AiLeVaDiSi FoRuM  

Go Back   AiLeVaDiSi FoRuM > GeneL Forum > AileVadisi öğrenci Yardım

AileVadisi öğrenci Yardım Bu forum altında senelik ödevlerden üni sorularına kadar her çeşit paylaşım yapıLa biLir

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-09-2007, 12:25 AM   #1 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart Okaliptüs Fidanı Yetiştirme Teknikleri

ÖNSÖZ
“Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nda Okaliptüs Fidanı Yetiştirme Teknikleri” adlı çalışma, S.D.Ü. Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Silvikültür Anabilim Dalında lisans tezi olarak hazırlanmıştır.
İleride yapılacak çeşitli araştırmalara yardımcı olacağına inandığım bu çalışmanın hazırlanması sırasında bana değerli fikirleriyle önderlik eden, maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Sayın Hocam Prof. Dr. Abdullah GEZER’e ve Arş. Gör. Ayşe İŞBİLİR’e sonsuz teşekkürlerimi sunarım
Çalışmalarım sırasında araç-gereç ve her türlü imkanı sağlayan, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü’nde, Başmühendis Abdulgani BABUR’a, Tarsus İşletme Şefi Ali TOPAL’a teşekkür ederim.
Ayrıca, maddi ve manevi desteğini esirgemeyen değerli aileme sevgi ve saygılarımı sunarım.

ISPARTA – 2002 Ali GÖKSUAKAR
Ali Göksuakar
9812001009


ÖZET
Bu çalışma, Süleyman Demirel Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Silvikültür Anabilim Dalı’nda “Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nda Okaliptus Fidanı Yetiştirme Teknikleri” adı altında bitirme tezi olarak hazırlanmıştır.
1885 yılından beri yurdumuzda yetiştirilen Okaliptus türleri bugün sadece Çukurova’da 10.000 ha.’a ulaşmış olup bu miktar her geçen gün artmaktadır. Ancak, okaliptus ağaçlandırmalarında beklenen verimin alınabilmesi öncelikle, dikilecek fidanların kaliteli ve ıslah edilmiş materyal kullanılmış olmasına bağlıdır. Okaliptus zor köklenen türlerden sayılmaktadır. Bu nedenle çelikle fidan üretiminde bazı koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu koşullardan bazıları; çelik alınacak anaçların ve çelik materyalin fizyolojik olarak genç olması, sıcaklık, rutubet ve ışığın optimumda tutulmasıdır. Ayrıca köklenme ortamlarının arzulanan özelliklerde olması gerekir (1).
Bu çalışmada okaliptus türlerinin meyve (tohum) ve çelikle üretim koşullarının yerine getirilebilmesi için gerekli olan teknik bilgilerden çelik bahçesinin kurulması ve yönetimi, çelik materyalinin özellikleri, köklendirme ortamı, iklimin ayarlanabilmesi, kaliteli ve ıslah edilmiş fidan üretimi yapılabilmesi için gerekli üretim teknikleri hakkında bigiler verilmiştir.
Anahtar kelimeler: Çelikle üretim, Çelik bahçesi, Eucalyptus camaldulensis, Eucalyptus grandis, Tohum, Fidan, Fidanlık Teknikleri.
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ I
ÖZET II
İÇİNDEKİLER III
TABLOLAR LİSTESİ V
RESİMLER LİSTESİ VI
1-GİRİŞ 1
2. MATERYAL VE METOD 2
2.1. Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nın Tanıtımı 2
2.1.1. Fidanlığın Genel Tanıtımı 2
2.1.2. Fidanlığın Özel Tanıtımı 2
2.1.3. Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nda Yetiştirilen Okaliptus Türleri 4
2.1.3.1. Eucalyptus grandis 6
2.1.3.2. Eucalyptus camaldulensis 8
3. BULGULAR 11
3.1. Tohumdan Fidan Üretme ve Yetiştirme Tekniği 11
3.1.1.Tohum Sağlama 11
3.1.2. Ekim Kasaları ve Ekim Yastıklarında Fidan Üretimi 12
3.1.2.1. Ekim Kasaları ve Ekim Yastıklarının Hazırlanması 12
3.1.2.2. Fidan Yetiştirme Ortamı 12
3.1.2.3. Ekilecek Tohum Miktarı 13
3.1.2.4. Ekim Tekniği 13
3.1.2.5. Ekim Zamanı 13
3.1.2.6. Şaşırtma Tekniği 14
3.1.3. Tüplü Fidan Üretimi 14
3.1.3.1.Tüp Yastıklarının Hazırlanması 14
3.1.3.2. Tüp Malzemesi ve Boyutları 15
3.1.3.3. Dolgu Materyali (Büyüme Ortamı) 15
3.1.3.4. Tüpe Ekim 16
3.1.3.5. Tüpe Ekim Zamanı 16
3.1.3.6. Tüplü Fidanların Yerleştirilme Düzeni 16
3.2. Bakım ve Koruma Çalışmaları 19
3.2.1. Sulama 19
3.2.1.1. Ekim Yastıklarında Sulama 19
3.2.1.2. Tüplü Fidanlarda Sulama 19
3.2.2. Zararlı Ot Mücadelesi 19
3.2.3. Tüplerde Seyreltme ve Tekleme 20
3.2.4. Gübreleme 20
3.2.5. Koruma 21
3.3. Çelikle Fidan Üretimi 21
3.3.1. Çelikle Fidan Üretim Aşamaları 21
3.3.1.1. Anaçların Temini 22
3.3.1.2. Çelik Bahçelerinin Kuruluşu ve Bakımı 23
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-09-2007, 12:25 AM   #2 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

3.3.1.3. Çeliklerin Alınması 25
3.3.1.4. Çelik Materyalinin Hazırlanması 25
3.3.1.5. Köklendirme Ortamları 26
3.3.2. Köklendirme Koşulları ve Sistemleri 27
3.3.3. Islak Çadır Sistemi 28
3.4. Bakım ve Koruma Çalışmaları 29
3.4.1.Bakım Çalışmaları 29
3.4.2. Koruma Çalışmaları 29
3.5. Yetiştirilen Fidanların Değerlendirilmesi 30
3.5.1. Fidanların Sökümü 30
3.5.2. Fidan Seleksiyonu 30
3.5.3. Fidanların Ambalajı 31
3.5.4. Fidanların Dikim Alanlarına Gönderilmesi 32
4. SONUÇ ve ÖNERİLER 33
YARARLANINLAN KAYNAKLAR 35
ÖZGEÇMİŞ 36
TABLOLAR LİSTESİ
Tablo 1. Köy Hizmetleri Tarsus Araştırma Müdürlüğü İklim Verileri ...................4

RESİMLER LİSTESİ
Resim 1. Traşlanmış Eucalyptus camaldulensis Baltalığı (Şubat – 2002) 5
Resim 2. Eucalyptus grandis’in Tepe Tacı Yapısı (Şubat – 2002) 7
Resim 3. Eucalyptus grandis Tohum Bahçesi (Şubat – 2002) 8
Resim 4. Eucalyptus camaldulensis Tepe Tacı Yapısı (Şubat – 2002) 10
Resim 5. Eucalyptus camaldulensis Plantasyonları (Şubat – 2002) 11
Resim 6. Tüplü Eucalyptus grandis Fidanları (Şubat- 2002) 18
Resim 7.Tüplü Eucalptus camaldulensis Fidanları (Şubat – 2002) 18
Resim 8. Çelik Köklendirme Serası (Şubat – 2002) 22
Resim 9. Çelik Bahçesi (Şubat – 2002) 24
Resim 10. Köklendirmeye Alınmış Eucalyptus Çelikleri 27
1-GİRİŞ
Okaliptüs Türkiye’ye ilk getirildiği 1885 yılından beri ilgileri üzerine çekmiş, anavatanı Avustralya olan bir cinstir. Ülkemizde adapte olmuş iki türü bulunmaktadır. Bunlar Eucalyptus camaldulensis ve Eucalyptus grandis’tir. İlgi çekmesinin en önemli nedeni, doğal türlerimize göre çok hızlı gelişmesi ve pazar sorununun olmamasıdır. Bu özellikleri Çukurova çiftçisini okaliptüs yetiştirmeye yöneltmiştir. Nitekim, sadece Çukurova’da 10.000 hektar okaliptus ağaçlandırması bulunmaktadır. Bunun çoğunluğu özel mülkiyete aittir. Çukurova çiftçisinin okaliptüse olan talebi fidan üretiminde de kendini göstermiş ve 1992 yılında üretilen 800,000 adet fidanın sadece 190,000 adedi devlet fidanlıklarında, geriye kalanı özel yetiştiriciler tarafından üretilmiştir. Özel sektör tarafından okaliptus fidanı yetiştirilmesi son derece sevindirici bir gelişmedir. Okaliptus ağaçlandırmalarında beklenen verimin alınabilmesi öncelikle, dikilecek fidanların kaliteli ve ıslah edilmiş materyal kullanılmasına bağlıdır.
Yurdumuzda hızlı gelişen türler arasında olan okaliptustan, bu sınırlı potansiyel alanlarında en yüksek verimi alabilmek amacıyla, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü’nce, 1991 yılında “Okaliptusta Genetik Islah Çalışmaları” başlatılmıştır.
Bu çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen klon denemeleri sonucunda iyi performans gösteren 6. yaş sonundaki yıllık ortalama artımı 44 metreküp iken kontrol amacıyla denemelere dahil edilen, tohumdan yetiştirilen fidanların yıllık ortalama artımı 24 metreküp olmuştur. Bu kadar yüksek kazancın uygulamaya aktarılabilmesi için belirlenecek klonların, uygulama birimleri tarafından kitlesel olarak üretilmesi ve yetiştiricilere sunulması gerekmektedir (1). Bu çalışmada, okaliptusun tohum ve çelikle, kitlesel olarak üretilebilmesi, kaliteli ve ıslah edilmiş fidan üretimi yapılabilmesi için gerekli üretim teknikleri konusundaki çalışmalar incelenmiştir.



2. MATERYAL VE METOD
Çalışmada, materyal olarak Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nda yapılan inceleme, gözlem ve fidanlık yetkilerinden elde edilen bilgiler kullanılmıştır. Bu bağlamda ayrıca, fidanlıkta yetiştirilen Okaliptus türleri yetiştirme çalışmaları, bu türlerin arz-talep durumu, işçi ve ekipman durumu incelenmiştir. Çalışma sırasında, fidanlık yetkilisi ile fidanlıkta uzun yıllar görev yapan memur ve işçilerden bilgiler alınmıştır. Ayrıca, Okaliptus türleri üzerinde bugüne kadar yapılmış araştırma sonuçları incelenmiştir.
2.1. Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nın Tanıtımı
2.1.1. Fidanlığın Genel Tanıtımı
Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı Orman idaresince yapılan ağaçlandırma çalışmaları için gerekli olan fidan üretimini yapmak, özel şahısların ve kamu kuruluşlarının fidan isteklerini karşılamak amacıyla 1939 yılında kurulmuştur.
Döner Sermaye ile yürütülmekte olan fidanlıkta, 1996-2000 yılları arasında “Fidan Üretim ve Çalışma Planı” uygulanmıştır.
Tarsus - Karabucak Orman Fidanlığı; 36° 52' 48"- 36° 52' 40" Kuzey ve 34° 52' 16"- 34° 52' 14" Doğu Enlemi arasında yer almakta ve denizden yüksekliği 10 metredir.
Tarsus’un Yeşiltepe Bucağında bulunan fidanlık; il merkezine 25 km, ilçe merkezine 5 km, Yeşiltepe Bucağına ise 4 km uzaklıkta olup yaz-kış ulaşıma açıktır.
Fidanlık, Doğu Akdeniz Bölge Müdürlüğü, Tarsus Fidanlık Mühendisliği ‘ne bağlıdır.
2.1.2. Fidanlığın Özel Tanıtımı
Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nın genel alanı 55.830 da’dır. Fidanlığın yapı ve yerleşim alanı dışında kalan bütün parselleri fidan yetiştirme alanı olarak tahsis edilmiş olup, 50.0 da’dır. Bunun 7.5 da’ı ekim alanı, 30.0 da’ı repikaj alanı ve 12.5 da’ı da tüplü fidan üretim alanıdır. Yollar 3.375 da ve diğer alanlar 1.125 da’dır.
Toprak Durumu : Ana yapı itibariyle genç alüviyal karakterde turbalık toprağı olup, arazi şekli düzdür. Fidanlığın toprağı, kum, toz ve kilin çeşitli oranlardaki karışımlarına göre balçık, kumlu-killi balçık ve balçıktan meydana gelmiştir.
Fidanlığın toprak reaksiyonu pH 7.75-8.00 arasındadır. Kireç Oranı (% CaCO3) %30,12 - %39.82, Total Azot % 0.17- % 0.27 ve P305 ise 74 -143 ppm değerleri arasında değişmektedir. Fidanlık toprağında tuzluluk sorunu yoktur. Toprak %3.30-5.06 oranında değişen zengin organik madde değerlerine sahiptir.
Su Durumu : Sulama için gerekli olan su, fidanlığın çevresindeki içinde su bulunan drenaj kanalları ile tahliye edilmektedir. Drenaj kanallarında her mevsim su bulunmakta olup, yeterlidir. Fidanlığın sulama suyunda yapılan analız sonuçlarına göre C2S1 sınıfında olup sulamalarda kullanılabilir olduğu ortaya çıkmaktadır.
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-09-2007, 12:26 AM   #3 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

Fidanlığı’nda; 2 m. genişliğinde ve 1.90 m. derinliğinde, fidanlığı kuzey-güney yönünde kat eden 5 adet drenaj kanalı vardır. Şaşırtma parselleri bu kanallardan motopompla alınan suyun salma olarak parsellere akıtılması suretiyle sulanmaktadır. Ekim sahası ile tüplü fidan sahası ise seyyar toprak üstü yağmurlama tesisatı ile sulanmaktadır. Yağmurlama tesisatında ana borular 3 ve 2 inç, lateraller 2 ve 1.5 inç olup, springler en çok 12 m. çapında saha sulayabilmektedir.
İş Gücü: Tarsus Orman Fidanlığı’nda birisi traktör operatörü birisi de bekçi olan 6 mevsimlik işçi ve 1 sürekli işçi çalışmaktadır.
Fidanlığa gelen işçilerin bir çoğu yıllardan beri fidanlık işinde çalıştıklarından kalifiye işçi durumuna gelmişlerdir.
Fidanlıkta çalışan işçiler sigortalı olup, rahatsızlıkları durumunda her an hekime başvurmaları mümkün olmaktadır. Ayrıca işçi sağlığı bakımından gerektiği zamanlarda bir ecza dolabı bulunmaktadır.
İklim Özellikleri: İklim verileri Köy Hizmetleri Tarsus Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Meteoroloji İstasyonu’ndan alınmaktadır. Meteoroloji istasyonu ile fidanlık arasındaki yatay mesafesi 4 km2 dir. Fidanlık ile meteoroloji istasyonunun yüksekliği aynıdır. Her ikisinin de denizden yüksekliği 10 m. dir. Tarsus – Karabucak Orman Fidanlığı’nın iklim değerleri aşağıdaki Tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1. Köy Hizmetleri Tarsus Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü İklim Verileri


Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haz. Temmuz Ağustos Eylül Ekim. Kasım Aralık YILLIK
Ortalama Sıcaklık (°C) 8.8 9.8 12.7 16.7 20.7 24.4 26.6 26.5 24.0 19.8 14.6 10.3 17.9
Yüksek Sıcaklık Ortalaması (°C) 14.7 15.7 19.7 23.5 27.4 30.6 31.2 32.8 31.8 28.6 22.8 16.6 24.6
En Yüksek Sıcaklık (°C) 28.4 25.0 30.3 35.8 39.6 40.1 39.5 41.0 40.0 41.0 37.5 33.5 41.0
Düşük Sıcaklık Ortalaması (°C) 4.3 5.0 7.3 10.7 14.3 18.3 21.2 21.3 17.9 13.9 9 5.5 12.4
En Düşük Sıcaklık Ortalaması (°C) -8.5 -5.7 5.4 1.4 4.0 12.0 14.0 13.7 9.3 -8.5 -2.0 -2.7 8.5
Ortalama Yağış (mm) 122.9 82.9 65.3 41.3 28.4 13.2 3.5 2.2 9.5 28.3 76.9 132.1 616.4
Ortalama Nisbi Nem (%) 69.3 71.0 71.8 70.7 70.3 70.3 74.3 75.2 68.5 64.0 64.6 71.2 70.1
En Düşük Nisbi Nem (%) 27.2 33.0 27.2 25.7 23.7 26.0 31.5 35.5 21.7 19.7 24.5 22.0 26.5

Günlük en çok yağış miktarı 220 mm olup yağışlı günler sayısı 66.8 gün, donlu günler sayısı 10.8 gün, kırağılı günler sayısı 0.7 gündür.
2.1.3. Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nda Yetiştirilen Okaliptus Türleri
Okaliptüs tohumdan (meyveden) ve çelikten üretilir. Dikim aralıkları, ince çaplı (idare süresi 6-10 yıl, göğüs çapı 15-25 cm) ağaç elde edilecekse 2x2 m. ile 2.5x3 m; kalın çaplı ( idare süresi 10-15 yıl, ve göğüs çapı 35-40 cm) ağaç elde edilecekse 3.5x3.5 m. ile 4x5 m. arasında değişen aralık ve mesafede olmalıdır. Genel olarak idare süresi ilk kuruluşundan itibaren koru ormanlarında 10 yıldır. Koru ormanları daha sonra baltalığa dönüştürülmektedir (Resim 1). Baltalığın idare süresi de 10 yıldır. Bir okaliptus meşçeresi 3 defa baltalık şeklinde işletildikten sonra, o alanda kalan dip kütükleri köklenip alan yeniden tohum ya da çelikten üretilmiş fidanlarla ağaçlandırılmaktadır (8).
Tarsus Orman Fidanlığı’nda Eucalptus grandis ve Eucalptus camaldulensis türleri fidanları yetiştirilmektedir. Bu türlere ilişkin bilgiler, bundan sonraki alt başlıklarda (2.1.3.1. ve 2.1.3.2) altında verilmiştir.
Resim 1. Traşlanmış Eucalyptus camaldulensis Baltalığı (Şubat – 2002)

2.1.3.1. Eucalyptus grandis
Hızlı gelişen, 40-65 m. boya ulaşabilen düzgün gövdeli bir ağaçtır. Beyaz, gri ya da mavimsi yeşil olan gövde, dipten 60-180 cm.’lik kısmı haricinde uzunca şeritler halinde parçalanır ve dökülür. Yapraklar mızrak biçiminde dalgalı, üst yüzü parlak koyu yeşil ,alt yüzü solgun yeşil renkte ve saplıdır. Çiçekler beyaz renkli olup 3-10 çiçekli şemsiye kurulları halindedir. Meyve kapsülleri 6-8mm. çapında ve 7-8 mm. uzunlukta olup, mavimsi yeşil renkte sapsız ya da çok kısa saplı ve armut biçimindedir (Resim 2) (5).
E. grandis doğal olarak Avustralya’nın New Sout Wales eyaletinin kuzeyi ve Queensland eyaletinin güneyindeki kıyıya yakın yerlerde bulunmaktadır. Ayrıca merkezi ve kuzey Queensland’ın kıyıya yakın yerlerinde iki lokal yayılış alanına daha sahiptir. Türkiye’de Ege, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgelerinin kıyı arazilerinde,Akdeniz Bölgesinin kıyı arazileri ile ova (alçak yayla)’larında bulunmaktadır (3).
Okaliptus tipik bir ışık ağacıdır. Seyrek dallanma ve yapraklanma yapmaktadır (8).Yıllık artımı hektarda 50.535 m3’tür. Yayılış alanı 0-300 m. yükseltiler arasındadır Queensland’da, daha kuzeyindeki yayılışında ise yüksek rakımlı (900 m.) ovalarda yer alır.
Doğal yayılış alanında subtropikal, ılıman bir iklim vardır. Meteroloji istasyonunun kayıtlarına göre 1985 yılı Mart ayında en düşük sıcaklık –10.0 C0, 1989 yılı Ocak ayında en düşük sıcaklık –4.5 C0, toprak yüzü en düşük sıcaklık –9.8 C0 olmuş ve Karabucak’ta bulunan E. grandis’ler bu düşük sıcaklıklarda hiç etkilenmemişlerdir. Fidanlık aşamasında ve dikildiği ilk yıllarda kışa daha duyarlıdır. E. grandis dikimleri şiddetli soğuklar geçtikten sonra yapılmalıdır.
Doğal yayılış alanında yıllık ortalama yağış 1000-1800mm. arasındadır. E.grandis aynı zamanda, 2500mm.’lik çok fazla yağışa sahip ya da sulanması koşulu ile 600mm. yağışa sahip yerlerde de başarılı bir Resimde yetiştirilmektedir.
E. grandis şist, kumtaşı, bazalt granit ve ara sıra bazalt ana kayalardan oluşan nemli geçirgen toprakları tercih etmektedir.
Türkiye’de mutedil balçık, kumlu balçık, kumlu killi balçık, killi balçık türündeki derin, tuzsuz, orta alkali ve şiddetli alkali, fosfor içeriği orta, kireç ve organik maddece zengin, çok zengin topraklarda başarılı bir gelişme göstermektedir (3).
E. grandisler çiçeklenmeye 2. yaşında başlamaktadır. Çiçeklenme zamanı eylül ayında, ortalama 21 gündür. E. grandis’lerde eylülde açan çiçeklerden gelişen meyve teşekkülleri ertesi yıl Nisan’da olgunlaşmaktadır. Tohum hasadı sırasında E.grandis’lerde son iki yılın olgun tohumları bulunmaktadır (Resim 3).
Tohum toplamadan önce kapsüller kesilerek kontrol edilmelidir. Kapsüller kesildikleri zaman olgunlaşmamış tohumların beyaz, zamklı ve birbirine yapışık oldukları, olgunlaşmış tohumların ise serbest ve renklerinin E. grandis’lerde koyu kahverengiden siyaha kadar değiştiği görülür (3).
Resim 2. Eucalyptus grandis’in Tepe Tacı Yapısı (Şubat – 2002)
Resim 3. Eucalyptus grandis Tohum Bahçesi (Şubat – 2002)
2.1.3.2. Eucalyptus camaldulensis
Hızlı büyüyen ve 50 m. boya ulaşabilen bir türdür. Tanence zengin olan ve levhalar halinde dökülen kabuk, genç iken gümüş renginde, yaşlılarda esmer boz renktedir. Yaprakları mızrak ya da tırpan biçiminde, saplı ve her iki yüzü de mavimsi yeşil renktedir. Çiçekler beyaz renkte olup, 5-10 çiçekli şemsiye kurulları halinde, yaprakların koltuğundadır. Meyve kapsülleri 5-6 mm. uzunlukta olup topaç biçimindedir. Tohumlar küçük, çok yüzlü, köşeli ve kahverengidir. Koyu renkli öz ve açık renkli diri odunu vardır. Sürgün verme yeteneği fazla olduğundan baltalık olarak ta işletilmektedir (5).
Vatanı subtropik iklime sahip Avustralya, Tasmanya, Yeni Gine ve komşu adalarıdır. Türkiye’de Ege, Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesinin kıyı arazilerinde, Akdeniz Bölgesinin kıyı arazileri ile ovalarında (alçak yayla) ve ayrıca Güneydoğu Anadolu Bölgesinin ovalarında (alçak yayla) bulunur. Ancak, endüstriyel ağaçlandırmaları Ege ve Akdeniz Bölgelerinin kıyı arazilerinde yapılabilmekte, diğer bölgelerdeki bulunuşları münferit halde ve süs bitkisi niteliğindedir.
E. camaldulensis doğal yayılış alanlarında 20-700 m. yükseltilerde ve genellikle düzlük ve düşük eğimli arazilerde bulunmaktadır.
Türkiye’de özellikle Akdeniz ve Ege bölgeleri kıyı arazilerinde 250 m. yükselti ve %15 eğime kadar olan arazilerde ağaçlandırmalarda kullanılabilmektedir. Ancak, verimli bir işletmecilik için 50 m. yükseltiye kadar olan düz arazilerde kullanılması uygundur.
Doğal yayılış alanlarında ılıktan sıcağa, yarı nemliden yarı kurağa kadar geniş bir aralığa sahip iklim koşullarında yetişmektedir. Doğal yayılış alanlarındaki ortalama yağış miktarı 250-600 mm. arasında değişmektedir. En sıcak aya ait ortalama yüksek sıcaklık 27-40 C0, en soğuk aya ait ortalama düşük sıcaklık 3-15 C0’dir.Kıtanın güney ve iç kesimlerindeki yayılış alanında yılda 20 kez tekrarlanabilen donlar olmaktadır. Konuya Türkiye açısından bakıldığında 400-1000 mm. yağış alan yörelerde plantasyonunun yapılabileceği söylenebilir.
E. camaldulensis’in doğal yayılış alanlarındaki topraklar tipik kumlu allüviyal topraklardır.Ülkemizde E.camaldulensis kumul tespiti amacıyla kumul alanlara dikildiği gibi Muğla yöresinde görüldüğü üzere düşük bonitetli serpantin anakayası üzerindeki topraklara ve Karabucak örneğindeki şekli ile derin, alüviyal, organik maddece zengin topraklara da dikilmektedir.
Doğal yayılış alanının aksine ülkemizde kalker anakayası üzerindeki topraklarda başarı ile yetişmektedir. Başarılı bir plantasyon için toprak derinliğinin derin (100 cm.’den fazla) olması tercih edilmelidir. Killi balçık, kil topraklarını ideal kabul etmek mümkündür. Kuvvetli alkalen (pH=9,1-10.0) değerlerine sahip topraklarda da yetişebilmektedir. pH=8,5-9,0 olan topraklar uygun, pH=7,4-8,4 olan topraklar ideal kabul edilmektedir. Çalışma sonuçlarına göre orta tuzlu (4-8 milimhos/cm.) topraklarda başarılı olduğu anlaşılmıştır. Çok tuzlu (8’den büyük milimhos/cm.) topraklarda da yetişebilmektedir. Büyüme mevsiminde 75-150 cm. derinliğindeki taban suyu idealdir.
Tipik bir ışık ağacıdır. Bu türde çiçeklenme zamanı Nisan-Mayıs döneminde, ortalama 25 gündür. E. camaldulensis’lerde Nisan-Mayıs döneminde açan çiçeklerden gelişen meyve teşekkülleri aynı yıl Ağustos sonunda olgunlaşır. Olgun kozalakların sarımsı kahverengi oldukları görülür. Tohumların olgunlaşması yılın ortalama olarak 244.gün olmaktadır. E .camaldulensis’lerde sadece son yılın olgun tohumları bulunmaktadır (Resim 4-5).
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-09-2007, 12:26 AM   #4 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

Resim 5. Eucalyptus camaldulensis Plantasyonları (Şubat – 2002)

3. BULGULAR
3.1. Tohumdan Fidan Üretme ve Yetiştirme Tekniği
3.1.1.Tohum Sağlama
Kaliteli fidan üretimi, ekilecek tohumun kaynağının tespiti ile başlar. Tohum kaynağı olarak, öncelikli olarak tohum bahçeleri ve döl denemeleri sonucuna göre aralanmış tohum plantasyonları kullanılmalıdır. Bunlar yoksa ağaçlandırma sahalarından düzgün gövdeli, çevresindeki ağaçlara göre daha boylu ve daha kalın çaplı, sağlıklı, birbirlerinden en az 45m. mesafede, asgari beş ağaçtan alınacak tohumlar karıştırılarak, kullanılmalıdır. Kesinlikle rastgele ağaçlardan, mevsimi dışında çiçek açanlardan ve sadece birkaç bireyin bulunduğu ağaç topluluklarından, verimi düşük fidan üretmemek için tohum alınmamalıdır (1).
Ağaçlardan toplanan kahverengileşmiş tohum kapsülleri, bez veya naylon örtü üzerine serilmekte ve 60-100 saat güneş altında bekletilecekse ve kapsüller açılarak tohumlar dökülmektedir. Bunlar 3-5 mm.’lik eleklerden geçirilmek sureti ile tohum ve kapsüller birbirinden ayrılırlar. Kapsüllerinden ayrılmış tohumlar fırında veya güneşte 4-6 saat bekletilerek rutubeti %10’a düşürülmekte ve bu rutubette saklanmaktadır. (1). Rutubetsiz ve kuru ortamlarda iyi kurutulmuş okaliptus tohumlarını uzun yıllar (5-8) saklamak mümkündür (4).
Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü laboratuarlarında bu tohumların çimlenme yüzdesi tespit edilmekte ve böylece bir kilogramından yaklaşık kaç bin fidan üretebileceği belirlenmektedir. Okaliptus tohumlarının bir kilogramında yaklaşık olarak E.camaldulensis türünde 773,000, E.grandis türünde 630,000 canlı tohum bulunmaktadır. Ancak bunlardan %25-50’si şaşırtılacak fidan seviyesine ulaşmaktadır (1).
3.1.2. Ekim Kasaları ve Ekim Yastıklarında Fidan Üretimi
3.1.2.1. Ekim Kasaları ve Ekim Yastıklarının Hazırlanması
Okaliptus fidanı yetiştirmek için gerekli olan fidanlar özel ekim yastıkları veya ekim kasalarında yetiştirilmektedir. Tohum çok küçük olduğu için ekim ortamı da buna uygun şartlarda hazırlanmaktadır. Fazla sayıda (100-400 bin) fidan üreten orman fidanlıklarında bu iş için ekim yastıkları kullanılmalıdır. Ekim yastıkları 80-100 cm. eninde, 12-15 cm. derinliğinde, 10-12 m.’yi geçmeyecek uzunlukta, kenarları beton, tabanı sıkıştırılmış toprak veya beton olmalıdır (2).
Ekim kasaları, 12-15 cm. yüksekliğinde, 35x50 veya 50x50 cm. boyutunda bir kişi tarafından taşınabilen, içerisine 2 ölçek kum, 1 ölçek yanmış gübre, 1 ölçek toprak karışımının konacak Resimde hazırlanmaktadır (4).
3.1.2.2. Fidan Yetiştirme Ortamı
Ekim yastıkları ve kasalarında kullanılacak toprak karışımının hazırlanması önemli bir konudur. Fideler bu karışımdan kökleri tahrip olmadan alınmalıdır. Bunun içinde karışım gevşek bir yapıya sahip olmalıdır. 2 kısım ince dişli kum, 1 kısım turba toprak, 1 kısım toprak karışımı ile amaca uygun toprak harcı hazırlanmış olur. Harca konacak toprak mutlaka elenmeli ve içindeki yabancı maddeler temizlenmelidir.
Toprak harcı ekim yastıkları veya kasalarına konulduğunda içinde bulunan yabancı tohumların çimlenmesi sağlanarak belirli bir süre sonra bunlardan meydana gelen ot vb. bitkiler tamamen temizlenmektedir. Toprak güneşe açık bir yerde karıştırılarak 3-5 gün havalandırılmaktadır. Daha sonra toprak yüzeyi düzgün bir Resimde tesviye edilerek tahta bir mala ile hafifçe bastırılarak yüzeyin pürüzlü kısımları da düzeltilmektedir (2).
3.1.2.3. Ekilecek Tohum Miktarı
Tekniğine uygun hazırlanan ekim yastıklarına veya kasaların metrekareye 25-30gr.(tohumun temizliğine ve çimlenme oranına bağlı olarak bu rakam 10 gr.a kadar düşürülebilir) tohum alana eşit yayılacak Resimde ekilmektedir (2).
3.1.2.4. Ekim Tekniği
Ekilen tohumlar üzerleri elenmiş, kuru, ince kumla çok ince (1-2mm.) ve her yerde aynı kalınlıkta olacak Resimde örtülmektedir. Tohumların üzerine serilen kum her yerde aynı kalınlıkta olmadığı taktirde çimlenme, yastıkların her tarafında eşit olmayacak ve boşluklar oluşacaktır. Ekimi yapılan yastık ve kasaların üzeri, tohumlar çimleninceye kadar devamlı rutubetli tutulmaktadır. Bu işlem sırt pompası, ince delikli süzgeçli kovalarla veya benzer aygıtlarla, tohumları yerinden oynatmayacak Resimde yapılmaktadır. Tohumlar 5-8 gün içerisinde çimlenmektedir. Çimlenme işlemi tamamlandıktan sonra normal sulama işlemleri devam etmektedir. Sera dışında hazırlanan yastıkların tohum ekiminden itibaren 20-25 gün yağmur, dolu gibi dış etkenlerden korunması için gerekli tedbirler alınmaktadır. Ayrıca, damping-off (fideciklerin kök boğazından çürüyerek devrilmesi) dediğimiz mantar hastalıkları, yüksek rutubet ve sıcaklık dolayısıyla oluşabilmektedir. Bu hastalık görüldüğü zaman sulama azaltılmakta, kapalı ortamda ise havalandırma arttırılarak ve mantar ilaçları (Bakırlı mantar ilaçları, Benlate, Captan vb.) ile ilaçlanmaktadır (1).
3.1.2.5. Ekim Zamanı
Tohumların yastıklara ekim zamanı olarak Haziran’ın ilk yarısının en uygun zaman olduğu Karabucak’ta yapılan bir çalışma ile belirlenmiştir. Ancak iklim şartları ve duruma göre 15 Mayıs- 15Haziran tarihleri arası uygun ekim zamanı olarak tavsiye edilmektedir. 15 Temmuz tarihine kadar da iyi bir gölgeleme sistemi ile tohum ekimi yapmak mümkündür. Üretilecek fidan sayısına ve mevcut imkanlara bağlı olarak 7-10 ara ile kademeli olarak ekim yapılabilir (1).
3.1.2.6. Şaşırtma Tekniği
Yastıklarda yetiştirilen fidecikler 3-5 cm. boya ulaşınca, ekimden yaklaşık 30-35 gün sonra, tüplere şaşırtılmak üzere sökülürler (4). Söküm anında fideciklerin köklerinin zedelenmemesi için yastıklar iyice sulanmalı, güçlü gelişme gösteren sağlıklı fidecikler öncelikle şaşırtmaya alınmalıdır.
Sökülen fideciklerin güneş ve rüzgardan etkilenmemeleri için, ıslak bez arasına veya içerisinde su olan kaba konmaktadır. Ayrıca şaşırtması yapılabilecek kadar fidan parti parti sökülmektedir. Fideciklerin kökleri kök boğazından itibaren 2-3 cm.’lik kısım hariç diğer kısımlarının kesilmesi, saçak kök oluşumunu teşvik etmek ve tüpe dikim sırasında kazık kökün kıvrılması riskini azaltmak bakımından gereklidir. Şaşırtma esnasında kazık kökün kıvrılması daha sonra dikildiği ağaçlandırma sahalarında gelişme zayıflığına hatta kurumalara neden oldukları tespit edilmiştir.
Fidanın arazideki alana dikilinceye kadar fidanlıkta kalacağı alana yerleştirilen tüpler şaşırtma işlemine başlanılmadan önce iyice sulanmaktadır. Sulanan tüplerin ortasına gelecek Resimde ahşaptan yapılan ve ucu sivri bir çubukla 6-8 mm. çapında, 3-4 cm. derinliğinde boşluk açılmaktadır. Bu boşluğa kök kesimi yapılmış fidecikler köklerin kıvrılmasına meydan vermeyecek Resimde yerleştirilmekte ve kök etrafı tüpte bulunan harçla doldurulup, ahşap çubuklarla yandan sıkıştırılmakta ve sulanmaktadır. Sıkıştırma işlemi kök kıvrılmasına neden olacağından kesinlikle, üstten bastırma şeklinde olmamalıdır. Şaşırtma işlemi sabah veya akşam saatlerinde, serin havalarda ve gölge altında yapılmaktadır (1).
3.1.3. Tüplü Fidan Üretimi
3.1.3.1.Tüp Yastıklarının Hazırlanması
Polietilen torbalar beton pist üzerine üçlü sıralar halinde dizilmektedir. Üç sıra tüp dizildikten sonra araya 20x20x40 cm. ebadında briket konulmaktadır. Okaliptus ışık ağacı olduğu için yer kazanma gayesi ile tüp sıralarını çoğaltmak (dörtlü, sekizli gibi) çok yanlıştır. Bu durumda fazla fidan elde edilemeyeceği gibi kalitesiz fidan üretilmiş olur.
Polietilen torbalar iskeleti profil demir, yanları ahşap ve taban kısmı kafes telden imal edilen ızgaralara yerleştirilmektedir (3).
3.1.3.2. Tüp Malzemesi ve Boyutları
Doğrudan tüpe ekim için belirlenebilecek çeşitli boylarda ve Resimlerde tüpler bulunmaktadır. Fidanlıkta, Doğu Akdeniz Araştırma Enstitüsü orjinalinden modifiye edilerek geliştirilen ve Karabucak tipi tüp olarak isimlendirilen tüp kullanılmaktadır. Bu tüp, yüksek yoğunlukta sert plastikten, kesik kare piramit şeklinde, iç kısmının her yüzeyinde kök kıvrılmasını veya sarılmasını engelleyen iki adet set bulunan, 12cm. boyunda ve 260 cm3 hacminde, tek tip olarak üretilmektedir. Aynı tüpü 4-5 defa kullanmak mümkündür. Ancak, yurdumuzda değişik boyutlarda üretilen, Ayık tipi tüp (Kitap tipi tüp), Finlandiya tipi (Tepsi tipi tüp) veya plastik torba da bu amaçla kullanılabilir. Bu tüpler içerisinde teknik yönden en sakıncalı olanı plastik torbalardır. Plastik torbaların içerisine setler yapılmadığından kök kıvrılmasını engellemek mümkün değildir. Ayrıca hacimleri büyük olduğundan daha fazla işçilik ve malzeme harcanmasını gerektirmektedir. Plastik torba kullanılması zorunluluk ise bunların boyutları 15 cm. boy ve 6-8 cm. çap olacak Resimde ayarlanmalı ve üzerinde bol miktarda delik açılmalıdır. Bu boyutlar, dikime uygun okaliptus fidanı üretimine yeterlidir (1).
3.1.3.3. Dolgu Materyali (Büyüme Ortamı)
Tüp büyüme ortamı, okaliptus fideciklerinin şaşırtılmasından veya tohumların doğrudan tüpe ekilmesinden araziye dikilecek ana kadar geçen süre boyunca, gelişimlerini tamamladıkları ve arazideki gelişimlerini de etkileyen, çeşitli karışım oranlarında hazırlanabilen ve kaplara doldurulan maddelerdir.
Tüp büyüme ortamı, su tutma kapasitesi yüksek, süzek, hafif, besleyici ve mantar, bakteri v.b.’den arındırılmış ve ucuz olmalıdır.
Tüp büyüme ortamı olarak çok çeşitli malzeme ve bu malzemelerin değişik oranlarda karışımlarını kullanmak mümkündür. Yaygın olarak kullanılan tüp büyüme ortamı 1 ölçek toprak +1 ölçek ince kum +1 ölçek yanmış gübreden oluşmaktadır. Bu harcın dezenfektesi ağır olması, büyük fidan üretilen fidanlıklarda toprak, kum, v.s. materyalin zor ve masraflı olmasıdır. Doğu Akdeniz Araştırma Enstitüsü fidanlığında ve son yıllarda Tarsus - Karabucak Orman Fidanlığında da kullanılmaya başlanılan tüp büyüme ortamı ise 2 ölçek çürütülmüş mısır sapı samanı + 1 ölçek volkanik tüf (briket toprağı, kayseri toprağı veya sünger taşı) karışımıdır. Bu karışıma yanmış hayvan gübresi veya humus da katmak mümkündür. Bu malzeme yukarıda belirtilen tüp büyüme ortamı özelliklerini tam karşılamaktadır. Ancak, hayvan gübresi, humus v.s. katılmadığı zaman suni gübrelerle takviye edilmesi gerekmektedir.
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-09-2007, 12:27 AM   #5 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

Bu büyüme ortamının ana maddesi olan çürütülmüş mısır bitkisi samanını Çukurova’da çok kolay ve ucuz temin etmek mümkündür. Mısır bitkisinin ürününü sonbaharda hasat edildikten sonra sahada kalan saplar toplanarak Patozda saman haline getirilmektedir. Fidanlığın uygun bir yerine yığılan bu samanlar üzeri naylon branda ile çürümeye bırakılmaktadır. Çürütme işleminde en önemli husus samanın su ile iyice ıslatılmasıdır. 1,5-2 ayda bir alt üst edilerek, yeniden ıslatılmaktadır. Bu haliyle saman 6-7 ayda çürümekte ve hacminde %60 azalma olmaktadır. Çürütme işlemi 1 metreküp samana 2,5 kg üre katılmak sureti ile hızlandırılabilmektedir. En iyisi başlangıçta 2-3 yıllık ihtiyaç bir defa da temin edilirse, diğer yıllar önceden çürütülmüş malzeme kullanılır ve yeni malzemenin çürütülmesi için geçecek süre fidan üretiminde aksamaya neden olmaz. Volkanik tüfü ise İç Anadolu Bölgemizde bol ve ucuza temin etmek mümkündür (1).
3.1.3.4. Tüpe Ekim
Gölgelik (%50) altına yerleştirilen ve içleri tüp büyüme ortamı ile doldurulan tüpler veya plastik torbaların ortasına gelecek Resimde 4-6 adet okaliptus tohumu, bir cımbız veya özel aletler yardımıyla ekilir ve üzeri elenmiş ve kurutulmuş ince kum ile kapatılmakta ve tohumlar çimleninceye kadar devamlı rutubetli olacak Resimde, yastığa ekim yöntemindeki gibi sulanmaktadır (1).
3.1.3.5. Tüpe Ekim Zamanı
Okaliptüs tohumlarının tüpe ekimi 15 Mayıstan itibaren başlayıp 20 Ağustosa kadar açık alanda yapılabilmektedir. 20 Ağustostan sonra doğrudan tüpe yapılacak ekimlerin ise serada yapılması ve fidanların dikilebilecek seviyeye gelebilmesi için kışı serada geçirmesi gereklidir (1).
3.1.3.6. Tüplü Fidanların Yerleştirilme Düzeni
Kullanılan tüp şekli ve boyutları tüplerin fidanlıkta yerleştirilmesi düzenini ve birim alanda yerleştirilebilecek fidan sayısını etkilemektedir. Bu nedenle birim alanda en yüksek sayıda ve fidan kalitesinden de ödün vermeyecek sayıda tüpler yan yana dizilmektedir (Resim 6). Seçilen tüp şekli plastik torba ise tüpler tesviye edilmiş, drenajı sağlanmış yerlere iki sıra briket arasına üç tüp yan yana gelecek Resimde yerleştirilmektedir. Ayık tipi (Kitap tipi) tüpler, yapılacak özel çerçeveler içerisinde tek veya ikili gruplar halinde, Finlandiya (Ensopot,Tepsi) tipi tüplerden ise 45 veya 28’lik olanlar seçilmeli ve bunlar da tekli veya ikili gruplar halinde dizilmelidir. Karabucak tipi tüpler ise özel kasalar (4x5=20 fidan kapasitelidirler) içerisinde iki kasa yan yana gelecek Resimde yerleştirilmelidir (Resim 6-7). Ayık tipi ve Finlandiya tipi tüplerde sınıflandırma imkanı olmadığından daha fazla tüp yan yana konulmamalıdır. Tüpler ne kadar sık dizilirse cılız fidan oranı o kadar yüksek olacağından, yerden tasarruf amacıyla fazla sayıda tüp yan yana konulmamalıdır. Tüplerin yerleştirilmesinde diğer önemli bir husus da, tüplerin yerden 50-60cm. yüksekte ranzalar veya iskeleler üzerine konulmasıdır. Tüplerin yüksek iskeleler üzerine konulması üç yönden faydalıdır.
a) Tüplerden dışarı çıkan kökler hava ile temas edince kurumakta ve hava budaması dediğimiz olay gerçekleşmektedir.
b) Yere konan tüplerde ise açığa çıkan kökler toprağa girmekte ve bu durum fidanların aşırı boylanmasına ve aktarmalar sırasında da köklerin kopması ve dolayısıyla fidanın bir süre strese girmesine neden olmaktadır. İskeleler üzerine konulan tüplerde açığa çıkan kökler hava teması ile sürekli budandığından tüp içerisindeki saçak kök oluşumu da teşvik edilmektedir.
c)Fidanların bakımı esnasında çalışanların eğilip kalkmadan daha rahat çalışmalarına olanak sağlamasıdır (1).
Resim 6. Tüplü Eucalyptus grandis Fidanları (Şubat- 2002)

Resim 7.Tüplü Eucalptus camaldulensis Fidanları (Şubat – 2002)

3.2. Bakım ve Koruma Çalışmaları
3.2.1. Sulama
3.2.1.1. Ekim Yastıklarında Sulama
Ekimi yapılan yastık ve kasaların üzeri, tohumlar çimleninceye kadar devamlı rutubetli tutulmaktadır. Bu işlem sırt pompası ince delikli süzgeçli kovalarla veya benzer aygıtlarla, tohumları yerinden oynatmayacak Resimde yapılmaktadır. Çimlenme işlemi tamamlandıktan sonra normal sulama işlemleri devam ettirilmektedir.
Gölge altında şaşırtılan fidecikler şaşırtma şokunu atlatıp, dik olarak durmaya başlayıncaya kadar her gün 3-4 defa sulanmaktadır. Daha sonra sulama sabah ve akşam olmak üzere günde iki defaya düşürülmektedir. 7/10 gün sonra fidecikler iyice yerleştikten sonra üzerlerindeki gölgelikler kaldırılmakta ve sulama işi birkaç gün daha günde 2 defa yapılmaktadır. Daha sonra sulama işi günde bir veya fidanın ihtiyacına göre gün aşırı olarak yapılmalıdır (1).
3.2.1.2. Tüplü Fidanlarda Sulama
Doğrudan tüpe ekimlerde de tohumlar çimlendikten 4-5 cm boya ulaşıncaya kadar gölge altında ve sulama işlemini günde 2-3 defa, gölgelik kaldırıldıktan sonra fidanların ihtiyacına göre günde bir veya iki defa, daha sonra ise günde bir defa veya gün aşırı olarak yapılmaktadır. Sonbaharda fidanların oluşması ve arazi koşullarının güç şartlarına uyum sağlayabilmesi için sulama tedricen azaltılmaktadır.
Fidan gövdeleri kahverengileşmiş ve yaprakları kızarmış ve tepesinden tutup yere doğru eğip bırakılınca tekrar dik vaziyete kısa sürede geliyorsa odunlaşma işlemi tamamlanmış demektir (1).
3.2.2. Zararlı Ot Mücadelesi
Yabani otlarla mücadelede tüp harçları şaşırtma veya tohum ekiminden önce, yabani ot tohumlarına karşı etkili ilaçlarla muamele edilmelidir. Tohum ekiminden 10-15 gün önceden tüpler doldurulup, sulanır ise yabani ot tohumları çimlenmektedir. Çimlenen bu otlar elle çekilerek veya yabani ot ilaçları ile öldürülmek suretiyle mücadele edilmektedir. Tohum ekiminden veya şaşırtma işleminden sonra yabani otla mücadele ancak elle yapılabilmektedir. Bu mücadele sırasında fidan köklerinin zarar görmemesi için tüpler iyice sulanmaktadır (1).
3.2.3. Tüplerde Seyreltme ve Tekleme
Çimlenen fidecikler 3-5 cm boya ulaşınca, tüpü ortalayan ve gelişmesi iyi olan bir adet fidecik bırakılarak tekleme yapılmaktadır. Diğer fidecikler çekilmek veya küçük bir makasla kesilmek suretiyle tüplerden alınmaktadır (1).
3.2.4. Gübreleme
Gübreleme, kullanılan tüp büyüme ortamına ve fidanların gelişimine bağlı olarak değişen bir işlemdir. Kullanılan tüp büyüme ortamı toprak, hayvan gübresi, kum karışımı ise sun’i gübre ihtiyacı fazla olmamaktadır. Sadece zayıf gelişme gösteren fidanlar, diğerlerinden ayrı bir yere toplanarak, piyasada üç on beş olarak bilinen 15: 15: 15 NPK gübresinin 1 kg.’ına 0,5 kg. Triple Süper Fosfat karıştırılarak, 7-10 gün aralıklarla verilmektedir. Fidan gelişimleri çok zayıfsa, arada NPK gübresine 0,5 kg. Nitrat karıştırılarak verilmesi faydalı olmaktadır.
Tüp büyüme ortamı çürütülmüş mısır sapı ve volkanik tüften oluşuyorsa, yine aynı karışımlar, fidanlar şaşırtma şokunu atlatıp iyice tüplere yerleştikten sonra, doğrudan tüpe ekimde ise tekleme işlemi tamamlandıktan sonra bütün fidanlara verilmelidir.
Gübreler granüler halde değil, 1,5 kg.’lık gübre karışımı 24 veya 48 saat önceden 150 litre su içerisine konularak bekletilmektedir. Gübrenin su içerisinde iyice erimesi sağlanmaktadır. Ve daha sonra bu eriyik süzülmek suretiyle gübre içerisindeki diğer katı atıklardan temizlenir. Bu gübreli sıvı yağmurlama sistemi ile fidanlara verilebileceği gibi süzgeçli kovalarla da verilebilir. Bu eriyiğin 10 litresi 1500 fidana verilmelidir. Gübre verilmesi tamamlandıktan sonra yaprakların yanmaması için derhal sulama yapılmaktadır. Fidanların sağlık ve gelişim durumlarına göre fidan yetiştiriciler, gübre çeşidini, dozunu, süresini ve sayısını ayarlamalıdırlar. Böylece fidan boyu arzu edilen seviyede tutulabilir. Sonbaharda fidanların kışa hazırlanmaları için gübre verme işlemi azaltılmalı veya kesilmelidir (1).
3.2.5. Koruma
Okaliptüs fidanlarına etki eden en önemli zarar don olayıdır. Okaliptüs fidanı üreticileri, dona karşı uyanık olmak zorundadırlar. Aksi takdirde bir yıllık emeklerinin tamamı bir gecede yok olabilir.
Kışın havanın açık, kuru ve rüzgarsız olduğu gecelerde don ihtimali çok yüksektir. Bu gibi havalarda sıcaklık 2 0C’ye düşünce fidanlığın muhtelif yerlerinde, duman çıkaran maddeler yakılmalıdır. Ayrıca, don zararlarına karşı akşamları fidanların 50-60 cm yukarısına siper yapmak ve sulamak da ilave bir tedbir olmaktadır (1).
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-09-2007, 12:28 AM   #6 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

3.3. Çelikle Fidan Üretimi
Çelikle okaliptüs fidanı yetiştirilmesinde amaç, ıslah sonucu bulunan üstün nitelikli ağaçların üstün özelliklerini kaybetmeden, aynı genetik özellikleri taşıyan, birbirinin kopyası bireyler yetiştirmektir.
Seçilen üstün nitelikli bireylerden alınan çeliklerden üretilen fidanlarla kurulacak ağaçlandırmalarda, bütün fertler aynı genetik özelliği taşıdığından, bireyler arasındaki gelişim farklılığı en az düzeyde olacak ve verimde %40’lara varan artış sağlanabilecektir.
Birim alanda en yüksek verimi alabilme amacı yanında, çelikle fidan üretimi sayesinde okaliptüs odunu kullanan sanayi kollarının istediği teknik özelliklere sahip orman ürünü yetiştirmek de olanaklı hale gelmektedir (Resim 8) (1).
3.3.1. Çelikle Fidan Üretim Aşamaları
Anaçların temin edilmesinden sonra çelikle üretimde başlıca beş safha vardır. Bunlar sırası ile:
Çelik bahçelerinden çelik olabilecek sürgünlerin alınması.
Sürgünlerden çelik hazırlanması.
Köklendirme safhası (Sera veya ıslak çadırda).
Köklenen çeliklerin dış ortama hazırlanması ve
Açık alan safhası.
Resim 8. Çelik Köklendirme Serası (Şubat – 2002)

3.3.1.1. Anaçların Temini
Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsünce 1991 yılından beri “Okaliptüste Genetik Islah Çalışmaları” projesi kapsamında Çukurova yöresindeki okaliptüs ağaçlandırmalarında üstün özelliklere sahip 300 adetten fazla birey seçilmiştir. Bu bireylerden alınan çeliklerle fidan yetiştirilmiş ve bu fidanların bir kısmı çelik bahçesine dikilmiş, bir kısmı ile de Çukurova’nın muhtelif yerlerinde klon denemeleri kurulmuştur. Bu denemeler sonuçlandığında en iyi gelişen ve o yöreye en iyi uyum sağlayan klonlar belirlenmiş olacaktır.
Deneme aşamalarından geçip üstünlüğü kanıtlanmamış, sadece fenotipik özelliklerine göre seçilen veya rastgele bireylerden alınan ve çelikle yetiştirilen fidanlar, kesinlikle anaçlık olarak kullanılmamalıdır. Zira, sadece çelikle yetiştirilmiş olması ondan beklenen verim artışını sağlamayacağı gibi, seçilen bireyin özellikleri iyi değilse tüm ağaçlandırma sahasının elden çıkmasına neden olur (1).
3.3.1.2. Çelik Bahçelerinin Kuruluşu ve Bakımı
Çelik bahçeleri, anaçlık klonların dikildiği ve devamlı budanarak sürgün vermelerinin sağlandığı ve bu sürgünlerin çelikle fidan üretmek için kesilip alındığı ve anaçlıkların fizyolojik olarak genç utuldukları alanlardır. Yani, çelikle fidan üretiminin temel hammadde kaynağıdır. Bu nedenle çelik bahçelerinin yer seçimi, kuruluşu, işletilmeleri ve bakımları çok önemlidir.
Çelik bahçelerinin çelikle fidan üretimin yapılacağı tesislere çok yakın, hatta mümkünse aynı yerde olması gereklidir. Zira, sürgünlerin en kısa sürede çelik haline getirilmesi veya özel odalarda bekletilmesi köklenme başarısı için zorunlu olmaktadır.
Çelik bahçelerinin kurulacağı yerler canlı ve cansız zararlılara karşı korumanın yapılabileceği, kolayca sulanabilen, drenajı iyi ve toprağı kumlu balçık türünde olmalıdır.
Çelik bahçesinin büyüklüğü, çelikle üretilmesi planlanan fidan sayısına bağlıdır. hesaplama bir anaçlık fidandan (ramet) bir yılda ortalama 35-40 çelik alınacak Resimde yapılmalıdır. Yani 1000 adet anaçlık fidan dikilirse bir yılda ortalama 35.000 – 40.000 çelik alınabilir.
Anaçlık fidanlar çelik bahçesine iki dar aralık mesafesi sıra ve bu sıralar arası geniş olacak Resimde dikilmektedir. Dar iki sırada aralık mesafe 15x50 cm., geniş aralık ise mevcut ekipmana göre 220 ile 300 cm. arasında olmaktadır.
Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü’nden alınacak anaçlık klonlar, birbirlerine kesinlikle karıştırılmadan klon numaralarına göre, önceden arazi hazırlığı yapılan çelik bahçesine Mart ve Nisan aylarında dikilmektedir. Dikimden hemen sonra anaçların 15-30 cm. yukarısından tepeleri kesilerek, yeni sürgün vermeleri sağlanmaktadır (Resim 9).
Bu yeni sürgünler, Çukurova koşullarında Mayıs ayının ikinci yarısında çelik yapılabilecek boy ve çapa ulaşmaktadırlar. Bu olgunluğa erişen sürgünler keskin ve temiz bir makasla diplerinden alınır ve ilk çelikle fidan üretimine başlanmaktadır. Anaçlardan sürgün alma işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. Bunlardan birincisi seçme (selektif) yöntemi, ikincisi bütün sürgünlerin alındığı soyma (komple) yöntemidir.
Seçme yönteminde anaçlar üzerindeki sürgünlerden çelik yapılmaya uygun olanlar alınmakta, zayıf olan diğer sürgünler gelişimlerini tamamlamaları için bırakılmaktadır. Soyma yönteminde ise sürgünlerin tamamı sadece iki adet emici dal bırakılarak alınmaktadır. Seçme yönteminde 15 gün, soyma yönteminde ise 30-45 gün sonra tekrar çeliklik sürgün alınabilmektedir. Seçme yönteminde anaçlardan daha fazla sayıda çeliklik sürgün alınabildiğinden soyma yöntemine göre, daha verimli kabul edilmektedir.
Devamlı sürgünlerin alınması nedeniyle anaçlıkların enerjisi kısa sürede tükenmektedir. Bu nedenle çelik bahçelerinin sulanması, hayvansal gübrelerle gübrelenmesi, çoğalması gerekir. Tarsus - Karabucak koşullarında ilkbahardan itibaren yaz boyunca her iki hafta da bir sulama ve çapalamanın yeterli olduğu tespit edilmiştir. Ancak, toprak yapısı ve hava hallerine göre hareket edilmesi gereklidir.

Resim 9. Çelik Bahçesi (Şubat – 2002)

Yabani otla ve yaprak kurtları ile mücadelede zorunludur. Kış aylarında fidan başına 200 gr. 15N: GP:15 K verilmesi faydalı olmaktadır. Çelik bahçelerine sadece azotlu gübrelerin verilmesi, çeliklerdeki C/N oranını düşüreceğinden, çeliklerin köklenme oranlarını etkileyeceği için tavsiye edilmektedir. 4-5 yılda bir anaçlar yenilenmelidir (1).
3.3.1.3. Çeliklerin Alınması
Çeliklerin anaçlardan alınması, köklenme kabiliyetine etki eden bir çok parametrelere bağlıdır.
Çeliklerin minimum ölçüsü yaklaşık 5 cm. olmalıdır.
Çelikler, en az tam renklenmiş ve gelişmiş dört yaprağı ihtiva etmelidir (bozuk renkli ve genç yapraklar sayılmamalı).
Sürgünler üzerinde yan dalların gözükmesi ile köklenme kabiliyeti düşmektedir. Bu nedenle çelikler bu safhadan hemen önce alınmalıdır.
Sürgünlerin morfolojisi mevsime göre değişmektedir. Kışın boğumlar kısa, yapraklar kısa ve tam renklenmiştir. Bahardan yaza doğru boğumlar uzamakta, yaprak boyutları büyümekte ve renklerin tamamlanması çok yavaş olmaktadır.
Sürgünler en alt bölümdeki yaprakların hemen üzerinden alınır ve buradan iki adet yeni filiz oluşur.
Anaçların gereğinden fazla dallanma yapmasından kaçınmak gerekir. Zira bu durum köklenmeye uygun olmayan sürgün teşekkülüne yol açar. Çelik alma seviyesini zaman zaman düşürmek gerekmektedir.
Çeliklerin su kaybını önlemek için derhal içi su dolu kaba konulması gerekmektedir (3).
3.3.1.4. Çelik Materyalinin Hazırlanması
Çelik hazırlama yeri rüzgar almayan, gölge ve çeliklerin dikileceği mekana çok yakın olmalıdır. Burada, sürgünlerin otsu, yaprakların tam gelişmediği tepe kısımlar ve tam odunlaşmış dip kısımları kesilerek atılmaktadır.
Çelikler, sürgünlerin yarı odunlaşmış kısımlarından gelişimini tamamlamış dört yaprağı ihtiva eden 3-5 mm. çapında, 5-10 cm. boyunda olacak Resimde hazırlanırlar. Çeliklerin dip yaprakları dikimi kolaylaştırmak için tamamen, uç yaprakları da su kaybını azaltmak için ortalarından kesilirler.
Hazırlanan çelikler içerisinde mantar ilacı ( 10 litre suya 6 gr Benlate) bulunan küçük kaplara konulur. Her çelik bu kaplar içerisinde en az 15 dakika bekletilmektedir. Bu kaplardan çıkartılan çelikler, bir müddet ilacın süzülmesi için bekletilmektedir. Daha sonra çeliklerin 1,5-2 cem’lik dip kısımları, %1’lik köklenmeyi teşvik edici IBA (Indole-3-Butyric Asid) hormonu ihtiva eden pudra içerisine batırılmaktadır (3). Bu hormon piyasadan hazır alınabileceği gibi, imkanlar uygun olduğu takdirde hazırlanması da mümkündür.
10gr.%1’lik IBA hormonu hazırlanmasında kullanılan malzemeler ve miktarları:
100 mg saf IBA
400 mg Capton (Mantar ilacı)
200 mg Benlate (Mantar ilacı)
200 mg Borik Asid
9100 mg Endüstriyel Tulk Pudrası
olmak üzere toplam 10.000 mg = 10 gr.’dır. Hassas terazi ile tartılan bu malzemeler, karıştırıcı aletler (mixer) yardımıyla iyice karıştırılarak homojen hale getirilmektedir.
Bu köklendirme hormonu yukarıdaki gibi toz halinde hazırlanabileceği gibi %50’lik alkol içerisinde IBA’nın eritilmesi ile sıvı halde de hazırlanabilir (1).
3.3.1.5. Köklendirme Ortamları
Köklenme ortamının sahip olması gereken özellikler aşağıda belirtilmiştir:
İyi drenaj özelliğine sahip orta tanelilikte, iyi havalanan ve yeterli su tutma kapasitesine sahip olmalıdır. Toprağın tanecik boyutlarının köklerin şekli üzerine de önemli etkisi vardır.
Organik madde muhtevası az olmalıdır (Çürüme riski).
Patojen elementlerden ve yabani ot tohumlarından ari olmalıdır (Dezenfekte arzu edilir) (3).
Yukarıdaki özelliklere sahip pek çok malzeme bulunabilir. Ancak, Araştırma Enstitümüzde okaliptüs çeliklerinin köklendirilmesinde, ucuz, bol ve kolayca temin edilebilmesi nedeniyle, köklendirme kasalarında saf volkanif tüf (Briket toprağı), doğrudan tüpe dikimlerde 1 ölçek çürütülmüş mısır sapı samanına 2 ölçek volkanif tüf karışımı kullanılmaktadır ve başarılı sonuçlar alınmaktadır (3).
3.3.2. Köklendirme Koşulları ve Sistemleri
Okaliptüsler zor köklenen türlerden sayılmaktadır. Bu nedenle okaliptüs fidanlarını çelikten üretebilmek, öncelikle iki koşulun yerine getirilmesine bağlıdır. Birincisi çeliklerin alındığı ortetlerin (anaçların) fizyolojik olarak genç olması veya gençleştirilmesi, ikincisi çeliklerin köklendirilmek üzere konulduğu ortamın nispi neminin yüksek (%90-100) ve sıcaklığının da ortalama 20-250C olması ve 30 0C’yi aşması gerekir (Resim 10).
Bunlardan birinci koşul, anaçların devamlı kesilmesi sonucu oluşan genç sürgünlerin kullanılması ile yerine getirilmektedir. İkinci koşulun yerine getirilmesi, çeliklerin konulduğu ortamların ikliminin kontrol altına alınması ile mümkündür (3).
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-09-2007, 12:28 AM   #7 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

Resim 10. Köklendirmeye Alınmış Eucalyptus Çelikleri

3.3.3. Islak Çadır Sistemi
Bu modelde 30 mikron kalınlığında şeffaf polietilen örtü ve onun üzerine ince selülozik kağıt (ince tülbent olabilir) konulmuş ve bu kağıt delikli borular yardımıyla devamlı olarak ıslak tutulmaktadır. Böylece, ıslak kağıt üzerindeki su buharlaşırken naylon örtü altındaki ısı enerjisini almakta ve çadır içerisini soğutmaktadır. Geceleri çadır içerisindeki sıcaklık düştüğü için bir kısım rutubet, çelik yaprakları üzerinde veya köklendirme ortamında yoğunlaşarak, ortamın suyla doygun hale gelmeden rutubet dengelenmesi de sağlanmış olmaktadır. Model ılıman ülkeler için geliştirildiğinden, aşırı yaz sıcaklığı nedeniyle çadır içerisinde yeterli soğutma elde edilememiştir. Bunun üzerine sistem tarafımızdan biraz değiştirilerek, uygulanmış ve çok başarılı sonuçlar alınmıştır.
Model ahşap ve çıtalardan yapılan karkas üzerine naylon örtülmüş ve bunun üzerine ince tülbent bezi konularak oluşturulmuştur. Tülbent bezi, çadır üzerine konulan 1/2 inçlik plastik hortum ve buna 15 cm aralıkla takılan 1 mm’lik ince hortumlar vasıtasıyla, sürekli ıslak tutulmaktadır. Islak çadır mevsime göre %50-75 gölge sağlayan örtü altına konulmak suretiyle direk güneş ışığından korunmuş ve çadırın aşırı ısınması engellenmiştir. Yapılan ölçümlerde dış hava sıcaklığı ile çadır içerisinin sıcaklığı arasında 14 0C’lik fark tespit edilmiştir. Çadır içerisinin sıcaklığı 320C’yi aşmamıştır.
Orijinal modelde ıslak çadırın tabanına serilen ve içerisindeki rutubet dengesini sağlayan emici Hasır (Cappilar Mat)’ın temini güç olduğundan bunun yerine, tabana naylon serilerek üzerine 10-15 cm. kalınlığında ince kum konulmaktadır. Çadır içerisindeki çeliklerin kontrolü ve gerektiğinde sulanması, ilaçlanması için yan taraflarda a20x30 cm boyutunda pencereler açılmaktadır. Bu pencereler üzerine kesilen kısımdan biraz daha büyük boyutta naylon konulmaktadır. Naylon ve üzerindeki örtü devamlı ıslak olduğundan pencereler hiçbir işleme gerek kalmadan kapalı tutulabilmektedir.
Yukarıdaki sistem, üretilecek fidan kapasitesine göre yan yana veya uzunlamasına istenildiği sayıda kurulabilir.
Islak çadır üzerine örtülen tülbent bezi devamlı ıslak olduğundan 15-20 gün içerisinde algler tarafından işgal edilmekte ve çelikler için gerekli olan ışığı azaltmaktadır. Bunu önlemek için bezler değiştirilmeli, değiştirilen bezler yıkanıp kurutulduktan sonra tekrar kullanılabilmektedir.
Islak çadır tamamen kapalı bir sistem olduğundan rutubet kaybı olmamakta ve devamlı % 90-100 arasında bulunmaktadır (3).
3.4. Bakım ve Koruma Çalışmaları
3.4.1.Bakım Çalışmaları
Ekim yastıklarındaki yada tüplerdeki istenmeyen otlar vejetasyon mevsimi süresince sürekli olarak işçi ile ayıklanmaktadır.
Ekim yastıkları ekimden sonraki ilk yedi gün içinde 22.4 kg/ha, kullanıldığı takdirde 3-5 ay koruma sağlayan DACTHAL herbisiti ile ilaçlanmaktadır. Ot alma ile ilgili bu işlemlere aynen devam edilmesi gerekmektedir.
Ekim yastıklarında sıralar arası, toprak zerreleri arasındaki bağın gevşetilmesi, hava ve su tutma kapasitesinin su geçirgenliğinin artırılması amacı ile elle çapalanmaktadır. Şaşırma parselleri traktörlere takılan kültivatör ile çapalanmaktadır.
Metrekaredeki fidan adetinin arzu edilenden fazla olması durumunda seyreltme işlemleri yapılmaktadır.
Hızlı gelişen tür olan okaliptüsün fidan devresinde azmanlaşmak kök / gövde oranın kaybolmasını önlemek amacı ile bu türlerde budamalar yapılmaktadır. Budamalar yapılırken gövdenin 50 cm'den fazla olmamasına özen gösterilmektedir. Tepe budamaları sırasında aynı zamanda kök budamaları da yapılmaktadır.
3.4.2. Koruma Çalışmaları
Okaliptüs fidanlarının dondan etkilenmemeleri için eski kamyon ve kamyonet lastikleri yakılmaktadır.
Fidanlıkta zararlı olabilecek atmosferik bir etki, sıcaklıktır. Bunun için de daha önce belirtildiği gibi siperleme yapılmaktadır. Sıcaklık dışında zararlı olabilecek başkaca atmosferik olay fidanlık kurulduğundan bu yana görülmemiştir.
Fidanlıkta yetişen fidanlarda mantar etkisi görülmektedir. Böyle zararlı etki görülmesi durumunda pomarsol forte ile (100 Lt. suya 200 Gr. Pomarsol Forte) çimlenme sonrası bir hafta ile dört defa fidelere püskürtülmektedir.
Mevcut fidanlık bekçilerinden kuşlara karşı mücadele konusunda da yararlanılmaktadır. Dana burnu ile mücadelede Thicdan WP, Korlın gibi ilaçlar kullanılmaktadır. Köstebek, fare vb. zararlılara karşı Ramorin II Silo ilacı (fare zehri) kullanılmaktadır.
3.5. Yetiştirilen Fidanların Değerlendirilmesi
3.5.1. Fidanların Sökümü
Fidanların sökümünde asgari zayiatla çalışmak için toprak rutubetinin bu işi kolaylaştıracak nispette olması gerekmektedir. Gerekirse sökümden 2-3 gün önce arazi sulanarak toprak yumuşatılmaktadır.
Az miktardaki fidanların sökümü ü elle ve bel kürek kullanılarak yapılabilirse de fazla miktarlarda bu işin makina gücü ile yapılması, gerek fidanlara zarar verme*mek, gerekse zaman ve maliyet yönünden zorunlu olmaktadır.
Söküm, fidanların kök ve tepelerinin faaliyette bulunmadıkları bir zamanda yapılmaktadır. Bu devre zarfında söküme elverişli hava ve toprak şartlarının müsaade ettiği her zamanda sokum yapılabilir. Sokum işleri fidan talep zamanı ve miktarına, fidanlıktaki iş hacmine göre ayarlanmaktadır.
3.5.2. Fidan Seleksiyonu
Yapraklı ve ibreli fidanların yaşlarını belirtebilmek için 2 rakam kullanılmaktadır. 1. rakam fidanın tohum yastığındaki yaşını, 2. rakam ise fidanın repikaj yastığında veya tüpteki yaşını ifade eder. Örneğin;Tohum yastığında 1 yıl kalmış bir fidan 1+0 şek*linde; yine tohum yastığında 2 yıl kalan fidanlar 2+0 şeklinde ifade edilmektedir.1+1 yaşlı fidan denildiğinde ise fidanın 1 yıl to*hum yastığında, 1 yılda şaşırtma yastığında kaldığı ifade edilmektedir.
Okaliptus fidanlarında seleksiyon, sökümü mütakip sahada yapılmaktadır. Sökülen fidanlar bekletilmeden elverişsiz nitelikte olanlar, nitelikli olanlardan ayrılmaktadır. Bu ayırma işlemi, göz kararı ile bir değerlendirme yapılıp hastalıksız, düzgün gövdeli, ezilme ve kırılma zararı söz konusu olmayan fidanlar seçilmektedir. Kök tuvaleti keskin budama makasları ile yapılmaktadır. Sökülen fidanların kırılan kökleri kırıldığı yerden, diğer kökler de 25 cm. kalacak Resimde kesilmektedir.
3.5.3. Fidanların Ambalajı
Ambalaj, seleksiyonu izleyen kök budamasından başlayarak dikime kadar fidanların her türlü dış etken*lerden korunması için yapılan işlemlerdir.
Fidanların iyi bir Resimde ambalajlanması ve nakil esnasında zararlı tesirlere maruz bırakılmadan ağaçlan*dırma sahasına kadar ulaştırılması gerekmektedir. Bu itibarla ambalaj işlerinin bilgili ve tecrübeli işçilere yaptı*rılması uygun olmaktadır.
Balya ambalajlarında malzeme olarak kanaviçe, çıta, tel, ayrıca fidan köklerinin kızışmaması için ıslak yosun,testere talaşı veya bunların karışımı kullanı*lmaktadır. Ambalaj postası iki kişiden oluşmaktadır. Hızlı gelişen tür fidanlar ise 1000'lik balyalar halinde hazırlanmaktadır. Bu miktar fidanı alabilecek büyüklükte kanaviçe veya çuval parça*ları hazırlanır.Çuval veya kaneviça üzerinde bir tabaka ıslak yosun veya testere talaşı yayılır. Bunun üstüne de kökleri ortaya gelecek ve hafifçe birbiri üzerine binecek Resimde fidanlar konur. Bir kat bu malzemeden, bir kat fidan demetlerinden olmak üzere istifleme yapı*lmakta ve kanaviçenin iki ucu bir araya getirilerek sıkıştırılmaktadır. Ambalaj malzemesi yüksek su tutma kapasi*tesinde olmalıdır, imkan bulunduğu hallerde yosun kullanılmalı, testere talaşı kullanılmamalıdır.
Yosun ile kanaviçenin fidan köklerini iyice sarma*sına ve yeknesak bir balya yapılıp iyice sıkıştırılma*sına itina edilmelidir. Bunun için çuval balya haline geldikten sonra etrafına 4 adet çıta konulmakta ve telle sıkıca bağlanmaktadır. Balyanın bağlanmasında basit sıkıştır*ma ve bağlama makinalarından istifade edilmesi halinde daha ekonomik bir iş ve daha düzgün balya yapılmış olmaktadır.
Şaşırtılmış ve şaşırtılmamış yapraklı fidanlar demetler halinde ambalajlanmaktadır. Ambalaj materyalinin kökleri iyice örtmesi gerekir. Boylu fidanlar yüklenecekleri vasıtalara istif edilmekte ve üzerleri branda veya benzeri örtülerle kapatılmaktadır.
Diğer bir ambalajlama yöntemi ise, polietilen tor*bada yapılmaktadır. Bu, fidanların dış etkenlerden korun*ması ve su kaybının önlenmesinde çok etkili bir metottur. Fidanlar demet halinde ve kökleri arasında başkaca rutubet koruyucu bir malzeme (yosun, talaş) konulmaksızın torbalara yerleştirilmektedir. 2+0 yaşlı 200 adet fidan 50x60 cm. ebadında ve 0.10 mm. kalınlığındaki bir tor*baya yerleştirilmektedir. Fidanların ibre ve kökleri ile torbanın içi ıslak olmamalıdır.Torbaların havası boşal*tılarak ağızları bağlanır. Bir torba 3-4 sefer kullanı*labilmektedir. Fidanlı torbalar serin, gölgeli ve devamlı hava cereyanı olan yerlerde tercihen +3 °C 'de çalışan soğuk hava depolarında depolanmaktadır. Depolanan torba*lar fazlaca üst üste yığılmamalı, aralarında hava cereyanı olabilecek Resimde 2-3 sıra halinde yerleşti*rilmelidir.
3.5.4. Fidanların Dikim Alanlarına Gönderilmesi
Ambalajlanmış olan fidanların dikim yerlerine gönderilmesinde de gerekli dikkat ve itinanın gösterilmesi gere*kmektedir.
Fidanlar taşıtlara yüklenirken tepe sürgünleri*nin ezilmemesi ve kırılmaması, topraklı fidanlarda ambalajın bozulmaması ve toprağın dağılmaması sağlanma*ktadır. Fidanlar vasıta içinde rüzgar ve güneşe maruz bırakılmamalı, gerekli tedbirler alınmaktadır. Boylu fidanlar uzun şaseli araçlarla sevk edilmeli, fidan uçlarının aracın arkasından sarkarak sağa sola veya yere çarpmasını önleyici tedbirler mutlaka alınmalıdır. Sıcak havalarda nakliyat gece veya serin saatlerde yapılmaktadır. Fidanlar doğruca dikilecekleri yere kadar bir defada ve aynı araçla sevk edilmektedir.
Tüplü fidanlar ağaçlandırma sahasına üst üste yerleştirilebilecek sandıklara konulmakta ve bolca sulanmaktadır. Dikim sahasına getirilen fidanlar sandıkları ile dikim çukuru başında birer birer sandıktan alınarak dikilmektedir (7).

4. SONUÇ ve ÖNERİLER
Tarsus-Karabucak Orman Fidanlığı’nda E. camaldulensis ve E. grandis türlerinin fidan üretme ve ıslah çalışmaları söz konusudur. Okaliptüs türleri, yaş grupları ve günlük sıcaklık ortalamaları toplamları dikkate alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Buna göre, ıslah çalışmalarında, tohum toplama zamanlarının tespit edilmesinde, tıpta ve arıcılıkta kullanılacak olan, hayatsal faaliyetlerden çiçeklenme zamanı ve süresi ile tohum olgunlaşma zamanının bilinmesi önemlidir. Bunun için;
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-09-2007, 12:29 AM   #8 (permalink)
Co-Admin B
 
SiBeL YıLDıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 50,120
SiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant futureSiBeL YıLDıZ has a brilliant future
Standart

E .grandis’lerde çiçeklenme zamanı eylül ayında,yılın ortalama 261. gününden 282. gününe kadardır. Yani süresi ortalama 21 gündür. E. Camaldulensis’lerde çiçekleme zamanı Nisan-Mayıs döneminde, yılın ortalama 140. gününden 166. gününe kadardır. Ancak, E.grandis’lerde bir sapma görülmezken, E.camaldulensis gözlenen ağaçlarının % 4’lük bir kısmında çiçeklenme Kasım ve Ocak ayından Haziranın ilk haftasına kadar görülmüştür. Bu durum şimdilik sapma olarak değerlendirilmektedir. Çiçeklenme günleri, ıslah çalışmalarında özellikle melezleme konusunda dikkate alınmalıdır. İki türün de çiçeklenme dönemleri farklı olduğundan yapay döllemeler için polenler çiçeklenme dönemlerinde toplanıp saklanmalıdır.
Yukarıda açıklanan çiçeklenme günlerinin arıcılar tarafından bilinmesi bal verimi ve kalitesini artıracaktır. Bu nedenle arıcılara kovanlarını bu tarihlere uygun olarak getirmeleri tavsiye edilmelidir.
Tıpta alerjik hastalıkların teşhis ve tedavisinde öncelikle hastanın alerjisinin neye karşı olduğunun belirlenmesi gerekir. Bunun için hastalığın ortaya çıktığı dönemde çiçeklenen bitkilerin polen testlerinin uygulanması hastalığın teşhis ve tedavisini kolaylaştıracaktır. Okaliptüslerin çiçeklenme dönemlerinde alerjik belirtiler gösteren kişiler testlerini öncelikle okaliptüs polenleriyle yaptırmalıdırlar.
Tohumların olgunlaşması yılın ortalama olarak E.grandis’lerde 103. gün, E.camaldulensis’lerde 244. gün olmaktadır. Aynı yılın tomurcuklarından oluşan olgun tohumlar E.grandis’lerde E.camaldulensis’lerden farklı olarak bir yıl daha ağaçta kalmaktadır. Tohum hasadı sırasında E.grandis’lerde son iki yılın olgun tohumları bulunurken, E.camaldulensis’lerde sadece son yılın olgun tohumları bulunmaktadır.
Yurdumuzda okaliptüs yetiştiriciliğinde doğal gençleştirme söz konusu olmadığı için dökülen tohumlar kayıptır. Bu nedenle her iki türde de tohumlar olgunlaşınca toplanıp saklanmalıdır.
Bu çalışmada tohumların olgunlaşma zamanları, kapsüllerin morfolojik özelliklerine göre belirlenmiş olup, konunun pekiştirilmesi için çimlendirme deneylerinin yapılmasında fayda vardır.
Okaliptüslerde ıslah çalışmalarında okaliptüsler klonal olarak üretildiğinde hacim artışının tohumlu üretime nazaran %100’lük bir başarı sağlanmaktadır.
Çukurova Bölgesinde okaliptüs işletmeciliği yeni tanınmakta olan bir konudur. Bölge genelinde ağırlıklı olarak kârlı bir işletmecilik olduğu için yapılmaktadır. Ayrıca problemli arazilerin ıslah edilmesinde ya da de yoğun tarımsal faaliyetlerle uğraşılamayan işletmelerde daha az emek gerektiren özelliği ile okaliptüs yetiştiriciliği tercih edilmektedir.
Hesaplanan ekonomik parametreler okaliptüs yetiştiriciliğinin 1. bonitet sınıfında oldukça kârlı bir işletmecilik olduğunu göstermektedir. Dikim aralık mesafeleri büyüdükçe yatırımın kârlılığı azalmaktadır. Ayrıca azami kârlılığın elde edildiği yaş da yükselmektedir.
Birinci ve ikinci bonitet sınıfları arasında da hem yatırımın ekonomik göstergeleri hem de azami rakamların elde edildiği idari süreleri arasında farklılık görülmektedir. İkinci bonitet sınıfında da idare süreleri yükselmektedir.
Okaliptus tohumu ekilen tüpler tel ranzalar üzerine dizilmelidir (kök budaması ve mantar zararlılarından korumak için).
Çeliklerin dikim zamanı geçirildiğinde çelikler sıcak seralar içerisinde köklendirilmeli, çimlendirme materyaline organik gübre karıştırılması faydalı olmaktadır.
Çelikleri köklendirme çalışmalarında sıcak seralar ıslak çadır sistemlerine oranla köklendirme yüzdeleri daha yüksek olmaktadır.
Ağaç türlerimizin biyolojik özellikleri ve ekolojik isteklerine uygun yetiştirme tekniği (ekim sıklığı, ekim derinliği, kapatma materyali, yastıkta kök kesim zamanı ve derinliği, sulama, gübreleme vb.) geliştirilmelidir.
YARARLANINLAN KAYNAKLAR
Anonim, 1995. Okaliptus’ta Genetik Islah Çalışmaları, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Dergisi, Sayı ,Tarsus.
Anonim, ,Okaliptus Yetiştiriciliğinin 50. Yılı, Ormancılık Araştırma Müdürlüğü Enstitü Dergisi, Sayı , İzmit.
Anonim, 1990. Okaliptus’ta Döl Denemeleri, Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Dergisi, Sayı ,Tarsus.
Avcıoğlu, E., 1990. Okaliptüs Yetiştiriciliği İşletmesi, Kavak Ve Hızlı Gelişen Yabancı Tür Orman Ağaçları Araştırma Enstitüsü Dergisi, Sayı 1, İzmit.
Kayacık, H., 1982. Orman Ve Park Ağaçlarının Özel Sistematiği. İstanbul Üniversitesi Yayın No: 30/3, Orman Fak. Yayın No: 321., İstanbul.
Anonim, Tarsus – Karabucak Orman Fidanlığı Rotasyon Planı (2000-2001), Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü , Tarsus.
Anonim, 1996. Orman Fidanlıklarında Teknik Çalışma Esasları, Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü, Ankara.
Ata, C., 1992. Ders Notu, Silvikültürün Temel Prensipleri, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fak., Trabzon.
ÖZGEÇMİŞ
1977 yılında İçel’in Tarsus ilçesinde doğan Ali GÖKSUAKAR, ilkokulu Cumhuriyet ilkokulunda, orta ve lise öğrenimini Cumhuriyet Lisesinde tamamladı. Babası emekli öğretmen olan Ali GÖKSUAKAR’ın iki kızkardeşi, dört erkek kardeşi bulunmaktadır. Halen 1998 yılında girdiği Süleyman Demirel Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği bölümünde son sınıf öğrencisidir. Lisans düzeyinde İngilizce ve Arapça bilmektedir.
__________________
SiBeL YıLDıZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
fidanı, okaliptüs, teknikleri, yetiştirme

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:44 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2
aBSHeLL
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Abshell-AileVadisi

Linkler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314