AiLeVaDiSi FoRuM  

Go Back   AiLeVaDiSi FoRuM > GeneL Forum > AileVadisi öğrenci Yardım

AileVadisi öğrenci Yardım Bu forum altında senelik ödevlerden üni sorularına kadar her çeşit paylaşım yapıLa biLir

 

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-03-2008, 01:58 AM   #101 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Kavun - Kavun Nedir? - Kavun Yetiştiriciliği

Toprak isteği: Derin,geçirgen,su tutma kabiliyeti çok iyi,drenajı iyi,organik madde ve besin maddelerince zengin tınlı topraklarda çok iyi gelişir. Ağır ve suyu bol topraklarda kök hastalıkları artar. pH nötr olmalıdır.

Toprak hazırlığı - Ekim ve Dikim: sonbaharda işleme derinliği 40-50 cm olacak şekilde pullukla birkaç defa sürülür. İlkbaharda toprak sıcaklığı 15°C’ye ulaştığında 10-15 cm derinlikte sürüm yapıldıktan sonra diskaro ve freze ile işlenir. Kavun tohumları yetiştirme kaplarına birer adet ekilir. Çeşit özelliğine bağlı olarak sıra arası 40-100 cm, sıra üzeri 150-250 cm arasında değişir. 6-8 yapraklı oldukları dönemde esas yerlerine dikim yapılır.

Bakım İşleri ve Gübreleme: Bitkiler 10-15 cm boya ulaştıklarında ilk çapa yapılır ve bitkilerin boğazları doldurulur. Yabancı ot durumuna göre bitki toprak yüzeyini örtene kadar çapa yapılır. Sulamada dikkatli olunmalıdır. Fazla su iriliği sağlasa da tat ve aromayı bozmaktadır. Ortalama olarak 2-5 defa sulama yeterlidir. Hasat döneminde sulama yapılmaz. Gübrelemede dekara en az 4-5 ton yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. Toprak işleme esnasında 8 kg/da N, 10-12 kg/da P ve 15-20 kg/da K verilmelidir. Ayrıca meyvelerin irileşmesi döneminde dekara 4-6 kg azotlu gübre verilmesi olumlu yönde etki yapar.

Mücadelesinde; hıyarda olduğu gibi koruyucu ilaçlamalara dikkat edilmelidir.

Hasat: Tam olum devresindeki kavunlar, karpuzun aksine ağırlaşır. Meyve saplarının ve gövde üzerinde bulunan kulakçıklar kurur, meyve sapı tamamen kurur, meyvenin çiçek burnu hafifçe yumuşar, dip kısmı kendine has koku verir, irilik ve şekil olarak çeşit özelliğini gösterir durumlar hasat olgunluğuna işaret eder. Dekardan 2-10 ton arasında (çeşide ve yetiştirme şekline bağlı olarak) verim alınır.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 01:59 AM   #102 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Karpuz - Karpuz Nedir? - Karpuz Yetiştiriciliği

Toprak İsteği: Karpuz yetiştirmek için en uygun topraklar akarsu kenarlarındaki milli topraklarla, su tutma kapasitesi yüksek kumlu-tınlı veya tınlı-kumlu topraklardır. Yetiştirme dönemi kısa olan yerlerde ve erkencilik düşünüldüğünde hafif kumlu topraklarda yetiştiricilik yapılmalıdır. Kökleri narin olduğu için ağır topraklar tercih edilmez. Bu nedenle toprak derinliğinin fazla olması ve taban suyunun 1 m civarında bulunması karpuz için idealdir. Karpuz yetiştiriciliği yapılacak toprakların pH'ı 5-6.5 arasında olması tercih edilir. Hafif bünyeli kumlu topraklara iyi yanmış çiftlik gübresi ve diğer besin elementleri ilave edilerek yetiştiricilik yapılmalıdır.



Toprak Hazırlığı: Toprak birkaç defa derince işlenir, son işlemeden önce yanmış çiftlik gübresi ile mutlaka gübrelenmelidir. Kumlu topraklara verilecek miktar 5-6 ton/da, tınlı-killi topraklara 3-4 ton/da arasında miktarlarda kullanılmalıdır. Daha sonra toprak tesviyesi yapılmalıdır.

Fide Yetiştiriciliği ve Dikim: Karpuz yetiştiriciliği, alçak tüneller altında fide elde etme ve don tehlikesi geçtikten sonra esas yerlerine topraklı olarak şaşırtılmasıyla gerçekleştirilir. Kullanılacak olan harç çiftlik gübresi, kum ve toprak karışımından elde edilmelidir. Harç hazırlığında kullanılan maddeler, karıştırılmadan evvel gerekiyorsa 1-1.5 cm.'lik eleklerden geçirilmelidir. Harç hazırlığında orman toprağı kullanılıyor ise geniş yapraklı orman ağaçlarının altındaki topraklar olmalıdır.

Eğer orman toprağı kullanılacak ise;
22 teneke yanmış, elenmiş büyükbaş çiftlik gübresi, 23 teneke orman toprağı ve 5 teneke ince sıva kumu

Bahçe toprağı kullanılacak ise;
30 teneke iyi yanmış,elenmiş büyükbaş çiftlik gübresi, 15 teneke bahçe toprağı ve 5 teneke ince sıva kumu kullanılmalıdır. Bu seçeneklerden her ikisine de her 50 teneke için 2 kg triple süper fosfat, 2 kg potasyum sülfat ilave edilir. Hastalık ve zararlılar için 50 teneke harca 25-30'ar gr Dikotan M22 ve Endosülfan 35 WP karıştırılmalıdır.

Tohum ekim tarihi yaklaşık olarak İlimiz Erbaa İlçesi şartlarında Mart sonu-Nisan başı, Turhal İlçesi şartlarında 10-15 Nisan olmaktadır. Ekim 12x15 cm veya 15x15 cm ebadında plastik torbalara yapılır. Fazla suyu tahliye etmek için torbaların alt uçları ve orta kısmı 1 cm.'den makaslanır Her torbaya 1 adet tohum bırakılır, üzerine 1 cm.'lik kapaklık harç atılarak elle hafif bastırılır. Ekimden sonra süzgeçli kovayla hemen sulanıp üzeri örtülür. Fideler yüzeye çıktığında örtü hemen kaldırılmalıdır.


Alçak tünel altındaki fidelerin zarar görmemesi için fazla güneşli havalarda gölgelenmesi gerekmektedir. Havalandırmaya dikkat edilmeli ve hiçbir zaman hava cereyanında bırakılmamalıdır. Fide torbalarının yüzeyi zaman zaman kurşun kalem biçimindeki bir çöple hafifçe karıştırılmalıdır. Fideler 5-6 yapraklı, yaklaşık 20 cm boy ve kurşun kalem kalınlığında gövdeye ulaştıklarında dikime hazır olurlar.

Dikimden yaklaşık 1,5-2 ay önce fosforun tamamı (55-60 kg/da T.S.P.), potasyumun yarısı (60-65 kg potasyum sülfat) sürüm derinliğine verilmelidir. Geriye kalan potasın yarısı ile azotun tamamı dikimden sonra çapa ve suyla birlikte, 4-5'e bölünerek verilmelidir.
Dikim büyüklüğüne gelen fideler 150 m sıra arası ve 75 cm sıra üzeri mesafelerle dikilirler. Dikilen fidelere çanak yapılarak her fideye yaklaşık 2 litre cansuyu verilir. Toprağın çatlamaması için üzerine hafifçe kuru toprak çekilir.


Bakım İşleri: Dikimden 8-10 gün sonra kaymak tabakasını kırmak ve yabancı otlar için hafif bir çapa yapılır. Toplam 3-4 çapa yapılır. İkinci çapa esnasında bitki kök boğazının ve meyvelerin suya temas etmemesi için boğaz doldurma işlemi yapılır. İlk su toprak ve havanın yağış durumuna göre değişmekle birlikte ilk meyveler 2-3 cm çaplandığında verilir. Şartlara göre 10-15 günde bir aşırı olmamak suretiyle sulama yapılır. Fazla su hasat sonrası dayanım süresini ve tadını azaltılır. Bu yüzden yetiştiriciler fazla sudan kaçınmalıdır. Karpuz meyvelerinin irileşmesi döneminde toprakta yeterli suyun bulunmasını, hasada doğru ise azalmasını ister. Düzenli bir sulama yapılmazsa bitkilerde gelişme olumsuz yönde etkilenir. Düzensiz sulama meyvelerin olgunlaştığı dönemde olursa meyvelerde çatlamaya neden olur.

Mücadelesi: Karpuzlarda görülen önemli hastalıklar antraknoz, külleme, mildiyö, solgunluk ve virüs hastalıklarıdır. Bu hastalıklara karşı (virüs etmenleri hariç) fide döneminde 8-10 günde bir koruyucu ilaçlama yapılmalıdır. Karpuzlarda en çok görülen zararlılar kırmızı örümcekler, yaprak bitleri ve karpuz telli böceğidir. Bunlara karşı da insektisit ve akarisitler kullanılmalıdır. Bu hastalık ve zararlılara karşı kullanılacak ilaç tavsiyesi için Tarım Teşkilatlarına başvurulmalıdır.
Olgunluk ve Hasat: Karpuzlarda olgunluk, meyveler ve meyve sapları üzerinde meydana gelen bazı belirtilerle kolayca anlaşılır. Tohum ekiminden 80-120 gün sonra meyveler hasat olgunluğuna gelir. Olgunluk kriterleri şu şekilde sıralanabilir;
-Olgun karpuzlar -kavunların aksine- olgunluğun ileri dönemlerinde hafiflerler.
-Meyve kabuğu üzerindeki mum tabakası matlığını kaybeder ve meyve parlak bir hal alır.
-Meyve kabuğu tırnakla kolayca sıyrılır.
-Karpuz sapları üzerinde bulunan kulakçık kurur.
-Karpuzu dalına bağlayan tüylü sapları kurur.
-Karpuz üzerine parmakla sertçe vurulduğunda kendine has dolgun ve tok bir ses çıkarır.
-Avuçlar arasına alınan karpuz kulağın yanında sıkıldığında içerden bir çıtırdama sesi gelir.
Yukarıda açıklanan belirtiler varsa karpuz meyvesi olgun hale gelmiş demektir. Hasatta gecikme olursa meyvelerin içi boşalır, yenen kısmı yumuşar. 3-5 toplamada hasad tamamlanır.
Hasattan sonra muhafaza süresi uzadıkça önce koflaşma, sulanma, daha sonra bozulma ve kokuşma meydana gelir. Bazı karpuz çeşitlerinin meyveleri +4ºC ve %60-70 nemde 3-4 aya kadar muhafaza edilebilir (Soğuk Hava Deposu).


Dip not:
Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri şüphesiz karpuz yemektir. Ya da hoş bir piknik, tatlı
ve sulu bir karpuzla mükemmelleşir. Latince ismi Citrullus Vulgaris olan karpuz kabakgillerdendir. Anayurdu Afrika' nın tropikal bölgeleridir. Mısır' daki
antik kalıntılardaki duvar resimlerinde karpuz resmedilmiştir. Daha sonra ticari gemilerle akdeniz ülkelerine yayılmıştır.
Bugün dünyada yaklaşık 500 çeşit karpuz yetişmektedir. Bunlar kabuğunun, çekirdeklerinin biçimine,rengine ve ağırlığına göre farklılık gösterir.
Karpuz mayıs ve eylül aylarında ancak özellikle temmuz ortasından ağustos sonuna kadar bol miktarda bulunur.
Tatlı ve sulu, olgun bir karpuz seçmek için birkaç noktaya dikkat etmeliyiz. Kabuğunun rengi parlak değil, mat olmalı ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısım kolayca çıkmalıdır. Şekli simetrik olmalıdır. Toprağa oturan kısmının rengi açık sarı olmalı, beyaz veya yeşil olmamalıdır. Olgun karpuz oda sıcaklığında tutulmalıdır. Ancak çok uzun bir süre değil. Buzdolabında 1 hafta süreyle saklanabilir.
Eğer kesmece karpuz alacaksanız içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edin. Çekirdeksiz karpuz alıyorsanız dikkat edin. Çünkü çok fazla beyaz çekirdek karpuzun olgunlaşmadan toplandığını gösterir.
Karpuz bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan Beta karoten içerir. İçerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini önlemede de rol oynar. Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri vardır .






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:00 AM   #103 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Kiraz - Kiraz Nedir? - Kiraz Yetiştiriciliği

GİRİŞ

Çoğu meyve türlerinde olduğu gibi, kirazında; kültürünün yapıldığı en eski yer Anadolu’dur. Memleketimizde Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu Toroslarda yabani tipleri bol miktarda bulunmaktadır.
Dünyada 1500 civarında kiraz çeşidi mevcuttur. Yapılmakta devam eden ıslah çalışmaları ile günden güne bu sayı artmaktadır. Bununla beraber bölgeler itibariyle;aynı çeşit farklı isimlerle,farklı çeşitlerde aynı isimle adlandırılmıştır.
Kiraz dünyada geniş bir yayılım göstermesine rağmen; ticari üretimi A.B.D , Türkiye, Fransa, İtalya, B.D.T’nun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdendir. Üretim miktarı açısından iklime bağlı olarak A.B.D’den sonra 2. sırada gelmektedir. Memleketimiz üretim miktarı yüksek olmasına rağmen; üretim kalitesi ve ihraç edilebilir miktar yönünden istenilen seviyede değildir.
Kiraz memleketimizin her yöresinde az çok yetiştirilmekle beraber; temel geçim kaynağı olduğu illerimizi Manisa, İzmir, Afyon, Isparta, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Konya, Artvin, Zonguldak, Kastamonu ve Amasya olarak sıralayabiliriz.
Üretim miktarımız sürekli artmaktadır. Ağaç başına verim 25 kg civarındadır. Üretimimizin %10 gibi düşük bir miktarı ihraç edilebilmektedir.
Memleketimizde kiraz taze meyve olarak ihracının yanı sıra; Starks Gold, Gılli, Akçilli ve 0900’ün işlenerek satılması da giderek artmaktadır.
Kısaca ülke olarak kiraz tarımının yayılmasına bir engel yoktur. Fakat uygun arazi seçimi, araziye uygun anaç seçimi, çeşit seçimi, tozlayıcıların dikimde mutlak planlanması, ilk yıllarda şekil verme terbiye, budama, sulama, gübreleme, toprak işleme, yabancı ot kontrolü, hastalık zararlılarla mücadelenin uygun olarak yapılması halinde ihraç vasıflı kiraz üretimimizin artması mümkündür.
Teknik eleman arkadaşlarımız ve değerli üreticilerimiz kiraz üretimi ile ilgili problemleri çözmede birlik ve yardımlaşma gösterilirse, çiftçilerimiz, devamında hepimiz, sonuçta memleketimiz kazanacaktır.

Bahçe Tesisinde Dikkat Edilecek Hususlar

Yeni bahçe tesisi yaparken bazı hususlara dikkat edilirse, ileri ki yıllarda çoğu problemlerle karşılaşılmaz. Bu dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
- - Tesis öncesi toprak numunesi alınıp mutlaka tahlil yaptırılmalıdır.
- - Kiraz soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyve olduğu için yüksek yerlere tesis edilmelidir.
- - Don tabanı oluşturan yerlere kurulmalıdır.
- - Taban suyu yüksek yerlere kurulmamalıdır.
- - Şiddetli rüzgarlara açık yerler olmamalıdır. (Bilhassa kuzey rüzgarlarına)
- - Meyilli ve yamaç yerler tercih edilmelidir.

Kışın –20 C’nin altına düşmeyen bölgeler seçilmelidir. Ben düşmeden önce bol yağışlar o yılın ürün kalitesine, hasattan sonraki yağışlarda gelecek yılın ürün kalitesini etkilemektedir. Kiraz, soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyvedir. Soğuklama; 7.2 C’nin altında geçen toplam kış dinlenmesinin saat olarak ifadesidir.
Tasviye işlemi yapıldıktan sonra yaklaşık 1 m. aralıklarla baklava dilimi şeklinde sub-soiler ile patlatma yapılmalıdır. Patlatma işlemi en kurak Ağustos-Eylül aylarında yapılmalıdır. Arazi yapısı çok uygun değilse patlatma yapılmalı ayrıca 40-50 m. arayla drenaj kanalları açılmalıdır.

Anaç Seçimi :
1-Kuş Kirazı (Prunus avim ) : Ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir anaçtır. Dikine ve kuvvetli büyür, büyük taç yapar. Uygun şartlarda uzun ömürlüdürler. Geçirgen verimli, tınlı, derin, organik maddece zengin yerlerde daha iyi yetişir. Kirece mukavemeti azdır. Göz aşısı ile uyuşması iyidir. Toprak ve arazi yapısı uygun olursa 6*6, 6*5 m. aralıklarla dikilip ilk yıllardan itibaren şekil verilmeli ve budama yapılmalıdır. Terbiye ve budamaya fazla dikkat edilemeyecekse biraz daha geniş dikilebilir.
2-İdris ( Prunus mahalep ) : Sulaması problem olan, daha az su verilebilen arazilerdeki kiraz bahçesi tesisinde önerebileceğimiz bir anaçtır. Daha çok vişneye anaç olarak kullanılır.
- - Taç küçüktür. Kuş kirazının %75-80’i kadar.
- - Kökler daha derine gider.
- - Süzek ve kumlu toprakları sever. Kuş kirazına göre kirece daha dayanıklıdır.
- - Aşı uyuşmazlığı gösterebilir.
- - Yüksek (60-65 cm.) den aşılandığında bodurlaştırıcı etki artar, fakat pratik olmadığından pek uygulanmamaktadır.
Genellikle Prunus mahalep ile kurulan kiraz bahçeleri için 4x5, 5x5 m. dikim mesafeleri uygundur. Vişne bahçeleri için ise 4x4, 4x5 m. gibi aralıklar önerilebilir.
3-Klonal Kiraz Anaçları : Bunlarda 5 çeşit anaç olarak, ülkemize intikal ettirilmiştir. Bu anaçlara temel çeşidimiz olan 0900 Ziraat, dölleyici olarak da Starks Gold ve Bigarreau Gaucher aşılanarak bölgede dikimi 1999-2000 fidan dikim sezonunda bir proje dahilinde yapılmıştır. Seçilen bölgeler Eğirdir, Yalova, Çanakkale, Pozantı, K.Maraş ve Malatya’dır. Bu bölgeler Türkiye genelini yaklaşık temsil etmektedir. Proje sonunda anaçlara uyumu, verime etkileri gibi kriterler değerlendirilip bölgelere göre uygun anaçlar en kısa zamanda üreticilerimize intikal ettirilecektir. Proje dahilindeki bu anaçlar ithal edildikten sonra Enstitümüz bahçesine aşı parsellerine dikilmiş ve aşılamaları da burada yapılmıştır. İlk gözlemlerimiz Tabel Edabriz anacı çöğür olarak dikime müteakip klonal göstermiştir. Tabel Edabriz ve Vleiroot-158 anacı araziye uyumu ve aşıya gelme oranları çok düşük kalmıştır. Bununla beraber SL-64, Maxma,ve Gisela-5 anaçları arazi şartlarına uyumu, aşı uyuşması, fidan haline gelme yönünden projenin daha ilk yıllarında favori görülmüştür. Bu klonal bodur kiraz anaçları çoğaltılma usulleri ve diğer veriler hızla değerlendirilmektedir.
Bahçe Kurulması

Kiraz yetiştiricilinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim ve ilk yıllarda ağaçların terbiye edilmemesi, gövde yaralanmalarının önemsenmemesi başlıca kuruluş hataları olarak ileri ki yılların verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir.
İyi bir planlama yapılmalı ve ilk kültürel işlemler iyi yapılmalıdır.
Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenmeye veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Ben düşmeden hasada kadar olan sürede yağmur çatlaması zararına karşı tek çeşitle bahçe kurulmaması gerekmektedir. Her kiraz bahçesinde en az 4-5 çeşit bulunmalıdır. Çeşitlerin seçiminde ise birbirlerini dölleyebilir nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.

Çeşit Seçimi :
Kiraz bahçelerinin tesisi aşamasında her çiftçinin zaten belirlediği temel bir çeşidi vardır. Bu şekilde bahçede bir çeşidin ağırlıklı olması da tabiidir. Yalnız kirazda yaklaşık bütün çeşitler kendisiyle uyuşmadığı için, grup kısırlığı da söz konusu olabilmektedir. İyi bir verim için birbirini iyi dölleyebilir çeşitlerin bulunması, ekolojik faktörlerden kaynaklanan riskin azaltılması, 1,5 aylık bir süre boyunca pazara kiraz sunulabilmesi, hasatta işçilik v.b. gibi yönlerden dolayı sıkışmamak için iyi bir çeşit planlaması gereklidir.
Türkiye’nin ihracat şansının en yüksek olduğu ve en popüler çeşit 0900 Ziraattir. İhraç eden ülkelerde “Türk Kirazı” diye unvan almış çeşidimizdir. Bu nedenle 0900Ziraat dışında yeni bir çeşit peşinde koşmak şimdilik yersiz görülmektedir.Bununla beraber 0900 Ziraatın dölleyicilerinin kiraz tarımında planlanması zorunludur.Dölleyicilerde genellikle Starks Gold, Lambert ,Vista ,Merton Late,Bigerreau Gauçher,Nnoble,Jübile’dir.
0900 Ziraat değişik bölge isimleriyle ülkemizde yaygındır.Uluborlu Napolyonu,Dereçine Napolyonu,Akşehir Napolyonu,Malatya Dalbastı,Allahdiyen,Salihli ve M.Kemal Paşa Napolyonu gibi değişik adlarla anılmaktadır.Yalnız enstitümüz tarafından değişik enstitüler ve üniversiteler işbirliği ile yürütülen projemiz neticelendiğinde bu bölgesel napolyon işine çözüm bulunacaktır.İlk yapılan çalışmada tüm napolyon diye adlandırılan bu kirazlarımızın aynı olmadığı yalnız sinonim olduğu anlaşılmış fakat kesin neticeler devam etmekte olan çalışmalar neticesinde netleşecektir. Bu konu kapsamında Estitümüz bahçesinde bölgeleri temsilen, Akşehir bölgesinden 6, Uluborlu’dan 3, Honaz’dan 1, Dalbastı, M.Kemalpaşa’dan 3 tip seçilmiş, bunlar yine Enstitümüzde imkanları ile Prunus avium, Prunus mahalep ve klon anacı olan Gisela-5 üzerine aşılanarak bahçe tesisi yapılmıştır. Netice olarak bütün bölgelerin tipleri aynı ekolojik şartlarda ve aynı anaçlar üzerinde performansı izlenerek, gerekli değerlendirmeler neticesinde bu konudaki büyük problem hal edilmiş olacaktır. Dölleyici : Mevcut kiraz bahçelerinde en büyük problemlerden başta geleni döllenme problemidir. Bunun sonucu olarak verim azlığı ve verim düzensizliğidir. Verim azlığı ve verim düzensizliğinin başka sebepleri de olmasına rağmen en önemli doğru dölleyici planlamamasıdır.

Kiraz Yetiştiriciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri
Yer Seçimi :
Kiraz anaç ne olursa olsun taban arazileri sevmez. Geçirgen organik maddece zengin olan arazileri sever. Don çukurlarından zararlanır. Yüksek yerlerde, güney bölgelerde erken donlardan çiçekler zarar görür. Kışı –20 C’nin üstünde olan bölgelerde dallarda ve köklerde don zararı olabilir. Taban suyu olan bölgelerde kiraz tarımı yapılamaz.
Arazide Kültürel Önlemler :
Kiraz dikiminden önce arazi tasviye edilmelidir. 90 cm. aralıkla dip kazanla baklava dilimi şeklinde Ağustos-Eylül ayında sürdürülmelidir. Kısmi taban suyu veya su birikme gibi problem oluşacak ise 40-50 m. aralıkla hendekler oluşturulmalıdır.
1-Anaç Seçimi : sulama imkanı bulunan ve kireç oranı düşük kısmen taban arazilere mutlak kuş kirazı anacı kullanmalıdır. Kireç bir miktar bulunuyorsa ve sulama imkanı az ise kökü derine daha fazla inen idris anacı kullanmalıdır.
Dikilecek fidanlarda gövde yaralanması olmamalıdır.Kök bölgesi saçak durumu iyi olmalıdır. Fidanlar ismine doğru ve sertifikalı yerlerden temin edilmelidir ki ; ileride fidnla gelebilecek hastalıklar proplem teşkil etmesin, çeşit ve anaç karmaşası yaşanmasın. Çiftcilerimizin Günümüzde en büyük proplemlerinden birisi de çeşit karmaşasıdır.
Arazi yapısına uygun anaçların seçimine müteakip; P.Avium(Kuş kirazı) 6x6 m.,6x5m. aralıklarda, P.Mahalep (İdris) anacı için ise 6x5m.,5x5m. ve 4x5m. gibi aralıklarla dikilmelidir.
2-Fidan Dikimi : Fidanlar erken temin edilip sonbaharda dikimine gayret gösterilmelidir. Fidan dikiminde fidan çukurlarına bir kürek yanmiş ahır gübresi ve/veya her fidan çukuru için 100 gr. Triple Süperfosfat ile 100gr. Amonyum Sülfat da dikim toprağına kaıştırılmalıdır.Sonbahar dikimlerinde don tehlikesi oluşacak olursa malç uygulaması ile gerekli önlem alınmış olacaktır. Dikimlerde dikim tahtası kullanılmalıdır. Köklere fungisit uygulaması yapıldıktan sonra dikim yapılmalıdır. Dikim öncesi yaralı kök kısımları ve uzun yan kökler kesilmelidir. Bu işleme “ kök tuvaleti” denilir. Aşı noktaları toprak seviyesi üzerinde olacaktır.
3-Tepe Kesimi : Tepe kesiminde acele edilmemesi avantajlıdır. Gözler iyice kabardığında yapılırsa yeni oluşacak ilk kat dallarımız daha geniş açılı oluşur. Tepeler şaı gözü takılan tarafın zıt kısmında bulunan uygun bir gözden 70 cm. civarında kesilir.
4-Terbiye ve Budama: Tepeler yaklaşık l m. den vurulur. Yerden 45 cm. lik mesafedeki dalların tamamı çıkarılır. Kiraz ağaçlarının nihai büyümesi sonunda 4 veya 5 kat oluşturulmalıdır.her katta en az 3, en fazla 5 yan dal bırakılmalıdır. Yan dalların gövdeye düşey aralığı 20 cm. olmalıdır. Neticede toplam 17-21 yan dal oluşturulmalıdır.ilk yıllarda yapılan budamalar şekil vermede çok etkilidir. Aynı zamanda erken verimliliği sağlar. Yani genç kısırlık dönemini azaltır. İleriki yıllarda budama ile kalite ve verimi artırır. İhracatçıların istediği çap oluşturulmasında çok faydalı olacaktır. Kış budaması dormant dönemde, yaz budaması ve hastalıklı dalların çıkarılması temmuz sonuna kadar yapılmalıdır.
5-Toprak İşleme : Genel olarak toprağın havalanmasını yabancı ot kontrolünü, gübrelerin toprağa karışmasını, nemin muhafazasını, kış yağışlarından faydalanmasını sağlar. Sonbaharda yüzlek bir toprak işleme yapılmalıdır. Bu işlem kiraz sineği mücadelesi için bir önlemdir. Toprak işleme 10-12 cm. derinlikte olmalıdır.
Son yıllarda maliyetlerin yüksek olması işgücünün azaltılması ve modern tarım uygulamalarında azaltılmış toprak işleme, alttan işleme (Kaz ayağı) yırtarak işleme ve sıfır toprak işleme yaygınlaşmaktadır. Bu durumda yabancı otlar ot ilaçları ile,kiraz sineği mücadelesi ise ilaçlama ile yapılır.
Toprak işlemede derin sürüm köklerin zararı düşünüldüğünden kesinlikle yapılmamalıdır.
6-Ara Tarım : Kiraz tarımı yapılan arazilerde mesafeler genellikle fazladır. Bahçenin ilk yıllarında ara boş kalmasın diye ara tarımı yapılmaktadır.
7-Toprak Örneği Alınması : Bu işlem bahçe tesis edilmeden yapılmalı, daha sonraki yıllarda ara ara yapılmalıdır. Bahçe tesisinden önce toprak burgusu veya belle örnek alınır. Belle V şeklinde açılan kuyularda 0-30cm, 30-60 cm. ve 60-90 cm. den alınır. Örnek 8-10 ayrı yerden alınmalıdır. Her derinlikten alınan örnekler kendi arasında ayrı ayrı harmanlanmalı, taş ve benzeri maddelerden temizlenmelidir. Her derinliği temsilen 1 kg. civarında numune bez torbalara konulmalıdır. İçine ve dışına çiftçi ismi, yer mevki ismi yazılı etiketler kurşun kalemle yazılmalıdır. İleriki yıllarda yalnızca 20 cm. derinlikten alınan numuneler gübreleme için kafidir.
8-Yaprak Örneği Alınması : En uygun yaprak örneği tam çiçeklenmeden 2-3 ay sonra alınır. Ağaçların iyi güneşlenen omuz hizasındaki uç sürgünlerinin orta yaprakları sapı ile birlikte alınır. Örnekler düz bir hat teşkil etmeyen ağaçlardan alınmalıdır. Bu şekilde 20-25 ağaçtan 100’er yaprak alınır.
Toplanan yapraklar bez veya kağıt torbalara etiketlenerek konulur. Bekletilmeden labaratuvara ulaştırılır. Numunelerin bekletilmesi uygun değildir. Fakat bekletilmesi zorunlu ise buzdolabında veya buz kaplarında saklanabilir.
9-Gübreleme : Gübreleme toprakta eksikliği tahlillerle bilinen bitki besin elementlerinin takviyesidir. Önceleri yapılan yanlış gübrelemeler veya besin kilitlenmesi olaylarından kaynaklanan ve toprakta varlığı tahlillerle bilindiği halde ağaçta eksikliği görülen elementler mevcut olabilir. Bunun önlenebilmesi için gübrelemede;
1. - Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır.
2. - Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.
3. - Gübre usulüne uygun verilmelidir.
4. - Gübre uygun zamanda verilmelidir.
5. Kullanılacak gübre miktarlarına pek çok faktör etki yapar. Bu faktörler;
6. - Toprağın yapısı
7. - Ağaçların yaşı
8. - Sulama miktarı ve sulama şekli
9. - Bitkilerin verim miktarı
10. - Anacın cinsi
11. - Ağaçların gelişme durumları
12. - Ahır gübresi uygulamaları, vb.
Gübreleme; sulama, budama ve toprak özellikleri ile çok değişsede ölçü olarak 1 yıllık sürgünlerin uzunluğu bir fikir oluşturmalıdır. Şöyleki meyveye yatmamış ağaçlarda 60-90 cm. arasındaki sürgünler gelişmenin olumlu seyrettiğini gösterir. Sürgünler 90 cm.den fazla ise gereksiz azot uygulamasına veya fazla sulamaya bağlıdır.Sürgünler 60 cm. den kısa ise su ve azot noksanlığındandır.
Yetişkin kiraz ağaçlarında 40-60 cm. arasında sürgünler var ise gelişme normaldır. Sürgünler bu ölçülerden kısa ise yeterli beslenme yoktur.
Dekara 2-3 ton ahır gübrelemesi uygundur. Verimdeki bir ağaca ortalama değer olarak her yıl, 2-3 kg. Amonyum Sülfat, 1 kg. Triple Süper Fosfat , 1 kg.. Potasyum verilmelidir. Verilme zamanı olarak fosfurlu ve potasyumlu gübreler bölgesel iklim ve alışkanlıklara göre Sonbahar veya erken İlkbahar da, azot uygulmaları ise erken İlkbaharda birinci dilimi, çiçek dökümünden sonra ikinci dilim ve hasattan sonra üçüncü dilim uygulanır.
Yaprak gübreleri ağacın bitki besin elementi eksiklikleri de gözönüne alınarak; güvenilir firma ürünleri rahatlıkla kullanılmasında sakınca yoktur. Aksine , ihtiyaç bazende zorunlulu halini almıştır.
Ağaçlarda gübreleme ; İz düşümü gübrelemesi ve bant sistemi gübrelemesi şeklinde uygulanır.
10-Sulama: Kirazlarda sulama , fidan dikimindeki “Cansuyu” ile başlar. Dikimlerein İlkbahar veya Sonbaharda yapılması gözönünüe alınmaksızın cansuyu verilir. Ülkemiz de genellikle ben düşme dönemine kadar İlkbahar yağmurları ile su ihtiyacı karşılanmaktadır. Kurak giden yıllarda sulama müdahalesinde bulunulmalıdır. Kiraz, çok suyu da kuraklığı da sevmez. Bu şartlar gözönünüe alınarak sulama planlanmalıdır. Kurak giden yıllarda çiçeklenme esnasında toprağın yeterince nemli olması sağlanmalıdır. Ben döneminden hasada 4-5 gün kalıncaya kadar kirazlar susuz kalmamalıdır. Bu dönem aralığında toprak hafifçe nemli tutulabilirse , mükemmel irilik ve kalite sağlanır. Yetişkin ağaçlarda kök boğazı çevresi sulanmamalıdır. Sulama düzeni oluştururken, bitki gövdesinden 2-3 m. dışarıda setler yapılır. Bu setlerin içi değil dışına su verilmelidir. Çünkü suyu alabileceği kök bölgesi o kısımdadır. Bu sulama sistemi ile kök dağılımı teşvik de edilmiş olacaktır. Ağır topraklarda su miktarı az ve sulama aralıkları daha uzun olmalıdır. Damlama veya mini spring le sulama yapılmıyorsa , sulama tavaları kısa tutulmalı göllenmeden diğer tavaya geçirilmesi daha uygundur. Fazla su kloroza neden olur.
Hasattan hemen önce çok su meyve iriliğine kısmen etkisi olsada ,meyve eti sertliği ve tadı olumsuz etkilediği gibi ağaç sağlığı açısından da sakıncalıdır. Hasattan sonra da verilecek su yeni oluşan çiçek gözlerinin gelişimine de faydalı olacaktır. Sonbaharda da yağışlar az olursa kısmen sulama yapılmalıdır.
13-Tozlayıcı (Dölleyici): Kiraz üreticilerimiz bu konuda bilinçli değildir. Fidan üreten kuruluşlar ve şahısların çoğu ana çeşidi dölleyebilen çeşitler ait fidan üretimi yapmamaktadır. Bahçe planlanırken 8 ana çeşide 1 adet dölleyici dikilmelidir. Genellikle 0900 Ziraat ana çeşidimiz de şu kiraz çeşitleri dölleyici olarak kullanılabilirtarks Gold, merton Late, B.Gauçher, Noble, Jübile dir. Verim yaşındaki dölleyici proplemi olan bahçelerde, uygun aralıklarda ağaçların bazı dalları çevirme aşısı ile dölleyici çeşitler aşılanabilir. Böylece propleme kısmen çözüm bulunmuş olur.
14-Kiraz Hastalıkları : Kirazlarda yaygın olarak görülen hastalıklar Bakteriyel kanser, dal yanıklığı ve Monilya dır. Bunşların en tahripkar olanı bakteriyel kanserdir. Buna kesin bir çözüm olmamakla beraber; bazı tedbirler şiddet ve zararını azaltabilir.
Bakteriyel kanser kökün dışında ağacın her yerinde görülebilir. Sancak en zararlı hali gövde ve dallarda görülmesidir. Titiz bir inceleme ile bulaşık yerler tesbit edilebilir. İlk belirtisi, bulaşık yerden itibaren, dalın ucuna doğru yaprakların pörsümesi, sararması şeklinde görülür. Bulaşma yoğun ve etkiliyse dalda giderek kuruma görülür ve bakteri gövdeye doğru ilerler. Meyvede enfeksiyon, içeri çökmüş siyah lekeler halindedir. Dalda bulaşık kısmın kabuğu kaldırılırsa kahverengi renk ve ekşi bir koku hissedilir. Bakteri faaliyeti Sonbaharda başlar. Yazın durur. Yağmur, rüzgar, bıçak, makas, testere gibi alet ve etmenlerle diğer dal ve ağaçlara bulaşır. Mücadelesinde çöğür, aşı gözü ve fidan v.b. materyallerin sağlıklı olması ile başlar. Fidanlıklarda aşı yerinin yüksek tutulması, gövdenin yabaniden teşkil edilmesi pratik önlemlerdendir. Bakteri yazın pasif halde olduğundan hastalıklı dallar bulaşık kısmın 25-30cm. gerisinden hasat sonrasından Ağustos ortalarına kadar kesilip yakılmalıdır. Bulaşma Kasım-Şubat ayları arasında olur. İlaçlı mücadele ise Sonbaharda yaprakların % 75-90 ‘ı dökülünce %3 !lük bordo bulamacı, İlkbaharda gözler uyanmadan önce % 1 ‘ lik bordo bulamacı uygulamaası ile önlem alınabilir.
Kiraz dal yanıklığı ince dallarda ve sürgünlerde, kabukta esmer çökük lekeler görülür. Lekelere tomurcuklarda da rastlanır. Dallarda lekeler kanser görünüşü alırlar. Bir iki yıl geçince zamk meydana gelir. Yapraklarda saçma deliği gibi delikler oluşur. Mücadelesi ve uygulama zamanı bakteriyel kanser için alınan önlemler ile aynıdır.
Monilya hastalığı kirazların çiçek ve meyvelerinde zarar yapar.Çiçeklerin taç yaprakları, dişicik borusu ve erkek organları kahverengileşir. Bu kahverengileşme bütün çiçeğe yayılır. Bu olaya “ Çiçek yanıklığı” denir. Bulaşmış dişi organ meyve oluşturmaz. Kuruyan çiçek demetleri bir miktar sürgünde kalır. Mantar daha sonra çiçek sapından dala geçerek bazen dallarda kanser yaraları oluşturur ve dalı kurutabilir. Ç.çekler sapları üzerine kıvrılır ve dala yapışır. Bu yapışma demet etrafındaki zamk salgısıyla oluşur. Meyvelerde genellikle olgunluğa yakınken enfeksiyon yapar. Meyvelerde çukurlaşma olmaz. Önceleri yumuşak ve kurudur. Bir süre sonra meyve buruşur ve tamamen kurur. Kışı mumyalaşmış meyvelerde ve kanserleşmiş dallarda geçirir. Mücadele için önce erken sonbaharda görülen kanserli ve mumya çiçekli dal ve kurumuş dalcıklar kesilerek yakılır. Önceki yıllarda hastalık görülen ağaçlarda mutlaka ilaçlama yapılmalıdır.İlk ilaçlama çiçeklerin % 5-10 ‘ u açıldığında, ikinci ilaçlama tam çiçeklenmede yapılmalıdır. Etkili maddesi Benomyl 50, Carbendazim 50 olan ilaçları ilgili kurumların tavsiyesi ile uygulanır.
15- Kiraz Zararlıları: Kirazda en çok dikkat edilmesi gerekli zararlı kiraz sineğidir.Kiraz sineği larvaları meyvelerin etli kısmında beslenerek zarar verir. Hava sıcaklığı +20 derece nin üzerinde seyrettiğinde zararı fazla olur. İhracatta toleransı olmadığından, mücadelesi mutlaka yapılmalıdır. Ergin sinek 4-5 mm. Boyundadır. Gözleri yeşilimsi mavi, bacakları siyahtır. Sonbaharda yapılacak yüzlek sürüm oldukça faydalıdır.Kurtlu kirazların gömülmesi gerekir.Mücadele meyveler saman sarısı rengine ulaştığında tarım teşkilatlarının önereceği ilaçlarla mücadele yapılmalıdır
16-Diğer zararlılar ise; kırmızı örümcek, kabuklu bitler, yazıcı böcek ve yaprak bükenler zaman zaman önemli sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak bu zararlılar için kışlık ilaç kullanılmalıdır. Kışlık yağlar;
-Petrol yağı65+DNOC 1,57 7 lt/ 93 lt. su
-Petrol yağı72+DNOC 2,4 3 lt./97lt. su
kullanılmalıdır.
17-Hasat ve Pazarlama :Kiraz meyve özelliği bakımından ne erken ne de geç hasat edilebilir.Erken hasat edildiğinde açık renkli, az tatlı ve küçük meyve elde edilir. Geç kalındığında ise, kirazın dayanıklılığı azalır, meyve yumuşar, kararır ve sapları kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir. Bakım şartları iyi ise, hasattan önceki 8-10 gün içinde çok önemli miktarlarda irilik ve miktar artışı sağlanabilir.
Hasat bir sonraki yılın göz teşekkülleri dikkate alınarak yapılmalıdır.Saoları ile hasat edilmelidir. Satış noktasına kadar bahçenin nemli bir bölgesinde bekletilmelidir. İhraç vasıflı kirazlar kısa zaman içerisinde seçilmeli ve ön soğutma ekipmanlarıyla 8 dk. Da 4 derece sıcaklığa indirilmelidir. Soğuk zincirden çıkmadan ambalajlama öncesi son seçim yapılır.Pazar isteklerine göre boylanır ve ambalajlanır.
İhraç vasıflı kirazlarda şu özellikler aranır.
- - Ürün, iri iyi kaliteli ve homojen olmalıdır.
- - Meyveler çeşide has renk ve tatda olmalıdır.
- - (0900 Ziraat çeşidi için) meyve genişliği 22mm. Den fazla olmalıdır.
- - Meyveler tozsuz, kirsiz, yararsız ve saplı olmalıdır.
- - Meyvelerde insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı olmamalıdır.
- - Kirazlar kesinlikle kurtsuz olmalıdır.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:02 AM   #104 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Kiraz Nedir? Kiraz Hakkında

1-1. POMOLOJİK SINIFLAMA

Yaklaşık olarak binbeşyüz civarındaki çeşit bazı özelliklerine göre gruplandırılmıştır. Pomolojik olarak genel anlamda iki ana grup altında toplanmıştır:

I-Bigarreau grubu kirazlar:

Sert ve gevrek etli,genellikle yuvarlak,bazıları kalp şekline yakındır.Nakliyeye dayanıklı ve kaliteli kirazların çoğu bu gruptadır. Meyve ve meyve suyu rengine göre iki alt gruba ayrılırlar:
- Meyve suyu kırmızımtrak olan koyu renkli çeşitler : Bing, Lambert, Early Burlat, 0900 Ziraat
- Meyve suyu açık renkli olanlar: Bigarreau Napoleon, Starks Gold, Bella di Pistoia, Merton Late

II-Heart grubu kirazlar

Yumuşak meyveli,kalp şeklindeki kirazlardır. Nakliyeye uygun olmayıp; mahalli pazar çeşitleridir. Meyve suyu rengine göre iki alt gruba ayrılırlar:
- Meyve suyu koyu renkli olanlar : Turfanda, Elifli, Gılli
- Meyve suyu açık renkli olanlar : Akçıllı, Hacıömer Karası, Siyah Ömeroğlu, Beyaz Ömeroğlu.
Kirazlar olgunluk zamanlarına göre de sıralanabilirler:
- Çok erkenci ( Ç. E. )
- Erkenci ( E )
- Erken orta ( E. O. )
- Orta geç ( O. G. )
- Geç ( G. )
- Çok geç ( Ç. G. )
Ayrı ayrı çeşit özellikleri ileriki bölümlerde daha geniş olarak anlatılacaktır

2 – FİDAN ÜRETİMİ

Kiraz yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapıldığı Dereçine, Honaz ve kemalpaşa’da genellikle kalem aşıları kullanılmaktadır. Dereçine , Sultandağı ve Akşehir hattında çiftçiler yarma aşı kullanarak bahçeler kurmaktadır. Bu bölgede son yıllara kadar neredeyse bütün bahçeler yarma aşıyla kurulmuştur. Bu usülle bahçe tesisinin bazı mahzurları vardır ve bu mahzurları hemen hemen her bahçede görmek mümkündür.
- Yarma aşılarda aşı kaynaşması mükemmel değildir. Bu durum aşı yerinde sürekli zamklanmaya, düzensiz gelişme ve verime, dal ve ağaç kurumalarına sebep olabilir.
- Bahçe oldukça düzensizdir ve ağaçlar hem değişik yaşlı hem de değişik büyüklüktedir. Ağaçlar yaşlarına göre değişik isteklerde olduğundan bakım uygulamaları düzenli yapılamaz.
- Anaç genellikle 3-4 yaşlı olduğundan gelişme başlangıçta çok hızlıdır. Bu yüzden terbiye ve şekillendirme oldukça zordur. Oysa erken verime yatırma için terbiye ve şekillendirme çok önemli uygulamalardır.
- Ayrıca bitkilerin hepsi aynı yıl aşılanıp bitirilemediğinden, bahçeleşme uzun yıllar almaktadır. Bu da çiftçi için yorucu ve can sıkıcıdır.
Bol ürün ve kaliteli meyve üretimi ancak düzenli bahçelerden elde edilebilir. Bu yüzden bu bölge çiftçilerinin de yarma aşı yerine göz aşısı ile üretilmiş kaliteli fidanlarla bahçe tesisine hemen geçmeleri kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.
Kemalpaşa ve Honaz’da ise İngiliz dilcikli aşısı ile yerinde aşılanarak bahçeler kurulmuştur. Yarma aşıda görülen problemler aşağı yukarı buralarda da vardır.
Uluborluda ise aşılı standart fidan kullanılması daha yaygındır.
Bahsedilen bölgelerden Dereçine- sultandağı- Akşehir hattı ile Uluborluda anaç yabani kiraz(kuşkirazı),Kemalpaşada idris,honazda ise eski bahçeler kuşkirazı; sonraki bahçeler ise idris anaçlıdır. Kiraz yetiştiriciliğinin yeni yeni yaygınlaştığı Lapsekide de anaç idristir.
Değişik yörelerde kuşkirazı; delece, acı kiraz, yabani, ayırtma, *** kiraz, acemi gibi isimlerle; idris ise cehil, endülüs, mahlep gibi isimlerle anılmaktadır. Teknik anlamda kuşkirazı= Prunus avium, idris de = Prunus mahalep’dir. Ancak çiftçilerimizin çoğu tarafından kuşkirazı ve idris adları daha yaygın olarak bilinip kullanıldığı için biz de bu isimlerle anmayı uygun bulduk.
Çiftçilerimiz arasında hangi anacın daha iyi olduğu konusunda bazı tereddütler devamlı olmuştur. Burada cevap “ hangi anacın iyi olduğu” değildir. Anaç seçimi için şu sorular sorulup, cevaplandırılmalıdır:
- Arazinin topoğrafyası ( Eğimli, düz, taban, yamaç vs.)
- Toprak yapısı ( Kumlu, killi, tınlı, çakıllı, kumlu-tınlı, killi-tınlı veya ağır-hafif vs.)
- Sulama imkanları ( Devamlı sulanabilir, kısıtlı sulanabilir, sulanamaz vs.)
- Don şiddeti ( En düşük sıcaklık, erken sonbahar donları, geç ilkbahar donları, don derinliği, önceki yıllarda dondan zararlanma görülüp görülmediği vs.)
- Çiftçinin amacı ( İhracata uygun kiraz üretimi, yerel çeşit üretimi, sanayiye uygun kiraz üretimi, erken verimlilik, erken veya geç hasat vs.)

Bu soruların doğru cevapları verildikten sonra ancak anaç seçimi doğru olarak yapılabilir.

2-1. TOHUM ANAÇLARI

KUŞKİRAZI (Prunus avium) :

Ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir anaçtır.
1- Dikine ve kuvvetli büyür, büyük taç yapar. Şartları sevdiğinde uzun ömürlüdür.
2- İyi tutunan saçak kök meydana getirir.
3- Geçirgen, verimli, tınlı, derin, organik maddece zengin, hafif alkali toprakları sever.
4- Kirece mukavemeti azdır. Kireçli topraklarda kloroz (sararma ) gösterir.
5- Göz aşılarında aşı uyuşması iyidir.
6- Fazla kumlu ve çakıllı topraklara uygun değildir.
Toprak tipi uygun ve sulama imkanı varsa terbiye edilmek ve budanmak kaydıyla 6x5;6x6 dikim mesafeleriyle dikilebilir. Terbiye ve budama usulünce yapılamayacaksa daha geniş dikilebilir. Gelişme ve verim bakımından şartlar uygunsa idrise göre kirazlar için daha uygun bir anaçtır.
Kuşkirazı anacı kullanılarak kurulan bahçelerde sık görülen bazı problemler kloroz, zamklanma,tepe ve yan dallarda uç kurumaları, dal veya ağaç kurumaları ile verimin geç başlamasıdır. Verimin geç başlaması hariç diğer bütün problemler uygun olmayan topraklarda kiraz yetiştirilmesinden kaynaklanmaktadır. Çevrede kiraz yetişiyor olmakla beraber her arazi kiraz yetiştiriciliğine uygun değildir. Bahçe tesis edilmeden önce toprak analizi mutlaka yapılmalı ve arazi ıslah edilmeli; şartlar uygun değilse kiraz tarımından vazgeçmelidir. Çünkü bahsedilen problemler başladıktan sonra çözüm çok zor,pahalı ve uğraştırıcıdır.

İDRİS (Prunus mahalep)

Sulanamayan veya kıt sulanabilen, yamaç,çakıllı arazilerin değerlendirilmesi amacıyla daha çok vişneye uygun bir anaçtır.
1- Taç küçük ve sık dallanır,büyüme farklılıklar gösterebilir.
2- Kökleri kuşkirazı ve vişneye göre daha derine gider,ince ve yan kök teşekkülü azdır.
3- Süzek ve Kumlu- killi toprakları sever.
4- Kirece mukavemeti kuşkirazından iyidir.
5- Aşı uyuşmazlığı gösterebilir.
6- Süzek olması şartıyla çok konforlu olmayan arazilerde kiraz ve vişne tarımı yapılabilmesini sağlar.
İdris üzerine aşının toprak seviyesinden 60-65 cm.de yapıldığında bodurlaştırıcı etkisinin arttığı bilinmekle beraber bu uygulama pratik olmadığı için fidanlıklarda uygulanmamaktadır. 4x5 ;5x5 dikim mesafeleriyle dikilebilir.
İdris anacı kullanılarak kurulan bahçelerde de kloroz hariç tepe ve uç kurumaları, yan dal ve ağaç kurumaları zamklanma ve erken ağaç ölümleri yaygın olarak görülmektedir.
Kuşkirazı taban arazilere daha tahammüllü gibi bilinirse de drenajı bozuk,taban suyu olan,havalanması zayıf,geçirimsiz,ağır killi ve çok su tutan araziler gerçekte kiraz tarımına uygun değildir. Bu tip arazilerde yukarıda belirtilen problemler er geç ortaya çıkacaktır.

2-1.1. TOHUM ELDE EDİLMESİ

Kuşkirazı ve idristen tohum almak için meyveleri açık renkli olanlar tercih edilmelidir. Tohum alınacak Yabanilerin gövde renklerinin de açık renkli olması daha tercihe değerdir. Sarı,sarı-kırmızı meyveli bitkilerden alınan tohumlardan elde edilen çöğürlerin daha az uyuşmazlık gösterdiği bilinmektedir.
Kuşkirazı için Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından çimlenme ve aşı tutma nispeti yüksek olan “ TİP – 7 “ seçilmiştir.
Ülkemizde fidan üretimi yapan çoğu işletmenin tohum anaçlığı yoktur. Bu yüzden genellikle tabiattaki yabani bitkilerden tohum toplarlar veya bu işi meslek edinmiş kişilerden tohum satın alırlar. Bu usulle elde edilen tohumlar tamamen tabiata bağlıdır. O yılın, hatta daha önceki yılların olumsuz etkileri tohumları etkiler.
- kuraklık ve susuzluk sebebiyle tohumlar iyi gelişmemiş olabilirler.
- Tabiat şartlarında bazı bitki besin maddelerinin eksikliği tohumları olumsuz etkileyebilir.
- Budama, toprak işleme, gübreleme, sulama vb. işlemler yapılmadığı için tohumlar küçük ve cılızdır.
- Kırmızı örümcek ve yaprak biti emgisi veya diğer hastalık ve haşerelerin zararıyla bitkiler ve dolayısıyla tohumları zarar görebilir.
Bahsedilen bu sakıncaları gidermek için fidancılık yapmayı düşünen kişilerin kendi tohum anaçlıklarını kurmaları daha başlamadan yapacakları en gerekli işlerin başındadır.
Yabani bitkilerden tohum toplanırken, ağaçların iyi gelişmiş,sağlıklı,güçlü ve bol verimli olması gözetilmelidir. Meyveler kendine has irilik, renk, ve olgunluklarını kazandığı zaman hasat edilirler. Hasat edilen meyveler bekletilmeden temizlenir. Meyveden çıkarılan tohumlar yıkanır,gölgede kurutulur. Havadar, nemsiz ve fare zararından korunarak küçük bez torbalarda katlama veya ekime kadar muhafaza edilirler.
Rasgele tohum satın almak risklidir. Tohumun kaynağı belli olmalıdır. İşleme artığı ise ,tohumlar zarar görmeden işlenildiğinden emin olunmalıdır. Hangi ağaç ve tiplerden alındığı, nasıl temizlenip kurutulduğu, nasıl muhafaza edildiği soruşturulmalıdır. Güneş altında kurutulması,nemli yerlerde muhafaza edilmesi çimlenmeyi etkiler. iyi olgunlaşmış meyvelerden alınmalı, taze olmalı, hastalık ve zararlılardan etkilenmemiş olmalıdır.

2-1.2. TOHUM EKİMİ

2-1.2.1. Toprağın ekime hazırlanması

I - Yer seçimi:

Çöğür veya fidan yetiştiriciliği her yerde yapılamaz. Hem işin pratiği yönünden hem de yasal yönden dikkate alınması gereken önemli noktalar vardır. Nematotlu ve kanser bulaşık olan arazilerde çöğür ve fidan yetiştirilemez. İlk iş bulunulan yerin il müdürlüğü ile ilişki kurup, daha sonra hüsrana uğramamak için gerekli tahlillerin yapılması ve uygunsa yetiştirici belgesinin alınmasıdır. Sadece kendi arazilerine dikmek için az bir miktar fidan yetiştirecek olanlar bu işlemleri yapmayabilirler.
Hafif tekstürlü, derin, geçirgen, organik maddece zengin topraklar tohum ekimi için uygundur. Fazla su tutan, taban suyu yüksek veya su göllenen, taşlı veya çok kumlu ,fazla meyilli araziler uygun değildir.

I I - Toprağın hazırlanması:

Üretim parselinin tohum ekimi öncesinde boş tutulması veya yeşil gübre elde etmek amacıyla ekilmesi daha faydalıdır. Erken hasat edilebilen baklagillerin ekilmesi de düşünülebilir. Yeşil gübrenin yeterince ayrışması için ekimden en az bir ay önce toprağa karıştırılması gerekir. Boş tutulması yaz boyunca çok yıllık yabancı otların imhasına imkan verir. Boş olan parsel uygun zamanlarda sürülerek yabancı otların azalması sağlanır. Ayrıca toprak tahlili sonuçlarına göre ihtiyaç duyuluyorsa, ıslah edici maddeler usulünce uygulanır. Toprak hazırlığında mevsim yağışları beklenmemeli,yapılacak sulamalarla toprak hazırlığı eylül ayı başlarında bitirilmelidir.
Tohum yatağı hazırlığı için önce derince pulluk sürümü yapılır. Parsel boşsa uygun zamanlarda ikileme ,otlanma durumuna göre üçleme şeklinde sürümler yapılabilir. Yanmış ahır gübresi ile tahlil sonucuna göre ihtiyaç duyulan gübreler en son sürümden önce toprağa verilir. Son pulluk sürümüne rağmen toprak hala kesekliyse rotavatör veya rototiller çekilerek toprak hazırlanır. En son aşamada üzerinde yürünüldüğü zaman ne çok kabarık olup fazlaca göçen,ne de çok sert olup hiç esnemeyen bir yüzey olmamalı,tatlı bir sertlik- gevşeklik sağlanmış olmalıdır.

III- Tohumların ekime hazırlanması:

Kiraz tohumlarının ekimden önce 3-4 gün ıslatılmaları faydalıdır. Islatılan tohumların hemen ekim öncesinde ( 1 ölçü çamaşır suyu + 4 ölçü normal su ) şeklindeki karışımla pratik olarak temizlenmesi önerilebilir. Kuş ve fare zararı ile toprak hastalıklarına karşı da tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Nemli tohumlar bahsedilen ilaçlarla iyice karıştırılarak ekime hazırlanır ve bekletilmeden ekilirler.
Isı kontrollü katlama dolabı veya odası yoksa en uygun yol eylül sonu- ekim başlarında toprağa ekilmelidir. Açıkta yapılan katlama da faydalı olmakla beraber ,ilkbaharda toprağın hazır olmaması,henüz ekim yapılamayacakken tohumların çimlenmesi gibi problemlerle karşılaşılmaktadır.

I V- Tohum tavalarına ekim:

Süzek, su göllenmeyen, drenaj problemi olmayan, iyi hazırlanmış parsellere doğrudan ekim yapılabilir. Ancak geçirgenliğinden endişe edilen,su tutma kapasitesi yüksek topraklarda sırta ekim veya masuraya ekim yapmak daha doğrudur. Sırta ekim için düzlenmiş çizi sırtları, masuraya ekimde ise 100, 120 cm. civarında eni olan masuralar hazırlanarak ekim bunların üstüne yapılır. Planlama yapılırken sulama ,gübreleme, ilaçlama gibi uygulamalar düşünülerek boşluk veya yollar bırakılmalıdır.
İyi bir gelişmenin sağlanması ile çapa ve ot alımının kolayca yapılabilmesi için tohum sıraları arasında 25 cm. civarında aralık olmalıdır. Özel olarak hazırlanan çizi tahtaları kullanılarak 8 – 10 cm. derinliğinde çiziler açılır. Az ekilişlerde çiziler çapa ve ip yardımıyla da açılabilir. Açılan çizilere tohumlar bırakılarak ekim yapılır. Tohum sıklığı tohumun kalitesi,tohum yatağı ve arazinin durumu, çiftçinin kendi tecrübeleri ile doğrudan ilgilidir. Ortalama şartlarda 1 m. Uzunlukta en fazla 50 tohum, en az ise 25 tohum bulunması yeterli görülebilir. 1 kg. tohum yaklaşık olarak 4000 adettir. Bu değer tohumun yeknesak olup olmaması,o yılın yağış ve iklim şartları vb. ile değişirse de tohum ihtiyacının tespit edilmesi amacıyla kullanılabilir.
Çiziler kendi toprağıyla kapatılabilir. Ancak imkan varsa 1:1:1 oranında ince kum veya mil,yanmış ahır gübresi,funda toprağı karışımı ile hazırlanan harç ile kapatılırsa daha iyi olur. Kendi toprağıyla kapatıldığında yanmış gübre ile kapak atılmalıdır. Kapatıldıktan sonra orta ağırlıkta bir yuvak ile veya baskı tahtası ile bastırılmalıdır. Bu şekilde ekimi yapılmış parsellerde zaman zaman gezilerek aktif fare ve köstebek yuvası olup olmadığı kontrol edilmelidir. Fare deliği varsa akşamüzeri delikler kapatılır. Ertesi sabah yeni delikler gezilerek yem bırakılır.

V- Doğrudan aşı parsellerine ekim

Tohum ve toprak hazırlığı önceki gibi yapılır. Ancak sıralar arasındaki mesafe ile 1m. uzunluktaki tohum sayısı değişiktir. Çapalama, ilaçlama, aşı işçiliği, sökümün makinayla yapılıp yapılmayacağı gibi konular göz önüne alınarak planlama ve parselasyon yapılır. İyi bir gelişme ve rahat çalışılabilmesi için sıra araları en az 60 cm. olmalıdır. Olumsuz şartlar düşünülerek 1m.deki tohum sayısı da 25 civarında olmalıdır.
Ekim ve kapaklama önceden anlatıldığı gibi yapılır. Fare mücadelesinin dışında bahara kadar başka bir işlem yapılmamakla beraber şiddetli yağışlardan sonra su göllenmeleri kontrol edilerek, göllenmeye izin verilmemelidir.

2-1.2.2. ÇÖĞÜR VE AŞI PARSELLERİNDE BAKIM

Tohumların çıkışından önce otlanma görülür. Ot temizliği geciktirilmeden,otlar iyice köklenmeden yapılır. Ot temizliğinde tohumlar tam sürme aşamasında olduğundan, toprak tavlı iken yapılmasına,tohumların kımıldatılmamasına özen gösterilmelidir. Ot mücadelesi tohumlar toprak yüzeyine çıkmadan önce ot ilaçları kullanılarak da yapılabilir. Ot mücadelesi hafif bir çapalama ile birleştirilirse kış boyunca sertleşen toprak yüzeyi de gevşetilmiş olacağı için daha faydalı olur.
Tohumların çıkış gücü zayıf olduğu için toprak yüzeyi kuru bırakılmamalıdır. Mevsim yağışları yetersizse kısa süreli yağmurlama sulamalarla çıkışa yardım edilmelidir. Çıkıştan sonra bitkiler 10 cm. büyüklüğe geldiklerinde hafif bir seyreltmeye tabi tutulurlar. Bu esnada toprak yüzeyi havadar tutulmalı,ot mücadelesi ve çapalama ihmal edilmemelidir. Asıl seyreltme işi nispî nem düşmeye başladığında tamamlanır. Çöğür parsellerinde 1m. Sıra üzerinde 20-25 bitki,aşı parsellerinde ise 7-8 bitki bırakılması yeterlidir. Seyreltmede eşit mesafeler bırakmaya dikkat etmekle beraber,zayıf gelişen bitkilerin sökülerek iyi gelişenlerin yerinde bırakılması daha doğrudur. İkiz veya çok yakın çıkışlarda iyi gelişmiş olsalar bile seyreltme yapılmalıdır.
Yaz boyunca sulama,çapalama,hastalık ve zararlı kontrolleri ve gerekiyorsa ilaçlama yapılır. Sulamalarda az su verilmeli, göllendirmekten kaçınılmalıdır. İyi bir gelişme için ilk seyreltme ve çapadan önce dekara 25-30 kg. Amonyum sülfat gübresi bitkilerin yapraklarına değdirmeden atılır. Gelişme durumu takip edilerek haziran ayı içerisinde bir miktar azotlu gübre daha verilebilir.
Aşı parsellerindeki çöğürlerde aşıdan 10-15 gün önce toprak seviyesinden itibaren 20- 25 cm. yükseğe kadar olan dal ve yapraklar temizlenir. Bu işlem yapılırken gövde kabuğu fazla yaralanmamalıdır. Aşıdan 4-5 gün önce de hafif bir sulama yapılmalıdır.

2-1.3. AŞI ZAMANI VE AŞILAMA

Kiraz ve idris çöğürleri sürgün ve durgun göz aşılarıyla aşılanabilirler. Kışları çok sert geçmeyen yerlerde az sayılardaki çöğürler sürgün göz aşısıyla aşılanabilir. Ancak en uygun aşı durgun göz aşısıdır. Durgun göz aşısı teorik olarak temmuzun ikinci yarısından itibaren yapılabilirse de hem şaşırtılan çöğürlerde hem de o yılın çöğürlerinde ağustos sonlarına doğru yapılması pratik açıdan daha uygundur. Düzenli bakılan ve verimli parsellerde aşılama için en uygun dönem olan özsu hareketinin yavaşlaması zaten ağustos ayı sonlarını bulur. Çöğürlerin kabuğu da bu tarihlerde yeteri kadar kalınlaşmış ve pişkinleşmiştir. Eğer tutmayan aşılar için “ tamir aşısı “ düşünülüyorsa aşı zamanı eylüle sarkmamalıdır. Göller bölgesinde eylülün birinci yarısı içerisinde bile durgun göz aşısı yapılabilir. Daha sonraki tarihlerde ise ekonomik anlamda aşılama tamamen risklidir.
Parsellerde fazla azotlu gübre ve sulama yapıldığında aşılarda “ atma “ görülebilir. Bu yüzden gübreleme ve sulamada aşırılıktan kaçınarak,kontrollü ve yeteri kadar gübreleme ve sulama yapılmalıdır.

I. AŞI KALEMLERİ:

Aşı kalemlerinin kişilerin kendi bahçesindeki verimli ve adı belli ağaçlardan alınması en uygun yol olmakla beraber, bu her zaman mümkün olmamaktadır. Bakımlı, düzenli verim veren ve meyve kalitesi mükemmel , hastalık ve zararlılardan korunmuş ağaçlardan kalem alınmalıdır. Kalemler ağaç tacının dış kısımlarından alınır. İç ve alt kısımlardaki sürgünler iyi güneşlenemediği için gözler iyi gelişmemiş ve pişkinleşmemiştir. Çok aşırı gelişip kalınlaşmış sürgünler de uygun değildir. Çeşide has kabuk rengini taşıyan,iyi gelişmiş, orta kalınlık ve uzunluktaki bir yıllık sürgünler iyidir.
Ağaçtan alınan kalemlerin 1/ 3’ lük uç kısmı ile 1/ 3 lük dip kısmının kullanılmaması daha iyidir. Kalemin ortasındaki sağlıklı ve gelişmiş gözler aşıda kullanılmalıdır. Kesilen kalemlerin yaprakları birkaç milimetre sap göz üzerinde kalacak şekilde makas veya bıçakla kesilir. Kalem nakledilecekse dip ve uç kesimi yapılmadan nakledilir. Hazırlanan kalemlerin aşıda hemen kullanılması daha iyi olmakla beraber, bazen kalemlerin bir müddet muhafazası gerekebilir. Bu durumda izoleli kaplar içine ıslak perlit doldurularak kalemler bunun içinde taşınıp korunabilirler. Telis çuval veya uzun süre ıslak kalabilen kaba kalın bez parçalarına sararak sık sık ıslatmak ,çok katlı gazete kağıdına sarıp ıslatmak gibi tedbirlerle kalemleri 1 –2 gün korumak ve nakletmek mümkündür.

II. AŞILAMA VE BAĞLAMA:

Aşı temizliği yapılan ve birkaç gün önce hafifçe sulanan bitkilerde uygun yükseklikte ve düzgün bir yerinden “ T “ açılır. T ‘ nin yerden yüksekliği değişebilirse de 15 cm. civarında olması yeterli bir ölçüdür. Kalemden usulünce çıkarılan göz dikkatlice incelenir. Sürgün taslağını oluşturacak olan “ düğme “ göz kabuğunda olmalıdır. Bu görüldükten sonra göz yerine yerleştirilir.
Eskiden bitkisel rafya kullanılmakla beraber,esnek olmaması ve bağ çözümünde geç kalındığında boğma etkisi göstermesi sebebiyle yerini plastik şeritlere bırakmıştır. Bağ tatlı bir sertlikte yapılmalıdır. Aşılanıp bağlandıktan sonra hafif bir sulama çok faydalıdır. Aşılamadan itibaren 21 gün geçtikten sonra bağlar çözülebilir. Bağ çözümünde istenirse tutmayan bitkilere “ kontrol “ veya “tamamlama “ aşısı yapılabilir. Çok çeşitle çalışılmışsa, kontrolde sadece vişne aşılanarak kolaylık sağlanabilir.

2-2. DİĞER KİRAZ ANAÇLARI

Ülkemizde henüz yaygın olarak kullanılmamakla beraber,ileride yaygınlaşacağı beklenen diğer kiraz anaçlarından da bahsetmek gerekir. Bunlardan bazıları ülkemize çok önceki yıllarda girmiş ancak bazı sebeplerden dolayı yaygınlaşamamış; bazıları ise ön denemeleri yapılmak üzere yeni girmiştir.
1- COLT: Pek çok kaynakta bahsedilmekle birlikte ülkemizde yaygınlaşmamıştır. Avrupa ve Amerikada belirli miktarlarda kullanılmıştır. Kuşkirazı anaçlı ağaçlara göre % 30 - % 40 daha küçük taç yapar. Bütün çeşitlerle iyi aşı uyuşması gösterir. Gençlik kısırlığı dönemi kısa, meyveleri daha iridir. Ülkemizde yaygınlaşamama sebebi colt’un kök kanserine duyarlılığıdır.
2- SL- 64 (sainte Lucie 64 ) : Seleksiyonla elde edilmiş bir idris klonudur. Sert dokulu kirazlara da vişnelere de iyi anaçtır. Kalkerli, kurak topraklara da iyi drene edilmiş ağır topraklara da uyum gösterebilir. Mazzard ve kuşkirazından daha küçük taç yapar. Genel özellikleri bakımından idrise benzemekle beraber, tekdüze ağaçlar meydana getirmesi ,vejetatif olarak çoğaltma imkanı olması iyi özellikleridir. Bu anaç ülkemize eski yıllarda girmekle birlikte halen bu anaçla kurulu bahçelerimiz yoktur. Adi idris yerine bu anacın kullanılmaması büyük bir kayıptır. Önümüzdeki yıllarda özellikle vişne anacı olarak yaygınlaştırılması ile zaten idris anaçlı bahçe tesisini daha çok seven bölgelerde kiraz anacı olarak kullanılması çok faydalı olacaktır.
Biz henüz SL –64’ ü kullanamamışken SL –605 numarasıyla yeni bir klon seçilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Önümüzdeki yıllarda bu klonun da ülkemize girerek yaygınlaşması beklenmelidir.
3- MAZZARD F . 12 / 1: Yabani kirazlardan seleksiyonla elde edilmiştir. Kuvvetli gelişir ve bütün çeşitlerle aşı uyuşması iyidir. Bakteriyel kansere dayanıklı olduğu bildirilmektedir. Mistleme ve yeşil çelikle çoğaltılabilmektedir. Bu anaç da ülkemizde yaygınlaşamamıştır. Tekdüze ağaçlar meydana getirmesi ve seçilmiş bir anaç olması vejetatif olarak çoğaltılabilmesi gibi üstünlükleri olan bu anacın yaygınlaşmaması da bir kayıptır.
Anaçlar konusunda diğer dünya ülkelerinde çok geniş kapsamlı çalışmalar yürütülmekte ve yeni yeni anaçlar geliştirilmektedir. Bu çalışmalar dört ana grup altında özetlenebilir
1 - Mazzard anaçları - ( Prunus Avium )
A - Tohum seleksiyonları
- Amerikada sellekte edilenler. Mazzard no= 570 , OCR 1
- Fransada sellekte edilenler. Pontavium ( Fercahun ), Pontaris (Fercadeu )
- Almanyada sellekte edilenler. Gi 81,82,84,90,94
B – Vejetatif üretilebilen mazzardlar
- F 12/1 ve Charger
- Cristimar IAI
2 - Mahalep anaçları ( Prunus Mahaleb )
A - Tohum seleksiyonları
- Amerikada sellekte edilenler .Mahaleb 900
- Fransada sellekte edilenler .SL 405
- Almanyada sellekte edilenler. Alpruma, Heiman 10
B - Vejetatif üretilebilen mahlepler
- SL – 64
- Dunabogdany
3 - Tohum anaçları
- VG – 1 ( VT 1 )
- B - Vejetatif üretilebilen vişne anaçları
- Tabel / edabriz
- Weiroot ( 10,13,14,53,72,158 )
- Vladimir
- Stockton morello
- CAB seleksiyonları (CAB –6 p, CAB 11 E )
- Anaç olarak kullanılan kültür çeşitleri ( Montmorency , Oblacinska )
4 – Prunus hybrid anaçları
lep tipleriyle yarışacak şekilde toleranslıdır. Clon 14,39,60,97’nin kış soğukları ve kansere mazzard ve colt’dan daha dayanıklı olduğuna inanıldı. Bu serinin ağaçları genellikle colttan erken ürünlendiler ve verimli oldular.
M X M 14 ( Brokforest veya maxma delbart 14 )
Serinin pek çoğundan bodurdur. Popülaritesi Fransa ve amerikada pek çok orijin anacı yakalamıştır.Michigan denemelerinde üzerine aşılanan kiraz ve montmorency ağaç bedenlerini küçültmüştür. Ürün fazlalığı sağlamakla beraber montmorency ‘de meyve bedenini küçültmüştür.
M X M 14 üzerindeki ağaçların yapraklarında yaz ortasında stres görülmüştür. Bu stresin sebebinin ileri dönem uyuşmazlığı olduğu düşünülebilir. Fransa’daki denemelerde kloroza iyi dayanım göstermiş, meyve ağırlığı da diğer anaçlarınkiyle aynı olmuştur. Meyve üretiminin başlaması SL-64’den iki yıl daha erkendir. Ağaç büyüklüğü mazzard F 12/ 1 in % 40- 60’ı , SL64’ün % 60- 80’i kadar olup yarı bodurdur. Fransa’da ağaç büyüklüğü ( Burlat çeşidinin ) MXM 14 ve colt’ta aynı olmuş; Michiganda MXM 14 üzerindeki montmorency Colt üzerindekinden daha bodur olmuştur. MXM 14’ün bir miktar *** verdiği bildirilmektedir. Phytophtora ve bakteriyel kansere daha dayanıklıdır.
7- GİSELA ( GİESSEN) SERİSİ:
1965 yılından beri Almanya’da yürütülen çalışmalar sonucu elde edilmiştir. Uygun ortamlarda muhafaza edilen polenler, bir tarafları camekanla kapatılmış ebeveyn ağaçlara elle uygulandılar. Bu usulle birçok ilginç hybrit anaç üretimi mümkün oldu. Bunlar korunarak uygun olanları daldırma, yumuşak çelik,odun ve kök çelikleriyle üretime alındılar. Yapılan testler sonucu başarılı melezlenenler(iyi hybritler) hedelfingen veBüttners Rote Knorpel çeşitleriyle aşılanarak ağaç büyüklüğü ve verimli,ilik yönünden etkili olanlar seçildiler.
Geissende yapılan yoğun çalışmalardan sonra 13 klon tipi Amerika ve Avrupa da test edilmek üzere piyasaya çıkarıldı.
GİSELA –5 ( 148/2 ) : yarıbodurdur. P. Ceracus x P. Canescens hybrididir. Almanya bahçe denemelerinde; 5. Yıldan sonra F 12/1’in %50’si kadar taç genişliği gösterdiği bildirilmiştir. Almanya denemeleri ağır killi ve oksijensiz ortamlara uygun gelmeyeceğini göstermiştir. Phytophtora zararlanması görülmüş fakat PNRSV VE PDV enfeksiyonlarına biraz toleransı görülmüştür.
Parlak bir geleceğe sahip olan bu bodur klon anacıyla ilgili daha yoğun testler yapılmalıdır.
8- GEMBLOUX SERİSİ
Belçika’da süs amacıyla kullanılan 220 tip içerisinden 1963 den beri yapılan çalışmalarla seçildiler. Orijinleri Japon yadır. Kolay vejatatif üretilme, kiraz ve vişnelerle aşı uyuşması, kültür çeşidinin verim ve büyüklüğüne etkisi, bakteriyel kanser ve diğer hastalıklara dayanımı, *** verme eğilimi, toprak ve iklim şartlarına uyumu yönünden uzun yıllar denendikten sonra GM 8, GM 9, GM 61/1, GM 79 klonları olumlu bulunarak Avrupa ve Amerika’da daha yaygın testler için sunuldular.
GM klonları yumuşak odun çeliğiyle çoğaltılabilir. GM 79 en iyi Haziran başında; GM 9 ile GM 61/1 daha geç büyüme sezonunda daha başarılı üretilirler.
GM 9 (İNMİL) : Hibrid bir anaçtır. Bodurluk sağladığı görülerek seçilmiştir. Bölgelere ve çeşide bağlı olarak ağaç bedeni F 12/1’in 2/3’ü veya ¾ ‘ü kadar olmuştur. Belçika’da uzmanlar hektara 740 bitki sıklığıyla bahçeler kurmuşlardır. Üzerine montmorency vişne çeşidi aşılandığında verimli topraklarda F12/1’in 2/3’ü veya ¾’ü kadar büyümüş, fakir topraklarda ise sadece % 30’u kadar gelişme göstermiştir. Tecrübeli çiftçilerin sulama, budama ve bakım tedbirleriyle ağaç bedeni büyüklüğü kontrol edilebilir.
İnmil üzerindeki ağaçların temel problemi seyrek dallanma ve dik büyüme habitusudur. Genellikle uyuşma iyi, ancak Early Rivers ile uyuşmadığı bildirilmiştir. Belçika denemelerinde erken ürünlenme, verimlilik, ortalama verimin yüksekliğini gösterdiysede; Amerikadaki denemelerde diğer yeni anaçlara göre verime yatmanın geç olduğu gözlenmiştir.
İnmil, kirecin sebep olduğu kloroza orta derecede hassas; kış soğuklarına Damil ve Camil’den daha hassastır. Islak topraklarda iyi büyümez ve Phytophtora’ya çok hassastır.Aynı güçte büyüme istenirse düzenli budama ve kazığa ihtiyaç duyarlar.
GM 61/1 ( DAMİL): Orta güçte anaçlardır. F 12/1’in yarısı veya 2/3’ü kadar büyürler. Dikim yoğunluğu olarak hektara 370 – 570 adet bitki önerilmektedir.
Yumuşak çelikle üretilebilmektedir. Fransadaki denemeler bu anaç üzerinde erken ürünlenmenin iyi olduğunu göstermekle beraber her nasılsa Amerika’daki gözlemlerde diğer bodur anaçlara göre,erken ürünlenmeme, zayıf ürünlenme,yıllık verimin azlığı görülmüştür.
Damil toprağa yeterli tutunmakla beraber ilk birkaç yıl kazık ister. *** çıkarma eğilimindedir. Yüksek pH’ya orta hassas,fakat Phytophtora’ya yeterli (orta-ılımlı) dayanıklıdır. Crown gal ve kumlu topraklara hassastır. Kış soğuklarına dayanımı iyidir.
GM 79 (CAMİL ) : Belçika denemelerinde F 12/ 1’in 1/3’ü veya 2/3!ü kadar büyüklükte ağaçlar oluşturmuştur. Camil üzerindeki ağaçlar budama yönünden f 12/1 gibi davrandılar. Amerika denemelerinde F12/1’in % 70’i kadar büyüdüler. Belçikalı araştırıcılar dikim sıklığı olarak hektara 300-450 bitki önerdiler.
Kiraz çeşitleriyle uyuşması iyi ise de Kanada çeşidi Summit ile uyuşmazlık bildirilmiştir. Erken ürünlenme ve verimlilik çok iyidir. Ancak ıslak topraklara tahammülsüzdür ve Phytoptora’nın neden olduğu ölümler görülmüştür. Kış soğuklarına mukavemeti iyidir ve kazık istemez. Fazla *** çıkarması da problemdir.
Gerek Ülkemizde gerekse diğer dünya ülkelerinde araştırma ve ıslah çalışmaları çok hızlı bir şekilde sürüp gitmektedir. Her an yeni anaçlar ve çeşitler elde edilebilir.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:03 AM   #105 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Kiraz Nedir? Kiraz Hakkında
3 - BAHÇE KURULMASI

Kiraz yetiştiriciliğinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim ve ilk yıllarda ağaçların terbiye edilmemesi , gövde yaralanmalarının önemsenmemesi başlıca kuruluş hataları olarak ileriki yılların verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir.
Kiraz bahçesi kuruluş aşamasında iyi bir planlama yapılmalı ve ilk yıllarda gerekli kültürel tedbirler ihmal edilmemelidir.
Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenme ve/veya hiç döllememeye sebep olduğu gibi , pazara kiraz arzı da kısa bir döneme inmektedir. Hasada yakın dönemde dolu veya yağmur yağışları olursa üreticiler büyük zarar görmektedir. Bu yüzden hiçbir yetiştirici tek çeşitle kiraz bahçesi kurmamalıdır. Her bahçede en azından 4-5 çeşit yer almalı; bu çeşitlerde birbiri ile uyuşur ( birbirini döller ) çeşitler olmalıdır.

3-1. ÇEŞİT SEÇİMİ

Kiraz bahçesi kurulurken her çiftçinin gönlünde zaten bir temel çeşit bulunmaktadır. Bu yüzden bahçede bir çeşidin ağırlıklı olarak yer alması doğaldır. Ancak kiraz çeşitlerinin hemen hemen hepsi kendisiyle uyuşmadığı gibi; grup kısırlığı da sökonusudur. İyi bir döllenmenin sağlanması, ekolojik faktörlerden kaynaklanan riskin azaltılması, 6 hafta süreyle pazara kiraz arz edilmesi, hasatta işçilik vb. yönden sıkışmamak için iyi bir çeşit planlaması lazımdır. Bu bölümde ülkemizde bulunan çeşitlerin özellikleri anlatılmıştır.
I- EDİRNE : Çok erkencidir. Verimli, yarı dik orta kuvvete büyür. 19 Mayıs civarında olgunlaşır. Şarabi renkli, yuvarlakça, 3-4gr. (3,28gr.) ağırlığında meyveleri vardır. Bütün bölgelere önerilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir. Kendine kısırdır. Vista, Van, Karabodur, Merton Marvel, B.Gauçher, Noirde Guben, Merton Bigarreaus, Merton Late ile döllenir. Bu yüzden korunmalıdır.
II- TURFANDA : Çok erkencidir. Verimli, dik ve kuvvetli gelişir. 21 Mayıs civarında olgunlaşır. Meyveleri morumsu- şarabi renkte, kalp şeklinde, orta sertlikte , 3-4gr ( 3,72gr ) ağırlığındadır. Bütün bölgelere önerilebilir. Çok erken çiçeklenir. Kendine kısırdır. Early Burlat, Noirde Guben ve Merton Premier ile döllenir. Kuş zararından korunmalıdır.
III- EARLY BURLAT : Çok erkenci grupta yer alan en iri meyveli en kaliteli çeşittir. Bu özellikleriyle bahçelerde en azından birkaç fert bulunması önerilir. Ayrıca düşük rakımlı yerlerde kapama bahçe kurulması da düşünülebilir. 24 Mayıs civarında olgunlaşır. Ağacı yarı dik ve kuvvetli gelişir. Ağacı çok verimlidir. Hatta bazı yıllarda çok sık meyve bağladığı için meyve iriliği azalır. Meyveler sert, parlak kırmızı renkli, iyi kaliteli ve 6-7gr ( 6,38gr ) ağırlığındadır. Çok erken çiçeklenir. Turfanda, Merton Premier, Noir de Guben ile döllenir.
IV- STARKİNG HARDY GİANT : Erken olgunlaşır. ( 27 Mayıs )Meyvesi 5-6gr ( 5,62gr ) ağırlığında, sert, koyu kırmızı, biraz ince uzun şekilli kalitelidir. Ağacı yarı dik ve kuvvetli gelişir, verimlidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir. Noir de Guben, vista, berryessa ile döllenir.
V- DURANO Dİ CESENA: Ağacı yarı dik- yaygın ve kuvvetli gelişir. 28 Mayıs civarında olgunlaşır. Meyvesi 6-7 gr. Ağırlığındadır. ( 6.10 gr. ) Parlak koyu kırmızı renkli,lezzetli,sert, yuvarlarca-kalp şeklinde ve kalitelidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir. Noir de Guben, vista, B.Gaucher ile döllenir.
VI- VİSTA: Ağacı yaygın ve orta kuvvette gelişir. Mayıs sonunda olgunlaşır. Meyveleri 5-6 ( 5.31 ) gramdır. Sert,parlak koyu kırmızı renkte,geniş kalp şekilli,verimlidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir. Van, Bing, B.Napolyon, Berryessa ile döllenir. ÜNİVERSAL DONÖR’ dür. (Kendisiyle aynı zamanda çiçeklenen bütün çeşitleri döller.) Bu özelliği nedeniyle bahçelerde bulunması faydalıdır.
VII- MERTON PREMİER: Ağaçları orta kuvvette,yukarı doğru ve yaygın olarak gelişir. Haziran başında olgunlaşır. Meyveleri 5-6 gr.( 5.27 gr. ) ağırlığında,orta sert, koyu kırmızı-mor renkli,kalp şeklindedir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Noir de Guben,Van, Bing ile döllenir.
VIII- CORUM : Ağaçları çok kuvvetli,yukarı doğru ve yaygın olarak gelişir. Haziranın ilk haftasında olgunlaşır. Meyveleri 6-7 (6.68 gr. ) ağırlığındadır. Sert etli ,donuk sarı zemin üzerine parlak kırmızı renkli,kalp şeklindedir. Orta mevsimde çiçeklenir. Van,B.Napolyon,Bing,Vista ile döllenir.
IX- MERTON BİGARREAU : Ağaçları kuvvetli ve yaygın gelişir. Haziranın ilk haftasında olgunlaşır. Meyveleri iri, 6-7 gr. ( 6.98.gr. ) ağırlığındadır. Sert etli, koyu kırmızı-kahverengi,yuvarlakca, kalp şeklinde çok iyi kalitelidir. Dünyanın en parlak renkli kirazı diye isimlendirilmiştir. Orta mevsim kirazlarının en iyisidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Geç çiçeklenir. B.Gaucher,Lambert,Merton Late,Noble ile döllenir.
X- BERRYESSA : Ağaçları kuvvetli,yukarı doğru ve yaygın gelişir. 7 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 6-7 gr. ( 6.84 gr. ) ağırlığındadır. Verimli,sert etli, siyaha yakın koyu renkli,kalp şeklinde ,kalitelidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir.Vista,Van , Bing ile döllenir.
XI- NOİR DE GUBEN : Ağaçları orta kuvvette yaygın olarak gelişir. 10 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 5-6 ( 5.65 gr. ) ağırlığındadır. Çok verimlidir. Sert etli,siyah renkli,yuvarlak meyvelidir. Kendine has bir aromaya sahiptir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Erken çiçeklenir. Stella, Van, Bing ile döllenir. ÜNİVERSAL DONÖRDÜR. Bu sebeple bütün bahçelerde yer alması faydalıdır.
XII- VAN : Bütün dünyada yaygın olarak yetiştirilen bir çeşittir. Ağacı yarı dik,yaygın ve kuvvetli gelişir. 12 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 7-8 gr. ( 7.91 gr. ) ağırlığındadır. Süper verimlidir. Sert, parlak kırmızı, yuvarlak-kalp şeklinde ve çok iyi kalitededir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir. Bing,Lambert,Noir de Guben ile döllenir.
XIII- BİNG : En çok Amerika’da yetiştirilmekle beraber, bütün dünyada yaygındır. Amerikanın ihraç kirazıdır. Ağacı kuvvetli,dik ve biraz yaygın gelişir. 13 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 7-8 gr. ( 7.28 gr. ) ağırlığındadır. Çok verimli bir çeşittir. Çok iyi lezzetli ,sert etli, siyaha yakın parlak koyu kırmızı,kalp şeklinde,çok iyi kalitelidir. Orta mevsimde çiçeklenir. Bahçe planlamalarında dikkate alınması gereken bir çeşittir. Vista ,Van, Noir de Guben ile döllenir.
XIV- BİGARREAU NAPOLEON : Ağaçları kuvvetli,yukarı doğru-yaygın gelişir. 13 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 6-7 gr. ( 6.27 gr. ) ağırlığındadır. Çok verimlidir. İyi lezzetli,donuk sarı zemin üzerine canlı karmen kırmızısı renkli, kalp şeklindedir. Aşırı soğuk olmayan bölgelere tavsiye edilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir. Van, Vista, Noir de Guben ile döllenir.
XV- BİGARREAU GAUCHER : Ağacı kuvvetli ve dik gelişir. 13 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 6-7 gr. ( 6.25 gr. ) ağırlığındadır. Çok verimlidir. Koyu kırmızı- siyah renkli,yuvarlak kalp şeklindedir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Merton Bigarreau,Lambert, Merton Late, Noble ile döllenir. ÜNİVERSAL DONÖR’dür. Bu sebeple bahçe planlamalarında dikkate alınmalıdır.
XVI- NOBLE : Ağacı zayıf ve yaygın gelişir. 15 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 7-8 gr. ( 7.41 gr. ) ağırlığındadır. Meyvesi çok iyi lezzetli, çok sert , koyu morumsu – siyah renkli,kalp şeklinde ve çok yüksek kalitelidir. 0900 Ziraat çeşidi ile tesis edilen bahçelerde dölleyici olarak yer alması tavsiye edilir. Geç mevsimde çiçeklenir. B.Gaucher, Lambert, Merton Late ile döllenir.
XVII- BELLA Dİ PİSTOİA : Ağacı kuvvetli, dik ve biraz yaygın gelişir. 15 Haziran civarında olgunlaşır. Meyvesi 6-7 gr. ( 6.11 gr. ) ağırlığındadır. İyi lezzetli,sert, parlak sarı zemin üzerine pembemsi-kırmızı renkte,yuvarlakça iyi kalitelidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Orta mevsimde çiçeklenir. Noir de Guben,Vista, B.Gaucher ile döllenir.
XVIII- KARABODUR : Ağacı çok kuvvetli, dik ve yuvarlak gelişir. 15 Haziran civarında olgunlaşır. Meyve ağırlığı 7-8 gr. (7.46 gr. ) ağırlığındadır. Orta derecede verimlidir. Sert, parlak, limon sarısı zemin üzerine kırmızı- pembe renkli, genişçe kalp şeklinde, lezzetlidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Geç dönemde çiçeklenir. Van, Merton Late, B.Gaucher ile döllenir.
XIX- MERTON MARVEL : Ağacı zayıf ve yaygın gelişir. 15 Haziran civarında olgunlaşır. Meyvesi 6-7 gr. (6.23 gr. ) ağırlığındadır. Verimli bir çeşittir. Lezzetli, sert etlidir. Koyu kırmızı- morumsu renkli,kalp şekilli,kalitelidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. Geç mevsimde çiçeklenir. B.Gaucher,Merton Late, Noble ile döllenir.
XX- KARAGEVREK : Ağacı kuvvetli,yuvarlak taçlı,yaygın gelişir. 15 Haziran civarında olgunlaşır. Meyvesi 7-8 gr. ( 7.78 gr. ) ağırlığındadır. Orta derecede verimlidir. Lezzetli,çok sert etli, siyaha yakın koyu morumsu-kırmızı renkli,fıçı şeklinde,iyi kalitelidir. Geç mevsimde çiçeklenir. Hasada yakın dönemde yağmur almayan yerlere tavsiye edilebilir. B.Gaucher ve Vista ile döllenir.
XXI- LAMBERT : Ağacı kuvvetli ve dik gelişir. 18 Haziran civarında olgunlaşır. Meyvesi 7-8 gr. ( 7.6 gr. ) ağırlığındadır. Ağacı çok verimlidir. Lezzetli,çok sert,koyu morumsu-kırmızı renkte,kalp şeklindedir. Geç mevsimde çiçeklenir. Hasada yakın dönemde yağmur almayan yerlere tavsiye edilir. 0900 Ziraat ile bahçe tesislerinde mutlaka dikkate alınmalıdır. Van,B.Gaucher,Merton Late ile döllenir.
XXII- MERTON LATE : Ağacı çok kuvvetli,yarı dik-yaygın gelişir. 20 Haziran civarında olgunlaşır. Meyvesi 5-6 gr. ( 5.76 gr. ) ağırlığındadır. İyi lezzette,sert etli,donuk sarı zemin üzerine parlak pembemsi-kırmızı renkli,yuvarlakça şekilli ,kalitelidir. Bütün bölgelere tavsiye edilebilir. 0900 Ziraat ile bahçe tesisinde dikkate alınmalıdır. B.Gaucher, M.Bigarreau, Lambert ile döllenir.
XXIII- 0900 ZİRAAT : Ülkemizin en popüler kiraz çeşididir. İhracatta “ Türk Kirazı “ Unvanını alan çeşidimizdir. Geçmiş yıllarda hatalı bahçeler kurulması sebebiyle verim düzensizlikleri görülmesine rağmen ihracat şansı çok yüksektir. 15 Haziran civarında olgunlaşır. Kuvvetli ve yaygın dallı gelişir. 0900 Ziraat, Akşehir Napolyonu, Dalbastı, Uluborlu, Salihli, Dereçine Kirazı, Pıs Pıs ve genel olarak Napolyon adıyla biline gelmiştir. Bütün bu isimlerle anılan kirazlar birbirine çok benzemekle beraber, farkları varsa belirlenmesi ve en kaliteli,en verimli, döllenmede müşkülpesent olmayanının seçilmesi amacıyla bir dizi araştırma başlatılmış bulunmaktadır. Bu araştırma en kısa zamanda sonuçlandırılarak “ŞAMPİYON” seçilmiş olacaktır. Gene bu çeşidimizin yeni bodur anaçlarla uyuşması ile ilgili geniş çaplı bir deneme de başlatılmış bulunmaktadır.
Meyvesi 8-9 gr. ( 8.2 gr. ) ağırlığındadır. Parlak koyu kırmızı renkli, meyve eti çok sert, gevrek, sulu, çok lezzetli ve kalitelidir. Çok geç çiçeklenir. Starks Gold, Merton Late, Lambert, Noble, Jübile, B.Gaucher ile döllenir.
XXIV- STARKS GOLD : Ağaçları yarı dik ve kuvvetli gelişir. 15 Hazirandan sonra olgunlaşır. Ereğli’de önemli miktarlarda üretilmekte ve işlenmektedir. Meyveleri 3-4 gr.ı ( 3.4 gr. ) ağırlığındadır. Meyve eti sarı renkli, serttir. Sofralığın yanısıra reçel yapımı ve salamura olarak değerlendirilmektedir. Endüstri çeşidi olarak gittikçe öneminin artacağı düşünülmektedir. 0900 Ziraat ve B.Gaucher ile döllenmektedir
XXV- STELLA : Ülkemizde kısmen yaygınlaşmış tek kendine verimli çeşittir. Ağacı yarı dik,yaygın ve orta kuvvette gelişir. 10 Haziran civarında olgunlaşır. Meyveleri 7-8 gr. ( 7.2 gr. ) ağırlığındadır. Meyve eti sert,lezzetli,parlak koyu kırmızı renkli,fıçı şeklinde,çok iyi kalitelidir. Yağış endişesi yoksa ,ağacında özelliklerini kaybetmeden bir süre bekletilebilir. Meyve kalitesi ve kendine verimliliği yönünden tavsiyeye değer bir çeşittir. Orta mevsimde çiçeklenir. Ayrıca Vista ve Noir de Guben ile de döllenir.

Çeşitlerin tanıtılmasından sonra 0900 Ziraat ağırlıklı bir bahçede ideal çeşit kompozisyonu ile ilgili bir öneri yapılabilir. Böyle bir bahçede esas çeşit % 60 civarında; diğer çeşitlerin de % 40 civarında olması iyi bir oran olarak kabul edilebilir. Starks Gold, Merton Late, Lambert, Noble, Jübilee, B.Gaucher 0900 Ziraatın dölleyicileri olarak bahçede mutlaka yer almalıdır. Bunun yanında don, dolu,yağmur vb. risklerinin azaltılması amacıyla değişik zamanlarda olgunlaşan ve Pazar değeri yüksek olan Early Burlat,Vista, Merton Bigarreau, Noir de Guben,Stella, Van, Bing, B.Gaucher çeşitleri de bahçede değişik miktarlarda bulundurulmalıdır. Sayılan çeşitlerden Vista, Noir de Guben ve Bigarreau Gaucher kendileriyle aynı zamanda çiçek açan bütün çeşitleri iyi döllediklerinden dolayı ( Üniversal Donör ) zaten bahçede bulunması mutlak faydalı çeşitlerdir.
Kısaca özellikleri tanıtılan çeşitler az veya çok ülkemize girmiş ve bazıları da bazı bölgelerimizde yaygınlaşmıştır. Ancak ıslah çalışmalarıyla son yıllarda geliştirilen ve henüz ülkemizde pek bilinmeyen bazı çeşitler de önümüzdeki yıllarda yeni çeşitler olarak karşımıza çıkacaktır. Bu yüzden onların da kısaca tanıtılması faydalı olacaktır.

A- KENDİNE VERİMLİ OLMAYAN ÇEŞİTLER:

Arcina ( Fercer ), Colney ,Kordia, Kristin, Regina, Summit, Sylvia, Chelan, Cashmere, Glacier, Rainier gibi çeşitlerden son yıllarda çok bahsedilir olmuştur. Önümüzdeki yıllarda bu çeşitlerin çoğunun ülkemizde deneme ve üretimlerinin yapılması muhtemeldir.
ARCİNA : Fransada ıslah edilmiştir. Ağaçları çok güçlü,yarı dik gelişir. Dallanma orta sıklıkta,dal açıları iyidir. Ürünlenme erken yıllarda zayıf,olgunlukta iyidir. Çiçeklenme dönemi erken- orta , Burlattan hafifçe öncedir.
Meyve çok iri ve düzgün,meyve üst rengi kırmızı-mor, hafifçe çizgili, et rengi kırmızıdır. Böbreğimsi şekilli ve yağmur çatlamasına hassastır. Olgunlaştıktan sonra ağaçta fazla duramaz. Burlattan 17-18 gün sonra olgunlaşır. Van ve Early Burlat döller.
COLNEY : İngiltere'de ıslah edilmiştir. Ağaçları ılımlı-güçlü büyür. Habitusu yarı dik ancak olgunlukta yaygındır. Bakteriyel kansere dayanıklıdır. Erken ürünlenme ve verimlilik normaldir.
Meyve iri, siyah-mor renkli,sert ve orta lezzettedir. Olgunlaşma geçtir. Üniversal donörlerle ve stella ile döllenir.
KORDİA : Çekoslovakya'da ıslah edilmiştir. Ağaçları gençken çok güçlü ve uzun gelişir,yaşlandıkça yuvarlaklaşır. Geç çiçek açar ve çok verimlidir.
Meyve kalp şekilli,üst rengi karmin kırmızısı ile koyu violet rengindedir. Et rengi kırmızı,pembe çizgilidir. Meyve sert,mükemmeldir. Hafifçe aromalı lezzette,şeker ve asit dengesi iyidir. Burlattan 26-28 gün sonra olgunlaşır, Regina ile döllenir.
KRİSTİN : USA’ da ıslah edilmiştir. Ağaçları güçlü ve kış soğuklarına da dayanıklıdır. Orta dönemde çiçeklenir. Meyveleri iri,koyu kırmızı veya mor-siyah çok cazip görünüşlüdür. Meyve eti koyu kırmızı,sert,özlü,sulu,tatlı ve çok iyi yeme kalitesindedir. Küçük çiçek çukuru vardır. Yağmur çatlamasına hafif hassastır. Burlattan 16-18 gün sonra olgunlaşır.
RAİNİER : USA’ da ıslah edilmiştir. Ağaçları güçlü yarı yaygın gelişir. Erken dönemde çiçeklenir ve yüksek verimlidir. Meyve iri, olgunlukta çatlamaya hassas, meyve zemin rengi sarı ,yüzü kırmızı-pembedir. Meyve eti sert,beyaz-sarı renkli,suyu renksiz çok iyi lezzettedir. Çekirdek küçük ve hafifçe serbesttir. Burlattan 18-20 gün sonra olgunlaşır. Bing ve Van ile döllenir.
REGİNA : Almanya'da ıslah edilmiştir. Güçlü ve yüksek büyür. Ağaç piramidal formlu,yaygın ve sarkık dallıdır. Mükemmel verimlidir. Meyve irice,bir yüzü basık,düşük çatlama eğilimindedir. Koyu kırmızı-siyah renkli, sertçe, sulu, aromatik, tatlı lezzettedir. Geç veya çok geç dönemde çiçeklenir. Summit ile döllenir.
SUMMİT : Kanada'da ıslah edilmiştir. Ağaçları güçlü-çok güçlü gelişir. Gençken dik habitusludur. Orta mevsimde çiçeklenir,orta –geç ürünlenir, verimlilik normaldir. Meyve çok iri ve kalp şekillidir. Çatlamaya hassasiyeti ortadır. Meyve rengi parlak kırmızı,çok cazip parlaklıkta,orta sert,kabuğa yakın eti pembe,çok tatlı,tam olgunluktan önce aromalıdır. Burlattan 16-18 gün sonra olgunlaşır. Van ile döllenir.
SYLVİA : Kanada’da ıslah edilmiştir. Ağaçları yarı kompakt,kararlı verimlidir. Bu yüzden sık dikim sistemleri için de kullanılmıştır. Meyve iri-çok iri,koyu kırmızı renkli,sert dokulu,iyi lezzettedir. İyi depolanabilme kabiliyetindedir. Yaprak dağılımı ve düzeni meyveleri güneş yanmalarından korur. Burlattan 16-20 gün sonra olgunlaşır.
CHELAN : USA’ da ıslah edilmiştir. Kaliforniya ve Washington'da bahçeleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Meyve orta iri ,koyu kırmızı,yüksek kalitelidir. Bing’den birkaç gün sonra çiçeklenir,10 gün önce olgunlaşır. Büyük miktarlarda çiçeklenir ve çiçeklenme uzun sürer. Bu özelliği sebebiyle fazla meyve tuttuğu ve dolayısıyla meyvesinin fazla irileşemediği düşünülmektedir. Yağmur çatlamasına nispeten dayanıklıdır. Van ve Rainier ile döllenir.

B – KENDİNE VERİMLİ ÇEŞİTLER

CASHMERE : Orta irilikte,koyu kırmızı,yüksek kalitelidir. Bingden birkaç gün sonra çiçeklenir ve 8-10 gün önce olgunlaşır. Geç çiçeklenmesi geç ilkbahar donları ve daha uygun döllenme şartları bakımından bir avantaj sağlayabilir. Soğuk zararına da oldukça dayanıklıdır. Ağacı açık ve yaygın gelişir. Bu iyi bir özelliğidir. Yağmur çatlamasına hassas olması,hasatta dökülmesi gibi bazı özellikleri sebebiyle kuşku uyandırdıysa da ,erken olgunlaşma,geç çiçeklenme,soğuğa dayanımı,uygun büyüme habitusu ,self-fertil olması gibi üstün özellikleriyle gelecek vaat etmektedir.
GLACİER : Şimdiye kadar tanıtılan kirazların içerisinde irileşme kabiliyeti bakımından en üstün olanıdır. 15-16 gr. Ağırlık ve 33 mm. Çap Nadir değildir. USA’ da kuzey Pasifik için uygun olduğu belirtilmektedir. Bing’den birkaç gün sonra olgunlaşır,bol verimlidir ve çok iridir. Geç çiçeklenir. Yağmur çatlamasına dayanımı ve soğuklama ihtiyacı bing gibidir.
CELESTE : Kanada'da ıslah edilmiştir. Ağacı güçlü fakat kompakt habitusludur. Erken ürünlenmemekle beraber olgunlukta yüksek verimlidir. Meyve iri kısa saplı, koyu renkli,orta sertlikte,çok iyi lezzetlidir. Kuru maddece zengindir. Burlattan bir hafta sonra olgunlaşır. Sık dikim sistemlerine uygundur.
İSABELLA : İtalya'da ıslah edilmiştir. Orta güçlü gelişir,dik habitusludur. Erken ürünlenir ve bol verimlidir. Meyvesi iri,kalp şeklinde,yağmur çatlamasına orta hassas,rengi parlak koyu kırmızı ve çok çekicidir. Meyve eti orta sert-sert ,kırmızı renkli ve tatlıdır. Burlat’tan 6 gün sonra olgunlaşır.
LAPİNS : Kanada'da ıslah edilmiştir. Ağaçları güçlü,çok dik gelişme arzusundadır. Terbiye ile ancak frenlenebilir. Bol ürünlüdür ve erken çiçek açar. Meyve iri-çok iri,basık kalp şekilli, karın tarafı basık şekillidir. Çatlamaya düşük hassas,rengi koyu kırmızı,meyve eti çok sert,tatlı,sulu ve hafifçe asitlidir. Burlat’tan 25-28 gün sonra olgunlaşır.
NEW STAR : Ağaçları orta güçte, kompakt ve yaygın gelişir. Erken çiçek açar. Meyve iri, Van’a benzeyen küresellikte; yağmur çatlamasına oldukça hassastır. Meyve rengi parlak koyu kırmızı siyahımsı, meyve eti çok sert ve koyu kırmızı, tatlı ve aromalıdır. Çekirdek yarı serbesttir. Burlat’tan 13-15 gün sonra olgunlaşır.
SUNBURST : Kanada'da ıslah edilmiştir. Ağaçları orta güçte büyür. Yaygın habitusludur. Orta-orta geç dönemde çiçeklenir. Erken verim verir. Meyve iri, küresel, hafif kalp şeklinde, çatlamaya orta hassastır. Meyve zemin rengi hafif mat, meyve üst rengi parlak kırmızıdır. Yarı sert-sert etli, et rengi kırmızı, sulu, iyi lezzetli ve aromalıdır. Çekirdek oldukça küçük ve ete yapışıktır. Çok erken verime yattığı planlamalarda dikkate alınmalıdır. Burlat’tan 18-20 gün sonra olgunlaşır.
SWEETHEART : Kanada’da ıslah edilmiştir. Ağaçları güçlü,oldukça yaygın habitusludur. Erken meyveye yatar ve bol verimlidir. Meyve kırmızı renkli ve orta iridir. Meyve eti kırmızı,sert,iyi lezzette,çatlamaya hassasiyeti düşüktür. Çok geç olgunlaşır. Burlat’tan bir ay sonra olgunlaşır.

3-2. DÖLLENME :

Halihazır bahçelerde en önemli problem verim azlığı ve düzensizliğidir. Bunun başka sebepleri de olmakla beraber en önemli sebep yeterli ve doğru dölleyici çeşit dikilmemesidir. Kiraz havzalarımızdan sadece Kemalpaşa'da bahçelerin çoğunda dölleyici çeşit vardır. Diğer havzalarımızdan Uluborlu'da nispeten dölleyicilere yer verilmiş; öbür havzalarımız bu konuya gereken önemi vermemiştir. Pek çok bahçemizde de dölleyici olarak uygun olmayan çeşitler dikilmiştir.
Döllenme kiraz bahçesi kurulmasında en önemli konudur. Birkaç çeşit hariç,kirazlar kendine kısırdır. Kendine kısırlığın yanısıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler. Dölleyici çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5’i meyveye dönüşür. Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25’inin meyve bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40’dan fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve tutumu % 70-80 olabilmektedir.
Bir çeşit kirazın yanına başka bir çeşidin dikilivermesi döllenme olacak demek değildir. Mutlaka iyi döllediği bilinen bir çeşit seçilmelidir. Çiçeklenme zamanlarının çakışması önemli olmakla beraber bu da tek başına bir ölçü değildir. Her çeşidin en iyi dölleyicileri çeşitler tanıtılırken belirtilmiş olup, ayrıca çeşit olgunlaşma tablosunda da dölleyici çeşitler numaralı olarak yer almıştır.
Çiftçilerimizin çoğu kendi tecrübelerine dayanarak bazı çeşitlerin 0900’ü döllediğini söylemektedir. Bu konuda çok fazla sayıda görüş olmakla beraber, bu görüşleri reddedecek veya tasdik edecek bilimsel çalışmalar yapılamamıştır. Ayrıca çok yaygın olarak bütün havzalarımızda “Van” dölleyici olarak dikilmiş olmakla beraber bu çeşidin 0900’ü döllemeyeceği bilinmektedir. Bazı yerlerde “kısa sap’ın “ bazı yerlerde “yabani kirazın” bazı yerlerde “gıllinin” bazı yerlerde “ Kara kirazın” bazı yerlerde “vişnenin” bazı yerlerde “Burunlu karanın” dölleme yaptığı söylenilmektedir.
Bu konu çok önemli olduğu için iş rivayet ve şansa bırakılamaz. Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart ölçülere uyulması gerekir. Bu ölçüler şöyle sıralanabilir:
- Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit olmalıdır.
- Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş, ispatlanmış bir çeşit olmalıdır.
- Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır.
- Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır ( Pazar istekleri,yağmur durumu vs. )
- Bu teknik özelliklerin yanısıra dölleyici çeşitler çiftçi tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır.
0900 esas alındığında bir tek dölleyici çeşit dikilmesi uygun değildir. Bazı dölleyici çeşitler daha fazla oranda dikilebilirler. Ancak mümkün olduğu kadar fazla dölleyici çeşidinin dikilmesi daha iyidir. Çünkü ekolojik şartlar (Hava ve çevre şartları) çeşitleri aynı şekilde ve aynı oranda etkilemezler. Bazı şartlarda Lambert daha etkili iken, bazı şartlarda Starks Gold, bazen Noble, bazen de diğerleri daha etkili dölleme sağlayabilirler.
Ağaç sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyici sayısı 1/9 şeklinde düşünülebilir. Ancak bu orana karar vermeyi pek çok faktör etkiler. Bu oran belirlenmeden şu hususlar dikkate alınmalıdır :
- Çevredeki bahçelerin durumu. ( kiraz bahçeleri var mı? dölleyici çeşit var mı? Neler var )
- Çiçeklenme zamanında arı yoğunluğu ve çiftçinin bahçesinde arı olup olmadığı,
- Tam çiçekte iken bölgenin yağmur düzeni
- Tam çiçekte iken bölgenin iklim kararlılığı (arı çalışabilecek mi, çiçeklenme döneminde don,sis, yoğun yağmur, sürekli rüzgar vs. olumlu ve olumsuz şartlar. )
- Çiftçinin genel bakım tedbirlerini mükemmel olarak yapıp yapamayacağı gibi şartlar göz önüne
Alınarak dölleyici oranı belirlenmelidir. Yukarıda sıralanan şartlar olumsuzlaştıkça dölleyici oranı artırılmalıdır.
Kirazlarda döllenmenin çok büyük bir kısmı (hemen hemen tamamına yakını) arılar tarafından sağlanmaktadır. Böyle olunca çiftçinin bahçesinde arı bulundurması bir zorunluluk olmaktadır. Kiraz çiftçisi arıcılıktan anlamıyorsa da çiçeklenme dönemini dikkate alarak her 3-4 dekar için bakımlı ve güçlü bir kovan hesabıyla arı kiralamalı veya arıcılarla anlaşma yoluna gitmelidir. Bazı çiftçiler tarafından arılar “hastalık taşıdığı” gerekçesiyle istenmemektedir. Bu durum sadece bal arıları ile ilgili değildir. Eğer gerçekten hastalık taşıyorlarsa bile bunun çözümü bal arılarına tepki göstermek değil bahçeleri bakımlı tutmak,kültürel uygulamaları zamanında yapmak,diğer zirai mücadele tedbirlerini almaktır. Zaten diğer yabani arıların ve diğer böceklerin ağaçları ziyaret etmesini önleyemediğimize göre sadece bal arılarını bahçeden uzak tutmaya çalışmamız da anlamsız olacaktır.
Tam çiçek dönemi kirazlar için tam anlamıyla bir “balayı” dönemidir. Bu yüzden bu döneme genel anlamda eksiksiz girmek ve strese yol açacak uygulamalardan uzak olmak isterler. Bu dönemde besin maddeleri yönünden dengelenmiş, tam tavında bir toprak ortamı ile hafif ve ılık bir bahar rüzgarı,yoğun bir arı faaliyeti, açık ve güneşli bir hava isterler. Tam çiçeklenme döneminden önce strese yol açabilecek uygulamalar bitirilmeli ve gerçek bir balayı ortamı için yardımcı olunmalıdır. Tam çiçeklenme esnasında sulama,toprak işleme ve monilya yoksa ilaçlama, gübreleme yapılmayacak şekilde planlama ve uygulama yapılmalıdır.
Bazı çiftçilerde döllenme yetersizliklerini kimyasal ilaç veya hormonlarla giderme şeklinde bir çaba görülmektedir. Tam döllenme olmamış çiçeklerden meyve elde edilmesi kirazlarda mümkün değildir. Bu tip uygulamalarla diğer bazı meyvelerde meyve elde edilebilirse de kiraz çiçeklerinin meyve oluşturması için mutlaka tam döllenmenin sağlanması gerekir. Bunu sağlamanın da kimyasal veya hormonal bir yolu olmayıp; dölleyici çeşit dikimi ile sağlanabilir. Bazı hormonların çiçek gözü oluşumunu artırdığı bilinen bir gerçek olmakla beraber, bu döllenme sorununu çözmez. Çünkü sorun az çiçek oluşması değildir. Verimsiz veya az meyve bağlayan ağaçlarda bol miktarda çiçek açmakta,ancak döllenme olamadığı için çiçekler dökülmektedir.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:04 AM   #106 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Kuşkonmaz - Kuşkonmaz Nedir? - Kuşkonmaz Yetiştiriciliği

KUŞKONMAZ (Asparagus officinalis)


Ana vatanı ve Tarihçe


Yabani formu: Asparagus acutifolius L.


Anavatanı: Asya ve Avrupa (Ön Asya)


Mısırlılar zamanında tanımlanmış, ancak kullanılışından söz edilmemiştir.
Muhtemelen bu devirlerde kullanılan tür orijin bitkisidir.
Bizanslılar zamanında ilkbahar aylarında görüldüğü belirtilmektedir.
Romalılar zamanındaki verilere göre çok yıllık bir bitki olduğu, tohumla çoğaltıldığı ve sürgünlerinin tüketildiği bilinmektedir.
15. ve 17. yy’dan itibaren tanınmaya başlayan kuşkonmaz, ilk zamanlarda ilaç olarak kullanılmıştır (idrar söktürücü).
Türkiye kuşkonmazın ana vatan sınırları içindedir ve ülkemizde yabani formlarına rastlanmaktadır.
Yetiştiriciliğine 1960’lı yılarda başlanmış, ancak tüketim şeklinin bilinmemesi, fiyatının yüksek olması, tadının alışılmış bir tat olmaması ve bulunduğu yeri uzun süre işgal etmesi gibi nedenlerle pek tutulmamış ve yetiştiriciliği yayılamamıştır.



Bitkisel özellikleri

Kök:

.Diğer Alliaceae türleri gibi kökler bireyseldir.
Her kök etli ve kalın (kurşunkalem kalınlığında) , çok az sayıda yan köklere sahip, silindirik şekilli esas kökler ile esas kökler üzerinde bulunan kılcal kökler olmak üzere 2 kısımdan meydana gelir.
Etli kökler birkaç yıl yaşarlar, 60-80 cm derinliğe gider ve daha sonra ölür. Her yıl yeni kökler oluşur.
Gövde

Kuşkonmaz gövdesi de 2 kısımdan oluşur
Rizom gövde (Pençe): Toprak altında 15-20 cm derinlikte bulunur. Yetiştiricilik sırasında 25-30 cm derine dikilerek, 20-25 cm uzunluğunda sürgünler elde edilebilir. Rizom gövdenin alt kısmından kökler, üzerindeki gözlerden de sürgünler meydana gelir.
Rizom gövde üzerindeki kök ve sürgünler alındıktan sonra incelendiğinde boğum ve boğum aralarından oluştuğu görülür.
Gövdenin bir ucunda eski, diğer ucunda yeni kök ve sürgünler oluşur.
Yeni sürgünlerin oluştuğu kısım, gövdenin büyüme yönünü gösterir. Dolayısıyla yıllar geçtikçe gövdenin yeri değişir.
Rizom gövde zarar görmediği takdirde uzun yıllar yaşayabilir (20-25 yıl).
Rizom gövde parçalara ayrıldığında her parça yeni bir gövde gibi gelişme gösterir. Yani vejetatif olarak çoğaltılabilir.


Sürgünler


Rizom gövdeden çıkar ve 20-25 cm’lik kısmı toprak altında, bir kısmı da toprak yüzüne çıkar.
Toprak altında kalan sürgünlerin rengi beyazdır. Toprak yüzüne çıkan kısımlarda ise uç kısımdaki üzeri yapraklarla örtülü tomurcuk açılarak büyümeye başlar ve rengi yeşile veya hafif menekşe-mor rengine döner.
Toprak üstü sürgünler dallanma özelliğindedir ve boyları 50-200 cm’ye ulaşır.
Bu sürgünler sonbaharda ölürler.
Bir kuşkonmaz bitkisi, yılda 5-15 arasında sürgün meydana getirir.
3. yıl sonunda sürgün sayısı artmaya başlar. 5.6. yıl sonunda en yüksek düzeye ulaşır. 12-15 yıl aynı düzeyde kalır. Daha sonra bitkinin yaşlanmasıyla azalır.
Sürgün kalitesi ve sayısı üzerinde bitkinin cinsiyeti etkilidir. Erkek bitkilerin sürgünleri ince fakat fazla sayıda, dişi bitkilerin sürgünleri daha kalın ve az sayıdadır. Dolayısıyla erkek bitkilerin verimi, dişi bitkilere göre % 25 daha fazladır.
Yaprak

Yaprak gelişimi gerilemiştir.
Yapraklar uzun sürgünler üzerinde üçgen şekilli pul yaprak şeklindedir.
Yapraklar klorofil sentezi yapabilme yeteneğinde değildir.
Yaprakların görevi, kısa sürgün olarak adlandırılan ve uzun sürgünler üzerinde bulunan iğne şeklindeki sürgünler tarafından yapılır.
Çiçek

Bitki dioiktir.
Erkek ve dişi bitki oranı 1:1’dir.
Çiçekler sürgün koltuklarında oluşur. Tek tek veya birkaç tanesi bir arada bulunur.
Erkek çiçekler daha iri, 6’lı, ve taç yaprakları turuncu renktedir. Dişi organ iz haldedir.
Bazı durumlarda bir bitki üzerinde hem erkek hem de erselik çiçeklere rastlanır (Andromonocious)
Dişi çiçekler daha küçük ve gösterişsizdir. Taç yapraklar açık yeşil renklidir.
Diş organ 3 karpellidir. Erkek organlar dumura uğramıştır.
Bazı durumlarda bir bitki üzerinde hem dişi hem de erselik çiçeklere rastlanır (Gynomonocious
Yabancı tozlanma görülür. Tozlanmada arılar ve rüzgar etkili olur.



Meyve ve Tohum

Meyvelerin başlangıçtaki renkleri yeşildir. Daha sonra turuncu ve kırmızıya döner.
Meyve 3 karpelidir. Her karpelde 2 tohum taslağı bulunur. Döllenme sonunda bir meyveden 4-6 arasında tohum elde edilir.
Tohumlar olgunlaştıklarında siyah renklidirler.
Şekilleri, küçük bir fasulye tanesine benzer.
Uzunluk 3-4 mm, genişlik 2-3 mm’dir.
1 g’daki tohum sayısı 35-60 adet’tir. 1000 tohum ağırlığı 18-20 g’dır.
Kabukları çok sert ve geçirimsizdir. Bu nedenle ekim öncesi tohumlar suda bekletilmelidir (40-600C’de 1-2 gün veya % 5-15’lik HCl’de 30-60 dakika).
Tohumlar geç çimlenir (10-15 gün).
En uygun çimlenme sıcaklığı 25-300C’dir.
Beslenme ve sağlık yönünden önemi

Düşük kalori sağlar.
Bünyesinde A, B1, B2, B12, C vitaminleri bulunur, ancak çok yüksek değerlerde değildir.
Böbrek çalıştırıcıdır.
Karaciğer ve dalağın fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olur.
Bünyesinde bulunan Asparajinamid, yaşlılarda hücreleri onarıcı etkiye sahiptir.




Ekonomik önemi

Kuşkonmaz, ülkemizde Akdeniz, Ege ve bir miktar da Marmara bölgesinde yetiştirilmektedir.
Toplam üretim alanımız 20-25 da civarındadır.
Ülkemiz için yeni bir sebze türüdür ve tüketim şekli halkımız tarafından bilinmemektedir.
Kuşkonmaz, Mart-Temmuz ortasına kadar piyasada bulunabilir.
Kuşkonmaz, çok yıllık bir bitki olması, üretim alanını uzun yıllar işgal etmesi, yurt içinde satış şansının olmaması nedeniyle ancak çok az miktarda (700-800 kg) üretilmekte ve turistik otellere satış şansı bulunmaktadır.


Ekolojik istekleri


Kuşkonmazın adaptasyon yeteneği yüksektir.
Kuşkonmaz yetiştiriciliğinde iklim çok önemli bir faktör değildir. Bununla birlikle erkencilik düşünülerek sıcak iklimler tercih edilebilir.
Kuşkonmazın rizom gövdesi, düşük sıcaklıklara dayanıklıdır. Bununla birlikte rizom gövdenin bulunduğu 20-25 cm derinliğindeki kısımdaki toprak tabakasının donması durumunda gövde zarar görür.
Sürgünlerin sürebilmesi için sıcaklığın 120C ve üzerine çıkması gerekir.
Sürgün verme döneminde sıcaklığın 15-180C civarında olması gerekir.
Sürgün gelişme dönemindeki 250C ve üzerindeki sıcaklıklar ve kuru havalar, sürgün boylarının kısalmasına ve sertleşmesine neden olur. Bu da verim ve kalitenin düşmesine neden olur.
Hasat dönemindeki aşırı yağış ve arkasından gelen sıcak ve kuraklık da sürgün verim ve kalitesini düşürür.
Kuşkonmaz toprak neminin yüksek olmasından hoşlanır. Toprak nemi, sürgünlerin toprak yüzeyine çıkışını kolaylaştırır ve gevrek yapılı olmalarını sağlar. Ancak aşırı nem, sürgünlerin çürümesine neden olur.
Kuşkonmaz yetiştiriciliğinde esas önemli olan faktör, toprak koşullarıdır
Kuşkonmaz yetiştiriciliğinde sadece kumlu ve hafif bünyeli topraklar kullanılmalıdır.
Nedenleri:

Kumlu topraklar kolay havalanabildiğinden çabuk ısınır ve sürgün gelişmesini teşvik eder.
Toprağın açılarak sürgünlerin kesilmesi kolaylaşır. Bu da işgücünü azaltır.
Kumlu topraklarda ürün miktarı ve kalitesi daha yüksektir. Bu nedenle kumlu topraklarda en iyi değerlendirilebilen bir sebze türüdür.
Kumlu topraklar fazla su tutmadığı için sürgünlerde çürüme meydana gelmez.
Kuşkonmaz yetiştirilecek topraklardaki organik madde miktarı % 2-3 civarında olmalıdır. Bu nedenle sürekli gübreleme yapılarak gübre miktarı dengelenmelidir.
Kuşkonmaz yetiştirilecek topraklar taşlı olmamalıdır. Toprakta geçirgen olmayan tabaka bulunmamalıdır.
Topraktaki taban su seviyesi 1-3 m olmalıdır.
Toprak pH’sı 6.0-6.8 arasında olmalıdır.
Kuşkonmaz, kumlu-killi ve tınlı-killi topraklarda da yetiştirilebilir, ancak erkencilik söz konusu olmaz, geççi çeşitler için tercih edilebilir. Elde edilen kuşkonmazlar konserve sanayiinde kullanılabilir.


Yetiştirme Tekniği


Kuşkonmaz çok yıllık bir bitkidir. 15-20 yıl ömrü vardır.
Kuşkonmazlığın kurulması için 1-3 yıl gereklidir.
3. Yıldan sonra verim almaya başlanır.
Kuşkonmazlık tesisi

Tohumla üretme
Vejetatif yolla
Tohumla pençelerin üretilmesi

Tohum ekimi soğuk yastıklara yapılır.
Yastık yer, gün boyu güneş alan bir yer olmalı ve 30 cm derinliğinde işlenmelidir.
Tohum ekimi sıcak bölgelerde Mart-Nisan, soğuk bölgelerde Nisan-Mayıs aylarında yapılır. Ekim için toprak sıcaklığının en az 100C, optimum 20-250C olması gerekir.
Tohumlar 45-50 cm aralık ve 8-20 cm sıra üzeri mesafelerle ekilmelidir.
1 da kuşkonmazlık için 80-100 m2 soğuk yastık alanı ve 50-60 g tohum gereklidir.
Fideler 5 cm boya ulaşınca, sıra üzerinde 10 cm kalacak şekilde seyreltme yapılır.
Sonbahar aylarına girildiğinde fideler 50 cm boyda ve toprak altında 3-4 rizom gövde (pençe) oluşmuş durumdadır.
Pençeler ılık kışları olan yerlerde fidelikte, soğuk yerlerde ise sökülerek, hastalıklı ve fazlalık kök ve yapraklar kesilerek fazla nemli olmayan yerlerde (4-50C) ertesi ilkbahara kadar bırakılır.


Dikim yerinin hazırlanması


Kuşkonmazlık toprağı dikim öncesi yabancı otlardan arındırılmalıdır.
Kuşkonmazlar uzun yıl aynı yerde bulunacakları için toprağın Rhizoctania ile bulaşık olmamasına özen gösterilmelidir.
Kuşkonmazlık toprağına 5-6 t/da organik gübre verilmelidir. Organik gübre 2 kısma bölünerek ½’si dikimden 2 yıl önce, ½’si de dikim öncesi verilmelidir.
Toprağa ayrıca 50-60 kg/da süperfosfat (15-20 kg/da triple süperfosfat), 70-80 kg/da potasyum sülfat verilmelidir.
Kuşkonmazlık toprağı, sonbaharda 35-40 cm derinliğinde işlenmeli, böylece ilkbaharda dikilecek pençeler için daha iyi bir gelişme ortamı sağlanmalıdır.
İlkbaharda yüzlek bir işlemeden sonra, 150-180 cm arayla 25-30 cm derinlikte, altta 30 cm, üstte 50 cm genişliğinde hendekler açılır. Hendeklerin boyu 50-200 m olabilir. Eğimli arazilerde hendek boyları kısa olmalıdır.


Dikim


Dikim zamanı ilkbahar aylarıdır. Ülkemiz için Akdeniz-Ege Bölgesinde Şubat sonu-Mart sonu, Marmara Bölgesinde Mart sonu-Nisan ortası ve İç Anadolu Bölgesinde Nisan sonu-Mayıs başıdır.


Dikimde kullanılacak pençelerde aranan özellikler:

Sağlam ve hastalıksız olmalı,
Tomurcukları sürmüş pençeler kullanılmamalı,
Pençeler ilaçlı suya batırılıp dikilmelidir.
Dikimde pençelerin dikim yönü önemlidir. Pençeler hendeklerin tam ortasına ve büyüme doğrultuları hendeğin eksenine paralel olacak şekilde yerleştirilmelidir.


Dikim sonrası bakım


1. yıl:

İlk yıl hasat yapılmaz, sürgünlerin gelişmesine izin verilir.
Yabancı otlarla mücadele yapılır.
Sürgünler geliştikçe üzerleri kademeli olarak toprakla kapatılarak hendek doldurma işlemi yapılır.
Yaz ayları kurak geçen yerlerde sulama yapılmalıdır. Sulamada yağmurlama sulama sisteminin kullanılması uygundur. Az miktarda sık sulama yapmak daha faydalıdır.
Nisan-Mayıs ayları içinde gübrelemeye başlanmalıdır. İlk gübrelemede 20-30 kg/da amonyum nitrat veya amonyum sülfat, Haziran-Temmuz arasında da aynı miktarda 2. Bir azotlu gübreleme yapılmalıdır.
Sonbahar aylarında toprak üstü aksam gelişmesini tamamlar ve bunlar toprak seviyesinden kesilir ve atılır.
Sonbaharda gerekli ise organik gübreleme yapılır. Ayrıca 40-50 kg/da süperfosfat verilir ve toprak işlenerek düzeltilir.




2. yıl:

Bir önceki yılda yapılamamış eksikler tamamlanır.
Hasat yapılmaz.
Bir önceki yıl yapılan işlemler tekrarlanır.


3.yıl ve hasat yıllarında:


3. Yıldan itibaren hasada başlanabilir. Ancak hasat süresi kısa tutulur.
Toprak sıcaklığının artmaya başlaması ile kümbetler hazırlanır. Kümbetleme işlemi sürgünler toprak yüzüne çıkmadan önce yapılmalıdır.
Erkencilik istenirse (4-10 gün), kümbetlerin üzeri plastik filmle (30-50 mikron kalınlığında) kaplanarak malçlama yapılabilir. Malçlama kuşkonmazlarda bitki başına elde edilen sürgün sayısı ve sürgün iriliğini artırarak verimi yükseltmektedir.


Hasat


Hasat, ilkbahar aylarında yapılır.
İlk verim yılında hasat süresi kısa tutulmalı (15-20 gün), daha sonraki yıllarda 2 ay süreyle hasat yapılabilir.
İlk yıllarda hasat süresinin uzun tutulması gelecek yıllardaki verimi azaltmaktadır.
Hasatta ilk yıl bitki başına 2-3 sürgün, daha sonraki yıllarda ise 7-8, hata 9-10 sürgün kesilebilir.
Sürgün verimi 60 günlük hasat dönemi sonunda 300-600 kg/da veya 300-350 g/bitki düzeyindedir.
Sürgün verimi hasat süresince hava sıcaklığına, rüzgar durumuna ve yağışa göre değişir.
Hasat gün aşırı veya serin havalarda 2 günde bir yapılır. Günlük hasat yapmaya çalışılmalıdır. Hasadın gecikmesi ile sürgünler kartlaşır, toprak yüzeyine çıkan sürgünlerin beyaz rengi yeşile döner. Baş kısımdaki pulların arası açılır.
Hasadın günün serin saatlerinde yapılması gerekir.
Hasat zamanı olarak sürgünlerin toprak yüzeyinde hafif kabarıklık meydana getirmeye başladığı zaman kabul edilmeli veya, mevsim gidişine göre, kümbetler hafif açılarak, sürgün gelişmesi kontrol edilmelidir.
Hasat için, kümbetler açılır, Sürgünlerin görülmesi sağlanır. Kuşkonmaz hasadı için özel olan aletlerle sürgünün dip kısmına basılarak sürgünlerin kesilmesi sağlanır.
Sürgünler hasat edildikten sonra kümbetler yeniden kapatılır.
Hasat edilen sürgünler olabildiğince az güneş görmeli ve hemen nemli bir ortama alınmalıdır.


Pazara hazırlama ve muhafaza


Hasat sonrasında boylama yapılmalıdır. Saplar aynı hizadan kesilmelidir.
Demetler haline getirilen kuşkonmazlar pazara ulaştırılıncaya kadar +50C’de muhafaza edilmelidir.
Bu amaçla hasat edilen sürgünler sıcaklığı 2-30C olan buzlu suya atılarak sıcaklığı düşürülmeli ve daha sonra +50C’ye alınmalıdır.
Pazara sunulacak kuşkonmaz sürgünlerinin mutlaka yıkanması ve soğukta tutulması gereklidir.
Pazara sunulacak kuşkonmaz ½ veya 1 kg’lık demetler halinde hazırlanırlar.
Kuşkonmazlar karton kutu veya tahta kasalara konularak pazara sunulur.
Sınıflandırmada renk (beyaz, menekşe, yeşil) ve boy (17-22 cm: uzun, 12-17 cm: kısa) ve çap (1.2-1.5 cm) dikkate alınır.
Kuşkonmazlar tazeliklerini serin koşullarda 3-4 gün korur.
Muhafaza için en uygun koşullar 2-30C sıcaklık ve % 95 ON’dir. Bu koşullarda 3 hafta muhafaza edilebilir.
KA’de muhafaza süresi artırılabilir.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:04 AM   #107 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Aspir - Aspir Nedir? - Aspir Yetiştiriciliği

Aspir, genellikle 80-100 cm arasında boylanabilen, dikenli ve dikensiz formları olan, dikenli formların dikensizlere göre daha fazla yağ içerdiği, sarı, beyaz, krem, kırmızı ve turuncu gibi değişik renklerde çiçeklere sahip, tohumları, beyaz, kahverengi ve üzerinde koyu çizgiler bulunan beyaz taneler şeklinde olan (ender durumlarda siyah tohumlara da rastlanabilir), dallanan ve her dalın ucunda içerisinde tohumları bulunan küçük tablalar oluşturan, renkli çiçekleri (petal) gıda ve kumaş boyasında kullanılan, derinlere gidebilen bir kazık kök sistemine sahip, tohumlarında % 30-50 arasında yağ bulunan, Linoleik (Omega-6) ve Oleik (Omega-9, zeytin yağı kalitesinde) olmak üzere 2 ayrı tipi olan, yağı yemeklik olarak kaliteli, biodizel yapımında da kullanılabilen, küspesi hayvan yemi olarak değerlendirilen, kuraklığa dayanıklı, yazlık karakterde ve ortalama 110-140 gün arasında yetişebilen tek yıllık bir uzun gün yağ bitkisidir.

ASPİR TARIMI

Aspir tarımındaki en önemli avantaj (kolaylık), Buğday-arpa tarımında, toprak hazırlığından ürünün depoya alınmasına kadar geçen sürede kullanılan bütün alet-ekipmanların bu bitkinin tarımında da kullanılabilmesidir. Belki de bu özelliğinden dolayı, üreticiler tarafından benimsenmesi daha kolay ve çabuk olacaktır.

Toprak Hazırlığı: Toprak bakımından çok da seçici olmasa da, derin, verimli tınlı, drenaj problemi olmayan ve su tutma kapasitesi yüksek, pH değeri nötr veya nötr'e yakın (pH 5-7) olan topraklar aspir tarımı için idealdir. Daima bu tip topraklar tercih edilmelidir. Ancak, kıraç alanlarda da başarılı bir şekilde yetişebilmektedir.
Aspir tarımı yapılacak alanlarda dikkat edilecek bir diğer önemli konu ise, tarlanın özellikle yağmur sularını göllendirmeyecek bir konumda olması, yüzey drenajının iyi olması gerekir. Eğer, tarla içerisinde yer yer çukur alanlar var ise ve yüzey drenajı da kötü ise, özellikle yağış suları ve sulama suları bu alanlarda birikerek bitkinin kök bölgesinin bazı hastalıklara açık hale gelmesine neden olacaktır.
Toprak hazırlığı olarak, eğer tarla, bir önceki bitkiden sonra aspir ekimine kadar boş bırakılacaksa, sonbaharda veya ilkbaharda pullukla sürülmelidir. Ekimden önce ise, diskaro ile ekime hazırlamak yeterli olacaktır.
Tarla hazırlığının ekimden hemen önce yapılması, bahar aylarında tarlada ortaya çıkacak kendi gelen bitkiler (halaza-bir önceki ve/veya diğer kültür bitkileri) ve yabancı otların yok edilmesi nedeniyle, aspir'in ilk gelişme dönemleri için temiz, yabancı otlardan arınmış bir yetişme ortamı sağlayacaktır. Tuzlu topraklar, aspir tarımı için olumsuz etkide bulunur. Aspir'in tuza dayanıklılığı, arpa ile aynıdır. Toprakta tuzun fazla bulunması, çimlenmeyi, verimi ve tanedeki yağ oranını düşürür.

Gübreleme: Ekimden önce, toprak tahlili yaptırılarak eksik olan bitki besin maddeleri tamamlanmalıdır. Köklerin derinlere gidebildiği göz önüne alınarak, toprak tahlillerinin 1.0-1.5 m derinlikten alınan örneklerle de yapılması gerekir. Etkili kök derinliğinde, bitkinin alacağı besin maddeleri mevcut olmalıdır. Toprak tahlilinin yapılamadığı durumlarda, dekara 12-15 kg saf azot hesap edilerek, bitki gelişmesine başlangıç olması için bir miktar da fosfor (P) ilavesi yapılarak ekimden önce toprağa serpilip karıştırılmalıdır. Tavsiye edilen normal fosfor miktarı, dekara 3-5 kg dır. Aynı şekilde, Potasyum gübrelemesi de yapılmalıdır. Fakat, ülkemiz toprakları, genelde potasyum açısından yeterli kabul edilmektedir.
Gübreleme açısından, piyasada bulunan ve kompoze bir gübre olan 20-20-0 gübresi en uygun olanıdır. Eğer potasyum gübrelemesi gerekiyor ise, sadece potasyum içeren gübreler ilave olarak da verilebilir. Eğer, bu 3 tip gübreyi aynı anda vermek gerekirse, yine kompoze bir gübre olan 15-15-15 gübresi seçilebilir. Bu tip gübre verilecekse, fosfor ve potasyum miktarına göre hesap yapılıp, toplam miktar belirlenmeli, eksik kalacak olan azot miktarı için de, sadece azot içeren amonyum nitrat veya üre gibi gübreler kullanılmalıdır. Eğer, topraktaki fosfor ve potasyum miktarları yeterli ise, sadece azot gübrelemesi için, daha önce bahsedilen amonyum nitrat veya üre gübresi tek başına kullanılabilir. Tahlil sonuçlarına göre, değişik alternatifler yaratmak mümkündür.
Aspir bitkisi 3.5-4 ay gibi kısa bir sürede yetişebildiği için, gerekli olan bütün gübrelerin ekimden önce bir seferde toprağa serpilip karıştırılması gerekir. Gübrenin bir seferde ekimle veya ekimden önce verilmesi göz önüne alındığında, etki süresinin yavaş ve sürekli olması nedeniyle, üre gübresinin kullanılması daha mantıklı olacaktır. Eğer, ekimden önce toprağa karıştırılmayıp ekimle beraber uygulanacak ise, tohum ve özellikle ürenin birbirlerine temas etmemesine özen gösterilmelidir. Aksi takdirde, çimlenme ve çıkışlarda problemler yaşanabilir.

Ekim Tarihi: Aspir, yazlık bir bitki olduğundan bahar ayında ekilmelidir. Ancak, kışları fazla soğuk olmayan, ılıman bölgelerde kışlık olarak da ekilmesi mümkündür. Örneğin, ülkemizde Çukurova bölgesinde kışlık olarak, Kasım ayında ekilebilir.
Yine Çukurova bölgesi yanında, bahar-yaz yağışları olmayan veya yetersiz kalan Şanlı Urfa gibi güney bölgelerimizde (tabii kışı ılıman olmak şartıyla) kışlık olarak Kasım ayında veya Aralık ayı başlarında ekilmesi tercih edilmelidir.
Fide döneminde, diğer bitkilere oranla soğuklara daha fazla dayandığı için, biraz daha erken ekilebilir. Ekimin 20 Mart-20 Nisan tarihleri arasında yapılması uygundur. Geç ekimlerde, bitkiler kısa kalmakta, dallanma azalmakta, verim ve tanedeki yağ oranı düşmektedir. Bu nedenle, ekimlerin zamanında ve uygun şekilde yapılması çok önemlidir.
Sıra Arası ve Ekim Şekli: Değişik sıra aralıklarında ekim yapılmasına rağmen, yabancı ot mücadelesi ve kontrolü açısından, sıra arasının dar tutulması en iyi yöntem olarak kabul edilmektedir. Bu amaçla, tavsiye edilen en uygun sıra arası, 15-20 cm dir.
Hububat ekiminde kullanılan makineler (mibzerler), aspir ekiminde de rahatlıkla kullanılabilmektedir. Daha geniş sıra aralıklarında (40-60 cm) ekim yapıldığı takdirde, yabancı ot mücadelesi ve kontrolünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Çünkü, geniş sıra aralıkları, yabancı ot gelişimini teşvik etmektedir. Böyle durumlarda, özel aletlerle (yüksek ve ince lastikli traktörler) veya yine ekimde belli aralıklarla boş sıralar bırakılarak çapa makinesinin buralardan hareket etmesi sağlanmaktadır. Bu da fazladan masraf gerektiren, üretim maliyetlerini arttıran işlemlerdir.

Tohumluk Miktarı ve Ekim Derinliği: Sıra arasının 15-20 cm olduğu durumlarda, dekara 4-6 kg tohumluk kullanılmalıdır. Bu durumda, tohumun iriliğine göre (1000 tane ağırlığı), dekarda 100.000-120.000 arası bitki (ortalama 100.000 bitki) bulunacak ve sıra üzeri mesafesi de 5 cm olacaktır. Dekara atılacak tohumluk miktarı ortalama olarak 5 kg’ ın altında olmamalıdır. Çok küçük taneli çeşitlerde daha az miktarda tohumluk kullanmak gerekir (yaklaşık 4 kg). Geniş sıra aralıklarında, tohumluk miktarı 2-3 kg civarındadır.
Dekara 5-6 kg tohumluk kullanımı ilk bakışta biraz fazla gibi gözükse de, yeşil aksama uygulanabilecek yabancı ot ilaçlarında sıkıntı yaşandığı için ve büyümenin ilk dönemlerindeki rozet büyüme sırasında aspir bitkilerinin yabancı otlara boğdurulmaması için biraz sık ekmekte fayda vardır. Bu sıklık belki hastalık problemi yaratabilecektir ancak, yabancı ot problemini kontrol etmek açısından gereklidir.
Ekim derinliği, toprak şartlarına göre değişiklik gösterse de, 2.5-4.0 cm' lik ekim derinliği en idealidir. Ekimde hiçbir zaman 5 cm' den daha derine tohum bırakılmamalıdır. Üniform çıkışlar, genellikle sığ (yüzlek) ekimlerde sağlanmıştır.

Yabancı Ot Kontrolü: Aspir bitkisi, gelişmenin ilk 3-4 haftalık döneminde yabancı otlarla rekabet edemez. Bu konuda çok zayıf olduğu için, yabancı otlardan çok etkilenir. Bu nedenle, gelişmenin ilk dönemlerinde bitkiyi yabancı otlarla rekabete sokmamak için, ekimden önce tarlanın bir çıkış öncesi herbisit (ot ilacı) ile ilaçlanması ve ilacın toprağa karıştırılması gerekir veya çıkıştan hemen önce tarla yüzeyine uygulanması gerekir. Aspir tarımında çıkış öncesinde tarla yüzeyine veya ekimden hemen önce toprağa karıştırılarak kullanılabilecek ve tavsiye edilen herbisitlerden bir kaçı şöyledir; Trifluralin, Metolachlor, EPTC, Barban, Profluralin ve Paraquat. Bunlar, etkili kimyasal maddelerden birkaçı olup, ticari ilaç isimleri firmalara göre değişik isimler altında olabilir.
Bunlardan, Metolachlor (Dual II) hem ekim öncesi toprağa karıştırılarak hem de ekimden sonra-çıkıştan önce toprak yüzeyine uygulanabilir. Diğerleri ise, sadece ekimden önce toprağa karıştırılarak uygulanır. Çıkış sonrası yabancı otların yeşil aksamına uygulanabilecek herbisit olarak “Stomp” kullanılabilir.
Ancak, daha önce de belirtildiği gibi, ekimde sıra arasının dar tutulması (15-17 cm), yabancı otları bastıracağından, ayrı bir yabancı ot mücadelesi gerekmeyecektir. Çıkış sonrası yabancı otların kimyasal yolla mücadelesinde yeşil aksama kullanılabilecek herbisitlerin piyasada bulunamama ihtimaline karşı, ekimden önce ekilecek alanın mutlaka treflan ile (dekara 230-250 g) ilaçlanması gerekir. Bu doz miktarı, normal tarla içindir. Çok ağır topraklarda (kil oranı yüksek) bu doz 300 gr’a a kadar çıkarılabilir. Kumsal tarlalarda, Treflan dozu dekara 150-160 gr olmalıdır. Aksi takdirde, bitkilerde yanmalar ortaya çıkabilir.

Çeşitler: Günümüzde, sadece 3 aspir çeşidi mevcuttur. Bu çeşitlerden 2 tanesi (Yenice ve Dinçer), 1983 yılına kadar tescil edilen çeşitler olup, 1 tanesi ise 2005 yılında tescil edilmiştir. Daha önce yıllarda, 5-154 olarak üretimi yapılan hat, 2005 yılında Remzibey-05 ismiyle tescil edilmiştir. Bu çeşitler, Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilmiştir. Bu çeşitlere ait bazı tarımsal özellikler aşağıda verilmiştir.
Yenice: Dikensiz, kırmızı çiçekli, 100-120 cm boyunda bir çeşittir. Diğer 2 çeşitten 10-15 gün daha geç hasada gelir. Bin Tane ağırlığı 35-40 gr arasında olup, tanedeki yağ oranı da % 20-25 arasında değişir. Linoleik tip yağa sahiptir.
Dinçer: Dikensiz, mat-kırmızı renkte çiçeklere sahip, 90-100 cm boyunda bir çeşittir. Remzibey çeşidinden 2-3 gün önce hasada gelir. Bin Tane ağırlığı 45-50 gr arasında olup, tanedeki yağ oranı % 25-28 arasında değişir. Linoleik tip yağa sahiptir.
Remzibey-05: Dikenli, sarı çiçekli, 60-80 cm boyunda bir çeşittir. Tescili 2005 yılında yapılmıştır. Bu yıla kadar 5-154 ismiyle üretim izinli olarak bilinmekteydi. Bin Tane ağırlığı 45-50 gr arasında olup, tanedeki yağ oranı % 30-35 arasında değişir. Yağı oleik tiptedir (zeytin yağında olduğu gibi)
Sulama: Her ne kadar kuraklığa dayanıklı bir bitki olsa da, kritik dönemlerinde sulama yapılması verimi arttıracaktır.
Aspir tarımında tane verimi açısından en kritik dönemler, sapa kalkma dönemi ve çiçeklenme öncesi dönemlerdir. Bu iki dönemde de, eğer havalar çok kurak giderse ve toprakta yeterli rutubet yoksa, sulanması verimi olumlu yönde arttıracaktır. Sapa kalkma dönemi, genellikle çıkıştan 20-25 gün sonraya denk gelmektedir. Çiçeklenme öncesi dönem ise, çeşitlere bağlı olarak, yine çıkıştan yaklaşık 55-65 gün sonrasına denk gelmektedir. Bu dönemlerde, eğer yeterli yağış alınamaz ise ve sulama imkanı da varsa, yapılacak ek bir sulama verimi arttıracaktır.
Eğer sulama yapılacak ise, kuraklık belirtileri bitki üzerinde ortaya çıkmadan önce yapılmalıdır. Özellikle, bitkilerin alt yapraklarında ortaya çıkacak "yanma" lar (yaprakların kahverengileşmesi), bitkinin su stresine (kuraklık) girdiğinin en belirgin işaretidir. Çok sıcak havalarda, sulama yapılmamalı veya çok kısa sürede bitirilmelidir.
Sulama ile ilgili diğer bir konu ise, sulama suyu hiçbir zaman tarla yüzeyinde uzun süre göllenmemelidir. Bu durum, bazı kök hastalıklarına uygun ortam hazırlar.

Hasat: Yaprakların büyük bir bölümünün tamamen kuruduğu (kahverengileştiği), çiçek çanak yapraklarının hemen hemen kahverengiye döndüğü (geç açmış çiçek tablalarındaki çanak yapraklarında hafif bir yeşillik olabilir) ve tablaların elle kolaylıkla harmanlanabildiği ve tanelerin tamamen beyaz renk aldığı dönem hasat zamanının geldiğinin bir işaretidir. Bu dönem, genellikle çiçeklenmeden yaklaşık 4-5 hafta sonraya denk gelen dönemdir. Bu dönemde, bitkiler fizyolojik olgunluğa ulaşmış demektir ve hasat yapılabilir.
Hasat, zamanında, geciktirilmeden hemen yapılmalıdır. Aksi takdirde, tanelerde renk değişikliği ve eğer yağış olursa, tablalarda bulunan tanelerin çimlenmesi söz konusudur.
Hububat (Buğday-arpa) hasadında kullanılan biçerdöverler, aspir hasadında da rahatlıkla kullanılabilir. Ancak, makinenin ayarlarının uygun bir şekilde yapılması zorunludur.
Biçerdöverin dolap hızı, hareket hızından % 25 daha fazla olmalıdır. Hasat-harman sırasında, tanelerde kırılmayı önlemek için, 55 cm' lik batörlerde, batör hızı düşük bir seviyeye, 550 devir/dakika, ayarlanmalıdır. Diğer bir ifadeyle, çevresel hızı yaklaşık 910-920 m/dakika olmalıdır. Kontrabatör açıklığı, ön tarafta 1.5-1.6 cm, arka tarafta ise, 1.2-1.3 cm olmalıdır. Bitki artıkları nedeniyle makinenin tıkanmasını önlemek için, eleklerin sarsılma hızı, hububat için kullanılan hızdan daha fazla olmalıdır. Boş tanelerin ve sap parçalarının kolaylıkla atılması için, fan ayarının da yeterli olması gerekir.
Hasat edilen ürünün problemsiz, uzun bir süre ve güvenli bir şekilde depolanabilmesi için tane neminin % 8 olması gereklidir. Bu oran, % 10' u geçmemelidir.

Sanayide İşlenmesi: Aspir yağlık bir ürün olduğu için, sanayide yağ elde etmek üzere değerlendirilir. Yağ elde edilmesinde, ayçiçeği işleyen tüm makineler aspir işlemeye de elverişlidir. Herhangi bir makine değişikliğine gerek yoktur. Bu nedenle, ülkemizde sanayide işlenmesi açısından hiçbir problem olmaması gerekir.
Yağ alındıktan sonra geriye kalan küspe içerdiği % 22-24 protein nedeniyle iyi bir hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:05 AM   #108 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Safran - Safran Nedir? - Safran Yetiştiriciliği

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Safranın iklim isteği asmaya benzerlik gösterir ve rüzgara karşı korunmuş güney yamaçlarda iyi yetişir. Yaz kuraklıklarına ve soğanları dona dayanıklıdır. Vejetasyon devresindeki serin ve nemli havalar bitkinin gelişmesini olumsuz yönde etkiler. Özellikle çiçeklenme devresinde kuru ve güneşli havaları sever. Bu devredeki yağışlar ürünün kalitesini önemli ölçüde düşürür. Çiçekler dona çok hassastır.

Safran kumlu, gevşek, taşsız ve iyi drenajlı toprakları sever. Biraz kireçli , tınlı ve killi topraklarda da iyi yetişir. Taban suyu yüksek olan toprakları sevmez. Aşırı yağışlarda toprakta biriken suyun soğanlar çürütmemesi için hafif meyilli tarlalar tercih edilebilir.


TOPRAK İŞLEME VE EKİM:

Safran tarımında özellikle ilk yılda bitkilerin gelişmesi ve yabancı otların yok edilmesi için toprak işleme çok iyi yapılmalıdır. Genellikle bir yıl önceden toprak nadasa bırakılır. Ertesi yıl ekim zamanın kadar tarla pullukla 4-7 kere sürülür ve tırmıklanır.

Ülkemizde ekim Ağustos ayının ikinci yarısı ile Eylül ayında yapılır. Tohumluk olarak eski dikimlerdeki soğanların oluşturduğu yavru soğanlar kullanılır. Bu soğanlar pulluğun açtığı çiziye 12-15 cm derinlikte dikkatli bir şekilde bırakılır. Dikim sırasında birkaç erkek işçi pulluk çizgisini temizler, bir işçi soğanları diker, diğer bir işçide üzerlerine yanmış ahır gübresi serper. Böylece eşit derinliğe iyi bir dikim yapılmış olur. Sıra araları 10-20 cm, sıra üzeri de 8-10 cm kadardır. Ekimden sonra toprak bir defa daha tırmıklanır.

EKİM NÖBETİ:
Genel olarak safrana ekim nöbetinde yer verilmez. Bir tarladan üç yıl üst üste yararlanılır. Üçüncü yılın sonunda tarla bozulur. Bozulan tarladan soğanlar sökülür, sağlam ve iyi olanlar seçilir ve dikim zamanına kadar muhafaza edilir. Soğanların sökümü genellikle çapa veya bel ile yapılır. Davutobası' nda Haziran'ın ikinci yarısında genelde gündönümü olan 21 Haziran'da soğanlar topraktan çıkarılmakta, başka alanda bir yıl önceden hazırlanmış olan tarlaya, 20 Ağustos'tan itibaren tekrar dikim yapılmaktadır. Soğanlar tarlaya ekilmeden önce, yetiştiricilerin deneyimine göre hastalık bulaşmasın diye, dış kısımdaki kahverengi kabuklardan arındırılmaktadır. Aynı tarlaya 6-7 yıl sonra tekrar safran dikilebilir.

İtalya ve İspanya’da safrana önemli zarar yapan Rhizoctonia crocorum ve Phoma Crocophila hastalıklarının ülkemizde görüldüğüne dair bir kayıt yoktur. Yalnız son yıllarda Colaoptera larvası soğanlara girerek zarar vermektedir. Bahse konu zararlı için Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü 6-7 yıldır çalışma içindedir henüz pratik bir mücadele yöntemi geliştirilememiştir. Profesör Neşet ARSLAN' a göre zararlı ile mücadele için; soğanlar biraz erken sökülmelidir. Soğanların sökümünde Haziran ayı beklenmeden Mayıs sonlarında veya Haziran başında soğanların sökülmesi halinde Colaoptera zararından soğanları kurtarmak mümkündür. Nitekim hocamızın haklılığı Mayıs Ayındaki ziyaretlerinde görülmüştür. Safran alanlarının tamamı dolaşılmış ve tarlaların hiçbirinde zararlı görülmemiştir. Bizde safrana en fazla tavşanlar zarar vermektedir. Safran soğanlarını çok seven tavşanlar toprağı kazarak soğanları yemekte ve önemli ölçüde tahribat yapmaktadır. Toprak kurtlarının da zararları söz konusudur. Arvicola arvalis (T Alpidae) İspanya da safranın en önemli zararlısı olarak bilinmektedir.


HASAT, KURUTMA VE VERİM:

Safranın hasat zamanı çiçeklenme devresi olup, yılın iklim şartlarına göre genellikle Ekim ayına rastlar, bazen Kasımın ilk yarısına kayabilir. Hasat 15-20 gün sürer. Safranın hasadı çok yorucudur ve genellikle 2 kademede yapılır. İlkönce yağışlı olmayan günlerde sabah erkenden henüz açmamış tomurcuklar dikkatle kopartılarak sepetlere konur. Sonra bu tomurcuklar gölge bir yere getirilerek açması için tekrar serilir. İkinci işlem açılmış çiçeklerde tepeciğin alınmasıdır. Tepecik küçük bir makasla ve tepecik parçalarının ayrıldığı yere yakın kısımdan kesilir. Kesilen parçada kalan dişicik borusu ne kadar kısaysa kalite o kadar iyi, uzunsa o kadar kötüdür. Davutobası' nda çiçeklerin hasat zamanı 25 Ekim-15 Kasım arasıdır. Sabahın erken saatinde, toplanma kolaylığı nedeniyle çiçekler henüz açılmadan toplanmakta, kapalı mekana getirilen çiçeklerin yaprakları açılarak dişi organ (tepecik) ve erkek organlar birlikte toplanmaktadır. Tepecikler arasında erkek organların da bulunması kaliteyi olumsuz yönde etkilemektedir.

Hasat edilen tepeciklerin kurutulması da ayrı bir önem taşımaktadır. Davutobası' nda erkek organlarla birlikte toplanan tepeciklerin kurutulma işlemi geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Öncelikle tepsilere balmumu eritilerek dökülmekte ve ince bir tabaka oluşturacak şekilde tepsi yüzeyinde yayılmaktadır. Hatta bazen kurutulmakta olan ürünün üzerine eritilmiş balmumu dökülür. Daha sonra erkek organlarla karışık olan tepecikler tepsiye dökülmekte ve tepsi yanmakta olan soba üzerinde 10-20 cm yüksekte meyilli bir şekilde tutularak kurutma işlemi yapılmaktadır. Tepsinin iç yüzeyinin balmumu ile astarlanmasının, kurutma işlemi sırasında materyalin tepsiden kayıp dökülmemesi için yapıldığı söylenmektedir. Ancak kurutma işlemi sırasında, dişi ve erkek organlar da balmumu ile astarlanmaktadır. Balmumunun tepecikleri astarlamasının, uzun süre koruyucu etkisinin olabileceği düşünülebilir. Burada belirtilmesi gereken husus, tepeciklerin erkek organlarla karışık olması ve ayrıca, balmumu ile astarlanmalarının kalitenin önemli ölçüde düşmesine sebep olmasıdır. Bu şekilde verim biraz artar ancak, kalite çok düşer. Bu geleneksel fakat iyi olmayan kurutma metodu ülkemizin safran ticaretinde rolünün kaybolmasında en etkili faktör olmuştur. Alıcı ülkeler bunu bir tağşiş kabul ederek bizden ithalatı keserek başka ülkelere yönelmişlerdir.

Kurutma, kurutma dolaplarında veya üzerine kağıt koyarak ekmek fırınlarında da yapılabilir. Kurutma işlemi tepecikler iyice sertleşinceye kadar takriben 40-50 dk sürer.

Kurutulmuş ürün şişelere veya tahta kutulara konularak muhafaza edilir. Ürün tekrar nemlenmekten ve ışıktan korunmalıdır.

Daha önceleri Hindistan'da da geleneksel işleme metotlarının kullanılması, uluslararası standartlara uyulmaması, toz ve polenlerle kirlenme olması ve düşük oranda pigment içermesi gibi temel yetersizlikler nedeniyle, üretilen safranın kalitesi düşük olmuştur. Daha sonra çiçek hasat ediciler, hava tasnif ediciler, tepecik ve erkek organları ayırıcılar, ışıklı(solar) kurutucular gibi aletler tasarlanarak, laboratuarlarda ve safran yetiştirilen alanlarda denenmiştir. Denemeler sonucunda işlem ekipmanları, yetiştiricilere tanıtılmıştır. Aletlerin kullanıma girmesiyle işçi masraflarından önemli tasarruf sağlanmış ve sonuçta süper kalite ürün yetiştirilmesine başlanmıştır.(Sama, J.K. ve arkadaşları 2000)

Safranın verimi yıldan yıla değişir. 3 yıl faydalanılan bir tarlada verim ilk yıl dekara 1 kg kuru tepeciktir. İkinci yıl verim 2-4 kg/dekara yükselir ve 3. yıl tekrar azalarak 1-1,5 kg/dekara düşer. Ortalama 80-120 bin çiçekten 5 kg yaş tepecik, bundan da 1 kg kuru ürün alınır. Çiçek verimi 80-90 kg/da olup, günde 2,5-3,5 kg çiçek /da toplanır. Bir kadın işçi saatte 50-60 gr tepeciği çiçekten ayırabilir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında safranın yetiştiriciliğinin çok zahmetli olduğu, ancak küçük arazilerde yapılabileceği kolayca anlaşılabilir. Safranın düşük verimi ve yoğun emek istemesi onun dünyanın en pahalı baharatı olmasının başlıca sebepleri arasındadır.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:06 AM   #109 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Soğan - Soğan Nedir? - Soğan Yetiştiriciliği

Giriş
Soğan; içerdiği vitaminler yanında mineral maddeler ve diğer besleyici maddelerle zenginliği, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği soğanın tüketimini her geçen gün arttırmakta buda üretime yansımaktadır.
Soğanın İklim İsteği
Soğan; iklim isteği yönünden seçicidir. Gün uzunluğu ve sıcaklık, soğan yetiştirmeyi sınırlayan iki önemli unsurdur. Bitkinin erken gelişme devresinde serin havaya ihtiyaç vardır. Fakat baş bağlama ve başın büyümesi için sıcaklığın fazla olması gerekir. Erken gelişme devresinde ortalama sıcaklık 13 ºC olmalıdır. Baş bağlamaya başladığı zaman sıcaklığı 21ºC ve başın olgunlaşması için de 24-27 ºC olması gerekir. Erken çeşitlerde gün uzunluğu 10-12 saat olunca baş b ağlama başlar. Çeşitlerin 13-15 saat gün uzunluğuna ihtiyaçları vardır. Erkenci çeşitler soğuk bölgelerde iyi ürün vermez.
Toprak İsteği
Soğan, besin değerli yeterli, hafif bünyeli topraklarda başlayarak tınlı ve nihayet pek ağır olmamak şartı ile hafif killi topraklarda da yetiştirilebilir. Soğan tarımın a en uygun topraklar; gevşe yapıda, yeterli miktarda su tutabilen, kök sisteminin yayıldığı sahalar serin, humuslu ve kolayca işlenebilen verimli topraklardır. Soğan, toprak PH'sına karşı çok hassastır. En uygun toprak PH'ı 6.0- 6.5 arasında olmalıdır.
YETİŞTİRME TEKNİĞİ
Ekim Nöbeti
Soğan yetiştirilecek arazide eğer önceden baklagillerden birinin tarımı yapılmışsa, arazide soğandan gayet iyi sonuç alınır.
Soğanın aynı yere arka arkaya kesinlikle ekilmemesi ve ancak en az üç yılda bir aynı yere soğan ekilmesi tavsiye edilebilir.
Çeşit
Çeşit ayrımında önemli rol oynayan şekil faktörü bakımından dünya pazarlarında en fazla arananlar yuvarlak ve yuvarlağa yakın şekilli olanlardır. Tohumluk, yetiştirme tekniği ve bakım şartları elverişli olduğu taktirde çeşitlerin soğan iriliğine göre dekardan 750-3000kg arasında ürün alınabilir.
Toprak Hazırlığı
Ekimden veya dikimden bir ay önce toprak durumuna göre 1-2 defa pullukla ve tam tavında iken sürülmelidir. Keseklerin ufalanması ve toprak yüzünde bulunan çeşitli bitki artıklarının temizlenmesi amacıyla tırmıklama yapılır ve böylece arazi tesviyesi de yapılmış olur. Soğan yumru bitki olduğundan ve toprak altında geliştiğinden toprağı bastıran ve sıkıştıran merdane, freze gibi aletlerle arazi sürülmemeli, arazi gevşek ve süngerimsi bir hale getirilerek ekim ve dikime hazır hale getirilmelidir.
Ekim
Soğan elde etmek için genellikle iki ekim veya dikim yöntemi uygulanır.
a) Tohumun doğrudan doğruya tarlaya ekilmek suretiyle başsoğan yetiştirilmesi,
Tohumdan başsoğan elde etmek için 30'ar cm ara ile açılan çizgilere soğan tohumları mibzerle ekilir. Seyreltme yapılacağı düşünülerek bolca tohum atılır. Tohumlar çimlenip fideler toprak yüzünde yetişmeye başladığı ilk 15 gün içinde yabancı otları temizlemek ve toprağı kabartmak amacı ile birinci çapa, bundan 3-4 hafta sonra da ikinci çapa yapılır ve ikinci çapa ile birlikte sıra üzerinde bitkiler arasında çeşidin iriliğine göre 6-10 cm mesafe bırakılacak şekilde seyreltme yapılır. Dekara ortalama olarak 2 kg tohum atılmalıdır. Tohum ekim zamanı, çeşidin erkencilik yeteneğine ve bölgenin ekolojik şartlarına göre tesbit edilir. Bununla birlikte genellikle tohumlar şubat ve mart aylarında ekilmekte ve mevcut şartlara göre temmuz ve eylül ayları arasında hasat olgunluğuna varmaktadır.
b) Önce tohumlardan arpacık denilen küçük soğanların elde edilerek bunların tarlaya dikilmesi suretiyle başsoğan yetiştirilmesi.
Arpacık soğanı yetiştirmek için genellikle 1.20-1.5 m. genişliğinde ve 3-5 m. uzunluğunda, zeminden 15-20 cm yükseklikte, tahta adı verilen geniş masuralar hazırlanır. Tohumlar metrekareye 5 gram hesabı ile tahtalar üzerine sıravari veya serpme suretiyle ekilir. Ekim,iklim ve toprak şartları ve yılın gidişine göre Şubat-Nisan ayları arasında yapılır. Ekimden sonra tohumların üzerine ya ince bir tabaka halinde "harç" örtülür veya bir tırmık vasıtasıyla tohumlar toprak içerisine aktarılarak hafifçe bastırılır. Sonra süzgeçli kovalarla yeteri kadar sulanır. Tohumlar 10-15 gün içerisinde çimlenerek toprak yüzeyine çıkarlar.Uygun koşullarda, ekimden 5-6 ay sonra arpacıklar olgunlaşır.
oranında protein vardır. Verimi, ekim zamanı ve çevre koşullarına bağlı olarak, 200-500 kg/da arasında değişmektedir .






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-03-2008, 02:07 AM   #110 (permalink)
CeReNaY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: Feb 2006
Konular :
Mesajlar: 63,851
Rep Puanı : 2575
Rep Derecesi : CeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir BaşıCeReNaY Forumun Demir Başı
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Kekik Yetiştiriciliği Hakkında

TIBBİ AROMATİK BİTKİLER ve KEKİK

Günümüz Dünyasında ve Ülkemizde doğaya dönüşüm bir slogan haline gelmiştir.Ülkemiz pek çok bitkinin gen merkezidir.Bunun yanında bazı endemik türlerinde bulunduğu coğrafik bölgeleri barındırmaktadır.Bugün Ülkemiz florasında 9000 üzerinde bitki türü olduğu kabul edilmiştir.Bitkilerin 1000 kadarı ilaç ve baharat bitkileridir.
Yaşam standartları yükseldikçe tüketimde artmaktadır.Bu artış Tıbbi ve Aromatik Bitkiler içinde geçerlidir. Bu bitkilerin tüketim alanı çok geniştir. En önemli kullanım alanı ise ilaç ,parfüm, kozmetik, sabun, şeker, diş macunu sanayi, ayrıca baharat olarak da tüketilmektedir. Beslenmede lezzet,tat verici,koku,iştah açıcı v.b özelliklerinin anlaşılması kullanımı yaygınlaştırmıştır.
İnsanlar yüzyıllardan beri hastalıklara karşı , elde ettikleri bitkilerle çare bulmaya çalışmışlar,oldukça başarılı sonuçlarda alınmıştır.Bir çoğu tesadüfen bir çoğu da merak sonucu denenerek etkileri anlaşılan doğal ilaçların nesiller boyunca kullanımı devam etmiştir.Gün geçtikçe daha farklı bitkilerin başka kullanım alanlarında yararlı olduğu anlaşılmıştır. Gelişmiş Ülkelerde insanlar tedavilerde bitkisel kaynaklara yönelmişlerdir.Tedavide kullanılan ilaçların önemli bir kısmını doğal kaynaklı ilaçlar oluşturmaktadır.Doğal kaynaklı ilaçların kullanım oranı gelişmiş ülkelerde %60 gelişmekte olan ülkelerde %4 civarındadır.Yalnız burada dikkat edilmesi gereken konu,bu bitkilerin hastalıkların tedavisi amacıyla kulaktan kulağa duyarak,direk kullanılmasından ziyade;bilimsel tahlil ve araştırmaları yapılarak içerik, doz ve miktarının ortaya konduktan sonra tüketilmesi faydalı olacaktır.Bilindiği üzere tıbbı ve aromatik bitkilerde diğer önemli bir sorun mevsiminden önce ve yoğun toplanması, doğal floranın tahrip edilmesidir.Sonucunda ürünlerde istenilen kalite olmamaktadır. Bunun için tüketimi yoğun olan bitkilerin kültüre alınması gerekmektedir.Bu konuda bu bitkilerin kültüre alınması amacıyla,ilimizde Araştırmacı Dr.Ayşe Kıtıkı Orjin Green Pharmacy firması aracılığı ile araştırma çalışmaları yapmaktadır.Yine Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin değerlendirilmesi,pazarlanması konusunda İlimiz Kırkağaç ilçesinde Ege Lokman firması faaliyet göstermektedir. Bundan böyle bizde Dergimizin her sayısında farklı bir aromatik ve tıbbi bitki hakkında bilgi vermeye çalışacağız.
KEKİK(THYMUS SP)
Ülkemizde yaklaşık olarak 35 kadar kekik türü 1500m rakımına kadar olan yerlerde ve yaylalarda bulunur.Ülkemizde 14 adeti endemik olarak yetişen 37-40 arasında tür mevcuttur
YABANİ KEKİK:Akdeniz bölgesi ve Anadolu da birçok varyetesi vardır.
İZMİR KEKİĞİ YADA PEYNİR KEKİĞİ:Batı ve Güney Anadolu
İSTANBUL KEKİĞİ YADA MERCANKÖŞK:Trakya ve Batı Anadolu(eşek kekiği de denir)
BEYAZ KEKİK:Güney ve Batı Anadolu da bilhassa Manisa ve Muğla civarında yayılış gösterir

Önemli ihraç ürünlerinden biridir. Ege ve Akdeniz bölgesinde toplanan kekik türleri arasında Origanum onites(İzmir kekiği), origanum majorana(Beyaz kekik), origanum minutiflorum(Sütçüler kekiği),origanum syriacum var.Bevanii,Thymbra spicata veya T.sintenisii (zahter,kara kekik,sivri kekik) yer almaktadır.
1999 yılı verilerine göre Türkiye’den 16.556.000 dolar değerinde 7.640.000kg kekik(2.16 dolar/kg) ve yaklaşık 606.600 dolar karşılığında 68.500 kg kekik yağı ihracatı yapılmıştır.Türkiye kekik ihracatın da özellikle son 10 yılda belirgin bir artış gözlenmiştir. Kullanılan kısımları;dallı çiçekli tepe ve yapraklarıdır.Kimya sanayide,ilaç sanayide,yemeklerde sos ve salatalarda içecek olarak çok yaygın kullanım alanlarına sahiptir.İzmir kekiğinin ıslah edilerek geliştirilen tescilli iki çeşidi bulunmaktadır.Bunlar Ceylan-2002 ve Tayşi 2002 çeşitleridir.

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ
İzmir kekiği sıcağı seven,Akdeniz iklimine sahip yerlerde iyi gelişme gösteren fide dönemi ve ilk dikim yılı dışında soğuklara dayanıklı bir bitkidir.Hemen her toprakta yetişir,kumlu topraklar yerine tınlı-killi allüvial topraklar tercih edilmelidir.
TOPRAK HAZIRLIĞI:
Anız bozulur.Sonbaharlarda 15-20cm ilkbaharlarda ise fide döneminden önce 10-15cm yüzlek sürülür.Ardından diskaro ve rotavatör gibi toprak işleme aletleri ile toprak hazırlanır.
ÜRETİM TEKNİĞİ:
İzmir kekiği hem vejetatif hem de generatif organları ile üretilebilen bir bitkidir

FİDE YETİŞTİRİLMESİ:
Fideliklerin eni 1-2m gereksinimine göre boyu 10-15m civarında yerden yüksekliği de 15-20cm olacak şekilde hazırlanır.Fideliğin içeriği 1 ölçek yanmış ahır gübresi , 1 ölçek kum ve 1 ölçek toprak ile hazırlanmış harç ile doldurulur.Yeterli şekilde bastırılarak pürüzsüz hale getirilir.Metre karesine 4-5gr hesabıyla tohum belirlenir.El becerisi önemli olup,homojen bir dağılım için tohum ekiminden önce kum kil vb ile karıştırılarak ekim yapılır.Eylül ayında ekilen tohumlardan yaklaşık 20 gün sonra fidecikler toprak yüzeyine çıkmakta ve soğuklar başlayana kadar belli bir büyüklüğe erişerek soğuklardan etkilenmemektedir. Fidelerde sürekli yapılması gerekli işlerden biriside sulamadır.Tohum ekiminden sonra çimlenmeye kadar fidelik tavını kaybetmeyecek şekilde iki üç günde bir gerekirse her gün sulanmalıdır.Fideciklerin toprak yüzeyine çıkışı başladıktan sonra sulama sayısı azaltılmalı sıcak havalarda aşırı nem ile çökerten hastalığına neden olunmamalıdır.
TARLA HAZIRLIĞI VE FİDE DİKİMİ:
Fide dikiminden önce sonbaharda tarla tavlı iken derince sürülmeli daha sonra fide dikim zamanı geldiğinde yüzlek bir sürüm daha yapılmalı diskaro ve rotovatör gibi aletlerle toprak ufalanmalıdır.Fidelikteki fideler 10-15cm kadar büyüdüğünde de tarlaya şaşırtılmalıdırlar.
Fidelerin tarlaya dikimi yağışlardan yararlanılacak şekilde;mümkün olduğu kadar erken (şubat-mart aylarında)yapılmalıdır.Fidelerin tarlaya dikimi tütün dikmede kullanılan fide dikim makinesi gibi alet ekipmanla yapılabileceği gibi elle de yapılabilir. Dikimde sıra arası mesafenin ayarlanmasında yabancı ot mücadelesinin elle veya makine ile yapılabilme olanakları göz önüne alınmalıdır.Dekarda 14-15bin bitki alacak şekilde sıra arası ve üzeri mesafe ayarlanmalıdır.Örneğin;45cm sıra arası ve 15cm sıra üzeri olabilir.Dikimden sonra hemen can suyu verilmelidir.
PLANTASYONUN BAKIMI:
İzmir kekiğine büyük çapta problem olan,bilinen hastalık ve zararlısı yoktur.Bu nedenle yabancı ot kontrolü ve sulama dışında fazla bir bakım gerektirmeyen kimyasal tarım ilacı uygulanmayan ve uygulanması tavsiye edilmeyen bir bitkidir. İzmir kekiğinden yüksek verim elde etmek için bu bitkinin yaz aylarında ve özellikle her bir hasattan sonra sulanması gerekmektedir.Yapılacak sulama sayısı toprağın özelliğine bağlı olarak değişmekte ve kumlu topraklarda bazı aylarda haftada iki sulamaya kadar çıkılabilmektedir.Sulama: yağmurlama, damlama, karık yöntem veya tava yöntemlerinden biri ile yapılabilir.İzmir kekiği yetiştiriciliğinde karşılaşılan en büyük problem yabancı otla mücadeledir.İlkbaharda mücadele edilmediğinde yabancı otlar önce gelişmektedir. Onun yararlandığı besin maddelerine ortak olarak ve gölgeleme yaparak hem kekik plantasyonunun daha zayıf büyümesine neden olmakta hem de kaliteyi bozmaktadır.
HASAT:
Yüksek yaprak verimi ve uçucu yağ oranı elde etmek için kekik plantasyonu %50 çiçeklendiğinde hasat edilmelidir.Hasat toprak yüzeyinin10-15cm üzerinde elle veya makine ile biçilerek yapılır. İzmir kekiğinde bir yılda yapılacak biçim sayısı bitkinin yetiştirildiği ekolojiye ve bakım şartlarına bağlı olarak değişmektedir.Bu sayı Ege Bölgesinde bir üretim sezonunda üçe kadar çıkılabilmektedir.3 biçim yapıldığında 1.biçim Mayıs ayı ortalarında 2.biçim Temmuz sonu 3.biçim Ekim ayı ortalarında yapılmaktadır.
KURUTMA:
Baharat olarak tüketilen kekik yapraklarının,canlı yeşil renkte olması istenir.Yaprakta meydana gelebilecek kararmalar ve renk değişimi kaliteyi düşürmektedir.Kaliteli ürün elde etmek için kekik gölge bir yerde kurutulmalı, üst üste 30-40cm’den daha kalın yığılmamalı ve kızışmaya meydan vermeyecek şekilde ara sıra karıştırılmalıdır.
HARMAN :
Kurutulan kekiği pazarlayabilmek için sap ve yapraklarının birbirinden ayrılması gerekmektedir.Bu çok küçük alanlarda yapılan üretimlerde;kekik yığın haline getirilir ve bu yığın bir sopa yardımı ile dövülür ve sonra bir elek yardımı ile sap ve yaprakları birbirinden ayrılır. Büyük çaplı üretimlerde ise;buğday ve benzeri ürünleri saplarından ayırmaya yarayan patoz veya biçerdöver gibi tarım makinelerinde gerekli hava ve elek yardımı yapılarak kekik yaprakları saplarından ayrılabilir.
VERİM:
Şimdiyi kadar yapılan araştırmalar ışığında İzmir kekiğinden elde edilen kuru yaprak veriminin iyi tarla ve bakım koşullarında dekara ortalama400-500kgarasında değiştiği ancak bu verimin bakım şartları ve ekolojiye bağlı olarak 800kg’açıkabildiği gibi 100kg’a da inebilmektedir.






imza

CeReNaY isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
bilimi, ziraat

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:45 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2
aBSHeLL
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Abshell-AileVadisi

Linkler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307