ses benzeşmesi) yazıda gösterilmelidir.

*Perşenbe (yanlış) Perşembe(doğru) *penbe (yanlış) pembe (doğru)

*Tenbel (yanlış) tembel (doğru) *çenber (yanlış) çember (doğru)

Ancak kimi özel isimlerde ve birleşik sözcüklerde n’li yazılış doğrudur.

*Saframbolu (yanlış) Safranbolu (doğru) *ombaşı (yanlış) onbaşı(doğru)

d)Ünlü düşmesi yazıda gösterilir.

*ağızı (yanlış) ağzı (doğru) *sabır et (yanlış) sabret (doğru)

e) ‘y’ kaynaştırma ünsüzünden kaynaklanan söyleyişteki daralma yazıya yansıtılmaz.

*Sevmiyecekmiş (yanlış) sevmeyecekmiş (doğru) *yaşıyan (yanlış) yaşayan (doğru)

f)Söyleyişte bazı sözcüklerde yer değiştirme (göçüşme,metatez) olur;ancak bunlar yazıya yansıtılmamalıdır.

*yanlız (yanlış) yalnız (doğru) *yalnış (yanlış) yanlış (doğru)

*kiprik (yanlış) kirpik (doğru) *kirbit (yanlış) kibrit (doğru)






imza
"Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz..."
BUNALHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
anlatimi, ders, dİlbİlgİsİ, dİlİ, konu, notlari, turk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:35 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2
aBSHeLL
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Abshell-AileVadisi

Linkler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307