AiLeVaDiSi FoRuM  

Go Back   AiLeVaDiSi FoRuM > SağLıK > SaĞLıK GeneL

SaĞLıK GeneL Sağlık Hakkında genel olan herşey

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14-05-2010, 06:12 PM   #1 (permalink)
YaRDıM SeVeR
 
Jem991 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Bulunduğu yer: de
Yaş: 23
Mesajlar: 8,256
Jem991 is a splendid one to beholdJem991 is a splendid one to beholdJem991 is a splendid one to beholdJem991 is a splendid one to beholdJem991 is a splendid one to beholdJem991 is a splendid one to beholdJem991 is a splendid one to beholdJem991 is a splendid one to behold
Jem991 - MSN üzeri Mesaj gönder Jem991 isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart HIV/AIDS nedir?

HIV ve AIDS ile ilgili tüm bilgileri, Hacettepe Üniversitesi'nden Dr. Aygen Tümer aktardı.

İnsan sağlığını tehdit eden ve çağımızın salgını olarak nitelendirilen HIV/AIDS hastalığı tanımlandığı 1981 yılından beri büyük bir hızla yayılmış ve yayılmaya devam etmektedir.

Sadece erişkinleri değil, bebek, çocuk, genç, yaşlı demeden herkesi etkileyebilen, henüz etken mikroorganizmayı yok edebilecek tedavisinin ve aşısının bulunamadığı bir hastalıktır. Ancak, son yıllarda tedavide yaşanan gelişmeler sonucu, HIV/AIDS hastalığı ölümcül hastalık olmaktan çıkıp, yaşam boyu ilaç kullanımını gerektiren bir hastalığa dönüşmüştür.

HIV/AIDS hastalığı önlenebilir bir hastalıktır ve her hastalıkta olduğu gibi korunma önlemleri tedaviden daha ekonomiktir. Eğitim ile korunmayı öğrenmek, öğretmek ve davranış değişikliğinde bulunulmasını sağlamak hastalığın yayılmasını önlemede en etkili yol olarak kabul edilmektedir. Toplum tarafından dışlanma, işini ve çevresini kaybetme korkusu, HIV pozitif kişilerin kendilerini gizlemesine yol açan nedenlerdendir. Önemli olan HIV pozitif kişileri dışlamadan hep beraber elele vererek yaşayarak bu hastalığa karşı mücadele edebilmektir.

AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi

"HIV/AIDS" TERİMİNİN AÇILIMI VE ANLAMI NEDİR?

AIDS, doğuştan olmayan, sonradan kazanılan, kişinin bağışıklık (immün, savunma) sistemini etkileyerek çalışmasını önleyen ve sonuçta çeşitli enfeksiyonların, kanser türlerinin ortaya çıktığı hastalıklar bütünüdür. "Akkiz İmmün Yetmezlik Sendromu"nun İngilizce yazılımının (Acquired Immune Deficiency Syndrome) baş harflerinin kısaltılmasından meydana gelmektedir. Etkeni "HIV", sadece insanda hastalık yapan ve kişinin bağışıklık sistemini etkileyen bir virüstür. HIV, "İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü" olup İngilizce yazılımının (Human Immunodeficiency Virus) baş harflerinin kısaltılmasından meydana gelmektedir. HIV, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatmakta, yıkmakta ve normal koşullarda tedavi edilebilen hastalıkların tedavileri zorlaşmakta veya mümkün olamamaktadır.

HIV POZİTİF, HIV TAŞIYICISI, AIDS FARKLARI NELERDİR?
Kişi HIV ile karşılaştığı andan itibaren "HIV pozitif", "HIV enfekte" veya "HIV taşıyıcısı" olarak adlandırılır. Bizler bu hastalık için "AIDS" adını kullanıyoruz, ancak Dünya Sağlık Örgütü "HIV/AIDS" teriminin kullanılmasını önermektedir. Çünkü, hastalığın etkeni "HIV" adı verilen bir virüstür. AIDS ise hastalığın seyri sırasında, eğer hasta tedavi almıyorsa klinik ilerleyecek ve enfeksiyonların çok fazla olduğu, kilo kaybı ve kasların erimesi ile giden döneme girecektir, bu döneme "AIDS" adı verilmektedir. Bu nedenlerden dolayı hastalığın adını "HIV/AIDS" olarak kullanmaktayız.

HIV TAŞIYICISI NE ANLAMA GELMEKTEDİR?
"Taşıyıcı" terimi, ömür boyu hastalık etkenini taşımak, ancak hasta hale gelmemektir. "Hepatit B" dediğimiz sarılık tipinde de herkes tarafından bu şekilde bilinmektedir. HIV/AIDS hastalığında durum farklıdır. Kişi HIV pozitif olduktan sonra eğer gereken zamanda tedaviye başlanmıyor ve devam ettirilmiyorsa, ilerleyen zaman içinde hasta hale gelecektir.

HIV/AIDS HASTALIĞI İLK OLARAK NEREDE ORTAYA ÇIKMIŞTIR?
HIV/AIDS hastalığının kökeni çok net olarak bilinmemekle beraber Orta Afrika'da yaşayan bir maymundan insana geçtiği ve hastalık yapar hale geldiği çoğunlukla kabul görmektedir. İlk hastalar 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde genç, cinsel yönelimi homoseksüel olan erkeklerdir. HIV/AIDS hastalığının sadece cinsel yönelimi homoseksüel olan erkeklerde görüldüğü zannedilirken, kısa sürede bunun doğru olmadığı anlaşılmıştır. Hastalığın biseksüel erkeklerle kadınlara ve kadınlardan da gebelik ve emzirme ile bebeklere bulaştığı ortaya çıkmıştır. Günümüzde dünyada en sık olarak korunmasız yapılan heteroseksüel cinsel temasla bulaşmaktadır. Bilim adamları 1957 yılına ait donmuş kan örneklerinde de HIV'a rastlandığını bildirmektedirler.

HIV/AIDS HASTALIĞI İLK OLARAK NE ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKMIŞTIR?
Bağışıklık sistemi normal olan kişilerde görülmeyen bazı enfeksiyonların, hastalıkların 1980'li yılların başlarında genç erkeklerde görülmesi ve bu hastaların kurtarılamayıp kısa sürede kaybedilmesi üzerine çalışmalar yapılmaya hemen başlanmıştır. Bu yeni hastalığa "AIDS" (Akkiz İmmün Yetmezlik Sendromu) adı verilmiştir. Hastalığın ilk tanımlandığı yıllarda cinsel yönelimi homoseksüel olan erkeklerde sadece görüldüğü zannedilirken, kısa sürede bunun doğru olmadığı anlaşılmıştır. Hastalığın biseksüel erkeklerle kadınlara ve kadınlardan da gebelik ve emzirme ile bebeklere bulaştığı ortaya çıkmıştır.

HIV ENFEKSİYONUNUN BULAŞMA YOLLARI NELERDİR?


HIV, üç yolla kişiye bulaşabilir.
1. Korunmasız (kondom, kaput, kılıf, prezervatif kullanılmadan) yapılan her türlü (vajinal, oral, anal) cinsel temas,
2. Kan ve kan ürünleri; Kan ve kan ürünleri ile HIV bulaşabilmektedir. Damar içi uyuşturucu madde kullananların ortak paylaştığı enjektör bulaşmada önemli rol oynamaktadır.
3. Anneden bebeğe gebelikte, doğumda ve emzirmekle bulaşabilmektedir.

CİNSEL YOL İLE HIV NASIL BULAŞMAKTADIR?
HIV, erkek ve kadının cinsel salgılarında yoğun olarak bulunduğundan, kondom (kaput, kılıf, prezervatif) kullanılmadan yani korunmasız yapılan her türlü cinsel temasla bulaşabilmektedir. Bu tür bulaşmaya bağışık kimse bulunmamaktadır. Sağlam deri HIV'ın geçişine izin vermemektedir, ancak sağlam deri zedelenmiş ise geçebilme olasılığı bulunmaktadır. Göz, burun, ağız içi, vajenin tümü ve penis uç kısmı mukoza denilen ince zarlarla kaplıdır. Bu zarlardan da HIV geçebilmektedir.

KORUNMASIZ YAPILAN TEK BİR CİNSEL TEMAS İLE HIV BULAŞIR MI?
Bulaşma için HIV pozitif kişi ile yapılan tek bir cinsel temas bile yeterlidir. Matematiksel olarak korunmasız yapılan cinsel temas sayısı arttıkça bulaşma olasılığı artmaktadır.

KORUNMASIZ YAPILAN CİNSEL TEMASDA KADINDAN ERKEĞE Mİ, ERKEKTEN KADINA MI BULAŞMA DAHA FAZLA OLMAKTADIR?

Korunmasız yapılan vajinal temasda HIV'ın erkekten kadına bulaşma olasılığı, kadından erkeğe bulaşma olasılığından 20 kat fazladır. Nedeni, vajenin HIV'ın geçmesine izin veren mukoza dediğimiz ince zarla kaplı olması ve HIV enfekte semen sıvısına daha uzun süre maruz kalmasıdır. Erkekte ise penis deri ile kaplı olup, sadece penisin uç kısmı ince zarla kaplıdır, yani HIV'ın geçişi penisin uç kısmından almaktadır.

HIV'IN BULAŞMASI AÇISINDAN KORUNMASIZ YAPILAN VAJİNAL VEYA ANAL TEMAS ARASINDA FARK VAR MIDIR?
Evet, vardır. Korunmasız yapılan cinsel temasla HIV bulaşmasında anal alıcı kişiler en fazla riskli davranışta bulunanlardır. Nedeni, anal temas sırasında travmatik kanamaların sık olması, anal duşun ve rektuma sert objelerin sokulmasının da ayrıca travma nedenleri olması, sonuçta HIV bulaşma olasılığının artmasıdır.

ORAL İLİŞKİ İLE HIV BULAŞIR MI?
Oral ilişki ile HIV geçiş olasılığı düşük olmasına rağmen, bu yolla olan bulaşma rapor edilmiştir.

HIV BULAŞMASINDA BİR KİŞİDE CİNSEL YOLLA BULAŞAN DİĞER HASTALIKLARIN BULUNMASININ ETKİSİ VAR MI?

Yapılan araştırmalar, bir kişide cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların varlığının, olmayan bir kişiye göre HIV bulaşma olasılığını 2-9 kez artırdığını göstermektedir. Yaptıkları doku hasarı nedeniyle cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların varlığı HIV'ın bir kişiden diğerine geçişini kolaylaştırmaktadır.

KAN VE KAN ÜRÜNLERİ İLE HIV NASIL BULAŞMAKTADIR?
Kanda HIV'ın yoğun miktarda bulunması nedeni ile, HIV pozitif kişilerden alınmış kan ve kan ürünleri ile hastalık bulaşabilmektedir. Kan ve kan ürünlerinin nakli sırasında HIV pozitif kişinin kanı başka bir kişinin damarından girerse o kişi HIV enfeksiyonunu kapar. Dünyada 1985 yılından, Türkiye'de ise 1987 yılından beri tüm kan ve kan ürünlerine HIV'a karşı ELISA yöntemi ile test yapıldıktan sonra hastaya verilmektedir. Ancak, kişi HIV'ı aldıktan sonra, tanı amacı ile kullanılan testler 3 ay sonra doğru sonuç vermektedir. Kişi HIV'ı almıştır, başkalarına bulaştırabilmektedir ancak test sonucu 3 ay sonra belli olmaktadır. Bu 3 aylık döneme "pencere dönemi" denilmektedir. Kişi eğer bu dönemde kanını verirse, yapılan test sonucu "negatif" çıkacak ve kan başka kişilere nakledilecektir. Oysa kişi HIV'ı kapmış ve 3 aylık dönemdedir. Bu şekilde bulaşma olasılığı 1.800.000'de 1'dir. Ayrıca, acil durumlarda hastanın yakınının imzası ile test yapılmadan kan ve kan ürünlerinin kullanılabiliyor olması bu yolla geçiş olabileceğini göstermektedir.
Damar içi uyuşturucu madde kullananların ortak paylaştığı enjektör bulaşmada önemli rol oynamaktadır. Ortak paylaşılan enjektörün içinde bir damla bile HIV pozitif kan bulunsa ve diğer kişi onu damarından alsa mutlaka bulaşma gerçekleşecektir.

KAN NAKLİ İLE BULAŞMA ORANI NE KADARDIR?
Kan ve kan ürünleri nakli ile HIV'ın bulaşma olasılığı 1.800.000 kişide birdir. Bu şansızlık, tanı amacı ile kullanılan testlerin 3 aydan önce doğru sonuç vermemesi ile bağlantılıdır.

ANNEDEN BEBEĞE HIV NASIL BULAŞMAKTADIR?
Kadınlarda korunmasız yapılan heteroseksüel cinsel temas sonucu HIV enfeksiyonu görülme sıklığı artmakta ve buna bağlı olarak HIV pozitif doğan bebek sayısında artış gözlenmektedir. HIV, eğer anne tedavi almıyorsa, gebelik süresince, doğum sırasında ve emzirme ile bebeğe % 20-30 oranında geçebilmektedir.

ANNEDEN BEBEĞE BULAŞMAYI ÖNLEMEK İÇİN TEDAVİ VAR MI?
Günümüzde kullandığımız tedavi yöntemleri ile %20-30 olan oran %2-3'lere kadar düşürülebilmektedir. Bebeğin HIV pozitif olma olasılığını azaltmak için HIV pozitif anneye gebeliğinin üçüncü ayından itibaren ilaç tedavisi başlanmakta, doğumdan sonra bebek tedaviye alınmakta ve doğum 38. haftada sezaryen ile gerçekleştirilmektedir.

HIV POZİTİF ANNE BEBEĞİNİ EMZİREBİLİR Mİ?
Emzirme yolu ile HIV pozitif anneden bebeğine bulaşma olduğu gösterildiğinden, anne bebeğini emzirmemelidir.

SAĞLIK PERSONELİNE HIV BULAŞABİLİR Mİ?
Evet, bulaşabilir. Sağlık personeline HIV'ın geçişi kullanılmış iğne, enjektör batması ile, kesici aletlerle yaralanma ile, HIV enfekte sıvıların vücutta mukoza dediğimiz ince zarlara (göz, burun, ağız içi, vajenin tümü ve penis uç kısmı mukoza denilen ince zarlarla kaplıdır) teması ile ve bütünlüğü bozulmuş deri ile mümkün olabilmektedir.

İĞNE BATMASI İLE SAĞLIK PERSONELİNE HIV BULAŞMA ORANI ÇOK MU YÜKSEKTİR?
İğne batması ile HIV bulaşma olasılığı %0.2-0.5'dir. İğne batması ile bulaşma riski, iğnenin çapının genişliği, yaranın derinliği, boyutu ve iğne üzerinde kanın varlığı ile bağlantılıdır. Ayrıca, HIV pozitif hastanın hastalığın hangi evresinde (virüsün alındığı ilk dönemde ve hastalığın ilerlediği son dönemde yani AIDS döneminde HIV miktarı en yüksek düzeydedir) olduğu bulaşma riskini etkilemektedir.

HIV, HANGİ YOLLARLA KİŞİLERE BULAŞMAZ?

" Dokunmak, tokalaşmak, sarılmak ile,
" Aynı yerde oturmak, aynı havayı solumak,
" Aynı banyoyu, duşu, tuvaleti, havuzu ve saunayı paylaşmakla,
" Giysilerin ortak kullanılması ile,
" Tabak, çatal, kaşık, bıçak, bardak paylaşılması ile,
" Telefon kulaklığı, kapı tokmağı ile,
" Gözyaşı, ter, tükürük ile,
" Sivrisinek, böcek, arı sokması ile HIV bulaşmamaktadır.

HIV/AIDS HASTALIĞINDA RİSK GRUBU VAR MIDIR?

HIV/AIDS hastalığı için risk grubu terimi son yıllarda kullanılmamakta, onun yerine riskli davranışta bulunan kişi terimi kullanılmaktadır. Riskli davranışı daha fazla olan kişilerin HIV pozitif olma şansızlıkları da doğal olarak yüksek olmaktadır.

HASTALIĞIN YAYILIM SÜRECİ NASIL OLMUŞTUR?
İlk hastaların görüldüğü yerler Batı ülkeleri olmasına rağmen hastalık çok kısa sürede ülke, ırk, din, dil, cinsiyet ayırımı yapmadan yayılmaya başlamış ve Afrika salgında birinci sırayı almıştır. Günümüzde tüm HIV/AIDS vakalarının %85 gibi büyük bir oranı Afrika kıtasında yaşayan insanlarda görülmektedir. Son iki yıldır Asya kıtası hasta sayıları ile ikinci sıraya yükselmiştir. Göze çarpan önemli bir değişiklikte Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra kurulan Devlet'lerde hasta sayılarının hızla artmaya başlaması ve tehlike sinyalleri vermeye başlamasıdır.

DÜNYADA KAÇ HIV/AIDS HASTASI VARDIR?
Dünya Sağlık Örgütü, Aralık 2007 verilerine göre dünyada 33.2 milyon HIV/AIDS hastası yaşamaktadır. Hastalığın tanımlandığı 1981 yılından beri 35 milyon kişi hayatını bu hastalık nedeni ile kaybetmiştir. Sadece 2007 yılı içinde 2.5 milyon yeni vaka bildirilmiş olup, bu sayılara günde 14 000, dakikada 10 yeni vaka ilave olmaktadır.

DÜNYADA HIV EN ÇOK HANGİ YOLLA BULAŞMAKTADIR?
HIV/AIDS hastalığı tanımlandığı ilk yıllarda bulaşma yolu birinci sıklıkta korunmasız yapılan homoseksüel cinsel temastı. Bugün ise çoğu ülkede HIV yayılımı en sık korunmasız yapılan heteroseksüel cinsel temasla olmaktadır. İkinci ve üçüncü sıklıkta damar içi uyuşturucu madde kullananların paylaştığı enjektör ve korunmasız yapılan homoseksüel cinsel temas gelmektedir.

DÜNYADA HIV/AIDS HASTALIĞI EN ÇOK HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLMEKTEDİR?
Dünyada HIV/AIDS hastaları en sık 20-49 yaşları arasında görülmektedir. Son yıllarda pek çok ülkede en sık görülme yaşı 20 yaşdan 15 yaşa inmiştir.

DÜNYADA HIV/AIDS HASTALARINDA KADIN ERKEK ORANI NASILDIR?

HIV/AIDS hastalığı tanımlandığı ilk yıllarda kadınlarla erkeklerin oranı %8 iken, %18-20'lere, son yıllarda ise %45-50'lere yükselmiş durumdadır. Kadınlar aleyhine bir durum ortaya çıkmıştır. Aralık 2007 yılı verilerine göre, çoğu ülkede erkek kadın oranı eşitlenmiş durumdadır ve araştırmacılar bu eşitlenme trendinin geriye dönemiyeceğini tahmin etmektedirler. Afrika'da ise kadın erkek oranı, kadınlar %80, erkekler %20 olarak tersine dönmüştür. Sonuçta kadınların daha fazla HIV enfekte olmaları, HIV enfekte bebek doğurma oranlarını artırmaktadır.

DÜNYADA EN FAZLA HANGİ ÜLKELERDE HIV/AIDS HASTALARI YAŞAMAKTADIR?

Tüm HIV pozitif hastaların %95'inden fazlası gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Bunun %85'i de Sahra-altı Afrika, Güney ve Güney-doğu Asya'da görülmektedir. Salgında Afrika birinci konumda, dünya nüfusunun %60'ını barındıran Asya ise ikinci sırada yer almaktadır. Günümüzde HIV/AIDS hastalığı Sahra-altı Afrika'da birinci, dünyada ise 4. ölüm nedeni olarak bildirilmektedir.

SON YILLARDA HIV ENFEKSİYONU EN ÇOK HANGİ BÖLGELERDE ARTMAKTADIR?
HIV enfeksiyonunun en hızlı arttığı bölgeler Doğu Avrupa, Orta Asya ve Doğu Asya'dır. Orta Asya'da %25'lik bir artış göze çarpmaktadır.

TÜRKİYE'DE KAÇ HIV/AIDS HASTASI VARDIR?
HIV pozitif kişiler T.C. Sağlık Bakanlığı'na düzenli olarak bildirilmektedir, çünkü HIV/AIDS hastalığı bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Türkiye'de ilk defa 1985 yılında iki HIV/AIDS hastası bildirilmiş, daha sonra her yıl hasta sayılarında artma gözlenmiştir. 1987-1990 yılları arasında 3-5, 1991-1996 yılları arasında 100, 1997-2003 yılları arasında 200 civarı iken, 2004 yılından beri maalesef 350 kişi yılda yeni tanı almaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı Aralık 2007 verilerine göre 2920 HIV/AIDS hastası vardır. Bunların 647'i AIDS basamağında, 2273 kişi ise HIV pozitiftir. Bu sayının gerçekleri yansıttığını söylemek zordur. Çünkü, eğer HIV korunmasız yapılan cinsel temas ile bulaştı ise ortalama 8-10 yıl, kan ve kan ürünleri yolu ile bulaştı ise 5 ay-2 yıl arası bulgu vermeyen dönemi olmaktadır. Kişinin doktora gitmesini gerektirecek bir şikayeti olmamaktadır. Ancak, bu dönemde kişi HIV pozitif olduğunu bilmediği için özellikle korunmasız yaptığı cinsel temasla başkalarına bulaştırma olasılığı fazla olmaktadır.

ÜLKEMİZDE TÜM HIV/AIDS HASTALARINA TANI KONMUŞMUDUR?
HIV/AIDS hastalığının özelliğinden dolayı hem dünyada, hem Türkiye'de tüm hastaların tanılarını bilmeleri maalesef mümkün değildir. Çünkü, eğer HIV korunmasız yapılan cinsel temas ile bulaştı ise ortalama 8-10 yıl, kan ve kan ürünleri yolu ile bulaştı ise 5 ay-2 yıl arası bulgu vermeyen dönemi olmaktadır. Kişinin doktora gitmesini gerektirecek bir şikayeti olmamaktadır. Ancak, bu dönemde kişi HIV pozitif olduğunu bilmediği için hem hastalık ilerlemekte, hem de özellikle korunmasız yaptığı cinsel temasla başkalarına bulaştırma olasılığı fazla olmaktadır.

HIV/AIDS HASTALIĞININ BİLDİRİMİ ZORUNLUMUDUR? KİŞİNİN KİMLİĞİ BİLİNMEKTEMİDİR?
HIV/AIDS hastalığı bildirimi zorunlu bir hastalıktır. HIV pozitif vakalar T.C. Sağlık Bakanlığı'na düzenli olarak bildirilmektedir, Ancak, bildirim yapılırken özel bir kodlama sistemi kullanılmaktadır, kişinin kimliği bilinmemektedir.

TÜRKİYE'DE HASTA SAYILARININ ARTMA NEDENLERİ NELERDİR?

Hasta verileri, ülkemizde HIV/AIDS hastalığının yaygın olmadığını düşündürsede pekçok ülkede olduğu gibi giderek yayılmaya devam etmektedir. Bunun başlıca nedenleri:
" toplumun HIV/AIDS hastalığı konusunda bilgiye ulaşmadaki zorluğu,
" genç bir nüfusa sahip olmak,
" nüfus hareketliliği,
" bir turizm ülkesi olmak,
" özellikle kayıtsız çalışan seks işçilerinin artması,
" yurt dışında çalışan işçi popülasyonu,
" damar içi uyuşturucu madde kullanımında son yıllardaki artışlardır.

ÜLKEMİZDE HIV EN ÇOK HANGİ YOLLA BULAŞMAKTADIR?
Ülkemizde en sık görülen bulaşma yolu korunmasız yapılan heteroseksüel cinsel temastır. Bu oran %50-60 gibi büyük bir orandır. İkinci sıklıkta korunmasız yapılan homoseksüel cinsel temas, üçüncü sıklıkta ise damar içi uyuşturucu madde kullananların paylaştığı enjektörlerdir. Kan ve kan ürünleri nakli, anneden bebeğe geçişte çok düşük oranlarda görülmektedir.

HIV/AIDS HASTALIĞI EN ÇOK HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLMEKTEDİR?
En sık görülen yaş tüm dünyada olduğu gibi 20-49 yaş arasıdır.

HIV/AIDS HASTALARINDA KADIN ERKEK ORANI NE KADARDIR?
HIV/AIDS hastalığı ülkemizde ilk tanımlandığı yıllarda erkeklerde daha fazla görülürken, şu anda %65 erkek, %35 kadın oranı görülmektedir. Oran eşitlenmeye başlamıştır. Bunun sonucu olarak hastalık kadınlardan bebeklere geçmekte ve HIV pozitif çocuk sayımız artmaktadır.

HIV POZİTİF KİŞİDE İLK KARŞILAŞILABİLEN BULGULAR NELERDİR?
HIV vücuda alındıktan 1-6 hafta içerisinde virusun ilk çoğalma döneminde "akut enfeksiyon" denilen durum görülebilmektedir. Kişilerin %80'inde hiçbir klinik belirti ve bulgu gözlenmemekte, geri kalan %20 vakada ise bazı bulgulara rastlanmaktadır. Ateş, lenf bezlerinde büyüme, deri döküntüleri, kas ağrıları, ishal, baş ağrısı, bulantı ve kusma, ağızda pamukçuk gözlenebilmektedir. Bu bulgular 2-4 hafta içerisinde tedavi gerektirmeden geçebilen, HIV/AIDS hastalığına özgü olmayan, her an karşılaşılabilecek bulgulardır.

HIV BULAŞTIKTAN SONRA HANGİ BELİRTİLER GÖRÜLMEKTEDİR?
HIV vücuda alındıktan 1-6 hafta içerisinde %20 vakada akut enfeksiyon denilen duruma neden olmaktadır. Ateş, lenf bezlerinde büyüme, deri döküntüleri, kas ağrıları, ishal, baş ağrısı, bulantı ve kusma, ağızda pamukçuk gözlenebilmektedir. Bütün bu belirtiler 2-4 hafta içerisinde tedavi gerektirmeden geçebilmektedir. Tanı amacı ile kullanılan testler 3 ay sonra doğru sonuç vermektedir. Bu 3 aylık döneme "pencere dönemi" denilmektedir.

HIV'ı aldıktan sonra bulgular yıllar sonra ortaya çıkmaktadır. Bu bulgusuz döneme "sessiz dönem" de denmektedir. Sessiz dönem HIV eğer korunmasız yapılan cinsel temasla bulaştı ise ortalama 8-10 yıl, kan ve kan ürünleri ile bulaştı ise 5 ay-2 yıl arası sürmektedir. Eğer kişi HIV'a yönelik kan testini yaptırmazsa, dışarıdan bakmakla veya hekimin muayenesi ile tanı koymak maalesefki imkansızdır.

Üçüncü aşama olarak lenf bezlerinin büyümesi ile seyreden bir dönem başlamaktadır. Bu dönemi ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri, lenf bezi büyümeleri, pamukçuk, deri döküntüleri, ishaller, deride özel bir kanser türü, zatürre, mantar hastalıkları, sinir sistemi bulguları, göz bulguları gibi enfeksiyonların, hastalıkların görüldüğü dönem takip eder. Hastalarda bu enfeksiyonlardan genellikle birden fazlası beraber ortaya çıkar. Son dönem "AIDS Dönemi" denilen dönemdir. Bu klinik ilerleme eğer kişi hiç tedavi almazsa ortaya çıkan tablodur. İlaç tedavisi ile hastalığın ilerlemesi durdurulmakta, geriye dönüş sıklıkla sağlanabilmektedir.

AIDS DÖNEMİ NEDİR?
AIDS döneminde, bağışıklık sistemi sağlam kişilerde hastalık yapmayan ya da bazı özel durumlarda çok seyrek hastalık yapabilen, parazit, virus ve mantarların neden olduğu bazı enfeksiyon hastalıkları ile, özel tür kanser hastalıkları görülebilmektedir. Bu hastalıklar sağlıklı kişilerde hastalık yapmamakta ancak bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda hastalık meydana getirerek HIV/AIDS hastalığının ilerlemesine neden olmaktadırlar.

BULGUSUZ DÖNEMDE HIV POZİTİF KİŞİ BAŞKALARINA VİRÜSÜ BULAŞTIRABİLİR Mİ?
Evet, bulaştırabilir. Bu dönemde kişide hiçbir belirti ve bulgu yoktur. Kişi virüsü taşıdığının genellikle farkında değildir ve sağlıklı bir insandan ayırt etmek mümkün değildir. Ancak kişi virüsü aldığı andan itibaren bulaştırıcıdır. Bulgusuz dönem eğer virüs korunmasız yapılan cinsel temasla bulaştı ise 8-10 yıl, kan ve kan ürünleri yolu ile alındı ise 5 ay-2 yıl arası sürmektedir.

HASTALIĞIN TANISI NASIL KONMAKTADIR?
HIV/AIDS hastalığı tanısı ancak laboratuvar testleri ile mümkün olmaktadır. ELISA yöntemi ile HIV'a karşı yapılan test ile tanı konmaktadır. Kişinin kanı alınarak yapılan testtir. Son yıllarda kullanıma giren başka testler olsa da, en pratik ve etkin yöntem ELISA yöntemi ile yapılan testtir. Test yaptırabilmek için riskli davranıştan sonra 3 aylık bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Bunun sebebi HIV'a karşı vücutta oluşan "antikor" dediğimiz maddelerin bu süre zarfında oluşması ve testte de antikorlara bakılmasıdır.
Eğer ELISA yöntemi ile yapılan test sonucu pozitif çıkarsa, kişiden tekrar kan alınarak aynı yöntemle test tekrar edilir. Yapılan test sonucu da "pozitif" çıkarsa "Western Blot" denilen doğrulama testi yapılır. Yapılan bu üç testin sonucu pozitif ise kişiye "HIV pozitif" denebilir.
__________________

Jem991 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
hiv or aids, nedir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Forum Şartları


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:08 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2
aBSHeLL
Protected by CBACK.de CrackerTracker
Abshell-AileVadisi

Linkler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314