AiLeVaDiSi FoRuM  

Go Back   AiLeVaDiSi FoRuM > GeneL Forum > Genel > Çocuklarımız

Çocuklarımız Çocukca modası , Bilgiler kısaca çocuklar için herşey bu forumda

 

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14-05-2012, 04:49 PM   #1 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart Karagöz ve Hacivat konuşmaları


http://www.ailevadisi.net
Karagöz ve Hacivat konuşmaları

İftar Bilmecesi


(Hacivat, arkadaşının arkasından yetişir.)

HACİVAT - Merhaba Karagöz'üm, uğurlar olsun!

KARAGÖZ - İftar kokuları burnuna dolsun!

HACİVAT - Hah hah hah!... Eksik olma, beni yine güldürdün! Aman!...

KARAGÖZ - Ne oldu Hacı Cavcav, kel kafanı bit mi ısırdı?

HACİVAT - Değil efendim! Sen göbeklenmişsin?...

KARAGÖZ - Pataklarım ha, ağzını bozma!

HACİVAT - Canım fena bir şeyi mi söyledim?

KARAGÖZ - Köftehor, "Sen köpek yemişsin!" dedin ya!...

HACİVAT - Efendim hiç öyle söyler miyim? Yani göbek yapmışsın diyorum.

KARAGÖZ - Ne zaman börek yapmışsın?...

HACİVAT - Allah iyiliğini versin, hemen saçmalamaya başladın! Kilo almışsın...

KARAGÖZ - Bizde terazi yok ki, kilo alıp ne yapayım?

HACİVAT - Nasıl anlatmalı?... Şişmanlamışsın!...

KARAGÖZ - Öyle söylesene! Hay hay!...

HACİVAT - Nasıl da farketmemişim? Çok kilo almışsın!

KARAGÖZ - Köftehor, başka türlü geçinebilir miyim?

HACİVAT - Canım, Ramazan'da kilo almanın geçinmekle ne alâkası var anlayamadım?

KARAGÖZ - Anlayamayacak ne var? Her akşam birkaç iftira, her gece birkaç sahura gidiyoruz ya, tabii bir ayda yirmiiki kilo şişmanlıyorum.

HACİVAT - Allah Allah?...

KARAGÖZ - Sonra da parasızlıktan Ramazan sonrası on bir ay akşam yemekleri ile idare ettiğim için ayda iki kilo zayıflayıp, gelecek Ramazan'a kadar idare ediyorum.

HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Bırak şakayı ama Karagöz'üm, şişmanlık iyi değil! çeşitli hastalıklara sebep olur.

KARAGÖZ - Hay hay!... Sen şimdi bırak şişmanlığı da Hacı Cavcav, aklıma bir bilmece geldi.

HACİVAT - Hatırın kalmasın, sor bakalım?

KARAGÖZ - Ama bilemezsen bize iftara geleceksiniz!

HACİVAT - Anlayamadım? Öyle şey olur mu?

KARAGÖZ - Pataklarım ha, bal gibi olur!

HACİVAT - Bilmeceyi bilirsem, siz bize iftara geleceksiniz? Ters oldu ama sor bakalım?

KARAGÖZ - Ters sensin! İyi dinle!... Bugün hangi gün?

HACİVAT - Canım bırak bugünü de sen şu bilmeceyi sor bakalım?

KARAGÖZ - Köftehor, sordum ya!...

HACİVAT - Allah Allah, ne zaman sordun? "Bugün hangi gün?" dedin o kadar...

KARAGÖZ - İyi ya, işte o bilmece idi.

HACİVAT - Efendim öyle bilmece olur mu? çocuklar bile cevabını hemen verir. Bugün hangi gün olacak? Sen de biliyorsun ki Cumartesi...

KARAGÖZ - Bilemedin Hacı Cavcav!...

HACİVAT - Hah hah hah, haydi Pazar olsun!

KARAGÖZ - Düşün de öyle cevap ver!

HACİVAT - Düşünecek ne var? Cumartesi, Pazar olmazsa... Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe...

KARAGÖZ - İyi düşün de sonra mızıkçılık yapma!

HACİVAT - Kaldı bir gün... Bildim, Cuma!...

KARAGÖZ - Bilemedin!...

HACİVAT - Allah Allah?... Pekâlâ bilemedim, cevabını sen söyle bakalım!

KARAGÖZ - Köftehor, bugün Ramazan günü...

HACİVAT - Birâder böyle bilmece olur mu? sen uydurdun!

KARAGÖZ - Baştan kabul etmeseydin!

HACİVAT - Haklısın ama bana doğru dürüst bir bilmece soracaksın zannettim. Ne olacak şimdi?...

KARAGÖZ - Söyledim ya, bu akşam bize iftira geleceksiniz?

HACİVAT - Karagöz'üm, sen bizi kolay kolay iftara dâvet etmezsin ya, bu işin içinde bir bit yeniği var.

KARAGÖZ - Bit yemi yok, fare zehiri var.

HACİVAT - Pekâlâ sorması ayıp olmasın da iftarda bize neler ikram edeceksin bakalım?

KARAGÖZ - Köftehor bilmiyor musun? Neler getirirseniz onları beraberce yiyeceğiz. (Yürümeye devam ederler.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Reklamlar Bağışlanmaktadır
Alt 14-05-2012, 04:50 PM   #2 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
İftarın Böylesi

(İki arkadaş yolda karşılaşırlar.)

HACİVAT - Aman efendim, canım efendim! Böyle nereden gelip nereye gidiyorsun Karagöz'üm?

KARAGÖZ - Hay hay, dereden gelip dereye gidiyorum. Hacı Cavcav!

HACİVAT - Hah hah hah!... Seninle anlaşıp konuşmak için bin düşünüp bir söylemek lâzım... Söylediklerime hemen de neler bulup benzetiyorsun, neler uydurup yetiştiriyorsun!

KARAGÖZ - Köftehor, benzettiklerimle uydurduklarım hoşuna gitmiyorsa başka arkadaş bul kendine!

HACİVAT - Canım yalnız benim değil, bütün dünyanın hoşuna gidiyor amma bazen de insanın canını sıkıyorsun?

KARAGÖZ - Beni rahat bırak da kendi yoluna git!

HACİVAT - Ne demek efendim, konuşa konuşa beraberce gidiyoruz işte... Şu mübarek Ramazan gününde bakıyorum çok neşelisin!

KARAGÖZ - Hiç sorma Hacı Cavcav, öyle neşeliyim ki içimden seni güle oynaya bir güzel pataklamak geliyor.

HACİVAT - Karagöz'üm bırak şimdi şakadan pataklama laflarını da yüzünde güller açıyor.

KARAGÖZ - Haklısın, yüzümde güller açıyor, kulaklarım karanfil saçıyor, burnumda menekşeler uçuyor.

HACİVAT - Aman Karagöz'üm, maşallah, ne güzel şair gibi konuştun.

KARAGÖZ - Hay hay, istersem Mahir gibi, istersem Karagöz gibi konuşurum.

HACİVAT - Her neyse, Ramazan'la aranız nasıl bakalım?

KARAGÖZ - Çok iyiydi amma dün bozuştuk Hacı Cavcav!

HACİVAT - Vah vah, ne oldu da orucu bozdun canım?

KARAGÖZ - Pataklarım ha, ne oruç bozması?

HACİVAT - Efendim "Dün bozmuştuk!.." demedin mi?

KARAGÖZ - Köftehor, bakkal Ramazan'ı sormadın mı? Tam Ramazan başında veresiyeyi kesti de aramız bozuldu.

HACİVAT - Allah iyiliğini versin, ben o Ramazan'ı söylemiyorum. Yani oruçla, iftarla aran nasıl?

KARAGÖZ - Benim aram çok iyi de cüzdanımın arası yok!

HACİVAT - Hah hah hah!... Aman Karagöz'üm beni güldürmesen olmuyor. Ramazan'dan sonra sana iyi bir iş bulurum, borçlarını da ödeyip rahat edersin...

KARAGÖZ - Allah razı olsun Hacı Cavcav!

HACİVAT - Cümlemizden efendim... İnsanlık öldü mü? şurada yediyüz küsür yıllık dostluğumuz var.

KARAGÖZ - Aman birader, dostluk dedin de aklıma geldi. Bizi bu akşam iftira davet etsene!

HACİVAT - Canım ben zaten davet edecektim amma... Sen iftira kendini zorla davet ettiriyorsun.

KARAGÖZ - Pataklarım ha, sana yardım ediyorum.

HACİVAT - Canım efendim, iftira gelmek için aramızda teklif mi var?

KARAGÖZ - Aman ne iyi Hacı Cavcav! (Vurur.)

HACİVAT - Karagöz'üm ne vuruyorsun?

KARAGÖZ - Öyleyse sahura da davet etsene! (Vurur.)

HACİVAT - Efendim vurmaya ne lüzum var, sahura da buyurun!

KARAGÖZ - Hangi iftira, hangi sahura buyuralım Hacı Cavcav?...

HACİVAT - İkisine de istediğiniz zaman buyurun!...

KARAGÖZ - Köftehor, dün akşam yatakları da sırtlanıp geldik ama evde yoktunuz?

HACİVAT - Şey Karagöz'üm... Biz de iftira davetli idik ama haber verseydiniz gitmezdik...

KARAGÖZ - Öyleyse her akşam evde durun!

HACİVAT - Canım öyle şey olur mu?

KARAGÖZ - Pataklarım ha!... Başka yere davetli olsak bile oradan çıkıncı size yine geliriz.

HACİVAT - Karagöz'üm her akşam beklenir mi?

KARAGÖZ - Beklemezseniz bizim iftar payımızı hergün gönderin!

HACİVAT - Eh, bu daha iyi... Şey, iyi de dün akşam yataklarınızla neden geldiniz anlayamadım?

KARAGÖZ - Köftehor, sahura da kalkacaktık... O saatten sonra eve gidecek hâlimiz yok ya... Yatak sırtımızda yollarda mı uyuyalım? (Karagöz gider.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:50 PM   #3 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Davul Bahşişi


(İki arkadaş konuşarak yürüyorlar.)


HACİVAT - Aman Karagöz'üm, beni bazen kızdırsan da seni görünce rahatlıyorum, Nasılsın?...


KARAGÖZ - Teşekkür ederim, iyiyim Hacı Cavcav!


HACİVAT - Hayrola, kendi kendine niye gülüp duruyorsun?


KARAGÖZ - Başıma gelenleri hatırladıkça gülmeden edemiyorum. Hah hah hah!...


HACİVAT - Hah hah hah!... Demek seni bu kadar çok güldürecek kadar tuhaf şeyler oldu.


KARAGÖZ - Pataklarım ha, sen gülme!


HACİVAT - Canım nasıl gülmeyeyim, baksana çok komikmiş...


KARAGÖZ - Köftehor, daha beni dinlemeye başlamadan neye gülüyorsun?


HACİVAT - Tamam efendim, gülmüyorum. Haydi anlat?...


KARAGÖZ - Biliyorsun, Ramazan gelince benim dededen kalma davulu köşesinden çıkarıyorum.


HACİVAT - İyi yapıyorsun Karagöz'üm! Davulsuz Ramazan tuzsuz yemeğe benziyor.


KARAGÖZ - İyi ya, ben de ilk günden davulumu gümbürdettim ki Ramazan şenlenir oldu.


HACİVAT - Aferin, eline koluna sağlık!... Sonra?...


KARAGÖZ - Dinleyeceksen çeneni kapat Hacı Cavcav!


HACİVAT - Kapattım!...


KARAGÖZ - Dün de davulumu sırtlayıp düştüm yollara... Komşu mahallede kapı numarası ile başlayıp salladım tokmağı...


HACİVAT - Aman çal davulu Karagöz'üm, çal ki şu güzel Ramazan âdetimiz unutulmasın!


KARAGÖZ - Pataklarım ha, yine çenen açıldı!


HACİVAT - Canım efendim, verdiğin bilgilere senin adına seviniyorum da konuşmadan edemiyorum.


KARAGÖZ - Davulun sesi bir güzel çıkıyor ki Hacı Cavcav, keyfime değme gitsin!...


HACİVAT - Oh oh, maşallah, gelsin bahşişler!...


KARAGÖZ - Bahşişler geldi de... Evin birisinde başıma bilsen ne işler geldi.


HACİVAT - Aman Karagöz'üm, yanlışlık mı oldu?


KARAGÖZ - Yanlışlık falan olmadı da... Huysuz Haydar beyin kapısında işler karıştı. Evde sesler var, bekle bekle bahşiş yok...


HACİVAT - Efendim yoksa geç öteki kapıya... Herkes zorla para vermek zorunda değil ki...


KARAGÖZ - Bana bak, alamadığım bahşişleri sonra senden isterim ha! Köftehor, vermeyeceklerse önceden söylesinler de boşuna tokmak sallamayayım.


HACİVAT - Sen de haklısın Karagöz'üm! Pekâlâ, bekleyince ne oldu?


KARAGÖZ - Ne olacak, ben davul çalmaya devam edince üstüme pencereden bir kova suyu boşalttı.


HACİVAT - Çok ayıp etmiş ama bir şeye mi sinirlenmiş?


KARAGÖZ - Ben kapısında davul çalmadan az evvel evini soyan hırsıza sinirlenmiş Hacı Cavcav!


HACİVAT - Canım olsun, hırsıza kızıp davulcunun başına su boşaltılır mı?


KARAGÖZ - Hay hay, boşaltılmaz ya... Huysuz Haydar beyin bütün parası çalınmış da bana verecek bahşiş bile kalmamış...


HACİVAT - Vah vah vah!... Pekâlâ sen ne yaptın?


KARAGÖZ - Ne bileyim!... Kafama su boşaltacağına, pencereden soyulduğunu söylesene, topladığım bahşişleri de verirdim.


HACİVAT - Aferin Karagöz'üm! Eeee, sonra?...


KARAGÖZ - Ben inadına kapıda çalmaya devam ediyorum.


HACİVAT - Şey, davulun ıslanmamış mı?


KARAGÖZ - Önce ıslanmamıştı. Çalıp söylediğim mâniyi duyunca kafama bir kova daha su boşlattı.


HACİVAT - Ne mânisi söyledin bakayım?


KARAGÖZ - Yarım kaldı uykusu,
Sardı bahşiş korkusu,
Haydar Bey pencereden
Başıma boşalttı su.


HACİVAT - Allah iyiliğini versin Karagöz'üm!... (Konuşarak yürümeye devam ederler.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:50 PM   #4 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Kurbanlık Koç

HACİVAT - (Gelir ve söylenir.) Allah Allah, her halde yanlış görmüyorum ama Karagöz buralarda ne geziyor acaba? Aaaa, yanında bir de kocaman boynuzlu, kınalı bir koç var. (Seslenir) Karagöz'üm merhaba!..

KARAGÖZ - Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!...

HACİVAT - Aman efendim, perdede değiliz güzel konuş!

KARAGÖZ - Köftehor, perdede değiliz ama sen beni yine her yerde rahatsız ediyorsun.

HACİVAT - Canım, rahatsız olacak ne var? Geçerken seni görüp "Merhaba!..." dedim o kadar...

KARAGÖZ - Öyleyse sana bana merhaba! Haydi yoluna git!

HACİVAT - Zaten gideceğim de... Buralarda ne yapıyorsun diye merak ettim?

KARAGÖZ - Pataklarım ha, ne yaptığımı görmüyor musun?

HACİVAT - Görüyorum ama Karagöz'üm doğrusu bir şey anlayamıyorum. Bir defa Kurban Bayramı geçti. Sonra senin yedi yüz yıldır böyle bir koçla gezerken ilk defa görüyorum.

KARAGÖZ - Ne olmuş?...

HACİVAT - Ne olmuşu var mı? Yani bu koç neyin nesi?

KARAGÖZ - Babasının oğlu... Köftehor, onu ben doğurmadın ki neyin nesi olduğunu bileyim.

HACİVAT - Efendim, anlatamadım galiba... Neden beraber dolaşıyorsunuz?

KARAGÖZ - Birbirimizi kaybetmemek için Hacı Cavcav!

HACİVAT - Allah iyiliğini versin, yine anlatamadım! Yani bu koçu neden gezdiriyorsun?

KARAGÖZ - Bende onu yemle besleyecek para var mı! Yeşil salata, karpuz kabuğu falan bulup yediriyorum. Açlıktan ölürse sahibine ne cevap veririm. Hayvana da yazık olur.

HACİVAT - Bu koç senin değil mi?

KARAGÖZ - Patakların ha! Ekmek Parası zor buluyorum. Bu koçu nasıl alacağım, alay mı ediyorsun?

HACİVAT - Alay olur mu Karagöz'üm! Fakat senin olmadığına göre sahibinden her halde para alacaksın?

KARAGÖZ - Ne parası?...

HACİVAT - Koçu dolaştırıp karnını doyuruyorsun diye...

KARAGÖZ - Sana öyle mi söyledi Cavcav?...

HACİVAT - Kim?...

KARAGÖZ - Bu koçun sahibi?

HACİVAT - Anlayamadım, yani sen bu koçun sahibini de mi tanımıyorsun?

KARAGÖZ - Köftehor, sahibini tanısam is aramayı bırakır, uyuklamayı terkeder böyle ortalıkta dolaşır mıyım? Üstelik bu hayvanın yanında pek eğilmeye de gelmiyor. Arkadan insanın poposuna öyle vuruyor ki... Üç defa onun yüzünden kaldırımları yaladım.

HACİVAT - Vah vah vah, geçmiş olsun Karagöz'üm!

KARAGÖZ - Sağolasın!...

HACİVAT - Fakat benim aklım iyice karıştı. İkiniz böyle daha ne kadar beraber dolaşıp duracaksınız.

KARAGÖZ - Yorgunluktan bir yere düşüp bayılana kadar...

HACİVAT - Canım şakayı bırak!

KARAGÖZ - Köftehor, anlamıyor musun bir yandan da sahibini arıyoruz.

HACİVAT - Bak bu doğru... Ayrıca sahibi belki sizi görüp koçunu tanır da sana bolca bahşiş verir

KARAGÖZ - Âmin!... Ne kadar bahşiş verir?

HACİVAT - Bilemem ama yine aklıma bir soru takıldı?

KARAGÖZ - Aklına boru mu takıldı?...

HACİVAT - Saçmalama!... Söyle bakalım sen bu koçu nerede buldun Karagöz'üm?...

KARAGÖZ - Nerede olacak, bayramın ilk günü seninle bayramlaşıp bahçenizden yola çıktım ki peşimden geliyor. Ayıp olmasın diye "Git" diyemedim.

HACİVAT - Allah iyiliğini versin, desene bu bizim kaybolan koçumuz! Ver bakayım ipi! (Koçu alıp gider.)

KARAGÖZ - (Seslenir.) Hacı Cavcav, Benim bahşiş ne olacak?... (Gider)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:51 PM   #5 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Bayramlaşma Bayramı


(Karagöz gelir, içeri girerler.)




HACİVAT - Karagöz'üm hoş geldin!...




KARAGÖZ - Hoş bulduk Hacı Cavcav, hoş bulduk!... Ver elini öpeyim!




HACİVAT - Efendim, bu ne el öpmesi?...




KARAGÖZ - Pataklarım ha, öğrenemedin mi? Bayramlaşma el öpmesi tabi...




HACİVAT - Tamam, biliyorum da, bayramın daha ilk gününde bu kaçıncı bayramlaşma?




KARAGÖZ - Köftehor, kaçıncı olursa olsun, bayramlaşma kötü mü?




HACİVAT - Canım kötü olur mu? Bayram güzel, bayramlaşma çok güzel ama...




KARAGÖZ - İyi ya, benim bayramın ilk günü fırsat buldukça senin elini öpmem de hepsinden güzel...




HACİVAT - Artık yeter efendim! Bayram namazından sonra sabah câmide bayramlaştık.




KARAGÖZ - Yalan söyleme! Bayram bahşişi almak herkesin içinde ayıp olur diye dışarıda bayramlaştım.




HACİVAT - Her ne ise... Beraber yürüdük, evlerimize ayrılırken tekrar bayramlaştın! Yine ses çıkarmadım.




KARAGÖZ - Hele ses çıkar da göreyim. "Hacivat benimle bayramlaşmıyor, elini öptürmüyor" diye bağırırım.




HACİVAT - Zaten ben de, sana inanan çıkar da eşe dosta bayram günü rezil olurum diye çekiniyorum.




KARAGÖZ - İyi yapıyorsun Hacı Cavcav!...




HACİVAT - İyi yapıyorum ya, durmadan elini öpen sadece sen olsan ona da razıyım. Çocukların torunların daha câmide iken senin arkanda kuyruk olmaya başladı.*




KARAGÖZ - Ağzını bozma, bayram demem pataklarım. Köftehor ben kedi miyim de arkamda kuyruk uzasın?




HACİVAT - Yani, sen elimi öperken bir bakıyorum ki onlar da arkanda sıraya girmişler.




KARAGÖZ - Ne olacak ya?... Senin arkanda sıraya girecekler de, senden sonra ben çocuklarımın, torunlarımın mı elini öpeceğim?




HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Öyle değil... Yani onların da senden sonra el öpmelerine de bir şey dediğim yok amma.




KARAGÖZ - Eeee, amması ne demek oluyor?




HACİVAT - Bahşişini almadan önümden çekilmiyorsunuz.




KARAGÖZ - Senin iyiliğin için öyle yapıyoruz.




HACİVAT - O nasıl oluyor bakalım?




KARAGÖZ - Köftehor, el öpüp de bayram bahşişimizi almasak görenler ne der?




HACİVAT - Hiçbir şey demezler...




KARAGÖZ - Ben öğretirim. "Hacivat, bayramda elini öpen Karagöz ile çocuklarına ve torunlarına bahşiş vermedi, çok ayıp etti" derler.




HACİVAT - İşin aslını astarını bilmezlerse tabii ayıplarlar. Fakat ben de senin çocuklarını torunlarını peşine takıp, benden bahşiş almak için kaç defa elimi öptüğünü söylersem ya sana ne derler?




KARAGÖZ - Bir şey demezler, beni ayıplamazlar.




HACİVAT - Allah Allah, neden?...




KARAGÖZ - Köftehor, sen Hacivat'sın, Ben Karagöz'üm!... Hem gülüp geçerler, hem de "Aferin, Karagöz ne akıllı, işini bilen adammış..." derler.




HACİVAT - Hiç güleceğim yoktu. Hah hah hah!...




KARAGÖZ - Hah hah ya, ben seni şimdi iyi güldürürüm. Unuttum zannetme de hele şu el öpme bayram bahşişimi ver bakalım Hacı Cavcav!




HACİVAT - Pekâlâ, az olacak ya kusura bakma! (Verir.)




KARAGÖZ - Zararı yok, üstünü sonra tamamlarsın! (Alır.)




HACİVAT - Nasıl oldu da bu sefer yalnız geldin?




KARAGÖZ - Kim dedi yalnız geldiğimi? Çoluk çocuk da yola çıkmışlardır. Sen paraları hazırla.




HACİVAT - Aman Allah'ım, sen bana sabır ver!




KARAGÖZ - Tamam Hacı Cavcav, anlaştık! Allah sana sabır versin, sen de bize her bayramda el öptükçe bahşiş ver. (Karagöz ve sonra Hacivat giderler.)*






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:51 PM   #6 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Pazar Çantası Karagöz ve hacivat kısa konuşmaları

(Karagöz, Hacivat'ın dükkânında oturmaktadır.)

HACİVAT - Hayrola Karagöz'üm, epeydir oturuyorsun ama yere bakıp kaldın?

KARAGÖZ - Havaya bakıp kalsam boynum ağrır.

HACİVAT - Şakayı da elden bırakmıyorsun ama canını daha fazla sıkmamak için bir şey soramadım.

KARAGÖZ - Sağolasın Hacı Cavcav!...

HACİVAT - Fakat merak ettim doğrusu, benim yapabileceğim bir şey var mı?

KARAGÖZ - Kimsenin yapabileceği bir şey yok...

HACİVAT - Allah Allah, başına bu kadar kötü bir şey mi geldi Karagöz'üm?

KARAGÖZ - Şey... Yoktan geldi, yoka gitti.

HACİVAT - Aaaaaa, bu kadar üzüntünün üstüne nasıl gülüyorsun?

KARAGÖZ - Aaaah ah, sen de olsan, aklına geldikçe gülersin!

HACİVAT - Hem ilk defa senin elinde Pazar çantası görüyorum. Herhalde pazara gidiyorsun?

KARAGÖZ - Hayır, pazardan geliyorum.

HACİVAT - İyi ama, paran yoksa pazara niye gittin. Paran varsa neden boş çanta ile dönüyorsun?

KARAGÖZ - Köftehor, anlatmazsam öğrenene kadar sorup duracaksın!

HACİVAT - Aferin Karagöz'üm, haydi kendiliğinden bir güzel anlatıver? Neler oldu bakalım?...

KARAGÖZ - Alay edersen pataklarım ha!

HACİVAT - Etmem etmem, sen hele başla!...

KARAGÖZ - Çocuklar paramız kadar bir şeyler almışlar ama can sıkıntısı ile ben de pazarın kenarından şöyle bir geçiyordum. Belki taşımak için yardım isteyen olur da üç beş kuruş alırım diye de aklıma geldi.

HACİVAT - Tabii Karagöz'üm, iyi düşünmüşsün! Sonra?...

KARAGÖZ - Sonra adamın biri seslendi. Orada yeni bir Pazar çantası almış, eskisini de bana uzattı.

HACİVAT - Haydi bakalım pazar çantan da oldu.

KARAGÖZ - Adam "Biraz tamir et, kullanılır" dedi. Baktım sapı da sağlam.

HACİVAT - Aferin adamcağıza!...

KARAGÖZ - Pazar da âlem Hacı Cavcav!...

HACİVAT - Çok kalabalık var değil mi?

KARAGÖZ - İstavrit vardı ama alabalık hiç görmedim.

HACİVAT - Neyse, sonra?...

KARAGÖZ - "Bir de ben dolaşayım, bakalım neler var?" diyerek pazara girdim.

HACİVAT - İyi yapmışsın efendim!

KARAGÖZ - Aaaaa, o da ne?...

HACİVAT - Aman yine ne oldu?...

KARAGÖZ - Birkaç patates yere düşmüş... Satıcıya gösterdim. "Al senin olsun!" dedi. Attım çantaya...

HACİVAT - Gördün mü Karagöz'üm, pencere köşesinde uyuklamanın ne faydası var? Sonra?

KARAGÖZ - Bir başka satıcı da lekeli diye satamayıp ayırdığı üç beş elmayı verdi.

HACİVAT - Oooooh oh, ne güzel... Dolaşmaya devam et!

KARAGÖZ - Zaten ben de öyle yaptım.

HACİVAT - Aman Karagöz'üm, bir sefer Pazar yeri toplanırken rastladım da, neler atılıyor neler...

KARAGÖZ - Dolmalık biberler, sivri biberler, salçalık biberler, çarliston biberler...

HACİVAT - Canım Pazar satıcısı gibi sayıp durma!

KARAGÖZ - Sayıp durmadım köftehor! Benim çantaya onlardan da birer ikişer koydum. Kırılmış hıyarlar, azıcık çürümüş meyveler derken...

HACİVAT - Çanta ağırlaşmadı mı?

KARAGÖZ - Yoooo, boşmuş gibi hafif...

HACİVAT - Daha dolmadı mı Karagöz'üm? Sonra içindekiler ezilir efendim!

KARAGÖZ - Yooooo, boşmuş gibi ne koyarsan alıyor!

HACİVAT - Allah Allah, nasıl oluyor?

KARAGÖZ - Köftehor, nasıl olacak, çantanın alt dikişi sökülmüş... Koyduklarım dolaşırken bir yandan da birer birer dökülüyormuş... Az kalsın "Hırsız var" diye bağıracaktım. (Karagöz gider.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:51 PM   #7 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Şans Güldü

(İki arkadaş yine dükkândadırlar.)

HACİVAT - Al şu ayranı, ısınmadan iç Karagöz'üm! Kendime yine getirtirim.

KARAGÖZ - Ben söz dinlerim (Ayranı içer) Lıkır lıkır lıkır...

HACİVAT - Aman yavaş ol, başımıza iş çıkarma!

KARAGÖZ - Köftehor, verdiğin para boşa gitmesin diye ayranı son damlasına kadar içiyorum.

HACİVAT - Hah hah hah... Neredeyse bardağı da içeceksin!

KARAGÖZ - Oooohh, yorgunluğun üstüne doğrusu iyi oldu. Allah kesene bereket versin!

HACİVAT - Âfiyet olsun Karagöz'üm ama ne yaptın da bu kadar yoruldun?

KARAGÖZ - Bilmiyor musun, bir gün çalışıp üç gün iş arıyorum. Bugün epey uzaklara gittim.

HACİVAT - Tabii efendim, aramadan iş bulunur mu?

KARAGÖZ - Artık iş aramayacağım Hacı Cavcav!

HACİVAT - Ailece açlıktan ölecek misiniz?

KARAGÖZ - Açlıktan ölmeyeceğiz ama çalışmayacağım.

HACİVAT - Bir yerden miras mı geldi?

KARAGÖZ - Piyaz gelmedi, yanında cacıkla kuru fasulyeli pilav geldi.

HACİVAT - Canım şakayı bırak! İnsanın çalışmadan yaşaması için eline büyük bir para geçmesi lâzım. Meselâ piyango bileti...

KARAGÖZ - İşte şimdi bildin Hacı Cavcav!

HACİVAT - Karagöz'üm doğru mu söylüyorsun? Yani sana piyangodan büyük ikramiye mi çıktı?

KARAGÖZ - Hay hay, çıktı ya!...

HACİVAT - Bak bu güzel habere senden çok sevindim.

KARAGÖZ - Eksik olma!... İstersen sana sermâye veririm.

HACİVAT - Canım benden önce sen kendine bir dükkân açıver! Hazır para çabuk biter de tekrar iş arayıp yorulmaktan kurtulursun!

KARAGÖZ - Parayı almaya beraber gideriz. Saymasını bilmiyorum diye beni kandırırlar.

HACİVAT - Haklısın, gideriz. Karagöz'üm!

KARAGÖZ - Biliyor musun Hacı Cavcav, daha parayı almadan sarfetmeye başladık!

HACİVAT - Anlayamadım, o nasıl oluyor?

KARAGÖZ - Çok güzel oluyor. Oğlum bisiklet aldı. Hanım saç kurutma makinesi aldı. Ben de altın kaplamalı bir dolmakalem aldım.

HACİVAT - Alış-veriş iyi de, sen okuma yazma bilmeden bu kalemi neden alıyorsun anlayamadım?

KARAGÖZ - Köftehor, öğreneceğim ya!...

HACİVAT - Neyse çok bir şey almamışsın.

KARAGÖZ - Almadık ama, bugün hep beraber yine çarşıya çıkacağız. Bulaşık makinesi, oğluma daktilo...

HACİVAT - Oldu olacak, buzdolabınızı da değiştirip dört kapılısını alın!

KARAGÖZ - Hay hay... Ama biz yeni gelecek kapısız, beş pencereli buzdolabı alacağız.

HACİVAT - Karagöz'üm sen bu bileti hangi para ile almıştın?

KARAGÖZ - Ben almadım ki...

HACİVAT - Almadığın bilete nasıl para çıkıyor?

KARAGÖZ - Geçen gün Manav Süleyman verdi. "Bu bilette para var ama gidip alacak zamanım yok... Al bileti, parası senin olsun!" dedi.

HACİVAT - Allah Allah!... Hiç böyle şey duymamıştım. Pekâlâ, ne kadar para çıkmış?...

KARAGÖZ - Bilmiyorum ama... Manav beni kandırmasın diye kahvehanede çaycıya sordum. Gazeteye baktı. "Verdiğin para boşa gitmemiş!" dedi.

HACİVAT - Çok iyi ama anlayamadım, para çıktığını bile bile bileti sana neden veriyorlar. Tabii ya az para çıktı da ondan...

KARAGÖZ - Köftehor, az para olur mu, amorti çıkmış...

HACİVAT - Tühhh, Alla iyiliğini versin! Kepaze oldun!

KARAGÖZ - Pataklarım ha, şempanze neden olacakmışım?

HACİVAT - Karagöz'üm bu bilete sana ancak birkaç gün yetecek etmek parası çıkmış.

KARAGÖZ - Aman, ne olacak şimdi? (Gider.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:52 PM   #8 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Parasız Yemek

(Hacivat, dükkânının kapısındadır.)

HACİVAT - Aman Karagöz'üm gel, gel!...

KARAGÖZ - Geldim ya!...

HACİVAT - Öyle değil, kapıda durma, içeri gel!...

KARAGÖZ - Zaten demesen de girip oturacağım Hacı Cavcav!
Eve gitmeden önce sana uğradım

HACİVAT - İyi yaptın! Hele yavaş yavaş anlat bakalım, o telefon işi neydi?

KARAGÖZ - Geçen gün bir iş konuşmak için vapurla karşıya geçmiştim yaa...

HACİVAT - Hatırladım, geçerken bana uğramıştın.

KARAGÖZ - Benimle konuşacak patron hastalanmış... "Birkaç hafta sonra gel!" dediler.

HACİVAT - Vah vah vah!... Pekalâ, hemen ne işi buldun da dönmeyip üç gün üç gece kaldın?

KARAGÖZ - Patlama işte anlatıyorum! Derken can sıkıntısı ile iskeleye dönerken... Oooof off!...

HACİVAT - Aman ne oldu?... Kaç gündür neredeydin?

KARAGÖZ - Of oooof ki of oooof!... Keşke bakmaz olaydım.

HACİVAT - Karagöz'üm ne oldu bu kadar oflayacak?

KARAGÖZ - Adamın biri kapıda durmuş "Gel kardeşim, sen de gel, sen de gel!" diye sesleniyor.

HACİVAT - Allah Allah, ne satıyor?

KARAGÖZ - Ben de merak edip yanaştım. Bir de ne göreyim? Vitrinde çeşit çeşit yemekler, tatlılar... İçeriden de mis gibi kokular geliyor.

HACİVAT - Desene adam reklam yapıyor?

KARAGÖZ - Kapıdaki adamın ne yaptığını bilmiyorum ama benim karnım, guruldayıp, ağzım sulanmaya başladı.

HACİVAT - Yanında paran da yok Karagöz'üm, hemen oradan ayrılsaydın!

KARAGÖZ - Ben de öyle yapacaktım. Yemekleri son defa seyredip kokladıktan sonra birkaç adım attım ki...

HACİVAT - Yoksa fenalık falan mı geldi?

KARAGÖZ - Hayır, kapıdan seslenen adam önüme geldi. "Sen de gel abiciğim, sen de gel!" diye koluma girip beni içeri aldı.

HACİVAT - Herhalde lokantanın kuruluş yıldönümü falan ki tanıtım yapıyorlar. Belki de o gün yeni açıldı.

KARAGÖZ - Benim öyle şey düşünecek hâlim var mı? Girdim ki içerisi masa dolu, masalar yemek yiyenlerle dolu. Hemen beyaz elbiseli iki kişi beni karşılayıp oturttular.

HACİVAT - Eeee, neler yedin bakalım?

KARAGÖZ - Önce ne yiyeceğimi şaşırdım. Sonra vitrinde gördüklerimi sıra ile getirtmeye başladım.

HACİVAT - Oh oh, benim de ağzım sulandı. Sonra?...

KARAGÖZ - Masalarda benden başka yemek yiyen kalmadı. Beyaz elbiseliler benim başımda hazırolda bekliyorlar Hacı Cavcav!

HACİVAT - Herhalde senin Karagöz olduğunu anladılar da memnun etmeye çalışıyorlar?

KARAGÖZ - Ben de öyle zannettik de çok hoşuma gitti.

HACİVAT - Neyse, sonra?...

KARAGÖZ - Ne çeşit yiyecekler varsa yedim amma karnım küp gibi oldu. Herkes gülüyor, beni selamlıyor.

HACİVAT - Aman ne güzel efendim, keşke beraber gitseydik.

KARAGÖZ - Çok iyi olurdu Hacı Cavcav!

HACİVAT - Sonra Nereye gittin Karagöz'üm?

KARAGÖZ - Hiçbir yere gidemedim. Kapıdan çıkıyorduk ki iki kişi kollarıma girip beni tekrar içeri...

HACİVAT - Eyvah, yemeklerin parası değil mi? Sende de yok!

KARAGÖZ - Onlara ben de öyle söyledim. Beni mutfağa hapsettiler. Bir hafta bulaşık yıkadım.

HACİVAT - Vah vah vah, geçmiş olsun!

KARAGÖZ - Sana da telefon ettirdim ki, evden merak etmesinler.

HACİVAT - İyi akıl ettin! "İş bulmuş çalışıyormuş" dedim.

KARAGÖZ - Ben de "Aldığım parayı çadırdım." Diyeceğim. Sakın kimseye söyleme! (Karagöz gider.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:53 PM   #9 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Parasız Yemek

(Hacivat, dükkânının kapısındadır.)

HACİVAT - Aman Karagöz'üm gel, gel!...

KARAGÖZ - Geldim ya!...

HACİVAT - Öyle değil, kapıda durma, içeri gel!...

KARAGÖZ - Zaten demesen de girip oturacağım Hacı Cavcav!
Eve gitmeden önce sana uğradım

HACİVAT - İyi yaptın! Hele yavaş yavaş anlat bakalım, o telefon işi neydi?

KARAGÖZ - Geçen gün bir iş konuşmak için vapurla karşıya geçmiştim yaa...

HACİVAT - Hatırladım, geçerken bana uğramıştın.

KARAGÖZ - Benimle konuşacak patron hastalanmış... "Birkaç hafta sonra gel!" dediler.

HACİVAT - Vah vah vah!... Pekalâ, hemen ne işi buldun da dönmeyip üç gün üç gece kaldın?

KARAGÖZ - Patlama işte anlatıyorum! Derken can sıkıntısı ile iskeleye dönerken... Oooof off!...

HACİVAT - Aman ne oldu?... Kaç gündür neredeydin?

KARAGÖZ - Of oooof ki of oooof!... Keşke bakmaz olaydım.

HACİVAT - Karagöz'üm ne oldu bu kadar oflayacak?

KARAGÖZ - Adamın biri kapıda durmuş "Gel kardeşim, sen de gel, sen de gel!" diye sesleniyor.

HACİVAT - Allah Allah, ne satıyor?

KARAGÖZ - Ben de merak edip yanaştım. Bir de ne göreyim? Vitrinde çeşit çeşit yemekler, tatlılar... İçeriden de mis gibi kokular geliyor.

HACİVAT - Desene adam reklam yapıyor?

KARAGÖZ - Kapıdaki adamın ne yaptığını bilmiyorum ama benim karnım, guruldayıp, ağzım sulanmaya başladı.

HACİVAT - Yanında paran da yok Karagöz'üm, hemen oradan ayrılsaydın!

KARAGÖZ - Ben de öyle yapacaktım. Yemekleri son defa seyredip kokladıktan sonra birkaç adım attım ki...

HACİVAT - Yoksa fenalık falan mı geldi?

KARAGÖZ - Hayır, kapıdan seslenen adam önüme geldi. "Sen de gel abiciğim, sen de gel!" diye koluma girip beni içeri aldı.

HACİVAT - Herhalde lokantanın kuruluş yıldönümü falan ki tanıtım yapıyorlar. Belki de o gün yeni açıldı.

KARAGÖZ - Benim öyle şey düşünecek hâlim var mı? Girdim ki içerisi masa dolu, masalar yemek yiyenlerle dolu. Hemen beyaz elbiseli iki kişi beni karşılayıp oturttular.

HACİVAT - Eeee, neler yedin bakalım?

KARAGÖZ - Önce ne yiyeceğimi şaşırdım. Sonra vitrinde gördüklerimi sıra ile getirtmeye başladım.

HACİVAT - Oh oh, benim de ağzım sulandı. Sonra?...

KARAGÖZ - Masalarda benden başka yemek yiyen kalmadı. Beyaz elbiseliler benim başımda hazırolda bekliyorlar Hacı Cavcav!

HACİVAT - Herhalde senin Karagöz olduğunu anladılar da memnun etmeye çalışıyorlar?

KARAGÖZ - Ben de öyle zannettik de çok hoşuma gitti.

HACİVAT - Neyse, sonra?...

KARAGÖZ - Ne çeşit yiyecekler varsa yedim amma karnım küp gibi oldu. Herkes gülüyor, beni selamlıyor.

HACİVAT - Aman ne güzel efendim, keşke beraber gitseydik.

KARAGÖZ - Çok iyi olurdu Hacı Cavcav!

HACİVAT - Sonra Nereye gittin Karagöz'üm?

KARAGÖZ - Hiçbir yere gidemedim. Kapıdan çıkıyorduk ki iki kişi kollarıma girip beni tekrar içeri...

HACİVAT - Eyvah, yemeklerin parası değil mi? Sende de yok!

KARAGÖZ - Onlara ben de öyle söyledim. Beni mutfağa hapsettiler. Bir hafta bulaşık yıkadım.

HACİVAT - Vah vah vah, geçmiş olsun!

KARAGÖZ - Sana da telefon ettirdim ki, evden merak etmesinler.

HACİVAT - İyi akıl ettin! "İş bulmuş çalışıyormuş" dedim.

KARAGÖZ - Ben de "Aldığım parayı çadırdım." Diyeceğim. Sakın kimseye söyleme! (Karagöz gider.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-05-2012, 04:54 PM   #10 (permalink)
aBTeaM-L11
Madamaskim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AileVadisi.NeT
Üyelik tarihi: May 2012
Bulunduğu yer: Almanya
Konular :
Mesajlar: 105
Rep Puanı : 16
Rep Derecesi : Madamaskim is on a distinguished road
İletisim :
Standart


http://www.ailevadisi.net
Bahçevan İşi

(Hacivat, bir parkın yanından geçmektedir.)

HACİVAT - (Söylenir.) Aaaaa, parkta oturan şu adam da Karagöz'e benziyor. Üstünde de mavi bir tulum var. (Seslenir.) Karagöz!...

KARAGÖZ - Adımımı öğreniyorsun?

HACİVAT - Değil efendim, birden tanıyamadım da... Hele yanına oturup biraz nefes alayım.

KARAGÖZ - Kirazlı fes başka yerden al!

HACİVAT - Bakıyorum yine sinirlisin ama Karagöz'üm her halde güzel bir iş buldun?

KARAGÖZ - Hay hay güzel bir diş buldum. Yarısı altın, yarısı gümüş...

HACİVAT - Canım bırak altın dişi falan!... Baksana üzerinde iş tulumu var. Ne işi buldun?...

KARAGÖZ - Bahçevanlık Hacı Cavcav!...

HACİVAT - Aman ne güzel! Ne zaman işe başladın? Nerede?

KARAGÖZ - Bu sabah... Şeyde, bizim mahallenin sonunda, cadde kenarında köşklü, kocaman bir bahçede...

HACİVAT - Tamam Karagöz'ün bildim! Zeliha Hanım köşkü derler... Kocası geçen yıl vefat etti.

KARAGÖZ - İşte orası Hacı Cavcav!...

HACİVAT - Hanımeli var mı?

KARAGÖZ - Alay mı ediyorsun, hanımın eli de var iki ayağı da!

HACİVAT - Değil efendim, yani bahçesinde hanımeli çiçeği bulunuyor mu?

KARAGÖZ - Hay hay... Köftehor bilmiyor musun kocaman bahçe içinde her şey var.

HACİVAT - Canım yerini biliyorum ama içini hiç görmedim. Ne renk aslanağızları var?

KARAGÖZ - Köşkün içinde hayvanat bahçesi de mi kurmuş?

HACİVAT - Karagöz'üm, sen hiç aslanağzı diye çiçek duymadın mı? Sonra efendim, yâsemin ne tarafta?

KARAGÖZ - Az evvel babası ile bakkala girdi.

HACİVAT - Allah iyiliğini versin, sizin sokaktaki Yasemin kızı sormuyorum. Bu da bir çiçek ismi!

KARAGÖZ - Köftehor, öyle sorsana!...

HACİVAT - Pekâlâ Karagöz'üm, gül?...

KARAGÖZ - Pataklarım ha! Durup dururken güleyim de aklını kaçırmış diye beni götürsünler.

HACİVAT - Hah hah hah!... Efendim ben sana "Gül!" demedim. Yani bahçede gül de var mı?

KARAGÖZ - Olmaz mı, çeşit çeşit...

HACİVAT - Efendim, bahçen var ama bahçevanlık ayrı bir meslektir. İşe başlayınca neler yaptın?

KARAGÖZ - Acele yağmur yağmış ama ben önce bahçeyi bir güzel suladım.

HACİVAT - Hanım kızmadı mı?

KARAGÖZ - Kızmadı da "Su parasını ödersin!" dedi.

HACİVAT - Aşı da yapmaya kalktın mı yoksa?

KARAGÖZ - Köftehor, kalem aşısı yapmamı hanım istedi. Ben de yaptım.

HACİVAT - Aman Karagöz'üm, nasıl yaparsın?

KARAGÖZ - Nasıl olacak, bakkaldan bir düzine kurşunkalem aldım gösterdiğim gülleri kesip kalemleri ucuna yapıştırarak bağladım.

HACİVAT - Hanım başka ne yapmanı istedi?

KARAGÖZ - "Güllerin bitini ilaçla!" dedi. Ben de eczaneden bit ilacı alıp hepsine sürdüm.

HACİVAT - Allah müstehakını vermesin! Güllerdeki baş biti değil, yeşil bir böcek... Sonra?...

KARAGÖZ - "Sebzelere dikkat et, kurt olmasın!" dedi.

HACİVAT - Sen ne yaptın?...

KARAGÖZ - Bir şey yapmadım. Bahçede hanımın kendi köpeği var. Kurt olsa zaten o kovalar.

HACİVAT - Sebze bahçesinde pırasa da var mı?

KARAGÖZ - Beni câhil mi zannettin, sebze bahçesinde yarasının ne işi var? Kargalar gelip domateslerle meyvaları yiyip-gidiyordu.

HACİVAT - Tühhh, korkuluk yok mu?

KARAGÖZ - Alay etme, bahçenin içinde korkuluk olur mu?

HACİVAT - Desene bu akılla hanımın başına bela oldun?

KARAGÖZ - Zaten hanım da bana "Ne başbelası adamsın al şu yarım günlük paranı da bir daha gelme!" dedi Hacı Cavcav. (Hacivat gider.)






imza
Asla yalan söylemem diyecek kadar yalancı birisi değilim..!
Madamaskim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
hacivat, karagöz, konuşmaları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:17 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2
aBSHeLL
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Abshell-AileVadisi

Linkler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307