AiLeVaDiSi FoRuM  

Go Back   AiLeVaDiSi FoRuM > GeneL Forum > AileVadisi öğrenci Yardım

AileVadisi öğrenci Yardım Bu forum altında senelik ödevlerden üni sorularına kadar her çeşit paylaşım yapıLa biLir

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-09-2007, 11:06 PM   #1 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart AKÇAAĞAÇ VE KARAAĞACIN ORMAN ZONU

AKÇAAĞAÇ VE KARAAĞACIN ORMAN ZONU

Üç Kuzey dünyasında yaygın olarak bulunur. Sıcaklık istekleri fazlaca bulunan yapraklı ağaçlardır. Bu zon güneyde Apenin’lerde (900-1400 m) Güneydoğu Avrupa yarım adasında (800-1200 m) Prenelerde (800-1300 m) Orta Avrupa da (600-900 m) olarak bulunur. Ülkemizde ise Kuzey Anadolu da (1500 m) , Güney Anadolu da ise (1500-2000 m) de yer almaktadır.


KARAAĞAÇ

Türkiye de bulunan türleri :
Ulmus glabra ( Dağ karaağacı ):
Ulmus minor ( Ova karaağacı):
Ulmus laevis ( Hercai karaağacı):


Her üç türde saf meşcere yapmak eğiliminde değildirler ve ekseriye diğer yapraklı ağaçlarla birlikte yapraklı karışık ormanın terekkübüne girerler. Dağ karaağacı Avrupa nın kuzey yarısında Alpler de, Kar patlar da ve Güney Avrupa dağlarında yayılmıştır. Türkiye’nin hemen bütün orman bölgelerinde fakat bilhassa Karadeniz yapraklı orman rejiyonu içinde bulunur ve rutubetli dağlık yerlerde yüksek boylu düzgün gövdeler meydana getirir. Bu tür balçık toprakları tercih eder, rutubete çok dayanıklıdır ve yüksek madeni besin maddesi ister.

Ova Karaağacı daha çok Orta ve Güney Avrupa sının ve Anadolu nun ağacıdır. Birincisine nazaran kara iklimine dayanıklıdır. Bu nedenle Rus steplerinde, Romanya ve Macaristan ın orman steplerinde yaygındır. Türkiye’nin her tarafında bulunmakla beraber, en büyük yayılışı ve en iyi gelişmeyi Anadolu kenar dağlarının alçak mevkilerinde yapar. Nehir ormanlarında ve rutubetli alçak mevkilerinde görülür. Bunun dışında rutubetli balçık topraklarını da sever. Kuvvetli vejetatif gelişimi, onu baltalık ormanlarının sık sık rastlanan ağacı yapar. Dolgu ve toprak koruma ağacı olarak değerli rol oynar. Sıcak isteği fazladır.

Hercai Karaağaç ise ; Türkiye de sık sık rastlanan bir tür değildir. Bu tür doğunun ağacıdır ve baltalıkta çok kuvvetli büyüme yapar. Toprak istekleri bakımından diğerlerine nazaran kanaatkardır. Gevşek fakir topraklarda da yetişir. Odununun değeri düşüktür.

Karaağacı ölüme sürükleyen “ karaağaç ölümü” ( Graphium ulmi ) en büyük düşmanıdır. Son 35-40 yıl içinde Avrupa’daki Karaağaçların varlığını büyük ölçüde tehdit eden bu hastalık Türkiye de de görülmüştür. Karaağaç, özellikle Ova Karaağacı sanayide çok değerlidir. Bu nedenle Türkiye’nin kaliteli Karaağaç serveti yıldan yıla azalmaktadır. Bu değerli ağacın en uygun yetişme muhitlerinde büyük ölçüde kültive edilmesi zorunluluk yapmaktadır.

Botanik özelliği bakımından Karaağaçlar ULMACEAE familyasından olup çoğunlukla ağaç, bazılarıda boylu çalı biçiminde yapraklarını döken odunsu bitkilerdir. Tomurcuklar sivri yada küt uçlu , üstleri kiremit vari dizili çok sayıda pullarla örtülüdür. Yapraklar almaçlı dizilmiş, dipleri genellikle çarpıktır. Kenarları dişli olan yaprakların damarlanma sistemi tüysüdür. Çiçekler erdişi yada bir cinslidir. Bazen aynı bitki üzerinde hem erdişi hemde bir cinsli çiçekler bulunabilir. Çiçekler bazı örneklerde teker teker , kimilerinde kurullar oluşturur. Periant 4-5 yada 6-8 parçalıdır. Etamin sayısı periant kadar yada onun iki katıdır. Tomurcuklarında filamentler açılmadan önce dik durur. Dişi yada erdişi çiçeklerin ovaryumları üst durumlu, tek gözlüdür. Meyve kanatlı nus, yada çekirdekli sulu meyvedir.
AKÇAAĞAÇ

TÜRKİYE DE BULUNAN TÜRLERİ:
Acer trautvetteri ( Kayın gövdeli Akçaağaç)
Acer platanoides ( Çınar yapraklı Akçaağaç)
Acer campestre ( Ova Karaağacı)
Acer cappadocicum ( Gleditsch)
Acer hyrcanum
Acer saccharum ( Şeker Akçaağacı)
Acer monspessulanum
Acer orientale
Acer negundo ( Dişbudak yapraklı Akçaağaç )
Acer tataricum (Tatar Akçaağacı )
Doğal olmayan tür:
Acer pseudoplatanus ( Dağ Akçaağacı )
Türkiye nin hemen hemen bütün ormanlık bölgelerinde deniz seviyesinden orman sınırına kadar, farklı toprak ve iklim şartları altında yetişebilmekte ve yapraklı ormanların hatta karışık ve saf iğne yapraklı meşcerelerin içinde yer almaktadır. En fazla türle temsil edildiği bölge Istranca Dağları, Güney Marmara çevresi dahil Batı ve Doğu Karadeniz ormanlarıdır. Bu ormanlarda Ova Akçaağacı 1450 m yükseklikler kadar çıkar.

Acer cappadocicum : Kuzey Karadeniz ormanlarında genel olarak perhumid iklimine sahip hava rutubeti yüksek taze topraklar üzerinde 400-1600 m ler arasında yayılış gösterir.

Acer hyrcanum : Artvin e kadar bütün Karadeniz ormanlarında deniz ikliminin etkisinde bulunan bölgelerden başka çoğunlukla kıyı dağlarının kurak güney taraflarında yayılış gösterir 1100 m den düşük yerlerde görülmez.

Acer quinquelobum: Kontinental iklimin hakim olduğu ve yaz kuraklığının kuvvetli derecede hissedildiği Çoruh nehrinin yağış havzası içerinde kalan taşlı ve kurakça yamaçlar üzerinde, kuraklığa dayanıklı 400-1500 m ler arasındaki yüksekliklerde ve yamaçlarda görülür.

Acer orientale: Akçaağaç bakımında çok fakir olan Batı Anadolu nun kayde değer türleridir. Köyceğiz, Fethiye, Kaş, Elmalı çevrelerine kadar sarkarak Kızıl çam ormanlarda 1000-1350m ler arasında dikey bir yayılış gösterir. Güney Batı ve Güney Doğu Anadolu özellikle Antitoroslar ile Nur dağları Acer hyrcanum , Acer monspessulanum çok sayıda alt türlerinin yayılış gösterdiği bölgelerdir. Bunlar mutedil fakat kurakça iklime dayandıkları anlaşılıyor. İç ve doğu Anadolu da Acer cinerascens bulunmaktadır.

Dağ Akça ağacı Türkiye de bu tür Kuzey Anadolu ormanlarında yaygındır. Gerek yayılışı gerekse yetişme yeri özellik itibariyle Acer trautvetteriye çok benzer ve 700 m nin altına inmez.

Kayın gövdeli Akçaağaç: Göknar ve ladin ormanları içinde görülen ve gölgeye oldukça dayanıklı bir türdür.
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-09-2007, 11:06 PM   #2 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

Çınar yapraklı Akçaağaç ise Kuzey Anadolu ormanlarında ise yapraklı ağaçlar içinde bulunur ve daha çok su basar ormanlarında görülür. Büyük boylar ve çaplar yapan bu ana tür kanaatkar olmakla beraber iyi gelişmesi için kuvvetli balçıklı topraklar ister.
Ova Akça ağacı : Tembel büyüyen bir ağaç türüdür ve fazla boy yapmaz. Fakat Türkiye de çok iyi yetişme muhitlerinde 30 m boy ve 40 cm çap yaparak 1. sınıf ağaç olabilir.

Genellikle Akçaağaçlar kuvvetli kalp kök sistemi meydana getirirler. Işık istekleri yarı gölge ile gölge arasında oynar. Dona dayanıklıdırlar. Kolaylıkla ayrışan yapraklara sahip olması nedeniyle toprağı ıslah edici bir rol oynar. Bu bakımdan Kayının ve Ladinin tabii yayılış mıntıkalarında karışım ağacı olarak görülür.

Büyüme hızı ve ulaşabildikleri boylar, türler göre değişir. Genellikle dirsekli ve bozuk büyüme yapmak eğilimindedirler. Sivri yapraklı Akçaağaç, Kayın gövdeli Akçaağaç ve bazı yerlerde Ova Akçaağacı hariç tutulacak olursa Akçaağaç türlerimizin hemen hepsi 3. sınıf ağaçlardandır.

Avrupa da gerek dağ ve gerekse sivri yapraklı Akçaağaç türlerinin odunu değerlidir. Türkiye de bulunmayan Dağ Akça ağacı ikincisine nazaran daha üstün tutulur. Türkiye Akçaağaçlarının henüz endüstri kollarında yeteri kadar tanınmadığı bir gerçektir ve bu türler daha ziyade yakacak odun olarak kullanılırlar. Maden direği olarak değerlendirildiği hallerde vardır. Türkiye Akçaağaçlarının bilhassa yeknesak iklim ve toprak şartları gösteren mıntıkalarımızda iğne yapraklı ormanlarının bir karışım ağacı olarak kullanılması büyük bir önem taşır. Kayın , ladin, meşe ve çamın tabii yayılış alanlarında bulunan tür ve alt türlerin meşcerelerde muhafazası tabii veya suni gençleştirme çalışmalarında bu türlere belirli bir oranda yer verilmesi gerekir.

Botanik özelliği bakımından Akçaağaçlar ACERACEAE familyasından olup tüm örnekleri ağaç ve boylu çalı halinde odunsu bitkilerdir.Bazılarının dokularında süt boruları bulunur.Sürgünlere karşılıklı olarak dizili yapraklar çoğunlukla loblu, bazen sade yada tüysüdür.

Süt çıkanlar: Süt çıkmayanlar:
Acer cappadocicum Acer trautvetteri
Acer campestre Acer pseudoplatanus
Acer platanoides Acer hyrcanum
Acer quinquelobum Acer monspessulanum
Acer orientale
Acer tataricum
Acer negundo


Çiçekler erdişi yada körelme sonucu bir cinsli ve aktinomorfdur.Çanak ve taç beş yada dört parçalıdır.Çoğunlukla sekizdir.Ovar yum iki gözlü, meyve ayrılan kanatlı meyve türündendir.
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-09-2007, 11:07 PM   #3 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

KESTANE AĞACININ ORMAN ZONU

Avrupa, Asya ve Amerika da bulunan çeşitli kestane türleri mevcuttur. Bunun dışında Karaağaç da bu zonda bulunur. Kestane değişik türlerle Güney Avrupa da, İtalya da (güneyde 500-1000 m, kuzeyde 0-400 m) Güney Tirol de (300 m ye kadar), Yunanistan da, Güney ve Kuzey Batı Fransa da, İspanya da, Portekiz de, Güney İngiltere de, Güney İrlanda da mevcuttur. Ülkemizde ise Kuzey Anadolu ve Marmara bölgesinde yayılış gösterir.



KESTANE
Castanea sativa (Anadolu Kestanesi)

Tek tür olan kestane Türkiye de doğal olarak bulunur.Güney Avrupa, Balkan Yarımadası ve Anadolu nun önemli bir yapraklı ağacıdır.Kafkas memleketleri, Anadolunun kuzeyi ve kuzey batısı, Yunanistan, Arnavutluk, Doğu ve Güney Yugoslavya, İtalyanın tamamı, Alpler ve bütün İspanya ya kadar yayılış sahasıdır. Güneye gidildikçe daha fazla yükseklere çıkar. Bu tür değerli meyva ürünü nedeniyle tabii yayılış mıntıkasının kuzeyinde de bir çok yerlerde suni olarak başarılı olarak yetiştirilmiştir.

Kestanenin Türkiye de yayılış sahası esas olarak Kuzey, Kuzeybatı ve kısmen Batı Anadoludur. Doğuda Türkiye sınırlarından başlayarak Karadeniz kıyıları boyunca uzanır, Marmara çevresini içerisine alır ve Batı Anadolu da genişçe bir yayılış yapar. Akdeniz mıntıkası ormanlarında kestane yaygın değildir. Zerk ve Türbelinaz köyünde 1000 m yüksekliklerde suni olarak yetiştirilir. Anadolu da iki önemli kestane mıntıkası vardır. Bunlardan birisi yaklaşık olarak Batum ve Trabzon arasında uzanan dar bir şerit sahasıdır. İkinci mıntıka ise İstanbul ve Kocaeli çevresini kapsar. Buralarda 800-1000 m lere kadar çıkar. Bu tür Karadeniz sahil ormanlarında çeşitli meşe türleri ile karışık bulunur.

Kestane çoğu zaman kalın fakat düz ve dolgun olmayan gövdeler yapar, geniş, dallı ve sık bir tepe geliştirir. 25 m kadar boylara ulaşır. Bin yaşına kadar yaşadığı bilinmektedir. Sıcağı seven ağaç türüdür. Doğu Avrupa da bu zon içinde alçak sıcaklıktan zarar görür. Kuzey Batı Avrupa’sında ise vejetatif bir gelişme yaparsa da yaz sıcaklığının azlığı nedeniyle meyve vermez.

Toprak istekleri oldukça yüksektir. Kireçli topraklardan çok potasça zengin topraklarım tercih eder. Fakat kalkerin ayrışmasından oluşan ve jeolojik temelin kalker olduğu topraklarda da görülür. Toprağın gevşekliğine engel olmayacak derecede balçığı ihtiva eden potas oranı az olmayan besin maddeleri bakımından orta verimlilikteki topraklar, isteklerine en iyi uyar. Mineral besin maddelerini derin toprak tabakalarından alabilir ve bu sebeple üst toprak tabakasının niteliklerine nispeten bağlı kalmaz. Üst tabakası fakir kum topraklarından yetişmeside bunu gösterir. Sığ kireç toprakları isteklerine uygun değildir.

Işık isteği mutedildir. Işık ağaçlarının yan ve üst baskısında bulunabilir. Büyümesi oldukça iyidir. Boy büyümesi nispeten kısa bir zaman sonra en iyi yetişme muhiti şartları altında 40-50 yaşlarında duraklar. Koru ormanında 20-25 m boyunda ağaçlar meydana getirir. Buna karşılık çap artımı uzun zaman devam eder. Hacim verimi özellikle baltalıklarda çok yüksektir. Nadiren uygulanan koru orman işletmesinde boy artımının nispeten erken duraklaması sebebiyle idare süreleri 50-70 yıl aralarında değişir. Fakat meyve ürününün söz konusu olduğu yerlerde 80 ve daha yüksek idare süreleri seçilir. Yaşlı kestanelerde çoğu zaman don çatlakları, kök çürümeleri görülür.

Kestanenin bazı mantar hastalıkları ve bu arada özellikle son yıllarda Türkiye yede giren mürekkep hastalığı Güney Avrupa ve Türkiye kestanelerini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Kestane kanseride bu ağacı ölüme götürür. Bu nedenle kestaneler ölüme sürüklenmeden ürün alma imkanını sağlayacak çok kısa veya kısa idare süreleriyle çalışmak zorunluluğu vardır. Türkiye de büyük kısmı harap halde bulunan kestane ormanlarının, başka türlerin getirilmesine kadar kısa idare süreleriyle işletilmeleri uygun olur.

Botanik özelliği bakımından : Kestanelerin kabuğu önce düzgün sonra enine ve boyuna çatlar. İki üç pulla örtülü tomurcuklar sapsız ,küçük ve yumurta biçimindedir. Sürgüne tümüyle yatmamış uçları serbesttir. Yaprakların kenarları keskin kaba dişli ve sivri uçludur. Üst yüzü parlak yeşil, alt yüzü soluk yeşildir. Erkek çiçekleri dik kedicikler halinde, dişiler ise bunların diplerinde bulunur. Üzeri batıcı dikenli, önceleri yeşil sonraları kahverengi yuvarlak bir kupulası vardır. Meyveleri nustur.
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
akÇaaĞaÇ, karaaĞacin, orman, zonu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:44 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2
aBSHeLL
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Abshell-AileVadisi

Linkler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314